117 milyon Linkedin hesabı tehlikede

0
Popüler kariyer sosyal ağı Linkedin’de 117 milyon hesabın şifrelerinin çalındığı ortaya çıktı. Hacker’ların Darknet’te 117 milyon hesap bilgisini satışa çıkarmasıyla anlaşılan olayda, satışı yapan hacker’ın 2012’de siteyi hackleyen aynı hacker olması dikkat çekti. Böylece 2012 yılında duyurulan hack olayında elde edilen bilgilerin, düşünülenden daha fazla olduğu da ortaya çıkmış oldu. Sosyal ağın yöneticileri de 2012 yılındaki hacker saldırısını hafife almış olduklarını itiraf etmek zorunda kaldı. Kariyer sosyal ağı, şifreleri çalınan kullanıcılara ulaşarak şifrelerini değiştirmeleri gerektiğine dair uyarmaya çalışırken bir yandan da tüm kullanıcıları için de şifrenizi değiştirin uyarısı yaptı. 2012 yılında gerçekleşen saldırıda hacker’lar 6,5 milyon Linkedin kullanıcının şifresini ele geçirmişti. Linkedin’in kullanıcı hesap şifrelerini şifrelemeden veri tabanına kayıt ettiği ve bu sayede hacker’ların hesap şifrelerini kolayca okuyabildikleri anlaşılmıştı. Yeni satış dalgasında, Peace isimli aynı hacker’ın 117 milyon kullanıcı hesabı için 5 bitcoin (2200 dolar) istediği dikkat çekti. 2012 yılındaki hack olayı sonrasında bazı kullanıcılar gizli bilgilerinin açığa çıkmasına neden olduğu için Linkedin’e 5 milyon dolarlık dava açmıştı. Bu saldırıda şifrelerle birlikte email adreslerinin ve başka kişisel verilerin açığa çıkması nedeniyle yine benzer davaların açılacağı düşünülüyor. Bu arada, çalıntı verilerin satışını yapan hacker arama motoru LeakedSource, kullanıcıların başvurması halinde kendilerine ait verilerin arama sonuçlarından çıkarılacağını da açıkladı. Ancak bu işlem elbette hayır amaçlı yapılmayacak, kullanıcılardan verilerinin silinmesi için belli bir “fidye” ücreti istenecek.

Facebook canlı yayın haritası yayınladı

0
Sosyal medya devi Facebook, kullanıcılarının yaptıkları canlı yayınları daha geniş kitlelere ulaştırmak için önemli bir aracı yayına aldı. Bir dünya haritası üzerinde tüm canlı yayınları işaretleyen Facebook, böylece kullanıcıların istedikleri canlı yayınlara kolayca ulaşabilmesinin önünü açmış oldu. Kullanıcılar interaktif haritadan istedikleri canlı yayını seçip seyredebilecekleri gibi haritanın kenarındaki çok seyredilen klipler listesini de görebilecekler. Haritaya ulaşmak isteyen kullanıcıların, zaman çizgisi sayfasının solundaki menüden “Live Video” uygulamasını açmaları yeterli olacak. Harita videonun dünyanın neresinden yayınlandığını gösterdiği gibi videoya tıklandığında, dünyanın nerelerinden izlendiğini de gösterme yeteneğine sahip. Bu yeni interaktif video haritası, sosyal medya servisi üzerinde canlı video yayınlarının gelişmesine ve daha fazla izleyicinin canlı yayınları izlemesine katkıda bulunacak. Kısa süre sonra Facebook üzerinde de YouTube üzerinde olduğu gibi sadece video yayınlayarak geçimini sağlayan profesyonel video blogger’ların gelişmesi bekleniyor. Zuckerberg’in sosyal medya devi kısa süre önce hergün yayınlanan video sayısında YouTube’u geçmişti. Ancak Facebook hesaplarında yayınlanan videolar herkese açık olmadığı için etkisi bu videoların etkisi YouTube videoları gibi olmuyor. Canlı yayınlar ise Facebook’un odaklandığı yeni bir video formatı. Canlı yayınlar sayesinde kullanıcılar toplumsal olayların içinden veya önemli toplantılardan, ya da tamamen kişisel alanlarından yayın yapma imkanına kavuşuyor.

Google, Echo’ya rakip cihazını duyurdu: Home

Birkaç gün önce Google’dan sızan bilgiler teknoloji devinin Amazon’un son derece beğeni toplayan akıllı ev asistanı Echo’ya rakip bir ürünü tanıtmak üzere olduğunu fısıldıyordu. Google nihayet bugün merak edilen o ürünü tanıttı. Daha önce isminin Chirp olacağı söylenen cihaz, Google Home ismiyle tanıtıldı. Google Home tek başına çalışan bir donanım. Ancak aynı zamanda Google’ın yeni duyurduğu Asistant servisi ile bağlantılı çalışıyor. Asistant servisi, Apple’ın Siri’si gibi ses komutuyla çalışan bir sanal asistan. Google Echo’ya rakip olarak konumlandırdığı cihaz ise bu servise evden ulaşmak için kullanılan bir donanım. Aynı Amazon Echo’da olduğu gibi, Google Home’a sesle komut vermek ve önemli bilgileri asistan cihazın güçlü hoparlörlerinden sesli şekilde duymak mümkün olacak. Yeni cihaz sayesinde kullanıcılar evde diledikleri müziği sesli komutla çalabilecekler, internette arama yapabilecekler, önemli e-postalar hakkında uyarı alabilecekler. Google, Home ürününün kullanıcıların ihtiyaçlarına göre çok esnek şekilde konfigüre edilebileceğinin de altını çiziyor. Google’ın, her yıl düzenlediği geliştiriciler forumu I/O’da tanıttığı yeni ev asistanı ayrıca, Chromecast ile de uyumlu olacak. Böylece kullanıcılar oturdukları yerden televizyonlarına sesle kumanda edebilecekler. Firma, ürünün fiyatını şimdilik açıklamadı ancak Amazon Echo ile rekabet edebilmesi için daha uygun fiyata satılacağı düşünülüyor. Amazon Echo’nun fiyatı ise 180 dolar.

