Yapay zekalı hoparlör Kakao Mini testleri başladı

0

Kakao’nun yapay zekalı hoparlör testleri başladı. Beta aşamasında olan çalışma, kullanıcılara kişiselleştirilmiş bir deneyim sunacak.

Yapay zekalı hoparlör ile kişiselleştirme

Akıllı hoparlör piyasasında yaşanan gelişmeler, bu cihazların kullanıcılara yardımcı olmasının çok ötesine geçiyor. Çeşitli kişiselleştirme özellikleri, günü daha kolay ve keyifli hale getiriyor. Güney Kore merkezli sohbet devi Kakao, şirketin yapay zeka çalışmalarında bu alana odaklanıyor.

Voice Profile adı verilen özellik, Kakao Mini’nin konuşmacıyı tanımasını ve hizmetlerini kullanıcı zevkine göre ayarlamasını temel alıyor.

Henüz beta aşamasında olan ve testleri devam eden Voice Profile özelliği için kullanıcıların Hey Kakao uygulamasını indirmesi gerekiyor. Uygulama, konuşmacının ses ve diğer özelliklerinin kaydedilmesini sağlıyor. Böylelikle kullanıcının sesi yapay zekalı asistan tarafından tanınabiliyor. Bu sayede gürültülü ortamlarda bile sorunsuz bir iletişimin kurulabilmesi hedefleniyor.

Ayrıca Kakao Mini geçmiş konuşmaları da hatırlayarak, bir nevi referans sunabilecek. Geliştirme çalışmalarının ardından müzik vb. hizmetlerde kullanıcıya kişiselleştirilmiş öneriler sunacak.

Walmart para çekme hizmetini aktif ediyor

Walmart para çekme hizmeti ile mağazalarındaki müşterilerine birçok kolaylık sunacak. Bunun için PayPal ile bir anlaşma yapıldı.

Walmart para çekme hizmeti

Her ne kadar nakitsiz bir toplum için yeni teknolojiler duyuruluyor olsa da bugün birçok işlem için nakit ödemeye ihtiyaç duyuyoruz. Walmart bu ihtiyacı karşılamak için yeni bir adım attı. Böylelikle ABD’de Kasım ayı itibariyle müşteriler Walmart mağazalarından nakit para çekebilecek.

Bu hizmetin kullanılabilmesi için PayPal mobil uygulamasına ya da temelde PayPal bağlantılı bir banka kartı olan PayPal Cash Mastercard’a sahip olunması gerekiyor. Nakit para çekme ve para yatırma işlemleri, mağazanın servis bölümlerinde, ATM’lerinde veya yazarkasalarında yapılabilecek.

PayPal başkanı ve CEO’su Dan Schulman, Walmart ile birlikte insanların nakit kullanma ihtiyacını daha kolay karşılamak istediklerini söyledi. ABD’nin birçok yerinde Walmart mağazası bulunması, PayPal’ın bu ortaklık için Walmart’ı seçmesinin asıl nedeni olarak görülüyor.

Siber saldırıların %71’inin hedefi KOBİ’ler

0

KOBİ’ler, büyük şirketlerdeki finansal değeri yüksek veriler dururken kendilerinin hackerler tarafından hedef alınmayacağını düşünüyor ancak bu düşünce onları kolay lokma haline getirebiliyor.

Bu konuda yapılan yeni bir araştırma, saldırıların %71’inin 100’den az çalışana sahip olan şirketlerde gerçekleştiğini ortaya koyuyor. Siber güvenliği sağlamanın sadece büyük şirketlerin problemi olduğu yanılgısına düşülmemesi gerektiğini belirten Komtera Teknoloji güvenlik uzmanları, KOBİ’lerin izleyebileceği 8 güvenlik adımını paylaşıyor.

Bana neden saldırsınlar ki?

Büyük şirketlere göre finansal değeri daha düşük verilere sahip oldukları için siber korsanların kendilerine saldırmayacağını düşünen KOBİ’ler, siber saldırılara hazırlıksız yakalanıyor. KOBİ’ler ile ilgili yapılan yeni bir araştırma, siber saldırıların %71’inin küçük işletmeleri hedef aldığını ortaya koysa da, bu şirketlerin çoğu yeterli güvenlik önlemlerini almayı hala erteliyor. Güvenlik eksikliğinden dolayı en basit saldırılardan bile etkilenen KOBİ’lerin henüz sektörlerinde yolun başındayken dolandırıcılık veya kimlik hırsızlığı gibi sorunlarla karşılaşması, büyük hasarlar yaratıyor. Bilişim güvenliği alanındaki dağıtım ve çözümleriyle pazarda lider konumda bulunan Komtera Teknoloji, her boyuttaki şirketin güçlü bir siber güvenliğe ihtiyaç duyduğunu vurgulayarak uygulanması gereken güvenlik kurallarını paylaşıyor.

