Spotify müzik kayıt uygulamasına mı dönüşüyor?

0

Apple ile ağır rekabet içinde olan Spotify, şimdi kullanıcılarına farklı bir hizmet sunarak öne çıkmaya hazırlanıyor.

İsveçli müzik startup’ı Soundtrap’ı satın alan müzik servisinin sadece müzik dinlemek için değil, müzik kaydı yapmak için kullanılabilecek bir uygulamaya dönüşmesi an meselesi.

Mobil müzik kaydı başlıyor

Soundtrap amatör müzisyenleri hedefleyen bir uygulama ve mobil cihazlardan müzik kaydı yapmaya, kayıtları düzenlemeye imkan veriyor. 

Böylece Spotify’ın kullanıcılarının çaldığı şarkıları kaydedip paylaşmalarına imkan verecek yeni bir servis sunması mümkün olacak. 2012 yılında kurulan Soundtrap bugüne kadar 8.5 milyon dolar yatırım almıştı.

Spotify’ın uygulamayı satın almak için ne kadar ödediği ise bilinmiyor. Ünlü müzik uygulaması bu satın almayla beraber, 2017 içindeki dördüncü startup’ı bünyesine katmış oldu.

İngiltere otonom araçlar için bütçe ayıracak

İngiltere otonom araçlar için önemli bir adım atıyor. ABD, Japonya ve diğer ülkeler otonom araçların kullanımını kolaylaştırırken, İngiltire bu değişimin gerisinde kalmak istemiyor. Ülkenin maliye bakanlığı, 22 Kasım’daki bütçe programının, otonom ve elektrikli araçların kabulünü hızlandırma amaçlı planlamalar içereceğini açıkladı. Planlamada otomobil üreticilerinin araçları test etmesine izin veren kanun değişiklikleri tanıtılacak.

 

İngiltere otonom araç bütçe planlaması

Şirketlerin şarj istasyonu şebekelerini kurmalarına yardımcı olmak için 400 milyon dolarlık bütçe ayıracak. Yetkililer ayrıca, elektrikli araç satın alma maliyetini azaltmak için 132 milyon dolarlık teşvik planlaması yapıyor.

Ayrıca yatırımlar bütçe planlaması bununla da sınırlı kalmayacak. 5G şebekeleri için 211 milyon dolar, bilgisayar bilimi öğretmenleri için 132 milyon dolar, beceri geliştirme için 100 milyon dolar ve yapay zeka endüstrisi içi 99 milyon dolar bütçe ayrılacağı söyleniyor.

İngiltere’nin iddialı hedefleri göz önüne alındığında yeni bütçe planlaması çok kritik bir adam olacak. Maliye bakanı Philip Hammond, kendi kendine çalışan otomobillerin 3 yıl içinde İngiltere sokaklarında çalışmasını bekliyor.

Bütçe planlamasının İngiltere’yi şoförsüz teknoloji konusunda eğrinin ötesine taşıyacağına dair bir garantisini bulunmuyor. Ancak diğer ülkelerden geri kalınmaması için önemli bir adım olarak görülüyor.

Makine öğrenimi kullanımı ne durumda?

0

Makine öğrenimi dijital dönüşümün ve iş süreçlerinin otomatikleşmesinin ana bileşeni olarak karşımıza çıkıyor. Oxford Economics tarafından yürütülen çalışmada, 11 ülkede 500’ü aşan CIO’yu ve Singapur, Avustralya ve Yeni Zelanda’yı kapsayan bir anket yapıldı. Anket sonuçları makine öğreniminin bugünü ve yarını hakkında önemli istatistikler içeriyor.

Singapur’daki CIO’ların yüzde 52’lik kesimi, makine öğrenimi araçlarının karmaşık kararlar almada işletmelerin başarısı için zorunlu olduğuna inanıyor. Ancak makine öğrenimi kullanımında Singapur’daki şirketlerinin oranı yüzde 32, Avustralya’da yüzde 59, Yeni Zelanda’da ise yüzde 49’ta kaldı. Makine öğreniminin getirdiği daha büyük otomasyon ağında yüzde 87’si karar verme sürecini hızlandıracağına, yüzde 80’i ise bu kararların doğruluğunu artıracağına inanıyor.

Makine öğrenimi önündeki engeller

“Makine öğreniminin kullanımında karşılaşılan zorluklar nedir?” sorusuna ise Singapur’daki katılımcıların yüzde 70’i eski süreçleri işaret ederken yüzde 65’i kötü veri kalitesini gösterdi. Önemli bir kısım ise makine öğrenme sistemlerini yönetmek için gerekli becerilerinin eksik olduğunu, ayrıca bunun maliyetinin yüksek olduğunu belirtti. Yüzde 40’lık bir kesim de işletmelerinde yeni teknoloji edinmeye ayrılmış genel bir bütçe eksikliğini vurguladı.