Galaxy TabPro S kurumsal alanda iddialı

0
Tab_Pro_S kopya Samsung, Windows 10 işletim sistemiyle çalışan birinci sınıf teknolojisini aktardığı yeni nesil Galaxy TabPro S ile kurumsal kullanıcılarına, gerçek bir bilgisayar işlevselliğini, maksimum düzeyde performans ve enerji verimliliğiyle tek bir tablette sunuyor. Galaxy TabPro S; evde, işyerinde ya da seyahatte maksimum üretkenlik arayışında olan kullanıcılara hitap ediyor. Tablet, Windows 10 Home ya da işe yönelik Windows 10 Pro ile gerçek bir bilgisayar işlevselliği sunuyor. Galaxy TabPro S’in mevcut BT altyapısına uyumluluğu da kullanıcı avantajlarından bir diğeri. 6,3 millimetre inceliğinde ve 693 gram ağırlığındaki Galaxy TabPro S tüm gün kolayca taşınabilecek şekilde tasarlandı. Cihaz kapsamında yer alan tablet boyutundaki aynı zamanda kılıf olarak da kullanılan klavyesi , tableti daha da kullanışlı hale getiriyor. Ek olarak Galaxy TabPro S’in klavyesi üzerinde bulunan Pogo pin, cihazı bağımsız olarak eşleştirme ya da şarj etme ihtiyacını ortadan kaldırıyor. Windows’a yönelik ilk Super AMOLED ekranlı tablet olarak sunulan Galaxy TabPro S, çoklu dokunmatik ekranın yanı sıra %94 gerçeğe en yakın renklerle daha derin bir renk kontrastı ve sınıfının en iyisi görüntüleme deneyimi için daha keskin detaylar içeriyor. Enerji verimliliği sağlayan,12 inçlik Süper AMOLED ekran sayesinde kullanıcılar; oyunları, filmleri ve diğer popüler içeriği doğru renkler ve net bir şekilde görüntüleyebiliyorlar.

Galaxy TabPro S 4.5G deneyimi ve güçlü performans sunuyor

Galaxy TabPro S, Samsung’un ileri teknolojisiyle en yüksek düzeyde performans ve enerji verimliliği sunuyor. Windows’la çalışan cihaz, en hızlı ve en gelişmiş bağlantı için LTE Cat 6’yı destekleyen ilk tablet olarak da öne çıkıyor. Bu sayede kullanıcıların en iyi 4.5G deneyimini elde etmesi için güçlü bir iletişim performansı veriyor. Geliştirilmiş hızlı şarj özelliğiyle, 2,5 saatte tamamen şarj olan cihaz, 10.5 saatlik şarj ömrü sunarak gün boyu kullanım avantajı sağlıyor. Güç kaynağına dayalı performans için fansız, ikisi bir arada tablete yönelik tasarlanmış Intel’in son nesil Core M (skylake) işlemcisiyle donatılan Galaxy TabPro S, ses bozulmalarını ortadan kaldırmak ve verimliliği en yüksek düzeye çıkarmak için sadece 4,5 W enerji tüketiyor. Üretkenliği arttırmak için çoklu bağlantı noktasına sahip adaptör (HDMI, USB Type A & C) ve Bluetooth Pen de ayrı ayrı satışa sunuluyor. Galaxy TabPro S, Türkiye’de 2 bin 999 TL’den başlayan tavsiye edilen kullanıcı fiyatıyla raflardaki yerini aldı.

Microsoft Nokia markasını Foxconn’a sattı

0
Microsoft’un, elinde bulunan Nokia (Feature Phone/düşük fiyatlı low end telefonlar) markasını, Çin’in en büyük telefon üreticisi Foxconn’a sattığı açıklandı. 350 milyon dolarlık alışverişin içinde Microsoft’un elinde bulunan 4500 kişi çalıştıran telefon fabrikası da dahil olacak. Anlaşmayla birlikte Microsoft artık Nokia markasını kullanarak telefon üretemeyecek. Bu hak artık tamamen Foxconn’un elinde olacak. Foxconn aynı zamanda Apple için iPhone üreten taşeron üretici olarak da tanınıyor. Microsoft’un Nokia’nın mobil telefon departmanını satın alması teknoloji dünyasında büyük sansasyona yol açmıştı. O güne kadar Windows telefonları üreten firmalara işletim sistemi sağlayarak destek olan Microsoft artık doğrudan telefon üreticisi olarak ortaklarına karşı rakibe dönüşmüş, bu da piyasada büyük rahatsızlık yaratmıştı. Microsoft telefon üreticilerinin “gönlünü almak” ve yeniden Windows telefonları üretmeye başlamalarını sağlamak için birçok üreticiye yüzlerce milyon dolara varan “teşvik primi” ödemek zorunda kalmıştı. Ancak Microsoft’un tüm çabalarına rağmen, firma telefon piyasasında tutunamadı. Düşük fiyatlı Nokia modelleri de, high-end Lumia modelleri de son derece hayal kırıklığı yaratan çok düşük satış rakamlarında kaldı. Yeni satışın ardından Microsoft artık düşük fiyatlı, düşük özellikli telefonlarla artık uğraşmayacak ve sadece yüksek seviye telefonları geliştirmek için çalışacak. Söylentilere göre Microsoft’un bu yıl içinde yüksek seviye bir Lumia çıkarması bekleniyor. Önümüzdeki sene ise yine kendi markası olan Surface Phone’u piyasaya süreceği düşünülüyor.

Microsoft’un büyük pişmanlığı

Microsoft’un telefon pazarındaki büyük düşüşü, bu alana odaklanmayı seçmeyen Satya Nadella’nın yönetiminde daha da belirgenleşti. Önceki yıl 8.6 milyon Lumia satan Microsoft, geçen yıl sadece 2.3 milyon adet telefon satabildi ancak bu düşüş bekleniyordu zira Microsoft yöneticileri basın toplantılarında, ucuz telefon işine girmelerinin büyük hata olduğunu ve yeni yıldaki odak noktalarının telefon olmayacağını vurguluyorlardı. Şirketin şimdi “uğraşmaya değecek” oranda kar bırakan, yüksek fiyatlı, yüksek kaliteli telefonlara odaklanması bekleniyor. Nokia markasının Foxconn’a satışı da bunun en büyük işareti.

