Avrupa, Google’a 2.7 milyar dolar ceza kesti

0

Avrupa Birliği’nin 7 yıldır süren Google soruşturması, 2.7 milyar dolarlık rekor ceza ile son buldu. Google, Avrupa Komisyonu’nun, arama motorunu kendi satış servislerinden ayırmasına yönelik kararını uygulamayarak cezaya da davetiye çıkarmış oldu.

Avrupa Birliği, Google’ın arama motorunu insanları kendi satış servislerine yönlendirmek için kullandığını ve bu nedenle hakim konumunu kötüye kullanıp küçük alışveriş şirketlerinin rekabet şansını yok ettiğini dile getiriyordu. 

Ancak Google cezayı ödemekle kurtulamayacak. Google’ın şimdi rama motorunu ve satış servislerini ayırmak ve Avrupa kanunlarına uygun hale getirmek için 90 gün vakti var. Bu arada, 60 gün içinde de bu operasyonu nasıl gerçekleştireceğine dair bir planı Avrupa Komisyonu’na teslim etmek zorunda. Google bu şartlara uymazsa, şartları uygulamadığı her gün, günlük gelirinin %5’ini ceza olarak ödemek zorunda kalacak.

Apple, yeni bir şirket satın aldı

0

Apple’ın sanal gerçeklik alanındaki eksikliğini kapatmak üzere gizli gizli ürün geliştirdiğini herkes tahmin ediyor ancak bu konuda henüz elle tutulur bir ispat ortaya çıkmış değildi. Şimdiyse aranan delil bulunmuş olabilir. Teknoloji devi, göz takip sistemleri geliştiren Alman SensoMotoric Instruments’ı (SMI) satın aldı. 

1991 yılında kurulan Alman şirketi, göz hareketlerini takip edebilen özel artırılmış gerçeklik gözlükleri üretebiliyor ve bu alanda önemli patentlere sahip bir şirket.

Apple’ın bu yeni satın almayla beraber, Microsoft’un Hololens’si gibi, kullanıcının baktığı yönü tespit edebilen gelişmiş bir VR/AR gözlüğü geliştirme planları yaptığı da anlaşılmış oldu.

Apple ise satın alma konusunda medyaya bilgi vermiyor. Apple’ın zaman zaman küçük teknoloji şirketlerini satın almasının şirketin olağan politikası olduğunu vurgulayn Apple sözcüleri, başka bir detay açıklamaktan kaçınıyorlar. Dolayısıyla yeni şirketin ayrı bir şirket olarak çalışmaya devam mı edeceği yoksa çalışanları ve patenleri ile beraber Apple’a entegre mi olacağı şimdilik bilinmiyor. Apple satın almanın fiyatı hakkında da bilgi vermiyor.

Waymo ve Avis otonom araç kiralayacak

0

Google’ın otonom araç kolu Waymo, ünlü otomobil kiralama servisi Avis Budget ile otonom araç kiralama servisi kurmak üzere anlaşma imzaladı.

Anlaşmanın detayları ise ilginç. Sanıldığının aksine, anlaşmaya göre Avis Waymo araçları kullanmayacak, aksine Waymo’nun otomobil filosunu yönetecek ve araçların ihtiyaçları ile ilgilenecek, yasal prosedürleri, bakım süreçlerini yönetecek.

Böylece Waymo’nun, dışarıdan profesyonel destek almayı gerektirecek kadar büyük bir otonom araç filosu kurmak üzere hazırlık yaptığı da bir kez daha gündeme gelmiş oldu. Waymo daha önce de 600 adet Chrysler Pacifica’yı otonom araç filosuna katarak, araç paylaşım modeliyle çalıştırmayı planladığını açıklamıştı. Avis’in bu 600 araçlık filonun bakım onarım işlemlerini yöneteceği anlaşılıyor.

John McAfee, Ethereum madenciliğine başlıyor

0

Blockchain para birimlerine karşı yükselen ilgi, ünlü programcı ve yatırımcı John McAfee’yi bu alanda adım atmaya yönlendirdi. Dijital para madenciliği yapacak olan McAfee’nin yatırım şirketi MGT Capital, bu amaçla 60 yüksek performanslı bilgisayar satın aldıklarını açıkladı.

McAfee’nin madenciliğini yapacağı para birimi ise Ethereum olacak. Son bir yıl içinde %4000 değer kazanan Ethereum şu anda madencilik açısından en performanslı para birimi olarak görülüyor. McAfee’nin güvenlik teknolojileri konusundaki deneyimi nedeniyle daha çok dijital güvenlik alanına yatırım yapan MGT Capital ise bu deneyimi ile birlikte blockchain teknolojisi üzerinde de önemli bir deneyim kazanacak. 

Dijital para birimlerinin değerindeki yüksek dalgalanma ise yatırımcıların bu alana yönelmesine neden oluyor. Birkaç ay içinde 1500 dolardan 3000 dolara kadar değerlenen Bitcoin tüm dünyanın dikkatini çekerken, dev bankaların ve finans kurumlarını Bitcoin’in değerlenmesinin bir balon olduğunu açıklamasının ardından Bitcoin’in değeri 2000 doların altına kadar indi. Ardından tekrar 2900 dolar seviyelerini gördü. 

