Türkiye’de akıllı telefon değiştirme sıklığı 2,5 yıl
Google için 3 milyar Euro cezayla yüzleşme zamanı
Pinterest satış özelliğini geri getiriyor
İngiltere’de dijital ehliyet Apple Pay’a giriyor
Google, Amazon Echo’ya rakip çıkarıyor
FBI, WhatsApp’a kafayı taktı!
Endüstri 4.0 Türkiye’de %8 büyüme sağlayacak
4. Sanayi Devrimi’nde insana ihtiyaç kalmayacağı endişesinden kurtulalım
Endüstri 4.0 Türkiye Forumu’nda konuşan Siemens Türkiye İcra Kurul Üyesi Ali Rıza Ersoy, işletmelerin en çok merak ettiği konulara açıklık getirdi. Makineler çağı olarak adlandırılan yeni sanayi devriminde insan unsurunun daha fazla önem kazanacağını belirten Ersoy, fabrikaların robotlaşacağı ve insana ihtiyaç kalmayacağı endişesinden kurtulmamız gerektiğine değindi. Ersoy: “Endüstri 4.0 makinelerin birbiri ile iletişimde olacağı bir dönemi işaret ediyor. Makinelerle ilk defa tanışmayacağız ancak üretim sürecinde makinelerin bu kadar etkili olacağı bir dönemi ilk kez yaşayacağız. Burada istihdamın azalacağı korkusu yerini güvene bırakmalı. Çünkü bahsettiğimiz 4. Sanayi Devrimi, 20 yıl içinde oluşumu tamamlanması planlanan bir süreç ve Almanya dahi bu devrimle istihdamın yüzde 6 artacağına vurgu yapıyor. Yeni dönemde makineleri tasarlayacak, programlayacak, algoritmalarını oluşturacak insan gücüne de ihtiyaç olacak. Bu nedenle diğer sanayi devrimlerinde olduğu gibi bu devrim de bir istihdam kaynağı olacak” diye konuştu.28 milyar nesne internete bağlı hale gelecek
Endüstri 4.0’ı kısaca sanayinin dijitalleşmesi olarak tanımlayan Ersoy, 2020 yılına kadar 28 milyar nesnenin internete bağlı hale geleceğini belirtti. Oluşacak büyük verinin ve üretilen bilgilerin şirketleri bulut depolamaya daha fazla yönlendireceğini ve işletmelerini yüzde 35’inin bulut depolama sistemlerini kullanacağını ifade etti.4. Sanayi Devrimi Türkiye’ye yüzde 5 ila 8 arasında bir büyüme şansı sunuyor
Ersoy, gerekli planlamaların hızlıca yapılması ile Türkiye’nin diğer sanayi devrimlerinde kaçırdığı uzun yıllara nazaran bu kez devrimi sadece birkaç yıl gerisinden yakalayabileceğini belirtti. Ersoy sözlerini şöyle sürdürdü: “Şirketler kadar ülkelerin de 4.0 sistemine geçmesinin konuşulması gerekiyor. Almanya 20 yılda bu devrimi gerçekleştirmeyi planlarken Türkiye’nin en geç 30 yıl içinde süreci tamamlaması lazım. Almanya’nın 3-5 yıl gerisinde kalmamız büyük bir kayıp ya da kapatılamayacak bir açık değil. Ancak bunun için hızlı adımlar atmamız gerekiyor. Bu adımlar ekonomide yüzde 5 ila 8 arasında bir büyüme şansı yakalayabilmemize fırsatlar sunabilir.” Sanayi 4.0’a geçiş konusunda Sanayi Bakanlığı’nın mevzuattaki engelleri kaldırmak için çalışmalar yaptığını kaydeden Ersoy, bugünden oluşturulacak altyapının 4.0’dan sonra gelecek 5.0 hatta 6.0’ın da altyapısını oluşturacağını kaydetti.Önümüzdeki 20 yıl çok önemli
Türkiye’nin dünyada eşi olamayan birçok özelliğe ve avantaja sahip olduğunu dile getiren Vestel Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz Ultav ise önümüzdeki 20 yılın çok önemi olduğunu ve inovasyonun harekete geçirilmesi gerektiğini vurguladı.Lenovo kurumsal ürünlerinin üretimini Avrupa’ya taşıyor