Akıllı ev için umut vadeden proje

0
Kickstartter’da ortaya çıkan ve düz yüzeyleri kontrol cihazlarına dönüştüren Knocki isimli ürün akıllı ev konusunda önemli bir gelişme olarak görülüyor. 35 bin dolarlık proje hedefine 1 saatte ulaşan Knocki’nin özelliği, yerleştirildiği düz yüzeyde (masa, tepsi, duvar) kullanıcının el hareketleriyle tanımlanmış dijital kontrol bölgeleri oluşturuyor. Böylece oturduğunuz yerden elinizi masaya iki kez vurarak odadaki ışıkları açıp kapayabiliyor, müzik çalmaya başlayabiliyor, müziğin sesini açıp kapayabiliyor veya diğer elektronik/dijital cihazlarınıza hükmedebiliyorsunuz., Knocki’nin uyumlu olduğu cihazlar arasında,Google’ın Nest’i, Philips’in akıllı ampülleri, Samsung’un akıllı cihazları ve Wi-Fi uyumlu pek çok cihaz da yer alıyor. Cihaz ayrıca Spotif ve Gmail gibi uygulamalarla da uyumlu. Kickstarter projesinde fiyatı 69 dolara olan cihaz için şimdiden 200 bin dolarlık sipariş verilmiş durumda. Geliştiricinin planlarına göre Kickstarter bağışçıları ürünlerini Kasım ayında teslim almaya başlayacaklar.

HP, süper hızlı 3D yazıcı tanıttı

0
3D yazıcı pazarı yükselişini sürdürürken önlerindeki en büyük handikaplardan biri, yavaş çalışıyor olmalarıydı. Küçük bir tasarımı objeye dönüştürmek için baskı ve soğuma süresi dahil bazen bir güne yakın beklemek gerekebiliyorken teknoloji firmaları bu süreci kısaltmak için çalışmalarını sürdürüyorlardı. Şimdi iyi haberler, HP’den geldi. HP’nin tanıttığı yeni 3D yazıcılar, piyasadaki diğer örneklere oranla 10 kat daha hızlı çalışıyor. Üstelik fiyatları da rakiplerine oranla daha düşük. Yazıcıların şimdilik tek handikapı, tek renk ve tek materyal basabiliyor olmaları. HP’nin yeni Jet Fusion 3D 3200 ve Jet Fusion 3D 4200 modelleri, sektörde lider konumda olan Stratasys ve 3D Systems’in ürünlerine rakip olarak geliştirilmiş. Rakip ürünlerde baskı materyali lazer ile objeye dönüştürülürken HP’nin teknolojisinde hedef noktaya dökülen materyal ısıtılarak tepkimeye sokuluyor ve Inkjet benzeri bir yöntem kullanılıyor. Yazıcılar, bu işlemi her layer için tekrarlayarak, objeyi kısa sürede oluşturuyor. HP’nin yazıcıları saniyede 340 milyon noktayı (voxels) hedefleyebiliyor. 3D yazıcıların şimdilik tek dezavantajı tek renk materyal kullanabiliyor olmaları. Ancak HP’nin rakipleri ile arasındaki farkı kısa sürede kapatacağı düşünülüyor. Piyasa standartlarından 10 kat daha hızlı çalışabilen bir teknolojiyi geliştirmek işin zor kısmı olarak yorumlanıyor. Renkli materyalleri yazıcılara adapte etmenin ise bundan sonraki geliştirme adımları olacağı düşünülüyor. HP’nin yeni yazıcıları yaklaşık bir çamaşır makinesi boyutunda ve endüstriyel cihazların fiyatı 130 bin dolardan başlıyor. Yüksek model olan Jet Fusion 3D 4200’ın fiyatı ise şimdilik belli değil. HP fiyatlandırma üzerinde çalışıyor. HP yeni yazıcılarında amacın prototip üretmekten öte, yazıcıları üretim bandına yerleştirmek olduğunu söylüyor. Yani cihazlardan hızlı ve seri şekilde çıkarılacak ürünlerin doğrudan pazara sunulacak ürünler olmasını hedefliyor.

Amazon gizemli bir tablet üzerinde çalışıyor

0
Amazon, Echo isimli akıllı hoparlörü sayesinde akıllı ev ve sanal asistan konularında önemli yol kat etti. İnsanları sabahları e-mail’lerini okuyan, trafik hakkında bilgi veren, sesli komut alarak internette arama yapan, telefon açan, mesaj yazan Echo, Amazon’un en başarılı projelerinden biri olarak şirketin gözdesi oldu. E-ticaret ile adını duyuran dev şirket, şimdi ise Echo’da edindiği deneyimi tabletlerine aktarmaya hazırlanıyor. Şirketten sızan bilgilere göre e-ticaret devi, sesle kontrol özelliğine odaklanmış bir tablet hazırlıyor. Echo’nun özelliklerini ve yeteneklerini bir tablete taşımak isteyen Amazon böylece Echo’yu bir adım ileri taşımış olacak ve insanların sanal asistanını her an yanında taşımalarını sağlayacak. Daha önce Fire tabletleri ile aradığını bulamayan ama e-paper teknolojisiyle ürettiği e-kitap okuyucusu Kindle tabletleri ile kitap severlerin gözdesi olan Amazon’un bu kez tam anlamıyla bir tablet değil ama “tablet gibi” bir cihaz üzerinde çalıştığı vurgulanıyor. Knight isimli cihazın, kullanıcıların elleri meşgulken bile sesli komutlara cevap vereceği ve web sayfalarını, uygulamaları açacağı, fotoğraf ve video oynatacağı da belirtiliyor. Tablette, şirketin sesli arama fonksiyonu Alexa’nın yüklü olması da bekleniyor. Ancak Alexa’nın Siri gibi işlev göreceği ve kullanıcıyla konuşacağı, sesli komutlara sesli cevap vereceği de söyleniyor. Şirket eğer bu yeni ürünüyle de Echo’da olduğu gibi başarı kazanacak olursa, daha önce deneyip pişman olduğu akıllı telefon işine yeniden el atması ve iPhone gibi üst düzey telefonlara rakip olabilecek akıllı telefonlar üretmesi mümkün olacak. e-ticaret devi şirket, yeni tableti ile kan kaybeden tablet piyasasında yeni bir heyecan yaratacak ve kendine yeni kapılar açacakmış gibi görünüyor.