Ethereum ise bir ay içinde 20-30 dolar seviyesinden 400 dolar seviyesine kadar çıktı, ardından 250 dolara inip tekrar 400 dolar seviyesine yaklaştı.

Öte yandan, bazı büyük bankalar da artık kripto para teknolojisiyle para transferi yapmaya başlayacağını duyurdu. Özellikle finans kurumlarının ve bankaların düşük maliyetli para transferi yapabilmesi için oluşturulan Ripper, aralarında Akbank’ın da yer aldığı bazı dev bankaların Ripper’ı kullanmaya başladığının altını çizmişti. Dijital bir para birimi olan ve serbestçe alınıp satılan Ripper’ı kullanan bankalar, bu sistemin gelişmesiyle para transferi maliyetlerini yılda yarım milyar dolara kadar düşürebilecekler.

Samsung Akademi yeni mezunlarını verdi

Samsung Electronics’in “Dünyaya ilham ver, geleceği tasarla” vizyonu doğrultusunda, gençlerin eğitimine destek olma amacıyla hayata geçirdiği uygulamalı eğitim programı “Samsung Akademi”, mesleki ve teknik anadolu lisesi öğrencilerini geleceğe hazırlamayı sürdürüyor.

2012 yılında hayata geçen Samsung Akademi, bu yıl İstanbul’da 161, Ankara’da 167 ve İzmir’de 139 olmak üzere toplam 457 mezuna ulaştı. Samsung tarafından kurulan 12 laboratuvarda Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri bilişim, mobil cihazlar, görüntü ve ses sistemleri ile beyaz eşya alanındaki en son teknolojileri deneyimleme ve öğrenme imkanı yakaladılar.

Kalifiye eleman ihtiyacı var

Samsung Electronics Türkiye Kamu Sektörü ve Dış İlişkiler Direktörü Dr. R. Erdem Erkul,  “Türkiye’de hızlı bir büyüme içinde olan bilişim ve tüketici elektroniği alanında sektörün ihtiyaç duyduğu kalifiye elemanların yetiştirilmesine katkı sunabilmek amacıyla başlattığımız Samsung Akademi’ye her yıl daha fazla sayıda öğrencinin ilgi gösterdiğini görmek bizi mutlu ediyor” dedi. 

Eğitimleri başarıyla tamamlayan öğrencilere Milli Eğitim Bakanlığı ve Samsung onaylı eğitim sertifikaları verilirken başarı derecesiyle mezun olan öğrencilere Samsung tablet hediye ediliyor. Bunların yanı sıra Samsung, program akabinde üstün başarı gösteren öğrenciler için staj imkanları yaratılmasına da destek oluyor.

“Geleceğin dili olan kodlama konusunda çok şey öğrendik”

Beyaz Eşya Laboratuvarı Öğrencisi olan Erkan İslamcan Aşık, Samsung Akademi’deki deneyimini şöyle anlattı: “Beyaz eşya işi baba mesleğimiz.  Akademi eğitimleri sonrasında kendime güvenim arttı.”

Bilişim Laboratuvarı öğrencisi olan İbrahim Varola ise Samsung Akademi’de geleceğin dili olan kodlama konusunda çok şey öğrendiklerini kaydederek “Cep telefonu uygulaması yazabilecek düzeye geldik. Not hesaplaması yapan veya telefonu sallayınca ekran rengini değiştirebilen uygulamalar gibi farklı denemelerimiz oldu” dedi.

Ses ve Görüntü Laboratuvarı’nda 160 saatlik eğitimden sonra Samsung Merkez Servisi’nde stajyer olarak çalışmaya başlayan Onur Gülkırmaz ise “Bu imkanı bulduğum için çok mutluyum.” diyerek duygu ve düşüncelerini paylaştı.

E-ticarette teslimat modelleri de değişiyor

E-ticaretle birlikte toplumun alışveriş algısı da değişti. Müşteriler artık mağazada ödeme kuyruğunda beklemek istemiyor. E-ticaret sistemleri toplum tarafından kabul edilirken, bazı problemleri de beraberinde getiriyor. Bu problemlerin başında kargo ücretleri geliyor.

Markaların dijitalleşme süreçlerinde teknolojik ve inovatif çözümler sunan Positive’in Kurucu Ortağı Caner Istı, son kullanıcı tarafında en önemli beklentinin lojistiğe ilişkin olduğuna dikkat çekerek, rapor ve araştırmalara göre, tüketicilerin satın alma tercihlerini etkileyen başlıca faktörlerin kargo ile ilgili olduğunu söyledi.