KOBİ’lerin Uygulaması Gereken 8 Önemli Güvenlik Kuralı

Risklerin farkında olmayan, uygulanması gereken güvenlik programlarını sistemlerine adapte etmeyen veya güncellemeyen KOBİ’ler, hackerlerin iştahını kabartıyor. KOBİ’lerdeki siber güvenlik bilincinin yetersiz olduğunu belirten Komtera Teknoloji güvenlik uzmanları, zaman ve bütçe eksikliği ile beraber alanında uzman bir siber güvenlik uzmanının yokluğunun da güvenlik seviyesini azalttığını vurgulayarak KOBİ’leri siber saldırılardan kurtaracak güvenlik adımlarını paylaşıyor.

 1. Güvenlik duvarı kullanın. Siber saldırılara karşı savunmada olmazsa olmaz bir nitelik taşıyan güvenlik duvarları, KOBİ’ler ile siber saldırganlar arasında çok önemli bir bariyer yaratıyor. Dış kaynaklardan sağlanan güvenlik duvarları dışında, günümüzde çoğu şirket artık ek koruma sağlamak için iç güvenlik duvarlarından da faydalanmaya başlıyor. Ayrıca, iş amaçlı kullanılan kişisel cihazlar da güvenlik tehdidi yarattığı için şirket ağına erişimi olan her cihaza dikkat edilmesi gerekiyor.

2. Siber güvenlik politikalarınızı belgeleyin. KOBİ’ler bazen söylentiler veya sezgilere dayalı kararlar alabilse de siber güvenlik, belgelendirmenin çok önemli olduğu alanlardan biri konumunda bulunuyor. Güvenlik kuralları ve denetim sonuçları gibi güvenlik ile ilgili her konunun mümkün olduğunca belgelendirilmesi, kurumlara daima yarar sağlıyor. Bu belgelendirme işlemleri için çevrimiçi pek çok araçtan da faydalanılabiliyor.

3. Mobil cihazları güvenlik planına dahil etmeyi unutmayın. Güncel bir araştırma, şirketlerin %59’unun çalışanlarının kendi cihazları ile çalışmasına izin verdiğini ortaya çıkartıyor. Bu konuda bilgisayarlara az da olsa dikkat edilirken, telefonlar veya diğer akıllı cihazlar genelde atlanıyor. KOBİ’lerin güvenlik kurallarını mobil cihazları da kapsayacak ve kontrol edecek şekilde genişletmesi, otomatik yürütülen güvenlik güncellemelerini denetleyecek ve tüm akıllı cihazların güvenlik uyum takibini yapacak bir çalışan bulundurması gerekiyor.

4. Çalışanları eğiterek bilinçli olmalarını sağlayın. KOBİ’lerdeki çalışanların, asıl görevlerinin dışında olan işleri de zaman zaman yaptığı biliniyor. Bu sebeple, iş ağına erişimi olan bütün çalışanların şirket kuralları hakkında eğitimli olmasının şart olduğu vurgulanıyor. Bu nedenle siber saldırganlar daha fazla saldırı tekniği geliştirdikçe çalışanların düzenli olarak bilgilendirilmesi ve güvenlik protokollerinin onlara uygun şekilde güncellenmesi önem taşıyor.

5. Güvenli şifre uygulamalarını zorunlu kılın. Çalışanların şifre değişimi zorunluluklarını can sıkıcı buldukları bir gerçek ancak veri sızıntılarının %63’ünün kaybedilen, çalınan veya yanlış seçilen zayıf şifrelerden kaynaklı olduğu düşünülüyor. Keeper ve Ponemon şirketlerinin ortaklaşa hazırladığı bir raporda ise KOBİ’lerin %65’inin şifre kurallarına gösterilen uyumu denetlemediği görülüyor. Özellikle günümüzde çalışanların şirketlere kendi cihazlarını getirmelerinin sıklığı düşünüldüğünde, şirket ağına bağlanan tüm cihazların güçlü şifrelerle korunmasının önemi ortaya çıkıyor. Şifrelerin büyük ve küçük harf, rakam ve semboller bir arada olacak şekilde oluşturulması ve bütün şifrelerin iki ile üç ay arasında değiştirilmesi tavsiye ediliyor.

6. Verileri düzenli olarak yedekleyin. Saldırılara karşı mümkün olduğunca önlem alan şirketler bile veri sızıntılarıyla karşılaşabiliyor. Word tabanlı dokümanlar, elektronik dosyalar, veri tabanları, finansal dosyalar ve insan kaynaklarıyla alakalı belgeler gibi tüm varlıkların yedeklenmesi, sonradan oluşabilecek zararları büyük ölçüde azaltıyor. Bu yedeklemenin bulut tabanlı bir ortamda yapılması, düzenli güncellemelerinin yüklenmesi ve ara ara kontrollerle yedeğin doğru çalıştığından emin olunması öneriliyor.