John McAfee neyin peşinde?

0
John McAfee ismini, ünlü McAfee yazılımını geliştiren kişi olarak tanıyoruz. Dünyanın ilk ticari antivirüs yazılımı olan McAfee, sonrasında Intel’e satıldı ve John McAfee ile bağlantısı kalmadı ancak John McAfee teknoloji gündeminden düşmedi. Kısa bir süre için kendine Güney Amerika’da, macera dolu bir hayat kuran McAfee, orada kendisine kurulan devlet komplosundan kaçarak kurtulduktan sonra yeniden ABD’ye yerleşti ve önümüzdeki seçimlerde ABD başkanlığına da aday oldu. FBI’ın, San Bernardino’daki terörist saldırı sonrasında saldırganın üzerinden çıkan iPhone’u kırması için Apple’a baskı yaptığı sırada, iPhone’u Apple’a gerek kalmadan kırabileceğini açıklamasıyla da gündeme gelen McAfee şimdi ise yeni kurduğu şirketi ile gündemde. Salı günü, küçük bir teknoloji şirketi olan MGT Capital Investments, ABD borsasında en çok işlem gören ve en çok yükselen hisse oldu. Bir günde 108 milyon hissenin el değiştirdiği şirketin değeri aynı gün içinde %37 arttı. Şirketin yaptığı duyuruda, John McAfee’nin CEO olarak şirketin başına geçtiği, şirketin isminin ise John McAfee Global Technologies Inc. olarak değiştiği bildirilmişti. Yatırımcıların bu gelişme üzerine, şirket hisselerine yatırım yaptığı anlaşılıyor. Daha önce Online Gaming üzerine odaklanan şirketin McAfee’nin işin başına geçmesiyle, siber güvenlik konusuna odaklanacağı açıklandı. John McAfee şirketin onun siber güvenlik ürünlerine yatırım yapacağını, kendisinin de işin başında süreci yöneteceğini açıkladı. Diğer bir deyişle, yakında McAfee ismiyle yeni siber güvenlik ürünleriyle karşılaşacağız gibi görünüyor.

Hizmet ihtiyacını karşıladılar, 3 milyon USD yatırım aldılar

0
Armut.com’un çalışma mantığı oldukça basit; evinizi boyatacak bir boyacı, musluğu tamir edecek bir tesisatçı ya da günlük hayat ihtiyaçlarını sizin yerinize çözecek bir diğer usta aradığınızda bu platforma giriyorsunuz. Yaklaşık 90 bin hizmet veren arasından size uygun olanı seçip, fiyatta anlaşınca işi yaptırıyorsunuz. Türk usulü “hizmet piş, ağzıma düş” mantığından yola çıkarak adını alan startup, yakın zamanda 3,2 milyon dolarlık bir yatırım aldığını açıkladı. 2011 yılında kurulan şirket, Avrupa kaynaklı yatırım fonları Addventure (%75) ile aynı zamanda ilk yatırımcısı da olan Hummingbird’ten (%25) toplamda 3,2 milyon dolarlık önemli bir yatırım daha aldı.

Armut nasıl böyle olgunlaştı?

Konuya ilişkin açıklama yapan Armut.com kurucu ortağı Başak Taşpınar Değim, aldıkları bu yatırımla beraber “hizmet piş, ağzıma düş” vizyonuna, yani, hizmet almayı çok daha kolay ve güvenilir hale getirme hedefine daha hızlı ilerlemek istediklerini belirtti. Diğer kurucu ortak Erol Değim de, 30 kişilik uzman ekiplerini büyüterek, pazarlama, ürün geliştirme ve müşteri hizmetleri alanlarına yatırım yapacaklarını, akademik başarısı yüksek gençlerden oluşan dünya çapında bir ekip kurmayı hedeflediklerini söyledi. Şirket önümüzdeki yıl yurtdışına açılmayı da hedefliyor. Armut.com aldığı bu son yatırımla toplam 4,2 milyon dolar yatırım almış oldu.

Bitcoin için alternatif ödeme kanalı

0
Dijital para birimleri online alışverişlerde giderek daha fazla tercih ediliyor. Takip edilemeyen yapısı nedeniyle farklı alanlarda büyük ilgi de gören Bitcoin’in en büyük handikabı ise alışverişte el değiştiren Bitcoin’in alıcının cüzdanından alıp satıcının cüzdanına geçirirken yaşanan zaman kaybı. Sistemin çok ağır işlemesi nedeniyle para transflerinin onlarca dakikayla ifade edilmeye başlaması, Bitcoin’in geleceği açısından büyük tehlike oluşturuyor. Alışverişte harcanan paranın, satıcının hesabına transfer edilmeden başka bir alışverişte kullanılma tehlikesi de bulunuyor. Bu da online alışverişlerde sorun yaratıyor. Para transferi işleminin giderek yavaşlaması ve blokchain sisteminin yapısı gereği, yeni Bitcoin’leri hesaplamanın daha da zor olması nedeniyle, para transferi işlemlerinin giderek yavaşlaması da sorunun gelecekte de kolayca çözülemeyeceğini gösteriyor. Bitcoin cüzdanı olarak hizmet veren Blockchain şimdi bu sorunu gidermek için kısmi bir çözüm hazırlığı içinde. Thunder isimli açık kaynak kodlu alternatif bir ağ yaratan Blockchain, Bitcoin sahiplerinin Thunder üzerinde para transferi yapmasına imkan tanıyor. Bu transferler Bitcoin’in ana zincir ağına işlenmemiş oluyor, dolayısıyla para resmen transfer edilmemiş oluyor ancak kullanıcıların Blockchain cüzdanlarından çıkarak, önceki alışverişlere gönderilmesi gerekirken yanlışlıkla başka işlemlerde harcanması önlenmiş oluyor. Thunder üzerinde yapılan transfer işlemleri ana zincir üzerinde onaylandığında, kullanıcıların Blockchain cüzdanlarına kaydediliyor. Bağımsız Thunder sunucularında saniyede 100 bin adete kadar alışverişi işlemek mümkün oluyor. Böylece alışverişlerde Bitcoin’lerin birbirine karışmasına fırsat vermeden para tarafların Thunder cüzdanları arasında değiş tokuş yapılıyor. Bitcoin zinciri içinde alışveriş onaylandığında ise para, Blockchain cüzdanlarna kaydediliyor. Saniyede 100 bin işlem ise çok güçlü bir performans. Dünya çapında işlem yapan Visa’nun sunucuları saniyede 2000 kadar alışverişi işleyebiliyor ve bu kapasite saniyede 56 bine kadar çıkabiliyor.