ServiceNow’un Pazarlama Başkan Yardımcısı olan Duncan Egan, Singapur’daki CIO’ların yüzde 63’ünün makine öğrenmesinin getirdiği otomasyon yeteneklerinin önümüzdeki üç yıl içinde firmanın en önemli başarı faktörü olacağına inandığını belirtti. Makine öğrenimi için kullanılan iki ana alan olarak sırasıyla yüzde 87 güvenlik işlemleri ve yüzde 30 operasyon yönetimi yer alıyor.

Apple Park ziyarete açıldı

1

Apple Park, yeni iPhone’ların lansmanında ziyaretçilerin ilgi odağı olmuştu. Devasa bir alana, yeşili odak noktası haline getirerek inşa edilen Park artık halkın ziyaretine açıldı.

Apple, misafirleri için Apple Park’ın yeniliklerini deneyimlemenin bir yolu olan Visitors Centre’ı resmen açtı. Böylelikle Apple, yeni parkının kapılarını halka ikinci kez açmış oluyor. Bu açılışların ilki milletvekilleri ve gazetecilerin iPhone 8, iPhone 8 Plus ve iPhone X’in lansmanına davet edildikleri 12 Eylül tarihinde gerçekleşti.

Ziyaretçi Merkezi dört ana bölümden oluşuyor. Geleneksel bir tuğla-harç deposu, bir kafe, bir gözlem güvertesi ve Apple Park’ın kendisini kapsayan bir artırılmış gerçeklik deneyimini sergileme alanı bu dört bölümü oluşturuyor. AR yazılımı ile Park’ın içindeki farklı binalar hakkında çeşitli bilgi ve notlar ziyaretçilerin ekranında canlanıyor.

Apple Park ziyaretinde yapılabilecekler

Apple gömlekleri satın almak

Şapkalar, poşetler ve bebek eşyaları satın almak

Çatıdaki terasın keyfini çıkarmak. Konuklar üst katta, ana binanın güzel manzaralarını görmek için çatı terasa çıkabilirler.

Sanal Apple Park’ı keşfetmek

Snapchat’te bir ayrılık daha yaşandı

0

Sosyal medya uygulamaları arasına hızlı bir giriş yapan Snapchat, zor günler geçirmeye devam ediyor. Hikayeler özelliğini Instagram ve Facebook’un da kullanma başlaması, Sanp’in yeni bir özellik geliştirememesi oldukça çalkantılı bir döneme girilmesine neden oluyor. Bu zorlu süreçte şirket çalışanlarının işten çıkışları tüm hızıyla devam ediyor.

Snapchat için bir ayrılık daha

Snapchat’in üst düzey mühendislik başkan yardımcısı ve şirketin ilk 20 çalışanı arasında olan Tim Sehn geçtipimiz günlerde şirketten istifa etmişti. Bu kez başka bir yaprak dökümü yaşandı. Snapchat’in ilk 20 çalışanı listesinde gösterilen Chloe Drimal şirketten ayrıldı. Snapchat’ın “Hikayelerimiz” özelliğinin geliştirilmesi ve lansmanı dahil birçok işte arka planda önemli rol üstlenen Drimal de ayrılanlar listesine katıldı.

Yönetici pozisyonunda göre almasa da Drimal, şirket için oldukça önemli bir isimdi. Drimal, News Corp’dan sonra Snap’ın içerik bölümünde özel projelerde görev almıştı. Snap CEO’su Evan Spiegel, 2013’te Yale’den mezun olduktan sonra Drimal’i şirketin çalışanları arasına kazandırmıştı.

Tesla powerbank üretti!

0

Tesla powerbank üreterek bir ilke imza attı. Tesla powerbank satışını başlattıktan çok kısa bir süre sonra gösterilen yoğun talep ile ürün tükendi.

Elektrikli kamyon ve yeni bir Roadster duyurusunu yapan Tesla, bununla durmayacak gibi görünüyor. Tesla bu büyük iki duyurunun ardından sürpriz bir şekilde Android veya iOS telefonunuzu şarj edebilen harici bir pil takımı (powerbank) çıkardı. Tesla’nın, Powerwall markasıyla evlerde, büyük tesislerde ise Gigafactory markasıyla ilerlediği düşünülünce powerbank üretmesi ilginç gelebilir. Ancak Tesla powerbank girişiminde Model S ve X elektrikli taşıtlarda bulunan 3.350mAh kapasiteli tek bir 18650 hücresini kullanıyor.