7. Kötü niyetli yazılımlara karşı savunma programları yükleyin. Çalışanların hiçbir zaman kimlik avı saldırısına uğramayacağını ve oltalama tekniği içeren mailleri açmayacağını düşünmek kolaya kaçmak olarak değerlendiriliyor. Nitekim Verizon’un yaptığı araştırma, çalışanların %30’unun bu tür mailleri açtığını gösteriyor. Kimlik avı amacıyla gönderilen bağlantıların tıklandığı anda sisteme kötü niyetli yazılım bulaştırmasından dolayı sistemlerde savunma yazılımlarının halihazırda yüklü olması hayati önem taşıyor. Ayrıca, oltalama saldırılarının çoğunlukla belirli pozisyonlardaki çalışanları hedef almasından ötürü bu rollere sahip çalışanlara daha çok hatırlatma yapılması da faydalı oluyor.

8. Çok faktörlü kimlik doğrulama kullanın. Alınan tüm önlemlere karşı, tek bir güvenlik hatası tüm verilerin ele geçirilmesine sebep olabiliyor. SSL VPN gibi kullanıcı oturumu açma ve mail bazlı programlarda kolaylıkla çalıştırılabilen çok faktörlü kimlik doğrulama araçları ile şifre güvenliği elde edilebiliyor.

Forbes Blockchain kullanacak

0

Forbes Blockchain kullanmaya başlayarak, yayıncılık sektörü için önemli bir adım atıyor. Forbes, Civil‘e katılarak Blockchain’e giriş yapıyor.

Forbes Blockchain ile güvenlik önlemi alacak

Verilere daha kolay ulaşma imkanı ve veri güvenliği sağlaması nedeniyle Blockchain, birçok sektörde kullanılıyor. Bu sektörlerden biri de yayıncılık. Dünyanın en önemli dergilerinden biri olan Forbes, Blockhain gazetecilik ağı olan Civil‘e katılma kararı aldı. Böylelikle Forbes, hiçbir içeriğine üçüncü partiler tarafından müdahale edilmemesini ve değiştirilmemesini hedefliyor.

Yani Forbes’in bu adım ile bir nevi güvenlik önlemi aldığını belirtebiliriz. Forbes kıdemli başkan yardımcılarından biri olan Salah Zalatimo, Blockchain ile çalışmalarında tamamen şeffaf olacaklarını söylüyor. Ayrıca yazarlarının erişim noktalarını genişleterek, yeni gelir kaynakları elde edeceklerini de belirtiyor.

Kaçak elektrik ile madencilik yapıldı

Çin’de kaçak elektrik ile madencilik yapıldı. Yakalanan elektrik hırsızı madenci, para ve hapis cezasına çarptırıldı.

Kaçak elektrik ile madencilik için 3.5 yıl hapis

Teknolojinin kalbi olarak belirtebileceğimiz Çin, ucuz madencilik ekipmanları ve elektrik enerjisiyle kripto para madenciliğinde de en önemli ülkeler arasında yer alıyor. Çin’deki tüm imkanlara rağmen yasa dışı madencilik faaliyetleri gerçekleştirilebiliyor. Geçtiğimiz günlerde Xu Xinghua isimli bir kişinin, kripto para madenciliği için demiryollarından elektrik çaldığı tespit edildi.

Kaçak elektik kullanan bu kişinin, altı ay içerisinde 3.2 Bitcoin kazandığı belirtiliyor. Yasa dışı madencilik nedeniyle mahkemeye çıkan Xu Xinghua, 3.5 yıl hapis cezasına ve 14500 dolar para cezasına çarptırıldı.

Elektrik hırsızının, çaldığı elektrik ile 50 ASIC cihazı ve soğutma için 3 adet fanı çalıştırdığı tespit edildi. Bu süreçte 15000 dolar değerinde elektrik kullanan Xu Xinghua, hapis ve para cezasına ek olarak bu miktarı da ödeyecek.

Otonom uçan arabalar göreve başlıyor

Boeing CEO’su Dennis Muilenburg, otonom uçan arabalar hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Otonom uçan arabalar, hizmet sektöründe görev almaya başlayacak.

Otonom uçan arabalar 5 yıl içinde gökyüzünde olacak

Elektrikli ve uçan arabalar, ulaşım kavramında önemli bir dönüşümü başlattı. Birçok otomotiv ve havacılık deviyle birlikte startup’lar, uçan arabalar geliştirerek geleceğe yönelik önemli yatırımlar yapıyor. GeekWire Zirvesi’nde konuşan Dennis Muilenburg, uçan arabaların geleceği hakkında konuştu. Muilenburg, 5 yıl içerisinde uçan otonom arabaların gökyüzünde olacağını belirtti.

Kendilerinin de uçan otonom araba prototiplerinin olduğunu belirten Muilenburg, testlere başlayacaklarını söyledi. Testlerin Airbus’ın yaptığı gibi Pendleton şehrine benzer bir alanda gerçekleşmesi bekleniyor.

Otonom hareket edebilen uçan arabalar, dikey iniş ve kalkış özellikleriyle ulaşımı çok daha basit hale getirecek. Bu araçlar ilk olarak kargo taşıma görevlerini yerine getirecek.