Sosyal medya devlerine nefret söylemi cezası!

2
Fransa yasaları, ırkçı, homofobik ve anti-seminizm odaklı söylemleri nefret söylemi olarak tanımlıyor ve yasaklıyor. Bu yasa şimdi Facebook, Twitter ve YouTube başta olmak üzere tüm internet devlerinin başını yakabilir. Fransız mahkemeleri, yasaların yasaklamış olduğu nefret söylemini içeren paylaşımları engellemekte yavaş kaldığı için Facebook, Twitter ve YouTube’a karşı açılan davalarda, sosyal medya devlerine ağır cezalar vermeye hazırlanıyor. Davaları açan sivil toplum kuruluşlarının sözcüleri ise basına verdikleri demeçlerde, “sosyal medya devlerinin kazandıkları dev gelire rağmen ödedikleri küçük vergi düşünülürse, nefret söylemini engellemek için yapmak zorunda oldukları yatırımları reddetmeleri kabul edilemez,” yorumunu yapıyorlar. YouTube ve Facebook sözcüleri ise, nefret söylemini tespit ettikleri anda kaldırdıklarını, bu içerikleri tespit edebilmek içinse şikayet mekanizmasının çalışması gerektiğini vurgularken, Facebook mizahi yorumları nefret söylemi içine almadığının altını çiziyor. Twitter ise kendi platformlarında özgür ifadeye önem verdiklerini ve insanları ifade etmekten korkutmayı tercih etmediklerini belirterek nefret söylemi tanımının yasalarca çok geniş tutulduğunu ve bunun ifade özgürlüğünü kısıtladığını vurguluyor. Fransa’daki mahkemeler, şimdi sosyal medya servislerine ağır cezalar keserek aynı zamanda Fransa’da erişime engellenmesine hükmedebilirler. Daha da ötesi, bu karar Avrupa’nın diğer ülkelerinde de kabul görürse, sosyal medya devlerini zor günler bekliyor olacak.  

Instagram ölçüm ve raporlama araçları hazırlıyor

0
Instagram, iş ve reklam dünyasının yoğun ilgi gösterdiği bir platform. Yüksek takipçi sayısına sahip hesaplarda kendi ürünlerinin görünmesini isteyen firmaların yeni reklam mecrası haline gelen Instagram’da reklamların geri dönüşü konusunda sağlıklı bir raporlama yapmak ise çok kolay değil. Instagram şimdi hangi fotoğraf veya videonun nasıl bir etki yarattığını görmek isteyenler için analiz aracını yayınlamak üzere hazırlık yapıyor. Yeni araçlar arasında, kullanıcıların iş/reklam bağlantısı yapmak isteyenler için gerekebilecek iletişim bilgilerinin de yer alacağı bir buton bulunacak. intagram1 Şirketten sızan bilgilere göreyse analiz araçlarında bir kullanıcının en çok izlenen içeriklerini zamana göre sıralamak, en çok hangi lokasyonlardan izleyicilere sahip olduğunu görebilmek, izlenme/görünme rakamlarının günün saatlerine göre dağılımı ve demografik gibi bilgiler yer alacak. Fotoğraf paylaşım uygulaması bu analizleri Insight adını verdiği bir araç içinde saklayacak. Bu yeni araç sayesinde Instagram daha isabetli reklam kampanyalarının önünü açarak daha fazla reklam verenin platforma ilgi göstermesini sağlayacak. Öte yandan analizler sayesinde yüksek takipçi sayısına sahip Instagram yıldızlarının ne kadar etkli olduğunu da rakamlarla görme şansına erişeceğiz.

Bir teknoloji devi daha Türkiye ofisi açıyor

1
Alcatel markasını özellikle doksanlı yıllardaki tuş takımlı renkli telefonlarından tanıyoruz. Şirket bundan böyle Türkiye ofisiyle IDOL, POP ve PIXI model akıllı telefonlarıyla, tablet ve giyilebilir aksesuarlarıyla yerel pazarda boy gösterecek. Alcatel Türkiye Ülke Müdürü olarak ise telekom dünyasının deneyimli isimlerinden Tamer İşisağlam görev yapacak. Akıllı telefon segmentinde IDOL, genç neslin ihtiyaçlarına uygun özellik ve tasarım öğeleriyle donatılan POP ve 4,5 G teknolojisini giriş seviyesi segmentiyle buluşturan PIXI modelleriyle tüketicisine ulaşacak olan Alcatel, son yıllarda inovasyon yatırımlarını ses, görüntü ve tasarım öğelerine yoğunlaştırdı. Tüm tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılayacak farklı özelliklerle donatılan IDOL, POP ve PIXI modellerinin en güncel versiyonları yakın gelecekte Türkiye’deki teknoloji meraklılarının beğenisine sunulacak. Alcatel Türkiye Ülke Müdürü Taner İşisağlam, Türkiye ofisinin açılışıyla ilgili şunları söyledi: “Alcatel Türkiye’deki tüketicilerin çok yakından tanıdığı bir marka. Küresel çapta geçirdiği dönüşümün ardından özellikle multimedya alanına yapılan yatırımlarla akıllı telefonda inovasyonun ve tasarımın yeni odağı olacak ürünlerimizi artık doğrudan tüketicilerimize sunacağız. Her yaştan, her ihtiyaca yönelik akıllı telefonlarımızla birlikte tabletlerimiz, giyilebilir teknoloji ürünlerimiz, mobil geniş bant ürünlerimiz ve GPS takip cihazları ile mobil pazarda ciddi hedeflerimiz bulunuyor.”