TÜSİAD’ın ‘Dijitalleşen dünyada ekonominin itici gücü: E-ticaret’ raporuna göre, online alışveriş yapan tüketicilerin kendilerine sunulan en cazip değer teklifinin ücretsiz teslimat olduğunu söyleyen Istı şunları söyledi: “ 2016’nın son çeyreğini kapsayan verilere göre, Amazon müşterileri, kendilerini satın almaya teşvik eden faktörlerde ilk sırada yüzde 63’le ücretsiz teslimatın geldiğini söylüyor. Sonraki gün teslimat seçeneği de kargo ile ilgili öncelikli faktörlerden bir diğeri olarak dikkat çekiyor” dedi.

İnternette hafta sonu yok

Caner Istı, sözlerini şöyle sürdürdü: “ Online siparişlerin markanın fiziksel mağazasından teslim alınmasını sağlayan Click & Collect yöntemini tercih eden tüketicilerin önemli bir kısmı, ürünü alırken mağaza içinde de ayrıca harcama yapıyor.”

Istı’nın verdiği bilgilere göre, kullanıcıların ürünlerini hafta sonu da dahil istedikleri zaman istedikleri mağazadan, kasada sıra beklemek zorunda kalmadan teslim alabilmeleri, mağazada anında iade edebilmeleri gibi olanaklar kesintisiz müşteri deneyimini de artırıyor. Elde edilen veriler sayesinde, markalar mağazalarında hangi ürünlerden, ne sıklıkta stok bulundurulacağına da karar verebiliyorlar.

 

Pandora’nın CEO’su da istifa ediyor

0

2017 yazı teknoloji CEO’larına hiç iyi gelmedi. Uberi’in kurucusu ve CEO’su Travis Kalanick’in şirketteki görevlerinden istifa etmeye zorlanmasının ardından şimdi de ünlü müzik servisi Pandora’nın kurucusu ve CEO’su görevinden ayrılmaya hazırlanıyor.

Spotify’ın en önemli rakiplerinden olan Pandora, Haziran ayı başında Sirius XM’den 480 milyon dolar yatırım almıştı. Bunun karşılığında Pandora’nın %19’una ve yönetim kurulunda 3 koltuğa sahip olan Sirius XM şimdi CEO’yu kendisi belirlemek istediği için Tim Westergren’in istifa etmeye hazırlandığı anlaşılıyor.

2016’da 1.9 milyar dolar ciro yapan Pandora ne var ki 343 milyon dolar zarar ederek büyük hayal kırıklığı yaşatmıştı. 76.7 milyon kullanıcıya sahip olan Pandora Spotify ve Apple Music’e karşı en büyük rakip müzik servisi olarak görülüyor.

Ancak şirket’in Mart ayındaki son raporlarına göre, geçen yılın Mart ayına oranla 2.7 miliyon kullanıcı kaybı yaşadığı görülüyor. Yaşanan bu kan kaybı, Sirius XM’in yönetimi ele almasının asıl nedeni olarak ortaya çıkıyor. Bakalım, güçlü mali yapısı ve medya alanındaki deneyimi ile Sirius XM Pandora’yı Spotify ve Apple Müsic karşısında ayakta tutmayı başarabilecek mi?

Instagram’a gizli paylaşım özelliği geliyor

0

Instagram, kullanıcılarının sadece belli bir gruba yönelik paylaşım yapabilmesini sağlayacak yeni özelliğini test etmeye başladı.

Instagram kullanıcıları şimdiye dek sadece ya herkese açık ya da profilini gizliye alarak sadece arkadaş listesine aldığı kişilerin görebileceği şekilde yayın yapabiliyordu. Fotoğraf ve video paylaşım servisi yeni özelliği ile kullanıcıların profilini kapamasına gerek kalmadan sadece belli kitleler tarafından görülebilecek yayınlar yapmasını mümkün kılacak.

Kullanıcılar arkadaş listesi içinden belli kişileri özel gruplara alarak bu grupların görebileceği şekilde paylaşım yapabilecek. Böylece profili tamamen dışarı kapamak yerine, Facebook’ta olduğu gibi, farklı arkadaş listelerine, farklı paylaşımların gösterilebileceği bir kişiselleştirme mümkün olacak.

Intagram’ın yeni özelliğinin ne zaman devreye gireceği şimdilik belli değil. 

Softbank ABD’ye 50 milyar dolar yatıracak

0

Japonya’nın dev yatırım fonu Softbank, önümüzdeki birkaç sene içinde özellikle yapay zeka alanında yeni satın almalar planladıklarını ve bunun için 50 milyar dolar ayırdıklarını vurguladı. 

Fonun yöneticilerinden ve kurucularından olan Ron Fisher’in açıklamalarına göre Softbank ABD’de 50 bin yeni iş pozisyonu yaratacak şekilde, ülkenin her yerindeki şirketlere yatırım yapacak. Bu noktada Silikon Vadisi ile sınırlı olmadıklarının da altını çizen Fisher, Silikon Vadisi çevresinde yaşayan mühendislerin ve profesyonellerin, bu insanları işe almak isteyen şirketler için önemli olduğunu, büyük bir şirketin 2-3 bin kişiyi işe alırken Silikon Vadisi’nde yaşayan çok sayıda uzman sayesinde ayakta kalabildiğini ancak küçük startup’ların ülkenin her yerinde ayakta kalabildiğini hatırlattı.