Tesla’nın taşınabilir bataryası tüketiciler tarafında büyük ilgi gördü. Diğer powerbank’lere kıyasla 45 dolarlık fiyatıyla biraz pahalı bir şekilde piyasaya giren Tesla Powerbank kısa sürede tükendi. Web sitesinde tükendi olarak işaretlenen powerbank’e sahip olabilmek için Elon Musk ve ekibinin başka bir parti üretmeye karar vermesini beklemek gerekiyor. Elektrikli otomobil üreticisinin telefonlar için taşınabilir batarya satması ilginç karşılansa da, Tesla marka değeri ile daha ilk satışlarda bunu da başardı.

Tesla Powerbank Özellikleri

♦ 3350 mAh kapasiteli tek 18650 hücre

♦ Giriş: 1800 ± 200mA

♦ Çıkış: maks. 5V / 1.5A

♦ Boyutlar: 108 x 30.5 x 23.3mm

♦ Kompakt tasarım

♦ Tümleşik USB

♦ Maksimum pil kapasitesi sağlamak için yüksek verimlilik devresi

♦ Şarj durumu göstergesi

S3 veri sızıntısı doğrulandı

S3 veri sızıntısı hakkında yapılan spekülasyonlara sonunda cevap geldi. Devlet tarafından desteklenen yayıncı kuruluşun güvence altına alınamayan verilerinin açığa çıktığı doğrulandı.

S3 veri sızıntısı hangi bilgileri içeriyor?

Şirketler için giderek artan siber güvenlik önlemlerine rağmen veri sızıntısı vakaları olmaya devam ediyor. Avustralya Yayın Kurumu (ABC) güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle S3 veri sızıntısına uğradı. Devlet destekli yayıncı 16 Kasım’da veri sızıntısına uğradığını doğruladı. Yaşanan S3 veri sızıntısı şirketin kendi müşteri ve kullanıcılarının yanı sıra ortaklık yaptığı şirketleri de önemli derecede etkiledi.

Diachenko’ya göre açığa çıkan veriler arasında “çevrimiçi olarak halka arz edilmemesi gereken üretim hizmetleri ve stok dosyaları” ile ilgili bilgiler yer alıyor. Açıklanan dosyalar ABC Ticari kullanıcıların içeriğe erişmeleri için binlerce e-posta, oturum açma bilgileri ve şifreler içeriyordu. Ayrıca dünya çapındaki medya üreticilerinden lisanslı içerik talepleri, video içerikler için gizli erişim tuşu ve giriş bilgileri bulunuyordu. Şirketin 2015’ten günümüze 1.800 MySQL yedeklemelerinin açığa çıkması siber güvenliğin önemini bir kez daha ortaya koydu.

Cisco ve Huawei akıllı şehirler için yarışıyor

0

Cisco ve Huawei, akıllı şehir ağlarına bağlı sensörleri ve verileri yönetmeyi ve entegre etmeyi amaçlıyor. Akıllı şehrin beyni olmak için bu ikili arasındaki kıyasıya rekabet devam ediyor.

Cisco ve Huawei rekabeti

Cisco ve Huawei arasında uzun süredir devam eden ağ donanımları ve yönetim alanındaki rekabet akıllı şehirler ile yeni bir boyuta taşınıyor. Cisco Akıllı Şehir Expo Dünya Kongresi’nde, Cisco Kinetic for Cities’i duyurdu. Program binalar, trafik ışıkları ve kameralardaki verileri internete entegre etmeyi hedefliyor. Cisco, akıllı şehir çabasıyla Jasper IoT platformunu da entegre ediyor. Cisco’nun akıllı şehirler biriminin genel müdürü olan Munish Khetrapal, şirketin 500’ün üzerinde konumda güç kazandığını söyledi.

Cisco’nun on yıllardır çeşitli ağ protokollerini bağlamada ustalık kazanmış olması nedeniyle akıllı şehirlere yönelmesi pek de şaşırtıcı değil. Aşağıdaki resimde Cisco’nun gösterge panelini görebilirsiniz.

Cisco’nun en önemli rakiplerinden olan Huawei ise Akıllı Operasyonlar Merkezi’ni (IOC) yaygınlaştırmayı planlıyor. Akıllı şehirlerin beyni olmasını planladığı IOC sensörlerin, ağların ve operasyonların arkasındaki ana güç olacak.

Cisco ve Huawei

YouTube kendi kanalını sildi!

0

Uygunsuz veya çalıntı içerik yayınlayan kanalları sorgusuz sualsiz kapatan YouTube aynı zamanda tamamen emek vererek üretilmiş içeriklere sahip kanalları da hiç acımadan kapatabiliyor ve büyük şikayet konusu olan bu probleme karşı YouTuber’lar çoğu zaman karşılarında bir muhatap da bulamıyorlar. 