Twitter 140 karakter kuralını değiştiriyor

0
Mikro blog sitesi Twitter, kurulduğu günden beri çok katı şekilde uyguladığı 140 karakterlik mesaj kuralında esnemeye gidiyor. Şirket içinden sızan bilgilere göre sosyal medya servisi mesajlarda yer alan linkleri ve fotoğrafları artık 140 karakter sınırı dışında tutacak. Böylece bir link paylaşmak isteyen kullanıcı, linkin dışında toplam 140 karakter yazabilecek. Twitter böylece 140 karakter sınırı konusunda en çok şikayet edilen sorunlardan birini çözmüş olacak. Kullanıcılar karakter sınırı nedeniyle uzun linkleri kısaltmak amacıyla linkleri önce URL kısaltma servislerine yapıştırmak zorunda kalıyorlardı. Sosyal medya servisinin yeni özelliği iki hafta içinde yayına alması bekleniyor. 140 karakter sorunu Twitter’ın yeni kullanıcılar kazanmasının önündeki en büyük engellerden biri olarak görülüyor. Yeni jenerasyon düşüncelerini kısa kısa ifade etmeyi seviyor ancak belli bir limitle sınırlandırılmak, cümlelere takla attırmak için ayrıca vakit harcamayı gerektirebiliyor. Ayrıca karakter limiti nedeniyle sosyal medya servisi içinde gazetecilerin, yazarların, içerik üreticilerinin kaliteli ve derin içerik paylaşması da kolay olmuyor. Bu da Twitter’ın yeni kullanıcıları kendine çekebilmesini engelliyor. URL ve fotoğrafların artık 140 karakter sınırı dışında tutulması, 140 karakter sınırının kaldırılmasını isteyenlerin zaferi olarak da yorumlanıyor. Mikro blog servisinin sonraki adım olarak 140 karakter sınırını tamamen kaldırabileceği de düşünülüyor.

Google Uber’e rakip mi oluyor?

0
Uber’in yüksek kar marjıyla her sene milyarlarca dolar kar etmesi ve gelecekte otomotiv endüstrisinin büyük oranda Uber benzeri servislere ihtiyaç duyacağının ön görülüyor olması, cebinde büyük nakit bulunan Apple ve Google gibi şirketlerin Uber’e rakip olmak için fırsat aramasına neden oluyor. Apple daha birkaç gün önce sürpriz şekilde Uber’in Çin’li rakibine 1 milyar dolar vererek ortak olmuşken şimdi de Google’ın kendi “Uber-gibi” servisini test ettiği ortaya çıktı. Google, aslında harita uygulaması olan kendi Waze uygulamasını, bir tür araç-havuzu hizmeti olarak kullanmak için Waze Carpool ismiyle teste açmış durumda. Test ise şimdilik davetiye usulü ile çalışıyor. Davetiyeler ise şimdilik Adobe gibi birkaç büyük şirketin çalışanları arasında dağılabiliyor. Şirket çalışanları işe gidip gelmek, toplantılarına yetişmek için Google’ın Waze Carpool servisini kullanarak araç çağırıyor ve hedeflerine ulaşıyorlar. Yeni mobil uygulama, kullanıcıların ve iş adreslerini veya en çok gittikleri adresleri kayıt altına alıyor ve kullanıcı sadece bu lokasyonlara gitmek istediğini belirterek civardaki uygun araçları bulundukları lokasyona çağırıyorlar. Test şimdilik sadece San Francisco’da geçerli ve belirli saatler için kullanılabilir durumda. Ancak test bittiğinde Google’ın servisi önce bütün ülkeye ardından da bütün dünyaya yaygınlaştırması bekleniyor. Böylece bir hafta içinde Uber’in karşısına ikinci büyük rakip de çıkmış bulunuyor. Yine de Waze Carpool şimdilik “kar amacı” gütmeyen bir uygulama olarak sadece araç paylaşımına izin veriyor. Yani araç sahipleri yolculardan kar amaçlı para isteyemiyor, sadece benzin parasının paylaşılmasına izin veriliyor. Bu da gidilen mesafeye göre hesaplanan belirli bir yakıt ücreti üzerinden, kullanıcıların hesapları arasında otomatik para alışveriş ile gerçekleştiriliyor. Ancak Google’ın sistemi ileride, kar amacıyla yolcu taşımaya da açacağına kesin gözüyle bakılıyor.

Pazarlamacılar için Snapchat: 7 altın kural!

1
Faaliyet alanınız ne olursa olsun; hedef kitleniz içinde gençler ve çocuklar varsa,  2016 yılında Snapchat’i pas geçmek gibi bir lüksünüz yok. Tüm pazarlama seminerlerinin vazgeçilmez başlıklarından olan “bireysel iletişim” konusunu benzersiz bir seviyeye taşıyan Snapchat, bu yüzden de sosyal medya stratejisini kurgularken özel bir itina gerektiriyor. Facebook’taki ya da Twitter’daki içerikler şöyle dursun, orada kullandığınız dil bile Snapchat’te işe yaramaz. Her saniye markalar ve müşteriler arasında dolaşan 9 bin “snap” bunu söylüyor. Entrepreneur’da Sujan Patel tarafından hazırlanan yedi maddelik liste aynı zamanda Snapchat’in kurumlar için yazılı olmayan kurallarını simgeliyor:

Neyi snap’lediğinize dikkat edin

Facebook, Twitter ya da Instagram’da yaptığınız yanlış bir paylaşımı saniyeler içinde sildiğinizde, onun ekran görüntüsüyle sizi tehdit edebilecek takıntılı bir takipçi nadiren karşınıza çıkar. Snapchat’te ise işin normali bu! Yayınlanan her paylaşımın, kendi jargonuyla “snap”in, sadece birkaç saniye içinde yok olacağını bilen kullanıcılar, bu nedenle uygulamaya tedarikli giriyor ve snap’leri kaydediyor. Özellikle anlık gelişmelerin yaşandığı, pazarlamacı güdülerinin “bunu paylaş!” diye içinizden haykırdığı anlarda yapacağınız paylaşımlar konusunda çok dikkatli olun. O anın gazına gelerek atacağınız bir snap, birkaç gün geçip ilgili trend sona erdikten sonra başınızı ağrıtabilir.