Dolayısıyla, bölge hedefi gözetmeksizin yatırım yapmayı hedeflediklerini, bunun da ABD ekonomisi için önemli bir fırsat olduğunu vurgulayan Fischer kendisinin de kısa süre satın aldıkları GSM operaötrü Sprint’in Kansas’ta bulunan merkezine sık sık gittiğini hatırlattı.

Softbank’ın elindeki nakit yatırım gücü 100 milyar doları geçiyor ve şirket 2016’da mobil cihaz işlemcilerinin teknolojisini geliştiren dev İngiliz şirketi ARM’ı 31 milyar dolara satın almasıyla gündeme gelmişti. Türkiye’de 3 yıldızlı bir sahil otelinde tatil yapan Softbank CEO’sunun 31 milyar dolarlık bu dev satın almaya dair son imzaları, otelin restoranında atması da medyanın gündemine taşınmıştı.

Waymo, Tesla mühendisini işe aldı

0

Tesla’nın donanım departmanının başındaki mühendis Satish Jeyachandran, Waymo’da otonom sürüş bölümünün başına geçti.

Google’ın kendi otomobilini üretmek üzere hazırlık yaptığı söylentilerini yükselten bu gelişmeyle Waymo artık sadece otonom sürüş teknolojisi geliştiren bir yazılım şirketi değil, kendi otomobilini ve donanımlarını da geliştiren bir araç üreticisine dönüşebilir.

38 yaşındaki Satish Jeyachandran yaklaşık 7 yıldır Tesla da çalışıyordu ve Tesla’nın bel kemiklerinden biri olarak kabul ediliyordu. Satish Jeyachandran’ın Tesla’nın otonom sürüş teknolojisini geliştirmesine büyük katkısı olduğunun altı da çiziliyor.

Böylece otonom sürüş teknolojisi alanında süren “yetenek kapma” yarışında yeni bir örnek yaşanmış oldu. Daha önce de Waymo’nun ve Tesla’nın bazı üst düzey mühendisleri işlerinden istifa edip kendi şirketlerini kurmuştu. Bu şirketlerden biri olan Argo AI’ya ise Ford büyük yatırım yaparak, teorik olarak Waymo’dan ayrılan mühendisleri kendi bünyesine almıştı.

Snapchat haritaları tacizcilerin işine mi yarayacak?

0

 Snapchat kısa süre önce, Harita özelliğini yayına açarak, tüm kullanıcılarının harita üzerinde aranabilecek şekilde, lokasyonlarını halka açık şekilde paylaşmaya başladı. Bu özellik ilk aşamada gençlerin çok hoşuna gitse de, Snap’in dikkatsizce uyguladığı bu yeni özellik, güvenlik endişelerini de beraberinde getirdi.

Snapchat’in harita özelliği sayesinde, bir snapchat kullanıcısının yaşadığı veya o anda bulunduğu adresi tespit etmek kolaylaşıyor. Bu da tacizcilerin veya saldırganların hatta ev soymak isteyen hırsızların işini son derece kolaylaştırıyor.

Öte yandan, Snap bu özelliğin opsiyonel olduğunu ve sadece isteyen kullanıcıların özelliği açtığını savunarak, sorumluluğun kullanıcılara ait olduğunun altını çiziyor. Ancak bu açıklama, çocuklarının online tacizciler tarafından gerçek dünyada da kolayca bulunmasından endişe eden aileleri rahatlatmıyor. ABD ve İngiltere’de bazı yerel yönetimler şimdiden aileleri uyararak, Snapchat’in bu özelliğini kapatmalarını tavsiye etmeye başladılar.

Girişimler destek almaya devam ediyor

0

Yatırımcılar, iş geliştirme uzmanları, girişimler ve girişimcilik ekosisteminin birçok paydaşını bilgi ve veri odaklı bir platformda buluşturarak Türkiye’de bir ilke imza atan Startups.watch, 40’a yakın ülkeye Türkiye’deki girişimleri tanıtıyor.

Kurum içi ve kurum dışı girişimlere verdiği geniş kapsamlı destekle “startup dostu şirket” akımını başlatan Bankalararası Kart Merkezi’nin (BKM) desteklediği Türkiye’nin ilk dijital girişim ve yatırım analiz platformu Startups.watch ikinci yaşına girdi.

Yatırımcıların, iş geliştirme uzmanlarının ve girişimcilerin, girişim ekosistemindeki paydaşlarla ilgili son altı yılda oluşturdukları tüm analizleri tek çatı altında toplayan platform, üyelerine teknoloji tabanlı girişimleri takip etmenin yanı sıra web trafiği, mobil uygulama indirme oranları ve sosyal medya performansları gibi bilgilere 7/24 web ve mobil ortamdan erişme imkânını sunuyor. 