YouTube’un kanal kapatma/silme işlemini hangi kriterlere göre uyguladığına dair net bir bilgi de bulunmuyor. Ancak bir kanal hakkında yeterince şikayet yapıldığında yapay zekanın kanalı otomatik olarak sildiğine dair de çok ciddi şüpheler bulunuyordu.

Rakip kanalı şikayet et kapansın

Şimdi o şüphelerin doğru olduğunu ispat edebilecek bir gelişme yaşandı ve YouTube’un kendi içerik kanallarından biri olan CitizenTube, uygunsuz ve kural dışı içerik yayınladığına dair şikayetler nedeniyle kapatıldı.

Kanala ulaşmaya çalışanlarsa “This account has been terminated due to multiple or severe violations of YouTube’s policy against spam, deceptive practices, and misleading content or other Terms of Service violations.” mesajıyla karşılaştı.

Bu mesaj, YouTube’un şikayetler üzerine bir kanalı kapattığında gösterdiği mesajla aynı. Ancak YouTube’un yaptığı hatayı fark etmesiyle kanal birkaç saat içinde yeniden açıldı.

Bu da gösteriyor ki, insanların büyük emek ve zaman harcayarak geliştirdikleri, bazen işlerinden istifa ederek video yayıncılığına girmek için açtıkları YouTube kanallarını, internette organize olan birkaç kötü niyetli kişi, sadece şikayet butonuna basarak otomatik olarak kapattırabiliyor.

Şikayetlerin ise editörler tarafından incelenmeye alınmadığı ve tüm mekanizmanın yazılım kontrolünde, otomatikleştirilmiş bir süreç olduğu anlaşılıyor.

Ne yazık ki kanalları kapatılan YouTuber’ların kanallarını geri açtırmaları ise, imkansız olmamakla beraber, çok zor bir süreç zira mağdur kanal sahipleri çoğu zaman e-postalarına geri dönüş bile alamayabiliyorlar.

Çocuklar için akıllı saatler Almanya’da yasaklandı

0

Çocuklar için akıllı saatler gizlilik ve güvenlik endişesiyle Almanya’da yasaklandı. Daha önce internete bağlı oyuncaklarla gündeme gelen çocuklar için akıllı cihazlar konusunda yeni yasaklar gelebilir.

Çocuklar için akıllı cihazlar güvenli mi?

Almanya telekomünikasyon düzenleyicisi Federal Network Agency, çocuklar için akıllı saatlerin yasaklandığını duyurdu. Yeni akıllı saat satışlarına yasak getirilmesinin yanı sıra tüm ebeveynler, çocuklarının artık bu saatleri kullanmaması konusunda uyarıldı. Ajansın başkanı Jochen Homann, bir uygulama aracılığıyla yetkisiz erişim kurularak çocukların bulunduğu ortamın dinlenebileceğini belirtti.

Çocuklara yönelik elektronik cihazlar ve akıllı oyuncaklar son günlere güvenlik endişeleri ile daha sık gündeme gelmeye başladı. Çocuk oyuncağı üreticisi olan VTech 2015 yılında, 6.4 milyon müşterinin verilerinin yanı sıra çocuk fotoğrafları ve sohbet günlüklerinin açığa çıktığını duyurmuştu. İnternet bağlantılı bir oyuncak ayı üreticisi de müşterilerin verilerini yanlış yönetmesi sonucu çevrimiçi erişilebilir hale gelmişti. Daha sonra bu bilgiler hackerlar tarafından fidye için alınmıştı. Ayrıca, çocuklara yönelik uygulamalar ve web siteleri bulunan birkaç şirket, ebeveynler tarafından dava edildi. Çocuklardan yasadışı olarak bilgi toplayan bu şirketlere finansal cezalar verildi.

Geçtiğimiz günlerde Batı Avustralya hükümeti internet bağlantılı oyuncakların araştırılması için yeni bir komisyon kurmuştu. Almanya’nın ardından diğer ülkelerin de çocuklara yönelik elektronik cihaz satışlarına kısıtlama getirip getirmeyeceği merak ediliyor.

Ayrıca Norveç Tüketici Konseyi ve güvenlik şirketi Mnemonic tarafından yapılan bir araştırmada, internet bağlantısı olan çocuk akıllı saatlerinin, bilgisayar korsanları tarafından izinin sürülebildiğini tespit edilmişti.

VR deneyimi için yeni özellik: Koku

0

VR deneyimi artık çok daha yenilikçi bir yaklaşımla gelişme gösterecek. Ses ve görüntünün yanı sıra koku ile yapılacak VR deneyimi yemek, doğa yürüyüşü gibi simülasyonlarda kullanılabilecek.