Tesla vergilerini ödemiyor mu?

0

Elon Musk’ın elektrikli otomobil üreten şirketi Tesla’nın başı ABD’nin Nevada eyalet yönetimiyle derde girdi.

İşsizlik fonu ödemelerini yapmadı

Elon Musk’ın şirket hisselerini manüple ettiği gerekçesiyle SEC tarafından şirketin yönetiminden çekilmeye zorlanması ve 40 milyon dolar ceza ödemek zorunda bırakılmasının ardından şimdi de Nevada yönetimi Tesla’ya vergilerini ödemediği için dava açtı.

Nevada yönetiminin iddiasına göre, şirket bölgede çalışan işçilerin üzerinden ödenen işsizlik fonu ödemelerini yapmadığı için eyalete 655 bin dolarlık borcu bulunuyor.

Öte yandan medya önünde çok yıpranan Tesla’nın bu tartışmayı uzatmak istemeyeceği ve ödemeyi yapacağı vurgulanıyor.

Alexa’lı mini robot Anki Vector

0

Amazon’un yapay zeka servisi Alexa yakında minik bir robota hayat verecek.

Amazon’la ortak çalışıyorlar

Kickstarter’da onay alan kibrit kutusu boyutlarındaki Anki Vector isimli robotun geliştiricisi, robota Alexa yapay zeka servisini entegre etmek için Amazon’la birlikte çalıştıklarını duyurdu.

Eğer robot hayata geçecek olursa, daha önce evde sabit duran Echo hoparlörleri üzerinden çalışan Alexa servisi artık ev sahibini tüm odalarda izleyen, takip eden, emirleri yerine getiren bir robot üzerinden de çalışmış olacak.

Bu da evlerde hizmet eden akıllı robot çağına bir adım daha yakınlaşmak anlamına gelecek.

 

TransferGO, Türkiye’ye ücretsiz para gönderiyor

0

Uluslararası çevrimiçi para transfer hizmeti sağlayan TransferGo, Türkiye’ye yönelik ücretsiz para transferi servisini başlattığını duyurdu. Bu girişim, yurtdışında yaşayan Türklerin veya Türkiye’ye para göndermek isteyen kişilerin para transfer hizmetleri için herhangi bir ücret ya da komisyon olmadan, üstelik ortalama piyasa kuru üzerinden para göndermelerine imkan sağlayacak.

Türkiye’ye hizmet vermeye başlıyor

Genel merkezi İngiltere’de bulunan TransferGo’nun şu an dünyanın dört bir yanında 700.000’den fazla müşterisi bulunuyor ve dünya çapında 47 ülke arasında uluslararası, hızlı ve ücretsiz para transferleri sunuyor.

Ayrıca TransferGo ile potansiyel para birimi dalgalanmaları hakkında endişelenmeye de gerek olmuyor çünkü alıcınız, tam olarak ayırtmış olduğu miktarı alıyor.

TransferGo müşterilerine gönderim hızına dayalı birkaç servis seçeneği sunuyor. ÜCRETSİZ seçeneği 3 iş gününde parayı ilgili hesaba ulaştırırken, ŞİMDİ seçeneği premium bir hizmet sağlayarak, 30 dakikada bu işlemi gerçekleştiriyor. Premium seçeneklerin yüksek oranda tercih edilmesi, ÜCRETSİZ seçeneğini olanaklı kılıyor.

Facebook, Workplace için Güvenlik Durumu Kontrolü’nü duyurdu

Facebook, bugün düzenlenen ve şirketin ilk liderlik zirvesi olan Flow konferansında Workplace platformu için bir dizi yeni özellik duyurdu. Önemli yeniliklerden bazıları şöyle:

İşletmeler için Güvenlik Durumu Kontrolü: Kullanıcılar için halihazırda kullanılabilir olan Güvenlik Kontrolü’nün bir benzeri olan bu özellik, hayati risk taşıyan durumlarda işverenlerin çalışanlarının güvende olup olmadıklarını Workplace sohbet üzerinden öğrenmelerini sağlamayı amaçlıyor

Sohbet fonksiyonu yenilikleri

Şirketler arası sohbet, görüntülü & sesli arama: Çok Şirketli Gruplar (Multi-Company Groups – MCG)’ın üyeleri, grubun diğer üyeleriyle –aynı şirkette çalışıyor olma kaydı olmaksızın– grup sohbeti, birebir sohbet ya da görüntülü ve sesli arama başlatabilecek, böylece daha verimli bir takım çalışması ortamı oluşturulacak ve Workplace’in tümleşik iletişim alanındaki duruşu daha da doğrulanmış olacak.


Tutturulmuş mesajlar: Çalışanların yeniliklerden habersiz kalmamalarından emin olmak — ve mesajlar arasında kaybolup vakit kaybetmemek — adına, kullanıcılar artık bir mesajı bir konuşma dizisinin en üstüne tutturabilecekler.