Platform geride kalan iki yılda 15 ülkeden bine yakın profesyonele farklı kategorilerde hazırlanmış detaylı raporlarını ulaştırdı. Türk girişimlerinin dünyaya tanıtılmasında da önemli rol oynayan Startups.watch, Şikago’dan Dubai’ye kadar birçok ülkedeki müşterilerinin yanı sıra Wall Street Journal, Bloomberg, Wamda ve Hybe’ın da aralarında bulunduğu pek çok yerli ve küresel yayın organına 6.000’e yakın Türk girişimiyle ilgili detaylı bilgi sundu.

Girişimci-yatırımcı buluşması

Startups.watch kurucusu Serkan Ünsal konuyla ilgili şunları söyledi: “Girişimcilik ve yatırımcılık ekosistemlerinin merkezinde yer alan bilgi ve veri kavramını ekosistemdeki tüm paydaşların yararlanabileceği bir platformda kullanılabilir hale getirerek bu alandaki büyük bir ihtiyacı karşılamış olduk.

Henüz iki yaşında genç bir girişim olarak, hedefimiz uzun vadede dijital yatırımcılığın bilgi havuzu olma misyonumuzu daha da ilerletmek ve Türk girişimlerini uluslararası yatırımcılarla buluşturmak. Türkiye’deki girişimleri destekleme kararlılığıyla birlikte bu yolculukta bizimle olan BKM’ye de çok teşekkür ediyorum.”

BKM’nin, Startups.watch’a desteğine ilişkin, “Startup dostu şirket” olma misyonunu hatırlatan BKM Genel Müdürü Dr. Soner Canko : “Destek verdiğimiz bir girişimin ikinci yılına girmesi ve girişimcilik ekosisteminin çok önemli bir ihtiyacını büyük bir özveriyle karşılaması bizi çok mutlu ediyor. BKM olarak Startups.watch platformundan son iki yılda çok faydalandık.

Startups.watch, girişimciliğin en popüler alanlarından Fintech’e ilişkin birçok bilgi ve veri içeren aylık raporlarını 39 ülkeden 500 profesyonele ulaştırıyor ve Fintech ekosisteminin tanıtımına katkı sağlıyor. BKM olarak Startups.watch’ın yanı sıra girişimcilik ekosistemine verdiğimiz destekleri sürdüreceğiz.”

Dijitalleşen dünyada başarının temeli: Sanal depolama

Çok uzun süredir, birçok kişi depolamayı rekabette avantaj sağlayacak bir etken olmaktan çok ticari bir gereklilik olarak gördü. Ancak son yıllarda bu bakış açısının değiştiğini görüyoruz.

Depolamaya, doğru yatırım yapmayı veya veri merkezlerini doğru şekilde modernize etmeyi başaramayanlar, uzun vadede kaybetme riski ile karşı karşıya kalırken rakipleri BT’de her geçen gün artan zorlukların üstesinden gelmelerini sağlayacak şekilde kendilerini donattı.

Bu durum, IDC’nin yaptığı araştırmada birleşik veya entegre sistem pazarı içerisinde en hızlı büyüyen segmentin neden hiper-bütünleşik altyapılar (HCI) olduğunu açıklıyor. Veri merkezi altyapılarında ortaya çıkan bu yeni yaklaşım, daralan veya durağan bütçeler ve BT ekiplerinin üzerine binen aşırı iş yükü nedeniyle daha da güçleniyor. İşte tam bu noktada, sanal depolama devreye giriyor.

Sanal depolama, modern rekabetçi avantajların elde edilebilecek temel etkenlerin başında geldiğini kanıtlıyor. Bu depolama, “sürekli” çalışabilir olması, güvenliği arttırması ve yatırım getirisiyle (ROI) geleceğin dinamik ticari faaliyetleri için kurumları hazırlıyor. Bu depolama olmadan kurumlar rekabette geride kalacak.       

İş sürekliliğini sağlamak

Bazı kurumlar iş sürekliliğini basit sanma yanılgısına düşüyor. Oysaki iş sürekliliği, işletmenin dijital dönüşümü sürecinde, kolayca bir soruna dönüşebilir. Kurumlar birden çok veri merkezi kurarken iki lokasyon arasında bir bağlantı kopması yaşayabilir.

Bu da işlerin devam etmesi için bir yedeğin gerekli olması anlamına gelir. Sanal depolama çözümlerinin sunduğu genişletilmiş kümeler, çoklu veri merkezlerinde bu sorunun yaşanmasının önüne geçmeye yardımcı olur. Eğer bir veri merkezinde kesinti yaşanırsa diğer veri merkezi müdahale olmaksızın çalışmaya devam eder. Bunun da nedeni veri merkezinin çalışırken aynı anda yedekleme yapmaya devam ediyor olmasıdır.