WhatsApp ve Messenger artık rakipsiz değil
YouTube’da mobil mesajlaşma başlıyor
Google, PC olmadan çalışan VR gözlüğü yapacak
Türk Büyüme ve İnovasyon Fonu kuruldu
Fonların fonu bizim çok önem verdiğimiz, girişimcilik eko sistemini tamamlayıcı çok önemli bir unsurdur diyen Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, ”Silikon vadisinde, ABD’nin doğusunda girişimcilere ne sunuluyorsa, nasıl bir eko sistem varsa, biz de onu oluşturmak için yoğun çaba içinde olduk. Türkiye’nin temel sorunlarından bir tanesi, katma değer zincirinde arzuladığımız yerde olmamamız. Yani Türkiye’deki üretim yapısına ve ihracat kompozisyonuna baktığımız zaman, maalesef ağırlıklı olarak yaklaşık 3’te 2’si düşük ve orta altı üretimden bahsediyoruz. Bu üretim ve ihracat yapısıyla yüksek gelir grubuna çıkmamız zor. En temel önceliklerimizden bir tanesi toplam üretimdeki kompozisyonda bilgi yoğun ve üretim yoğun bileşenini güçlendirmek. AR-GE teşviklerimiz var. Bunda hakikaten çok cömertiz. Önemli noktaya geldik. Ama tek başına yetmiyor. Bizim girişimcileri destekleyen fonlara ve girişimcilere destek vermemiz lazım. O nedenle buradayız. Avrupa Yatırım Fonu ile bu çok önemli bir birliktelik. Bu işin içinde Hazine, KOSGEB, TSKB ve birçok bileşen var. Önemli olan durum şu: biz güç birliğine gidiyoruz. Her birimiz bir miktar kaynak koyuyoruz. Şimdi 200 milyon Avro ama 300 milyon Avroya çıkarılabilir. Başlangıç olarak iyi. Hazine olarak biz bu konuya 500 milyon TL kaynak hazırladık. İnanıyoruz ki, bu sürecin sonucunda girişim sermayesi fonları hacmi 2 milyar dolara varır. Dolayısıyla heyecanlı bir dönem başındayız” diye konuştu.
Hazine olarak bu gün bu fona 60 milyon Avro koyduklarını belirten Şimşek, ”Bu çok önemli bir başlangıç. Ben inanıyorum ki, burayla sınırlı kalmayacak. Bunlar ufak rakamlar. Başlangıçta İnşallah 2 milyar dolarlık bir yatırım hacmine ulaşırız. Daha sonra bu hızlı şekilde gelişir. Bizim hedefimiz çok basit. Hükümetimiz, 1’inci nesil reformları devreye soktu. 1’inci nesil reformlarla Türkiye alt orta gelir grubundan üst orta gelir grubuna sıçrama yaptı. Bu önemliydi. Kritik bir sıçramadır. Şimdi 2’nci nesil reformlarla biz, Türkiye’yi yüksek gelir grubu ülkeler arasına sokmayı hedefliyoruz. Aslında bu çabaların amacı Türkiye’yi üst gelir grubuna çıkartmak. Bütün paydaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Fonların fonu önemli bir konsept, çok önemli bir eşik. İnşallah ABD’de olan eko sistemi, Türkiye’de de gerçekleştiririz. Türkiye’de hızlı şekilde inovasyon odaklı, teknoloji odaklı yani gelecek vaat eden başlangıç aşamasındaki firmalara daha güçlü destek imkanı sunacağız” dedi.
Hazine Müsteşarlığı Genel Müdürü Ali Arslan, “Türkiye girişim sermayesi bakımından oldukça büyük bir potansiyele sahiptir. Gerek kişi başına düşen girişim sermayesi yatırımlarının diğer ülkelere nazaran çok düşük olması, gerek bu alanda rekabetçi bir ortamın söz konusu olmaması Türkiye’yi cazip bir pazar haline getirmektedir” açıklamasında bulundu.