Koku ile VR deneyimi

Sanal gerçeklik konusunda yeni projeler oluşturulsa da birçoğu ses ve görüntü aktarmaktan öteye geçemiyor. Dolayısıyla yeni olan bu projeler “yenilikçi” olmaktan uzak kalıyor. Stanford Üniversitesi Doktora Araştırmacısı Benjy Li, VR çalışmalarındaki radikal evrimin aslında burnunuzdan (koku) ve ağzımızdan (tat) gelebileceğini söylüyor.

Japonya merkezli Nakamoto Laboratuvarı, “Oculus Rift” olarak adlandırılan “palmiye boyutunda koku görüntüsü” geliştirdi. Dişli takmak VR deneyimini biraz hantal hale getirse de bu dişli burnun köprüsüne kolaylıkla sığıyor. Atomize sıvıları akustik dalgalarla bombardıman eden VR sistemi ses ve görüntünün yanı sıra koku deneyimi de sunuyor.

Cihazın ilginç bir özelliği ise aynı anda ve aynı zamanda farklı konsantrasyonlarda birçok sıvıyı buharlaştırma kabiliyetinin olmasıdır. Yani temel bir koku kümesinin oluşturmak için ve potansiyel olarak binlerce permütasyon yapmak için birleştirilmesidir.

Koku ile VR deneyiminin özellikle yemek tarifi, doğa yürüyüşü gibi simüle ortamlarda kullanılabileceği düşünülüyor.

5G iPhone için Apple ve Intel işbirliği

0

5G iPhone modelleri için Apple ile Intel arasında özel bir anlaşma olacağı ortaya çıktı. Bildiğiniz gibi bugüne kadar üretilen modellerin içerisinde şirketin zaman zaman Qualcomm zaman de Intel ile çalıştığına şahit olmuştuk.

5G iPhone için yeni bilgiler

Bu haberlerin ortaya çıkmasından sonra akıllara tabi ki son günlerde Apple ile Qualcomm arasında yaşanan dava geliyor. Ancak söylentilere göre bu kararın altında çok daha profesyonel bir sebep yatıyor. O da, Qualcomm‘un Apple‘a sağlamadığı ancak Intel’in olanak tanıyacağı bileşenleri özelleştirebilme imkanı.

5G modem

Aynı raporda Intel‘in 5G donanımları geliştirmek adına bir “küçük ordu”su olduğundan söz ediliyor. Tabii ki önümüzdeki yıllarda 5G’nin kullanılmaya başlanmasıyla beraber çıkacak iPhone modellerinde nasıl bir modem olacağı ve nasıl hızlara ulaşılabildiğini hep beraber göreceğiz. 

Son olarak tüm bu bilgilerin resmi bilgiler olmadığını ve birer dedikodudan ibaret olduğunu da belirtmemizde fayda var. 

Tesla iki yeni araç tanıttı

0

Elektrikli otomobil üreticisi Tesla, elektrikli kamyonunu tanıtacağı basın toplantısında sürpriz yaparak elektrikli roadster modelini de medyaya tanıttı.

Normal kamyonlardan çok daha hızlı olan ve daha büyük ivmeyle hızlanabilen elektrikli kamyonunu tanıtan Elon Musk, kamyonun tanıtımı bittiği sırada “bir şey daha var,” ifadesiyle sahneye kırmızı bir roadster modeli çıkardı.

En hızlı otomobil

İki koltuklu, elektrikli bir spor otomobil olarak benzinli spor otomobillerden daha yüksek güç ve hız üretebilen Tesla’nın roadster modeli 0-60 mile hız sınırına sadece 1.9 saniyede ulaşıyor. 100 mil hız sınırına ise 4 saniyede çıkıyor. Tek bir şarjla 1000 km yol gidebilen araç, Tesla’nın elektrikli otomobiller alanındaki üstünlüğünün simgesi olarak tasarlanmış gibi görünüyor.

Yeni spor otomobilin satış fiyatı ise 250 bin dolar olacak ve satın almak isteyenler üretimden önce 50 bin dolarlık peşinat ödeyecekler.

Tesla 2008 ve 2012 yılları arasında yine Roadster ismini verdiği bir model üretmişti ancak aracın o zamanki performansı bu kadar gelişmiş olmadığı için hız ve güç tutkunu zenginleri hedefleyen “roadster” konsepti büyük ilgi görmemişti.

Çin’in sürücüsüz otomobil planları değişti

0

Çin’de bir süre önce uygulamaya geçirilen sanayi düzenleme otoritesinin güvenlik endişeleri, beraberinde otoyoldaki sürücüsüz otomobil denemelerini de durdurmuştu.