Örneğin Danimarka’nın market zinciri Coop, doğrudan bu kolaylıktan faydalanıyor. Tüm sunucularını tek bir fiziksel sunucu platformuna taşıyan Coop, kısa bir süre sonra bir sorunla karşılaştı. Her hafta Perşembe günü saat 12.00’da tüm sistemleri iki dakika boyunca tamamen kapanıyordu.

Şirketin bunun nedeninin antivirüsten kaynaklandığı bulması ise birkaç haftayı buldu. Tam bu saatte antivirüs, virüs tanımlama dosyasını bin 300 sunucuya aynı anda indirerek altyapının tamamen kapanmasına neden oluyordu. Bu süre boyunca alışveriş işlemleri yapılamadığından market zincirinde işler duruyordu. Bu nedenle Coop, bazı sistemlerini ayrı depolama platformlarına taşımıştı ki bu ise pahalı bir çözümdü.

Coop, sanal depolama platformumuz vSAN’i kullanmaya başladıktan sonra iş sürekliliğini de garanti altına almış oldu. Sanallaştırılmış depolamanın üstün performansı sayesinde antivirüs tanımlama dosyasını indirmeye devam etse de sistem performansı bu durumdan etkilenmiyordu. Ayrıca market zincirinin, depolama ihtiyaçları için tek çözüm olarak vSAN’i kullanması da uygun maliyet anlamına geliyordu.  

Bugün Coop mağazalarının tüm işlerine güç veren depolama bu nedenle yazılım-tanımlı depolama. Mağazalardaki raflardan depolardaki ürünlerin dağıtımına ve merkezdeki işlemlere kadar tüm alanlarda artık bu depolama kullanılıyor.

Sanal güvenlik bölgeleri ile gelişmiş koruma

Yazılım tanımlı depolama ayrıca günümüzdeki kurumlar tarafından BT için önemli bir konuda da kullanılıyor. Bu konu, her geçen gün artış gösteren sofistike siber saldırıların bir adım önünde olma zorunluluğu. vSAN, verileri durağan olduğu zamanda da şifreleyebilen araçlar barındırıyor. Bunun haricinde, sanal depolama platformları ağa sorunsuz bir şekilde bağlanıyor ki bu da verilerin güvenliğini ve verimliliğini ciddi seviyede arttırıyor.

Maliyet tasarrufundan tam istifade

Sanal depolamanın bir diğer faydası ise yatırımların geri dönüşü ve maliyetlerde tasarruf. Örneğin New College Durham Üniversitesi bu avantajdan faydalanan bir kurum. İngiliz hükümetinin maliyetleri düşürme kararı ardından bu üniversite, mevcut depolama alan ağına (SAN) alternatif aradı ve nihayetinde yazılım tanımlı bir alternatife geçti. Bu geçiş sonrasında üniversite, fiziksel depolama alan ağlarını yenilemeden 100 ila 120 bin sterlin arasında maliyet tasarrufu elde etti.    

Platformun kurulmasıyla ayrıca servis seviyesini modifiye etme ve iş yüklerinin konfigürasyonunu hızlandırma gibi operasyon maliyetlerinde de önemli tasarruf sağlandı. İnsan kaynağına yapılan harcamaların önüne geçen sanal depolama çözümü, uygun maliyetli sanal katman kullanarak, insan müdahalesi olmaksızın, veri merkezi içerisindeki bileşenlerin tek tek yönetilmesini mümkün kılıyor.

Depolama artık bir işletmenin eski verilerini saklamak ile sınırlı sıradan bir şey değil. Bütçe kısıtlamaları, güvenlik ve iş sürekliliğinin sağlanması gibi sorunlarla karşı karşıya kalan BT departmanları, bu sorunların üstesinden gelmek için sanal depolamadaki yeni geliştirmelerden faydalanabilir.

Artık, depolamayı “veriyi saklamaya yarayan bir teknoloji” olarak görmekten vazgeçip “bir şirketin rekabette öne geçmesini sağlayacak yazılım tanımlı bir temel” olarak görme zamanı.

Bu yaklaşımı benimsemeyen şirketler daha hızlı, daha çevik ve daha güvenli rakipleri karşısında kaybetme riski ile karşı karşıya kalacaktır. Artık veride de modernizasyon yaşanıyor. Bu değişimin gerisinde kalacak işletmeler her zaman rakiplerine yetişmeye çalışmak zorunda kalacaktır.

Zaman değiştikçe şirketlerin de tasarruf yaptıkları alanlarda değişmeler gözlemleniyor. VMware Türkiye Ülke Müdürü Murat Mediçeler tarafından kaleme alınan yazıyla sunucu masraflarının da sanallaşma yoluna gidilerek azaltılmaya çalıştıldığını görüyoruz.

 

Amazon her şehre drone kubbesi kuracak

0

Dev online alışveriş servisi Amazon, kargoları müşterilere dronelar ile ulaştırmak konusunda son derece kararlı. Bu amaçla Amazon Prime Air servisini bir süredir işleten ve satın alınan malı gün içinde müşteriye teslim eden Amazon, yakın tarihte, tüm siparişleri kargo ile yarım saat içinde müşterinin kapısına bırakmak istiyor.