KOSGEB Başkanı Recep Biçer, büyüme ve inovasyon potansiyeline sahip, ancak yeterli finansmanı temin etmede sıkıntı yaşayan KOBİ’ler için finansmana erişim mekanizmalarını geliştirmenin her zaman gündemlerinde yer aldığını, İstanbul Risk Sermayesi Girişimi ile yaşanan bu olumlu gelişmelerin bir sonucu olarak yakalanan başarı grafiğini daha yukarıya çekmeyi, Türkiye’de bir girişim sermayesi eko sisteminin gelişmesi yönünde daha da gelişmiş araçlara imza atmayı hedeflediklerini belirterek, bundan sonraki aşamada aralarında yer almayı arzu eden tüm kuruluşlar ile işbirliğinden büyük memnuniyet duyacaklarını ifade etti.
TSKB CEO’su Suat İnce ise, “Ülkemizin sürdürülebilir kalkınması için çalışan bir banka olarak, ekonomik gelişme hedeflerinin gerçekleştirilmesinde, katma değer yaratan yenilikçi sektörlerin büyük payı olduğuna inanıyoruz. TSKB’nin yatırım bankacılığı alanındaki çok yönlü faaliyetleri çerçevesinde teknoloji ve büyüme odaklı firmaların sermaye ile desteklenmesi için gerçekleştirilen bu oluşumun içinde olmaktan mutluluk duyuyoruz.” açıklamasında bulundu. Yahoo topuna Warren Buffett da girdi
İnternetten ev yemeği satarak bir yılda dört kart büyüdü
Türk insanının iştahına olan düşkünlüğü bu kez de Meal Box’un büyüme rakamlarıyla kanıtlandı. Gurme ev yemekleri konseptiyle iki yıl önce kurulan Meal Box, son bir yılda aldığı 390 binin üzerinde sipariş sayesinde yüzde 400 büyüme sağladı ve cirosunu 10 milyon TL’ye yükseltti.
Toplam siparişlerin %55’ini kadınların oluşturduğu Meal Box’ta en çok sipariş verilen gün Pazartesi olurken, saat 12.00-14.00 arası yemek siparişlerinin en yoğun şekilde gerçekleştiği görülüyor. 2015 Ağustos ayından itibaren yalnızca kendi kanallarından sipariş alan Meal Box’ta kullanıcılar öğle yemeklerindeki menülerinde çorbaları daha sık tercih ederken, öğlen daha çok sebze ağırlıklı, vejetaryen yemekleri sipariş ediliyor. Akşam ise yoğunluklu olarak etli yemekler öne çıkıyor.
En Çok Etli Yaprak Sarma ve Yoğurt
Toplamda 100 binin üzerinde müşteriye yemek servis eden Meal Box’ın en çok tercih edilen lezzeti Etli Yaprak Sarma ve Yoğurt olurken, Beğendi Yatağında Köfte, Kıymalı Ispanak Oturtma ve Yoğurt, Piliç Piccata ve Fettuccine ve Izgara Köfte ve Karışık Sebze sırasıyla en çok sipariş edilen diğer yemekler oldu. Çorbalarda ise Fırınlanmış Tereyağlı Mercimek Çorbası, Kaşarlı Domates Çorbası ve Sütlü Brokoli Çorbası sırasıyla tercih edildi.
Siparişler En Çok Beşiktaş’tan…
İstanbul’un hemen her yerinde hizmet veren Meal Box’tan en çok sipariş veren semt Beşiktaş oldu. Beşiktaş’ı ise İstanbul Anadolu yakası semtleri Kadıköy, Ataşehir, Üsküdar, Ümraniye ve Maltepe takip etti. Bu semtlerin ardından ise Şişli, Sarıyer, Bakırköy ve Güngöre, Meal Box’tan en çok sipariş veren semtler oldu.
Bu yazı Microsoft Türkiye ofisinde geçirin!
Apple, Uber’le rekabet için 1 milyar dolar ateşledi!
IBM, Kuantum Bilişim ile inovasyonu hızlandıracak
Gelecekte kuantum bilgisayarı
Hali hazırda kullanımda olmayan kuantum bilgisayarı ile ilgili olarak IBM, önümüzdeki 10 yıl içerisinde 50-100 kübitten oluşan orta ölçekli kuantum işlemcilerinin yapılabileceğini öngörüyor. Yalnızca 50 kübitlik bir kuantum bilgisayarın hızına günümüzdeki en iyi 500 süper bilgisayarın yaklaşamayacağı göz önünde bulundurulunca, teknolojinin olağanüstü potansiyeli ortaya çıkıyor. Kuantum bilgisayarla ilgilenen bilim insanları ve teorisyenlerin oluşturduğu topluluk, bu güçten yararlanmaya çalışıyor ve optimizasyon ve kimya alanındaki uygulamalar kuantum alanındaki hızlı gelişimin ilk görüldüğü alanlar olarak ön plana çıkıyor.