Çin, bazı şehirlerdeki kamu yollarında sürücüsüz arabaların test edilmesine izin vermek için gelecek aya kadar bir düzenleme yapabilir.
Baidu’nun Otonom Sürüş Departmanından sorumlu Başkan Yardımcısı Wu Xuebin, şirketin Perşembe günü Beijing’de düzenlediği yıllık teknoloji konferansında “Çin’de birden fazla şehrin, özerk araçların yol testlerine izin vermek için Kaliforniya tarzı düzenlemeleri kabul etmesi bekleniyor” dedi. Yetkili ayrıca, ayrıntılı politikaların Aralık ayı başlarında açıklanabileceğini de belirtti.

Google’ın rakibi Baidu, 2018’de yollarda

Baidu 2018 yılına kadar sürücüsüz bir aracı piyasaya sürmeyi planlarken, 2021’de de aracın seri üretimini başlatmayı düşünüyor. Şirketin bu amaca yönelik olarak sürdürdüğü “Apollo Projesi’nde” otomobil üreticilerinden yolculuk paylaşım şirketlerine kadar 70 tane küresel ve Çinli firma partner olarak yer alıyor. Şirket, 100’den fazla sürücüsüz araç projesine yatırım yapmak için bu yıl Yangtze Nehri Sanayi Fonu ile birlikte 10 milyar yuan (1,5 milyar dolar) değerinde bir “Otonom Sürüş Fonu” oluşturdu.

Çin, ABD’den geri kalmak istemiyor

Kamu yol denemelerine yeniden başlanması, Çinli otomobil üreticileri ve teknoloji şirketlerinin sürücüsüz araç teknolojisinde Arizona gibi eyaletlerde yol testine izin veren ABD’den geride kalabileceği endişelerini azaltacak. Sürücüsüz araçlar üzerine yapılan araştırmalar, yapay zekâdan araç-çevre iletişimine kadar birçok gelişmiş teknolojilere ihtiyaç duydukları için bilgisayarlar teknolojisinin “kutsal kasesi” olarak kabul ediliyor.

Yol testleri, verilerin bilgisayar simülasyonları yerine gerçek dünyadaki ortamlardan toplanmasına ve test edilmesine olanak sağladığı için otonom araç teknolojisi gelişmesinde önemli. Bu nedenle Çin yapacağı bu yeni düzenleme ile yerli sürücüsüz araç teknolojisinin ilerlemesini hızlandıracak.

Qualcomm, Xiaomi, OPPO ve Vivo ile ortaklık yapacak!

0

Qualcomm, Xiaomi, OPPO ve vivoile bağlayıcı olmayan bir Mutabakat Metni imzaladı.  Bağlayıcı olmayan bu mutabakatla bu 3 şirket, önümüzdeki üç yıl içinde toplam 12 milyar dolardan az olmamak kaydıyla satın alım iradelerini ifade ettiğini resmi olarak açıkladı.

qualcomm

Qualcomm, Çin şirketleri ile anlaşma imzaladı!

Xiaomi CEO’su Lei Jun, OPPO CEO’su Chen Mingyong ve vivo CEO’su Shen Wei şirketleri adına bu buluşmaya katılıp anlaşmayı imzaladılar. Qualcomm CEO’su Steve Mollenkopf “İki tarafın da kazanacağı böylesi ticari ilişkileri tekrar gösteren bu önemli ticaret anlaşmasında yer alarak şirketi temsil ettiğim için onur duyuyorum. İşlemci üreticisi, Xiaomi, OPPO ve vivo ile olan ilişkisini uzun yıllardır sürdürüyor. Çin’in mobil ve yarı-iletken endüstrilerine olan inancımızı pekiştirip yatırımlarımıza devam edeceğiz” diyerek gelişmeleri değerlendirdi.
 
25 yıldan uzun bir süredir Çin mobil ekosistemini desteklerken yaptığı yatırımlar ve projeleri ile kurduğu çok sayıda şubesi, ortak girişimi ve Guizhou, Şangay ve Şenzen’deki AR-GE merkezleriyle bunu göstermeye devam ediyor.

Google Docs çöktü

1

Google’ın bulut tabanlı ofis uygulamaları platformu, Google Docs, ABD ve Avrupa’da, çok sayıda kullanıcı için ulaşılamaz duruma düştü.

Kimse dosyalarına ulaşamadı

Bir saatten fazla süren sorun boyunca milyonlarca kullanıcı hesaplarına ve dosyalarına ulaşamadı. Downdetector.com tarafından kaydı tutulan çökme sorununun ABD’nin tüm büyük şehirlerinde hissedildiği de göze çarptı.

google docs

Google sorunu çözdükten sonra kullanıcılarına bir özür mesajı yollarken, sorunun neden kaynaklandığını açıklamadı ancak bunun dış kaynaklı bir saldırı olabileceği ihtimali dile getiriliyor. Öte yandan, benzer bir sorun Ekim ayında da yaşanmış ve bazı kullanıcılar sistem tarafından “uygunsuz içerikler sakladıkları” gerekçesiyle otomatik olarak “ban”lanmıştı. Google’ın sorunu çözmesi ise günler sürmüştü.