Bu amaçla bütün şehirlere kubbe şeklinde dev depolar kurmayı planlayan Amazon’un yaptığı patent başvurusu, şirketin planlarını ve yakın geleceğimizin drone’lar ile nasıl değişeceğini ortaya koydu.

Buna göre, Amazon her şehre inşa edeceği kubbe şeklindeki dev depolardan malları drone’lar ile alacak. Drone’lar binaya dik kubbenin üzerindeki onlarca pencereden girecek ve çıkacak. Deponun zemin katına ise mal teslimatı için tırlar yanaşacak. Amazon bu plan sayesinde, yüzlerce drone’u aynı anda çalıştırıp, müşterilerinin siparişine olabildiğince hızlı cevap verebilecek.

Bu plan aynı zamanda, perakendecilik sektörünün de ölüm fermanı olabilir zira artık internetten satın aldığı ürünü yarım saat sonra kapısına gelecek olan tüketicinin, markete/pazara/avm’lere gitmek için fazla bir sebebi kalmayacak. Amazon’un, taze gıdadan, elektroniğe kadar neredeyse her tür ürünü sattığını da düşünürsek, yakında ABD ve Avrupa’da Amazon’un dünya tarihinde görülmemiş kadar dev bir tekele dönüştüğünü görebiliriz.

Tesla Çin’de otomobil fabrikası mı kuruyor?

0

Çin’deki ucuz iş gücü ve dev pazar, Tesla’yı da Çin’de fabrika kurmaya ikna etmiş olabilir. Bir süredir Çin’e daha fazla otomobil satmak için Çin hükumeti ile pazarlık yapan Tesla, Çin’de otomobil fabrikası kurmak üzerine hükumetle anlaştığını açıkladı.

Buna göre, Tesla Çin’de otomobil fabrikası kurmasıyla beraber Çin’deki otomobil satışlarında ödediği vergide %25 indirim alacak. Bu da otomobil fiyatlarında önemli bir indirim yaparak Çin’de rakiplerine oranla daha uygun fiyatlı otomobiller satabilmesi anlamına geliyor.

“Made in China” Tesla otomobil

Öte yandan Çin’deki fabrikayla, Tesla ucuz Çin işgücü ile tanışacak . Bu da otomobillerin maliyetlerinde ayrıca bir kesinti anlamına geliyor. Tesla’nın burada ürettiği düşük maliyetleri otomobilleri yurt dışına pazarlayarak daha fazla kazanç sağlaması, Apple gibi, kısa süre sonra tüm üretimini Çin’e kaydırmak istemesine neden olabilir.

Yılda toplam 80-90 bin otomobil üreten Tesla, üretim kapasitesi bakımından rakiplerinin son derece gerisinde bulunuyor. Ancak toplam şirket değeri açısından Ford’dan daha değerli olan Tesla’nın üretim kapasitesi handikabını Çin’de fabrikayla yenmesi bekleniyor. Şirketin ABD’de kurduğu dev Gigafactory’de üretilecek piller de, Çin’deki yüksek üretim kapasitesini mümkün kılmak için kilit rol oynayacak zira şu anda dünyadaki düşük pil üretim kapasitesi daha fazla elektrikli otomobil üretilmesinin önündeki en büyük engel. Tesla, ABD’deki ilk Gigafactory’nin ardından pil üretmek için Avrupa ve Asya’da da 5 yeni Gigafactory daha kuracak.

Uber çalışanları Kalanick’i geri mi istiyor?

0

Uber hissedarları şirketin kurucusu ve CEO’su Travis Kalanick’i işten kovmuş olabilir ama Uber çalışanları aynı fikirde değiller. Şirket içindeki cinsel taciz iddialarına gereken önemi vermemekle suçlandığı için işten atılan CEO, çalışanlar arasında büyük desteğe sahip.

Kalanick’in “zounlu” istifa açıklamasının ardından Kalanick’e destek vermek için başlatılan imza kampanyasına 1000’den fazla çalışan imza attı. Ayrıca eski başkanlarına şirkette yarattığı huzurlu ortam için de bir teşekkür mesajı yayınladılar.

Kalanick görevine geri dönebilir mi?

İmza kampanyasının asıl amacı Kalanick’i görevine geri döndürmek değil. Çalışanlar bile bunun mümkün olmadığını fark etmiş durumdalar. Ancak Kalanick’e fazla yüklenildiğini ve Trump’a verdiği destek nedeniyle günah keçisi ilan edildiğini düşünüyorlar. Çalışanlara göre Kalanick şirket içinde barış ve huzur sağlayan başarılı bir CEO ve hissedarların baskısı ile istifa etmek zorunda bırakılması haksızlık. Ancak yine de hissedarlar ticari çıkarlarını düşünmek zorundalar ve medyanın sevmediği, Trump karşıtlarının nefret ettiği Kalanick şirketin başında kaldıkça Uber uygulamasını telefonundan silenlerin sayısı hızla arttığı için, şirket yönetimi Kalanick’i görevden uzaklaştırma kararından geri adım atmayacak.