Cevaplar: Kullanıcılar herhangi bir sohbet grubundaki spesifik bir mesaja direkt olarak cevap verebilecek, böylelikle ekipler her zaman konuşmalarda neler olup bittiğinden haberdar olacaklar (WhatsApp’a benzer bir şekilde).

Lütfen rahatsız etmeyin: Çalışanlar Workplace Sohbet durumlarını “lütfen rahatsız etmeyin” olarak ayarlayarak, iş akışının bölünmesini engelleyecek ya da işe kısa bir ara verebilecekler — kullanıcılar ayrıca bildirimleri sessize alabilecek ve bildirim alacakları spesifik gün/saatleri de ayarlayabilecekler.

Önemli olarak işaretle: Yüksek öneme sahip gruplar artık önemli olarak işaretlenebilecek, böylelikle grup üyeleri bu grupları haber kaynağının en tepesinde kolaylıkla bulabilecekler.

Kripto para borsası DSX Türkiye’ye geliyor

Küresel ölçekte önemli bir kripto para borsası DSX Türkiye’ye giriş yapıyor. Kripto para borsası DSX, ABD’den önce Türkiye’ye giriş yapacak.

Kripto para borsası DSX Türkiye’ye açılıyor

Kripto paraların popülerliğinin ve kullanıcı sayısının artmasıyla birçok kripto para borsası ortaya çıktı. Küresel ölçekte en önemli borsalardan biri olan DSX, İngiltere’de önemli bir kullanıcı kitlesine sahip. Yurt dışında da faaliyet gösteren DSX, Türkiye’ye giriş yapmaya karar verdi.

DSX CEO’su Mike Rymanov, tüm protokollere ve yönetmeliklere uygun şekilde çalışacaklarını belirtti. Ayrıca Türkiye’nin kripto para sahipliği konusunda öncü ülkelerden biri olduğunu ve bu konuda yoğun talep olduğunu söyledi.

DSX, kripto para sahibi olan kişi ve kuruluşların yanı sıra, henüz bu alana adım atmamış kişi ve kuruluşları hedefleyecek. Türkiye’de kripto para sahibi olmayı daha kolay hale getirerek, işlem hacminin artırılması amaçlanıyor.

MediaMarkt ve Darty, Avrupa Perakende Birliği’ni kurdu

Tüketici deneyimine odaklı üretimi güçlendirecek Avrupa Perakende Birliği (European Retail Alliance – era), MediaMarkt Türkiye’nin de Grup Şirketi olan MediaMarktSaturn Perakende Grubu CEO’su Pieter Haas ve Fnac Darty CEO’su Enrique Martinez tarafından geçtiğimiz günlerde duyuruldu.

2.3 milyar müşteriye ulaşacak

Bu yılın Mayıs ayında, yılda toplam 2,3 milyardan fazla müşteriye ve 30 milyar avronun üzerinde ciroya ulaşan iki kurucu üye, MediaMarktSaturn ile Fnac Darty arasında imzalanan niyet mektubu ile ilk adımı atılan Avrupa Perakende Birliği (era), IFA 2018 fuarının açılış gecesinde düzenlenen bir tanıtım toplantısıyla faaliyete geçti.

Tüketici elektroniği sektörünün en önde gelen yaklaşık 100 lider isminin katılımıyla düzenlenen toplantıda birliğin CEO’sunun daha önce MediaMarktSaturn Perakende Grubu Satın Alma Müdürü (CPO) olan Klaus-Peter Voigt olduğu açıklandı.

Birlik ile sektördeki perakendecilerin üreticilere karşı daha büyük bir satın alma gücü elde etmesi hedeflenirken perakendecilerin tüketici ile olan yakın teması sayesinde tüketici deneyimine daha fazla odakmış bir üretim imkanı yaratılması amaçlanıyor. Böylece tüketiciler ihtiyaçlarına uygun ürünlere daha kolay erişirken aynı zamanda hem üretici hem de perakendeci ve müşterilerin daha fazla fayda sağlayabileceği bir pazar oluşturulabilecek.

Avrupa Perakende Birliği, her biri kendi kurumsal birimi ile yönetilecek olan dört stratejik alana odaklanacak:

-“era Stratejik Ortaklıkları”, müşteriler için ürün, hizmet ve çözüm geliştirmek için üreticilerle birlikte çalışacak.
-“era Verileri” aracılığıyla birlik, müşterinin ihtiyaçlarına yönelik bilgilerin, özel tekliflerin geliştirilmesi için kullanılmasını sağlayacak. Ayrıca bu veriler, tüm taraf müşterilerin belirli bir markayı neden tercih ettiğine dair daha net bilgiler sağlayacak.
-“era İnovayon”, birlik içerisinde, Retailtech Hub startup programı çerçevesinde stratejik bir anlayış geliştirecek.
-“era Satın Alma” birliğin kendi markalarına ve lisanslı markalara odaklanacak.