Öyle görünüyor ki, bulut servislerinin yaygınlaşması beraberinde çökme risklerini de getiriyor. 

Dijital İpek Yolu’na giden yolda, Huawei’den önemli adımlar

Huawei Orta Asya İnovasyon Günü 14 Kasım’da Kazakistan’ın başkenti Astana’da gerçekleştirildi. Sanayi ve akademi çevreleri, devlet yetkilileri, analistler ve medya temsilcilerinden oluşan 150’den fazla katılımcı, bu yılki etkinliğin mottosu olan Dijital İpek Yolu’na Giden Yolu Keşfedin başlığı altında dijital dönüşümü masaya yatırdılar.

Huawei Kıdemli Başkan Yardımcısı Amy Lin, etkinliğin açılış konuşmasında Maslow’un insan ihtiyaçları piramidini önerdiğini ve en alttan en tepeye kadar talepleri olan sayısal dönüşümdeki bir ülkenin de dört ayrı kademeye ayrılabileceğini vurguladı ve sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dönüşümdeki bir ülkenin de dört ayrı kademeye ayrılabileceğini söyledi. Birincisi, bir dijital ekonominin temelini oluşturan bilgi ve iletişim teknolojileri altyapısıdır. İkincisi, hem fiziksel hem de dijital dünya için güvenlik. Güvenlik, daha fazla ilerleme için gereklidir.

Üçüncü katman, sanayilerin dijital hale getirilmesi için destekleyici bir ortam geliştirilmesi. Gizliliğin korunmasının sağlam bir temelini oluşturan dördüncü ve en üst katman, daha geniş bilgi paylaşımına olanak sağlıyor.”

Amy Lin, pek çok ülkedeki uygulamalar sonucu bilgi ve iletişim teknolojilerinin geliştirilmesi yoluyla inovasyonun teşvik edilebileceğinin ve ekonomik kalkınmada canlılık sağlanabileceğinin kanıtlandığını söyledi ve şunları ekledi:

Huawei gelecekte bilgi ve iletişim teknolojileri yeniliklerinin iyi bir ekosistemin geliştirilmesine katkıda bulunmak, bilgiye dayalı bir ülke olmasını sağlamak, çeşitli sanayilerin sayısal dönüşümünü gerçekleştirmek ve en iyi dijital İpek Yolu’nu inşa etmek için tüm devletlerin, endüstrilerin ve bilim insanlarının birbirleriyle serbestçe işbirliği yapmaya devam edeceği umudunu taşıyor.”

Huawei her yıl gelirinin yüzde 10’undan fazlasını Ar-Ge’ye yatırıyor

Huawei her yıl gelirinin yüzde 10‘undan fazlasını araştırma geliştirme alanına yatırmaya devam ediyor. Araştırma ve geliştirme alanındaki uzun vadeli ve yüksek yoğunluklu yatırım, teknolojik atılım sağladı.

Huawei, Orta Asya ülkelerinin dijital dönüşümü için önde gelen teknolojik imkanlarını devreye sokmaya, bölgedeki ortaklarıyla yeni inovasyonlar keşfetmeye, endüstriye yönelik çözüm olanakları oluşturmaya ve kazan-kazan sonuçlar elde etmek için ortaklaşa işi genişletmeye olan kararlı tutumunu sürdürüyor.

Bilgi ve iletişim teknolojileri endüstrisi, açık bir ekosistemdir ve Huawei, bunun faydalarını ortakları, geliştiricileri, akademik kurumlar, araştırma kurumları ve endüstri kuruluşlarıyla paylaşıyor.

Huawei, Orta Asya İnovasyon Günü‘nde, bilgi ve iletişim teknolojileri alanında dünya genelinde yetenek geliştirme projesi olan “Geleceğin Tohumları’’ projesinin 2018’de Kazakistan’da başlatılacağını açıkladı. Proje, üniversite öğrencilerinin mesleki becerilerini geliştirmelerine yardımcı olacak, ufuklarını açacak ve bilgi toplumu için dinamik bir gelecek keşfetmek ve kurmak yolunda onlara ilham verecek.

Dijital dönüşüm rekabette öne geçmek isteyenlerin en büyük şansı

Türkiye’nin ilk 3. Nesnelerin İnterneti Zirvesi’nde Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin CEO’ları hükümete dijital dönüşüme odaklanma çağrısı yaptı. Cisco ve Intel’in ana sponsorluğunda düzenlenen Zirve’de, dijital dönüşümün sektörlere olan etkileri ele alındı. İş dünyasının yoğun ilgi gösterdiği etkinliğe katılan şirketler ayrıca akıllı şehirler, hizmet ve sanayi sektöründe dijital dönüşüm ve veri merkezi konularındaki teknoloji yatırımlarını ve projelerini aktarma fırsatı buldular.