Travis Kalanick ise şimdiden yeni CEO arayışlarına başladı. Şirketten sızan bilgilere göre Kalanick’in önünde 7 isimden oluşan bir aday listesi var. Bakalım, piyasa değeri 100 milyar dolara yaklaşan bu dev şirketin yeni CEO’su kim olacak?

Trump, startup vizelerini kaldırıyor mu?

0

Obama döneminde ABD’de bir şirket kuran ve 250 bin dolar yatırım yapan kişilere verilen oturma hakkı, Trump tarafından kaldırılabilir.

Gözünü ABD’ye yerleşen yabancılara çeviren ve ülkedeki tüm yabancıları dışarı çıkarmak için her türlü fırsatı kullanan Trump, ABD’ye yerleşen yabancı iş adamlarını da ülke dışına çıkarmak ve yenilerinin gelmesini engellemek için şimdi startup vizelerini kaldırmak için çalışıyor.

Şu anda vizesi onaylanmayanlar için sekiz aylık bir bekleme/erteleme süresi getiren Trump yönetimi vizeye sahip olanları da ülke dışına çıkarmak için istekli olduğunu inkar etmiyor. Bu konuda bir rapor hazırlayan  Department of Homeland Security (DHS) atılacak yeni adımlar hakkında şimdilik spekülasyon yapmak istemediğini belirterek konuyu medya önünde tartışmak istemediğini belirtti. 

ABD’de 1 milyar doların üzerinde değere sahip startup’ların yarısından fazlasının yabancı ülke vatandaşları tarafından kurulduğu ve bu kişilerin startup vizesi ile ülkede oturum hakkı elde ettiği biliniyor. Öyle ki, bugün dünyayı domine eden Google’ın kurucuları bile aslında ABD’ye göçmen olarak gelen kişiler.

2013 yılında devreye giren ancak senatoda yeterli destek almadığı için tam anlamıyla uygulamaya konulamayan startup vizeleri, ABD başkanı Obama’nın imzasıyla yürürlükte duruyordu. Böylece ülkede 250 bin dolar ve üzerinde yatırım yapan iş adamları, 30 aylık oturum hakkı elde ediyordu. Bu izin daha sonra 30 ay için yenilenebiliyordu. DHS, ülkede bulunan 3000 yatırımcının bu yasada gerekli şartlar için artık uygun olmadığını düşünüyor. Dolayısıyla, Trump yönetimi kısa süre sonra 3000 yatırımcıyı ülke dışına çıkarabilir.

Microsoft’tan kurumsal video yayın servisi: Microsoft Stream

0

Microsoft, kurumsal müşterilerine hitap eden yeni bir video yayın servisi duyurdu. Microsoft Stream ismini taşıyan servis, YouTube’un iş dünyasına odaklanmış hali gibi düşünülebilir.

İş dünyasında dikkat çekecek videoların yayınlandığı ve paylaşıldığı mecrada, çalışan kesim ihtiyaç duyduğu eğitim videolarını, deneyim paylaşımlarını aratabilecek ve başka profesyonellerin anlatımı sayesinde kendini geliştirebilecek.

Vidolara etiketler eklenebilecek, yüz taraması ile arama yapılabilecek, yapay zeka kontrolündeki sistem, kullanıcılara ihtiyaç duyabilecekleri diğer içerikleri de önerecek.

Microsoft Stream, ayrıca Microsoft’un diğer hizmetleri Office 365 Groups, Microsoft Teams, Yammer, OneNote ve SharePoint ile entegre olarak çalışacak.

Microsoft’un yeni hizmeti aslında bir yıl kadar önce duyuruldu ancak bu sürede resmen yayına girmeden, test kullanıcıları üzerinden içerik biriktirmeye odaklandı. Bugüne kadar 100 bin video biriktiren servis artık resmen herkesin kullanımına açılmış durumda.

Honda fabrikasını WannaCry virüsü vurdu

0

Japon otomotiv devi Honda, WannaCry virüsünün bulaştığı fabrikasında üretimi durdurmak zorunda kaldı.

Tokyo’nun kuzeyinde yer alan Sayama fabrikasında üretimi durduran firma, networkündeki WannaCry virüsü temizlenene kadar üretimine bir gün ara vermek zorunda kaldı. Günde 1000 otomobilin çıktığı fabrikada Accord sedan, Odyssey Minivan ve Step Wagon modelleri üretiliyordu.

Honda, WannaCry virüsünün Japonya, Kuzey Amerika, Avrupa ve Çin ofislerine sızdığını pazar günü tespit etmişti. Diğer fabrikalarında sorun yaşanmazken Sayama fabrikasında üretim Pazartesi günü durdu. Firma virüsün temizlenmesinin ardından Salı günü yeniden üretime başladı.

Japonya’da daha önce Nissan da WannaCry virüsünden etkilenmiş ve şirket dijital temizlik yapmak zorunda kalmıştı.