Bilkent Cyberpark’ın TÜBİTAK’tan aldığı “BİGG M.A.R.K.A” desteği %50 arttı
Hindistan’da akıllı telefon pazarı alev alev!
Hindistan markalarının önlenemez düşüşü
Öte yandan konu sadece Micromax ile ilgili de değil. Çin markalarının ülkede pazar paylarını iki katına çıkardıkları belirtiliyor. Counterpoint araştırmasına göre Micromax’ın yanı sıra Intex, Lava ve Karbonn adlı diğer yerli markaların toplam pazar payı da yüzde 43-48 aralığında geriledi. Bu sofistike Asya ülkesinde akıllı telefon pazarına ilişkin göstergeler bir hayli ilginç. Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.Kadınlar için devir YouTube devri
Global birer yıldız halini alan çok sayıda YouTube fenomeninden biri olan Zoella, sadece makyaj, saç bakımı, çantalar ve erkekler hakkında paylaşımlarda bulunmuyor. Girl Online adlı bir de kitabı var ve bu çalışması da sadece bir hafta içinde 80 bine yakın kopya satmayı başarmıştı.
Zoella, sevgilisi ile birlikte 1 milyon euroluk 5 odaklı bir konakta yaşıyor ve evini ilerleyen yıllarda daha da büyüteceğe benziyor.
Sosyal medya, yüksek segmentli bir gelir modeli olma özelliğini, konuya derinlemesine yaklaşan kimselere sunmaya devam ediyor. Video paylaşım ve canlı yayın ağı YouTube, kadınlar için çarpıcı bir gelir modeli halini almaya devam ediyor. Bu alanda ülkemizde de genç ve gittikçe daha fazla ilgi gören kadın YouTuber’lar var ve sayıların hızla arttığı görülüyor. NETAŞ 2015’te 1 Milyar TL barajını aştı
Eğitim ve teknoloji İstanbul’da buluştu
Eğitimde arttırılmış gerçeklik
ETZ 2016 kapsamında düzenlenen atölyelerde Maker Hareketi, arttırılmış gerçeklik ve hologram, “Tezgah Üretim Evi” hep birlikte üretilirken, STEM ve oyunlaştırmanın incelikleri anlatıldı. Eğitim ve iş dünyasının gündemine yerleşmeyi başarmış konulardan biri olan STEM özelindeki panel ise Doç. Dr. Tufan Adıgüzel önderliğinde BAU STEM tarafından yönetildi.
ETZ’nin, ilk yılında olduğu gibi ikinci yılında da hologram gösterisi ile açılış yapılmıştı. Bu gösterilerde ilk yılın geçmişten gelen konuğu Albert Einstein olurken, 2. yılda konuk Graham Bell olmuştu. Bu yıl ise ETZ16’da katılımcılar kendi hologramlarını yaptılar. Zirvenin en ilginç etkinliklerinden biri Uğur Mert ve Lamia Aktaş’ın gerçekleştirdiği “Hologram Atölyesi” oldu.
Geçen yıl “Eğitimde Fark Yaratan Kadınlar” panelindeki İngilizce öğretmeni bayanlar Sedef Özmen ve Dinçer Demir moderatörlüğünde bu yıl matematikçi beylerle karşı karşıya geldi ve hangi branşın teknolojiyi eğitime daha iyi entegre ettiğini tartışarak, tüm branşlar etkileşimde bulunduğunda daha fazla verim alınacağı sonucuna varıldı.
İlk düzenlendiği yıldan beri çeşitli sosyal sorumluluk projeleri yürüten ETZ, bu yıl her konuşmacı için KAÇUV’a (Kanserli Çocuklar Umut Vakfı) bağış yaptı. Konuşmacılara bağış yapıldığına dair bir sertifika hediye edildi. Ayrıca İZEV (İstanbul Zihinsel Engelliler Vakfı) de ETZ’de yer aldı.
Eğitim Teknolojileri Zirvesi Koordinatörü Öğretim Görevlisi Işıl Boy Ergül, etkinliği “Eğitim ve teknolojiye dair tüm paydaşları bir araya getirmenin yanında pek çok sürprizi içinde barındırdı, birçok uzman, yerli ve yabancı konuşmacı bizlerle birlikte oldu. Kısacası, Eğitim Teknolojileri Zirvesi bu yıl da bünyesinde ilkleri barındırdı ve yine adından sıkça söz ettirmeye devam edecek.” cümlesi ile özetledi. iPhone pil sorunu böyle çözülmüyor!
Cep telefonlarında tek şarjla bir hafta kullanım dönemi çok eskilerde kaldı; bugün iPhone pil sorunu ile boğuşan milyonlarca kullanıcı cihazını bir saat daha fazla kullanabilmek için her türlü fedakarlığa hazır. Bluetooth’u kapatıp, mobil şebekedeyken video izlemeyen bu kullanıcı kitlesi, akıllı telefonun her türlü nimetinden vazgeçerek pil ömrünü uzatmaya çalışıyor.