Her şeyi snap’lemeyin

Diğer ağlarda yüzlerce kişiyi aynı anda takip etmek gençliğin şanındandır. Daha önce belirttiğimiz gibi Snapchat ise daha bireysel bir deneyim için tercih ediliyor. Bu nedenle bir saatte üç-dört defa paylaşım yapacak olursanız, bir süre sonra “Story” sayfasında sizden başka hiçkimse görülemez olur. Twitter ve Facebook için bu sizi başarıya taşır belki, ama Snapchat’te işler böyle yürümüyor. Bu nedenle Story kısmına sadece en iyi içeriklerinizi yükleyin, tüm snap’leri değil.

Gerçekten önemliyse, Snapchat’i pas geçin

Snapchat’in tümüyle eğlence ve bire bir iletişim üzerine olduğunu hatırlayın. Bu nedenle bir basın duyurusu, yeni bir ürün anonsu ya da benzeri önemde bir güncelleme paylaşacağınız zaman, daha geleneksel kanalları tercih edin. Bu gibi durumlarda asıl önceliğiniz, mümkün olduğunca kalabalık bir kitleye ulaşmak ve onlara kalıcı bir mesaj vermek olacaktır. Oysa paylaşılan snap’lerin ömrü yarım saat bile değil (ekran görüntüsü alanlar hariç – ilk maddeyi hatırlayın). Bu yüzden önemli bilgileri ve resmi duyuruları paylaşmak için Snapchat’i kullanmayın.

Diğer sosyal ağlardan içerik yönlendirmesi yapmayın

Yeni üniversite mezunlarına vereceğiniz kariyer ipuçlarıyla, liseye yeni biren bir gence vereceğiniz ipuçları aynı olmayacaktır. Aynı şekilde 18 yaş altı gençlerin domine ettiği Snapchat’te diğer sosyal ağlarda paylaştığınız içerikleri bire bir paylaşmayın. Bu platformu asıl kullanma amacınız, markanızın veya işletmenizin farklı bir yönünü, daha kişisel düzeyde anlatmak olmalı. Snapchat fatihi olan pek çok marka, sosyal ağı tam da bu şekilde, sağladığı özgünlük ve bireysellik ile avantaja dönüştürüyor.

Paylaşım sürelerini iyi ayarlayın

Sunduğunuz içeriğe ve hedef kitlenize göre değişkenlik gösterse de, Snapchat’in varsayılan olarak sunduğu 10 saniyelik görüntülenme süresi genelde ihtiyacı karşılamaz; ya fazla gelir ya da az. On saniye kısa gibi görünse de, tek bir görsele bakarken oldukça zor geçebilir. Bu nedenle varsayılan ayara takılı kalmayın ve Snapchat ayarları arasında bir fotoğrafın ömrünü kendi ihtiyaçlarınıza göre belirleyin. Unutmayın; karşınızda gençler ve çocuklar var: Bir içerik ne kadar çabuk kaybolursa o kadar kıymetli olur.

Etrafa göz atın

Aslında bu öneri Facebook, Twitter ya da kurumların müşteriye ulaştığı diğer sayısız kanal için de geçerli. Ancak Snapchat’te de hatırlatmakta fayda var; eğer iyi bir pazarlama stratejisi çizmek istiyorsanız mutlaka size benzer markaların yaptığı çalışmalara göz atın. Takipçilerin hangi tip kampanyalara nasıl tepkiler verdiğini inceleyin. Onların nelerden bahsettiğine dikkat edin. Ayrıca Snapchat dünyasında yükselen trendlere de yabancı kalmayın.

Sessiz kalmayı deneyin

Eklediğiniz videolarda sesi komple kapatmak, bazen arka plan gürültüsünü engellerken bazen de nostalji efektiyle bir “sessiz sinema” kurgusuna olanak tanır. Markanızın en kreatif tanıtım kampanyalarından birine imza atmak için, sessiz videoları listenin bir maddesine eklemeyi ihmal etmeyin.

İş Bankası Silikon Vadisi’nde yazılım üretecek

0
Türkiye İş Bankası, iştiraki olan yazılım şirketi SoftTech üzerinden MaxiTech markası ile dünyaya açılıyor. İş Bankası’nın Silikon Vadisi’ndeki dijital üssü olma görevini üstlenecek olan MaxiTech, İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, Genel Müdür Yardımcıları Hakan Aran ve Yalçın Sezen ile SoftTech Genel Müdürü Şerafettin Özer’in katılımlarıyla 13 Mayıs, Cuma günü San Francisco’da açıldı. İş Bankası’nın dijital dönüşümünü desteklemek üzere dünyanın teknoloji merkezi Silikon Vadisi’nde kurulan MaxiTech, yeni oluşum ve teknolojilerle ilgili gelişmelerin merkezinde yer alarak, Banka ve SoftTech için dijitalleşme fırsatlarını araştıracak. Genel Müdürlüğü’nü Burak Arık’ın üstleneceği MaxiTech, İTÜ Arı Teknokent’in San Francisco’da bulunan ofisinde faaliyetlerine başlayacak.

Silikon Vadisi demek dijital dönüşümün kalbinde olmak demek

İş Bankası’nın dijital dönüşümünde; mobil platformlar, sosyal medya, büyük veri, bulut hizmetler, nesnelerin interneti, siber güvenlik ve çevik yazılım gibi alanlar başta olmak üzere, yeni teknolojilerin son derece önemli bir yeri bulunuyor. Bu amaçla, Silikon Vadisi’nde kurulan MaxiTech ile yüksek teknoloji firmalarını ve fintech şirketlerini yakından izleme imkanına sahip olunması hedefleniyor. İş Bankası ve SoftTech çalışanlarının belirli aralıklarla MaxiTech ofisinde görev almaları, inovasyon projelerine doğrudan katılmaları ve bu yolla teknolojideki yeni gelişmeleri yerinde ilk olarak deneyimleyerek teknik yetkinliklerini geliştirmeleri planlanıyor. Yeni teknolojilerin kalbinin attığı yer olan Silikon Vadisi’nde, üniversiteler ile işbirlikleri geliştirilmesi de hedefler arasında yer alıyor. MaxiTech’in Türkiye’de üretilen yazılımlar için yeni pazarlar oluşturarak ülkemizin yazılım ihracatına katkı sağlaması da amaçlanıyor.