IBM Research Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Direktörü Arvind Krishna bu konuyla ilgili olarak şunları söylüyor: “Kuantum bilgisayarlar hem görünümleri hem de içerikleri itibariyle günümüz bilgisayarlarından çok farklı, ancak daha da önemlisi işlevleri… İçinde bulunduğumuz zaman kuantum bulut bilişimin doğuşunu temsil ediyor. IBM’in deneysel kuantum sistemlerine uygulamalı erişim sağlayarak IBM Quantum Experience, araştırmacılar ve bilim topluluğu için kuantum alanındaki inovasyonların hızlandırılmasını kolaylaştıracak ve bu teknoloji için yeni uygulamaların keşfedilmesine yardımcı olacak.”
Moore Yasası’nın enerjisinin tükenmesiyle birlikte kuantum bilişim, sektörler genelinde yeni bir inovasyon çağını başlatabilecek teknolojilerin arasında olacak. Bilişim alanındaki bu ilerleme, yeni farmasötik ilaçların keşfedilmesini sağlayacak ve bulut bilişim sistemlerini bütünüyle koruyabilecek. Diğer yandan gelecekte daha güçlü Watson teknolojileri gibi yapay zekânın yeni yüzlerini ortaya çıkarabilecek, sektörlerde dönüşüm yaratacak yeni malzeme bilimini geliştirecek ve büyük hacimlerdeki büyük veride arama yapabilecek.
IBM Quantum Experience
Kuantum bilgileri çok hassastır ve ısı ve elektromanyetik radyasyondan doğabilecek arızalara karşı korunması gerekir. Kuantum işlemcisinde operasyonların ölçülmesi için kriyojenik seyreltme soğutucusuna sinyaller gönderilir ve buradan sinyaller alınır. IBM ekibi, IBM Quantum Experience kullanıcılarına bu 5 kübitlik işlemcide benzersiz ve yüksek kaliteli performans sağlamak için hem aygıt düzeyinde hem elektronik denetimlerde mühendislik bakımından çok sayıda güçlü geliştirmeler yapmıştır.
IBM Reserach’ün yazılım alanındaki uzmanlığıyla birlikte bu ekip, bulut sayesinde kullanıcıların kolaylıkla kuantum donanımlarına bağlanmasını sağlayan IBM Bulut platformunda dinamik bir kullanıcı arabirimi oluşturmuştur. Ekip, kuantum bilişim kapsamının halka tanıtılmasını, kuantum dünyasını ve işleyişini benimseyen yeni bir kullanıcı topluluğunun başlangıcı olarak görüyor.
Gelecekte kullanıcılar, IBM Quantum Experience’taki toplulukta sonuçları paylaşma ve inceleme fırsatına sahip olacak ve IBM’deki bilim insanları, yeni gelişmelerle ilgili daha fazla araştırma ve öngörü sunabilecek şekilde doğrudan katılım sağlayabilecek. IBM, kullanıcıların deneylerini geliştirebilmeleri ve teknoloji için yeni uygulamalar ortaya çıkarılmasına yardımcı olmaları için zaman içinde IBM Quantum Experience’a farklı işlemci düzenlemeleri ve daha çok kübit eklemeyi planlıyor.
Yeni bir düşünme yöntemi olarak kuantum bilişim
Klasik fiziğin deneyimlerimizi ve sezgilerimizi, son olarak da bilgileri işleyiş biçimimizi tanımladığı bir dünyada yaşıyoruz. Ancak atom düzeyinde doğayı, kuantum mekaniği olarak bildiğimiz farklı kurallar yönetir. Kuantum mekaniğin rolü olan ve doğada bulunan sorunların çözüme ulaşması için (örneğin, moleküllerin davranışının anlaşılması) günümüzdeki klasik bilgisayarlar yetersiz kalmaktadır. Bunun üstesinden gelmek için Richard Feynman 1981 yılında, kuantum mekaniği kurallarına göre bilgisayarlar üretmeyi önerdi. 30 yılı aşkın bir süre sonra IBM bunun gerçek olmasına yardımcı oluyor.