Kripto para borsası DSX Türkiye’de

0

Global kripto para borsası DSX, Türkiye pazarına giriş yaptığını açıkladı. Kripto para kullanıcılarının ve finans kuruluşlarının kripto para ekosistemine güvenli ve kolay erişmesini sağlamak için Türkiye’de faaliyetlerine başladı.

Kripto para borsası DSX Türkiye’de

DSX’in yasal mevzuatlar çerçevesinde hizmet vereceği açıklandı. Yasal mevzuatlar karşısında yükümlü olan finansal organizasyonlarla kurulan iş ortaklıkları ile kripto para faaliyetleri gerçekleşecek. DSX’in kara para aklamayla mücadele politikalarından, işlem takibi ve finansal esneklik gibi pek çok konuda mutlak hatasız çalışma yükümlülüğü bulunuyor. Bu da müşteriler için hiçbir endişeye yer bırakmayan, güvenli bir ortam oluşturacak.

Kripto para borsalarının genelde teknoloji geçmişine sahip kişilerce kurulduğunu ve bu nedenle bir finans kuruluşunun beklentilerini öngörmekte güçlük çektiğini vurgulayan DSX, profesyonel finansal servisler alanında uzun yıllara dayanan bir bilgi birikimiyle kurulan bir şirket. Standart bir platformu alıp kripto paraya uyarlamak yerine, ilk andan itibaren bir kripto para borsası olacak şekilde tasarlandıkları için, kripto para borsası konusunda, kullanıcı ve şirketlerin zorlanmayacağı bir sistem sunulacak.

Ülkemizde, kripto para borsasının hem bireysel hem de kurumsal bazda büyük ilgi gördüğünü düşünecek olursak, bu tip operasyonların daha sık olacağını tahmin etmek zor olmayacaktır. Hali hazırda, belirli sayıda kripto para borsası da kullanılıyor. Global isimlerin gelişi ile kripto para yatırımı yapanların seçim şansları da artmış olacak.

Yurtdışından para göndermek artık çok kolay

0

Yüksek işlem ücretleri ödemeden, yurtdışından Türkiye’ye para transferi yapmak artık mümkün olacak. Dünya çapında 47 ülke arasında uluslararası, hızlı ve ücretsiz para transferleri sunan TransferGo, Türkiye’de kullanıma sunuldu. Yurtdışından para göndermek artık çok basit

Yurtdışından para göndermek için TransferGo kullanıma sunuldu

Litvanya’da 2012’de kurulan TransferGo uygulamasının, şu anda dünyanın dört bir yanında 700.000’den fazla müşterisi bulunuyor ve dünya çapında 47 ülke arasında uluslararası, hızlı ve ücretsiz para transferleri sunuyor. Ayrıca TransferGo ile potansiyel para birimi dalgalanmaları hakkında endişelenmeye de gerek olmuyor çünkü alıcınız, tam olarak ayırtmış olduğu miktarı alıyor.

TransferGo müşterilerine gönderim hızına dayalı birkaç servis seçeneği sunuyor. ÜCRETSİZ seçeneği 3 iş gününde parayı ilgili hesaba ulaştırırken, ŞİMDİ özelliği ile premium bir hizmet sağlayarak, 30 dakikada bu işlemi gerçekleştiriyor. Premium seçeneklerin yüksek oranda tercih edilmesi, ÜCRETSİZ seçeneğini olanaklı kılıyor.

Yerli üretim ve ihracat nasıl yönetilmeli?

0

Son dönemlerin en çok konuşulan konularından biri olan yerli üretim ve milli üretim konusunda neler yapılmalı? Özellikle de ihracat ve markalaşma konusunda, Avrupa ve dünya pazarının gerisindeyiz. Peki, bu durum nasıl değiştirilebilir?

Bilişimde markalaşmak için devlet desteği çok önemli

Yerli üretime önem vermeleri nedeniyle de kendi ürünlerini müşteriye sunan şirketler, yerli ve milli üretim ile birlikte ihracat konusunda da avantaj sahibi olabiliyor. Farklı kategorilerde çok sayıda ürünü olan şirket, yerli markalar arasında en çok ürün portföyüne sahip markalar arasında yer alıyor. 

Bu konudaki kritik detay ise, yerli üretim ile yapılan ürünlerin ülke sınırları dışında da satılabilir olması. İhracat konusu son derece önemli.  

İhracat konusunda çok gerideyiz!

Dünya bilişim pazarının 4.1 trilyon dolar, Avrupa bilişim pazarının 1.2 trilyon dolar, Türkiye bilişim pazarının ise yalnızca 31.2 milyar dolar seviyesinde.  Türkiye’nin bilişim sektörü ihracatının ise sadece 1.02 milyar dolar olması da kayda değer bir diğer nokta.