Adnan Bali: “MaxiTech, dijital dönüşüm yolculuğumuzun önemli bir aşaması”

Türkiye İş Bankası’nın ‘Türkler bankacılık yapamaz’ denilen bir dönemde kurularak dünyanın en değerli bankaları arasında yer aldığını hatırlatan Genel Müdür Adnan Bali MaxiTech’in açılış töreni sırasında şunları söyledi: “Silikon Vadisi’nde finansal inovasyon konusunda faaliyet gösteren ve kısaca “fintech” adıyla anılan teknoloji girişimlerinin sayısı her geçen gün artıyor ve bu, biz bankalar için yeni iş modellerine yönelik fırsatlar barındırıyor. Krediler, para transferleri, ödeme sistemleri, dijital para birimleri, kişisel finans yönetimi, mikro krediler, yatırım araçlarının yönetimi, sigortacılık gibi pek çok finansal alanda özelleşmiş fintech girişimi mevcut. Trendleri çok yakından takip ediyoruz. Silikon Vadisi’nde gelecek vaat eden söz konusu girişimlerin erken aşamalarda tespit edilmesi için geçen yıl buraya bir ziyarette bulunmuş ve dijital dönüşüm projemizi başlatma kararı almıştık. Aradan geçen bir yılda bizi dijital bir banka haline dönüştürecek adımları süratle atmaya başladık, organizasyonumuzda önemli değişiklikler gerçekleştirdik. Yıllardır yeniliklerin Türkiye’de öncüsü olan İş Bankası, dijitalleşme konusundaki bu açılımıyla öncülük konusundaki misyonunu devam ettirmiş oluyor. Türkiye’nin En İyi Dijital Bankası Olma vizyonuyla yolumuza devam ediyoruz.”

Online alışveriş gençleri hedefliyor

0
Türkiye’nin alışveriş yapan herkese para dağıtan ilk sitesi Avantajix.com, Gençlik Haftası dolayısıyla gençlerin alışveriş alışkanlıkları üzerine yapılan araştırmaları derledi. Türkiye’de online alışveriş yapan 10 kişiden 7’sini 18-34 yaş grubundaki gençler oluştururken, üniversiteli gençler hafta sonları, çalışanlar ise çarşamba-perşembe günleri akşam saatlerini alışverişe ayırıyorlar. Avantajix.com’un kurucu ortağı Güçlü Kayral, internet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte online alışverişin de inanılmaz bir hızla büyüdüğünü, 2011 yılında 18 milyar lira olan sektör cirosunun 2015 sonunda 55 milyar liraya yükseldiğini belirtti. E-ticaretin bu denli büyük hızla büyümesinde, geleceği şekillendirecek genç kitlenin önemli rol oynadığını vurgulayan Kayral, “İnternetten alışveriş yapan 10 kişiden 7’sini 18-34 yaş grubundaki gençler oluşturuyor. Durum böyle olunca, biz de sektörün diğer aktörleri de gençlere ulaşmanın yollarını bulmak için sık sık araştırmalar yapıyoruz” dedi. Söz konusu araştırmalara göre,18-24 yaş arasındaki üniversiteli gençler online alışveriş için cumartesi ve pazar günleri saat 21.00 – 01.00 arasını ekran başında geçiriyorlar. 25-34 yaş arasındaki çalışan gençler ise alışveriş için çarşamba-perşembe günleri 20.00 – 24.00 saatleri arasını tercih ediyorlar.

Kadınlar daha çok harcama yapıyor

Erkeklerin, daha önceden araştırmasını yaptıkları ürünlerin satın alınması için bilgisayar başında harcadıkları süre 7 buçuk dakika. Kadınların “ince eleme sık dokuma alışkanlığı” online alışverişte de kendini gösteriyor. Ağırlıklı olarak dışarıda bir mağazada görerek, dokunarak beğendikleri ürünün online satın alınmasını yaklaşık 13 dakikada tamamlayabiliyorlar. Erkekler, ortalama 1,4 ürün satın alarak sonlandırdıkları alışverişler için 110 TL ödeme yaparken, kadınların ortalama 1,7 adet ürün bulunan alışveriş sepetine ödedikleri para 130 TL’yi buluyor. Genç kadınlar internet üzerinden en fazla giyim ve parfüm alırken, genç erkeklerin tercihleri ayakkabı, saat ve güneş gözlüğü oluyor. Kitap, hediyelik eşya, cep telefonu ve etkinlik biletleri ise her iki cinsin de ortak alışveriş tercihleri arasında yer alıyor. Genç kadınların en fazla alışveriş yaptığı beden medium, erkeklerin large olduğu ortaya çıkarken, kadınlar kırmızı ve siyah, erkekler ise beyaz, siyah, gri ve asker yeşili renkleri tercih ediyorlar.

Alışveriş trendlerini yakından takip ediyorlar

Online alışveriş yapan gençlerin yüzde 80’I öncelikle uygun fiyat faktörünü dikkate alıyor. Markaların düzenledikleri kampanyaları yakından takip eden gençlerin yarıya yakını da fiyat araştırmasını karşılaştırma sitelerinden yapıyorlar. Alışverişteki trendleri yakından takip eden gençlerin son dönemdeki gözdesi ise, yapılan her alışveriş karşılığı para veren cashback siteleri oldu. Güçlü Kayral, Avantajix.com’un aktif üyelerinin yüzde 78’ini 35 yaş altındakilerin oluşturduğunu belirterek, “Cashback siteleri, kendisi üzerinden yapılan alışveriş karşılığı mağazadan aldığı komisyonu müşteriye veriyor. Mağazanın düzenlediği kampanya ya da indirimin dışında söz konusu komisyonun da nakit olarak müşterinin hesabına yatması gençleri cezbediyor. Gençler, sadece kendi alışverişlerini değil, ailelerinin, işyerlerinin alışverişlerini de cashback siteleri üzerinden yaparak, buradan kazandıkları paralarla bütçelerine önemli oranda katkı sağlıyorlar” dedi.