Cisco İnovasyon Merkezi açılıyor

Zirve’nin açılışında konuşan Cisco Türkiye Genel Müdürü Cenk Kıvılcım, şu anda dijital dönüşümün tam merkezinde olduğumuzu kaydetti. Kıvılcım, sözlerine şöyle devam etti: “Cisco olarak Türkiye’nin ekosistem oluşturmasına ve tüm dünya bu dijital dönüşüme giderken Türkiye’nin rekabetçi kalmasına yardım etmeyi amaçlıyoruz. Bu nedenle 2018 yılının ilk çeyreğinde dünyadaki 10’uncu inovasyon merkezimizi İstanbul’da İTÜ Teknokent’te açacağız. Cisco İnovasyon Merkezi’nde akademisyenler, iş ortaklarımız ile birlikte müşterilerimizin ihtiyaçlarına özel çözümleri birlikte geliştireceğiz. İnovasyonu, deneyselciliği ve teknolojik atılımları desteklemeyi hedeflediğimiz bu merkezde özellikle lojistik, taşımacılık ve enerji yönetimi alanında Türkiye ile birlikte bugünün ve yarının çözümlerini geliştirmeyi amaçlıyoruz.” Önümüzdeki 10 yıl içinde dijital dönüşüm ekonomisinin 23.8 trilyon dolara ulaşmasını öngördüklerini de söyleyen Kıvılcım, “Bu hedefin içinde 1 trilyon dolarlık ekonomiyi bizim bölgemiz temsil ediyor. Farkındalığı artırarak, bu potansiyelden daha fazla pay almak için odaklanmak ve koordineli şekilde çalışmak gerekiyor” diye konuştu.

Yapay zeka pazarı 12 kat büyüyecek

Intel Türkiye Genel Müdürü Yalım Eriştiren de yaşanan süreci ‘Dönüşüm girdabı’ olarak gördüklerini belirtti. Eriştiren, dijitalleşmeyle ilgili yapılan her tahminin yanıldığını çünkü dönüşümün çok hızlı yayıldığını belirterek, “Intel olarak tarım sektörünü yakından izliyoruz, sağlık ve spor sektöründe inanılmaz gelişmeler oluyor. Otonom robotlarla ameliyatlar gerçekleştiriliyor. Intel olarak biz de kendimizi yapay zeka alanında geliştiriyoruz. Yapay zeka pazarı en hızlı büyüyecek iş alanı olarak tanımlandı, 2025 yılına dek 12 kat büyümesi bekleniyor. Bütün bu teknolojileri 2018 yılında sponsoru olduğumuz Kış Olimpiyatları’nda göreceğiz” dedi. Nesnelerin İnterneti Zirvesi kapsamında düzenlenen Dijital Dönüşüm CEO Paneli’nde dijitalleşmede regülasyonların öneminde dikkat çekilerek, ülkeler arası rekabette ön plana geçmenin anahtarının burada olduğu ifade edildi. Deniz Bank CEO’su Hakan Ateş, Türkiye’nin dijital dünyaya inovatif ülkeler gibi geçmek zorunda olduğunu vurgulayarak, “Altın değerindeki veriyi kontrol elde etmek ve güç olarak kullanabilmek için teknolojileri kendi başımıza üretip yaratmak zorundayız. Bunu ne kadar erken yaparsak o kadar geleceğe umutla bakarız. Dijital dünyaya ayak uydurmazsak köleleştirildiğimiz bir döneme girebiliriz” dedi. Dijital dönüşümün turizm sektörünü önemli ölçüde değiştirdiğini kaydeden İGA Havalimanları İnşaatı CEO’su Yusuf Akçayoğlu da havalimanı inşaatı bittiğinde 3 bin 500 uçak hareketi olacağını ve dijital bir platform kullanmadan bu sistemi kurmanın imkansız olduğunu ifade etti. Akıllı Park ve yolcunun evinden çıkıp uçağa binene kadar destek alabileceği bir uygulamalar üzerinde çalıştıklarını belirten Akçayoğlu, “Dubai’de Yapay Zeka Bakanlığı kuruldu. Bizde de artık bu tip bir odaklanma olur diye umut ediyorum. Bu teknolojilerin hayatımıza gireceği açık, değişimde ya yaşar ya da devam edemezsiniz” dedi. Koç Sistem Genel Müdürü Mehmet Ali Akarca ise yeni teknolojilerle beraber gelişmiş ekonomilerin yüzde 40’a varan verimlilik sağlamaya başladığını belirterek, dijital dönüşüm için en kritik konunun insan gücü olduğunu kaydetti.