Yerli üretim ihracatının büyümesi için, yapılması gereken en büyük çalışma ise milli ve yerli üretim konularında teşviğin artırılması. Dünyada ticaretin yüzde 14’ü bilişim sektöründe dönüyor. Türkiye’nin de bilişim sektöründeki ihracata benzer oranlarda katılması gerekiyor. Yapılması gereken şey ise, ülke içindeki satışlar kadar, yurtdışına da satışların yapılabilmesi. Bunun yolu ise “marka” olmaktan geçiyor.

Markalaşmak şart

Türkiye’deki yasa gereği bir şirketin ‘Made in Turkey’ olması için yüzde 51 yerlilik oranına sahip olması gerekiyor. Bizde çok yüksek olan bu oran, Tayvan’da yüzde 39 seviyesinde.  Ayrıca, üretmekle birlikte ülke olarak markalaşmaya da önem verilmesi gerekiyor.

Madencilik firması güneş santrali kuracak

İspanyol madencilik firması güneş santrali kurarak elektrik üretimine başlıyor. Üretilen elektrik, madencilik faaliyetlerinde kullanılacak.

Madencilik firması güneş firması ile ortaklık kurdu

İspanyol madencilik firması Cryptosolartech, Risen Energy Spain isimli bir enerji firması ile ortaklık kurdu. Bu anlaşma ile kripto para madenciliği yapan Cryptosolartech, 300 MW kapasiteli bir güneş enerjisi santrali kuracak. Bu santralde üretilecek olan elektrik, kripto para madencilik tesislerinde kullanılacak. Böylelikle Cryptosolartech, kendi ürettiği elektrik ile maliyetlerini azaltacak ve madencilik faaliyetlerini daha temiz hale getirecek.

Cryptosolartech şu anda 3’ü yapım aşamasında olmak üzere toplamda 5 santrale sahip. Tüm bu santraller, güneş panelleri ile çevre dostu bir üretimi mümkün hale getirecek. Böylelikle kripto paraların en çok eleştirildiği enerji kirliliğinin önüne geçilmiş olunacak.

Akıllı kask Jarvish piyasaya çıktı

Sürüş güvenliği sağlayan akıllı kask Jarvish satışa çıktı. Akıllı kask Jarvish, bağlantı ve gerçeklik teknolojileriyle daha güvenli sürüş sağlıyor.

Akıllı kask Jarvish X-AR

Jarvish iki yeni kask modelini satışa çıkardı. Bu modellerden biri olan Jarvish X kaskı, akıllı hoparlör bağlantısıyla dikkat çekiyor. Siri, Amazon Alexa, Google Asistant ile entegre olan kask, sesli komut verilebilmesini sağlıyor. Ayrıca iç ses sisteminin yanı sıra navigasyon entegrasyonu sayesinde de sürücünün yola konsantre olması sağlanıyor. Yol tarifi sürücüye sesli olarak veriliyor.

Bir diğer model olan Jarvish X-AR’de ise Jarvish X’in sahip olduğu tüm özellikler mevcut. Ekrana sahip olan bu modelde hız, hava durum, gelen çağrılar gibi bilgiler sürücüye görüntülü olarak sunuluyor. Arkayı gören ikinci kamera görüntüleri ekrana yansıtılabiliyor.

Ayrıca her iki ekranda da Bluetooth, Wi-Fi bağlantısı VE 16 GB depolama mevcut. Jarvish X modeli 799 dolar, Jarvish X-AR ise 2599 dolar fiyat etiketine sahip.

İklim raporu yayınlandı

IPCC tarafından küresel ısınmanın etkilerini gösteren iklim raporu yayınlandı. İklim raporu, önlemlerin acil olarak alınması gerekliliğini ortaya koyuyor.

İklim raporu 1.5 santigrat derece sıcaklık artışı ön görüyor

BM Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) küresel ısınmanın şu anki hızıyla devam etmesi halinde sıcaklıkların 2030 ve 2052 arasında 1.5 santigrat derece yükseleceğini belirten bir rapor yayınladı.

2015 Paris Anlaşması’nı imzalayan hükümetlerin talebi üzerine hazırlanan rapor, gelecek için vakit kaybetmeden önlem alınması gerektiğini gösteriyor.

40 ülkeden 91 yazar tarafından hazırlanan raporda, 6000’den fazla bilimsel referansa atıfta bulunuluyor. Raporun yazılması üç çalışma grubu tarafından yürütüldü. Çalışma gruplarından biri iklim değişikliğinin fiziksel bilimsel temelini değerlendirmek, ikincisi etkilerine bakmak ve üçüncüsü iklim değişikliği azalmasını değerlendirmek üzere çalıştı.

22 yıllık süreçte sıcaklıkların 1.5 santigrat derece yükselecek olması, gelecek için yeni planların yapılmasının gerekliliğini ortaya koyuyor.

Mastercard 2018 Hedef Şehirler Endeksi açıklandı

Mastercard, 10 yıldır yayımladığı ve tüm dünyada 162 şehri kapsayan, “Hedef Şehirler Endeksi” raporunun 2018 yılı sonuçlarını açıkladı.