Kuantum bilişim, bugünün bilgisayarlarından önemli ölçüde farklı çalışıyor. Klasik bilgisayar, her bitin sıfır ya da 1’i temsil ettiği, bitleri kullanarak bilgileri işler. Öte yandan bir kübit, 1, 0 ya da aynı anda her ikisini de temsil edebilir. Buna da “superposition” (üstdüşüm) adı verilir. Diğer kuantum etkilerinin yanı sıra bu özellik, kuantum bilgisayarlarının bazı hesaplamaları normal bilgisayarlara göre çok daha hızlı bir biçimde yapabilmesini sağlar.
Akademi ve sektörel çevrede yapılan kuantum bilişim araştırmalarının birçoğu, evrensel bir kuantum bilgisayarı oluşturulmasına odaklıdır. Karşılaşılan önemli engellerden bazıları yüksek kaliteli kübitler oluşturulması ve bunların ölçeklenebilir bir biçimde bir araya getirilmesidir; böylece, karmaşık hesaplamalar denetlenebilir bir biçimde gerçekleştirilebilir.
IBM, standart silikon fabrikasyon teknikleriyle tasarlanabilen ve üretilebilen, silikon bir çipte süper iletken metallerle yapılan süper iletken kübitleri kullanıyor. Geçen yıl IBM’deki bilim insanları, kafesli düzende ve kuantum devre tasarımları daha büyük boyutlara ulaşabilen tek fiziksel mimari olan süper iletken kübitleri bir araya getirerek kuantum hatalarını saptamak amacıyla çığır açan başarılara imza attı.
IBM’deki bilim insanları kafesli mimaride beş kübiti bir araya getirerek daha ileri düzeyde bir gelişme kaydetti, bu da birçok kuantum hatası düzeltme iletişim kuralının temeli olan parite ölçümü olarak bilinen temel işlemi gösterir. Evrensel kuantum bilişime doğru giden bu yol, kuantum hatalarının düzeltilmesi başarısına bağlıdır ve IBM ekibi, bu zorlu yolda başka bir önemli adım daha atmıştır.
Kuantum bilişimde yeni sınırlar
Son yıllarda kuantum bilişim alanında büyük bir ilerleme olmuştur. IBM Quantum Experience erişimi kullanıcılara sunularak işletmelerin ve kuruluşların teknolojilerin potansiyelini anlamaları sağlanmıştır. Üniversiteler için bu, kuantum bilişim ve ilgili konularda eğitim programlarının artırılması, öğrenciler için de gelecek vadeden yeni kariyer yollarının farkına varmaları anlamına gelir. IBM Research Bilim ve Çözümler Başkan Yardımcısı Dario Gil bu konuyla ilgili olarak şunları söylüyor: “İlk evrensel kuantum bilgisayarın üretilmesine giden yolda adım atmak güzel bir deneyim ancak bu, dünyayla ilgili algımızı değiştirmemizi gerektiriyor. Gelecekte uygulamaların tasarlanmasında ve geliştirilmesinde ilk kuantum bilişim prototiplerine erişim çok önemli olacak. Gerçek bir kuantum bilgisayarının sizin için ne yapabileceğini ve işleyişini anlamak istiyorsanız doğru yerdesiniz. Başka bir yerde bunu deneyimlemeniz mümkün değil.”Hackquartes ve International Accelerator, girişimcileri ABD’ye gönderiyor!
Google’ın yeni iOS klavyesi ile arama yapılıyor
Google ayrıca emojiler için de arama fonksiyonu getiriyor. Böylece artık kullanıcılar emoji seçerken bir liste içinde gözle tarama yapmak yerine, dans, kalp, yemek, aşk, üzüntü gibi kavramları aratıp ilgili emojilerin listesine ulaşabilecek.
Yeni Gboard klavyesi, mobil iletişimde alışkanlıkları değiştirecek önemli bir gelişme olarak görülüyor. Google’ın uygulamayı Android’den önce iPhone üzerinde çıkarması ise uygulamanın yaratacağı ilk şokun etkisinin yenilikleri çok seven iOS kullanıcıları üzerinde daha büyük olacağını düşünmesi. Kısa süre sonra uygulamanın Android ve Windows cihazlar üzerinde de yayınlanması bekleniyor. 