Antalya dördüncü

Bangkok üç yıldır dünya sıralamasında birinciliği kimseye kaptırmazken, global listede ilk 10’da yer alan İstanbul, Avrupa’da 3.’lüğü korudu ve dünyada ise geçen yıla göre 1 sıra yükselerek 9. şehir olmayı başardı. Raporda en dikkat çeken şehir ise Antalya oldu. Avrupa’da ilk 10 şehir arasına 4. sıradan giren Antalya, 20 şehirlik dünya sıralamasına ise 11. sıradan giriş yaptı.

Mastercard’ın gelenekselleşen Hedef Şehirler Endeksi raporunun 10.’suna ait sonuçlar yayımlandı. Dünyanın en çok seyahat edilen 162 şehri için, turistik ziyaret ve harcama trendlerini inceleyen raporda; İstanbul, Avrupa yatılı ziyaretçi sayısı sıralamasında üçüncülüğünü korurken, dünyada ise bir basamak yükselerek 9. sıraya çıktı. Bir önceki yıl yayınlanan araştırmaya göre 2017 yılı sonunda 9,5 milyon yatılı ziyaretçi öngörülen İstanbul, beklentilerin de ötesine çıkarak 10,7 milyon ziyaretçiye ulaştı. Antalya ise 2016 yılında 5,89 milyon ziyaretçiyi ağırlarken, 2017 yılında ise büyük bir sıçrama yaparak 9,42 milyon ziyaretçiye ulaştı. Rapora göre Antalya, 2018 yılında yatılı ziyaretçide yüzde 19,66 artış beklentisi ile ilk 20 şehir arasında en yüksek orana sahip.

Rapor ayrıca İstanbul’u ziyaret eden seyahat severlerin 2016 yılında toplamda 5,80 milyar dolara yakın harcama yaptıklarını, 2017 yılında ise bu rakamın 6,75 milyar dolara yükseldiğini ortaya koydu. Antalya’da ise bu rakam 2017 verilerine göre 5,94 milyar dolara çıkarken bir önceki yıla göre 2,21 milyar dolar artış tespit edildi.

İstanbul ve Antalya’ya en çok kimler geldi?

“Hedef Şehirler Endeksi 2018”e göre İstanbul’a en çok turist gönderen ülkeler sırasıyla Rusya, İran ve Almanya olurken, Antalya’da Ruslar birinci sırada yer aldı. Rusya’yı Almanya ve Ukrayna’nın izlediği Antalya aynı zamanda, Mekke’nin ardından 14 gün ile en uzun kalınan ülkeler sıralamasında dünyada 2. sırada yer aldı.

Dünyada ziyaretçilerin günlük ortalama harcama miktarı hesaplandığında Dubai, 537 dolar ile en yakın rakibi Paris’e (301 dolar) fark atarken, İstanbul ve Antalya ilk 20 şehir arasında en az harcama yapılan şehirler oldu. Raporda ziyaretçilerin günlük ortalama harcama miktarlarının İstanbul’da 108 dolar, Antalya’da ise 45 dolar olduğu belirtilirken, bu durumun aynı zamanda ziyaretçilere maliyet avantajı sağladığı ifade ediliyor.

Avrupa’da ziyaretçilerin toplam harcama miktarı hesaplandığında ise İstanbul 6,5 milyar dolar ile 5. sırada, Antalya 5,9 milyar dolar ile 7. sırada yer alıyor. Listenin başındaki Londra için ise bu toplam harcama rakamı 17 milyar dolar.

2018 raporunda dünya sıralamasında 20 milyon ziyaretçi ile Bangkok ilk sıradaki yerini korurken, ilk 10 şehir sıralaması Londra, Paris, Dubai, Singapur, New York, Kuala Lumpur, Tokyo, İstanbul ve Seul şeklinde oldu. Geçtiğimiz yıl 7. sırada yer alan Seul’un ziyaretçi sayısında 1 yılda büyük bir düşüş yaşayarak 10 sıraya gerilemesi dikkat çekerken, dünya listesine 11. sıradan, Avrupa listesine ise 4. sıradan giren Antalya, Phukhet, Palma de Mallorca, Barcelona, Pattaya, Bali gibi turizm şehirlerini de geride bıraktı. Antalya ayrıca potansiyel ziyaretçi açısından da 2018 yılında en fazla artış öngörülen şehir oldu.

Büyümede rekor beklenti İstanbul ve Antalya’nın

2016 yılında turizmin olumsuz etkilenmesine rağmen, 2017 yılında yeniden toparlanma sağlandığı vurgulanıyor. Rapor ayrıca, 2018 yılı için turizmde bu toparlanmanın güçlenerek devam edeceğini yansıtıyor. Beklentilere göre 2 şehir ayrı ayrı %20’ye yakın rekor bir büyüme gösterecek. Sıralamada yer alan bir sonraki beklenti oranı ise %6 ile İspanya’nın Palma de Mallorca şehrine ait.