Elbette sorun sadece iOS cihazlarda değil, Android platformundaki telefonları kullananlar da her geçen gün azalan “tek şarjla cihaz kullanım süresinden” şikayetçi. Bu sorunun pek çok geçici çözümü bulunuyor. Ancak bizzat Apple Yazılım Şefi Craig Federighi tarafından verilen yanıta göre, çalışan uygulamaları sürekli kapatmak bunlardan biri değil.
iPhone pil sorunu için başka çözümler arayın
Çoklu görev özelliğinin icadından bu yana, Ana Ekran tuşuna iki kez dokunup uygulama geçmişini açmak ve buradaki uygulamaları “pil yemesin” diye kapatmak iPhone kullanıcıları arasında alışkanlık oldu. Ne var ki bu işlemin telefona tek şarjla daha uzun kullanım sağladığını öne süren şehir efsanesi önceki hafta tarihe karıştı! Bir iPhone kullanıcısının “iOS uygulamalarını çoklu görev ekranından sık sık kapatır mısın be bu işlem pil ömrü için gerekli midir?” sorularına e-posta ile yanıt veren Federighi ikisine de “Hayır” dedi ve konu kapandı. Artık kullanılmayan uygulamaları kapatmanın pil ömrüne etkisi olmadığını resmi olarak biliyoruz.
Dahası, 9To5Mac’te bahsedildiği gibi, uygulama kapatmak bir işe yarasaydı bunu yapmanın -en azından iOS platformunda- daha kolay ve anlaşılır bir yolu olurdu. Cihazdaki tek düğmeye çift tıklayıp, ardından uygulamaları yukarı doğru sürüklememiz gerekmezdi. Bu özellik normal koşullar altında sadece donan veya bir sebepten yeniden başlatılması gereken uygulamalar için kullanılıyor.
Sürücüsüz Chevrolet çok yakında!
Sürücüsüz araçlarda üst vitese geçildi
Bugüne kadar toplamda 18,8 milyon dolar yatırım toplayan Cruise Automation, standart araçları otonom hale getirmeye yarayan kitlerini tanesi 10 bin dolardan satıyordu. Şirketin rezerve usulü satışa sunduğu ilk 50 otonom kitinden birini satın almak artık mümkün değil. Bu kitler ve devamı, GM araçlarına önümüzdeki dönemde fabrika çıkışında sürücüsüz kullanım kabiliyeti kazandırmakta kullanılacak. Önümüzdeki dönemin en popüler trendlerinden biri halini alacağı anlaşılan sürücüsüz otomobiller için bir yandan teknoloji devleri, diğer yandan otomotiv sektörünün gediklileri adeta bir yarış halinde. Google’ın karıştığı son kaza, anlaşılan iki tarafı da yavaşlatmadı. Yakın dönemde Lyft ile kurduğu iş ortaklığı sonrası 10 yıl içinde kendi kendine yol alan araç filosu kurma planları yapan General Motors, bakalım Cruise alımıyla vites yükselterek sürücüsüz Chevrolet ve Cadillac’ları piyasaya vaktinde sunabilecek mi.Yahoo bu servislerin fişini çekiyor!
Yahoo adına işler son yıllarda pek iyi gitmiyor. Şirketin çalkantılı bir süreçten geçtiği, üst düzey yatırımcılarının başta CEO Marisa Mayer olmak üzere yönetim kadrosundan memnun olmadığı biliniyor. 2016 yılı birinci çeyrek finansal göstergelerini kamuoyuyla paylaşan ve hayal kırıklığı yaratan köklü markanın bazı servislerini kapatma kararı da açıklandı.
Kapatılan servisler arasında Yahoo Games öne çıkıyor. 14 Mart 2016 itibarıyla oyun satışı odaklı söz konusu servisin fişi çekiliyor. Türkiye’de faaliyette olmayan servis; Avustralya, Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, İngiltere ve ABD’de 18 yıldır varlığını sürdürüyordu.
Özelleştirilmiş arama servisi BOSS da kısa süre sonra kapatılacak servisler arasında. 31 Mart 2016’da faaliyetlerine son verilecek.
Yahoo Maktoob ve Astrology de kapatılan servisler arasında yer alıyor. Maktoob adından da anlaşılacağı üzere Arapça ve aynı zamanda İngilizce dillerinde haber akışı sağlayan bir web platformuydu. Astrology ise aralarında Hindistan’ın da bulunduğu birkaç ülkede hizmete veren bir astroloji ortamıydı.
Yahoo Livetext ise kapatılacak diğer bir servis. 2015 yazında faaliyetlerine başlayan bir mesajlaşma uygulamasıydı, 1. Yaşını doldurmadan fişi çekiliyor. Açıkçası Yahoo’nun ‘Yahoo Messenger’ varken kendi mesajlaşma platformuna alternatif bir uygulama çıkarması şaşkınlıkla karşılanmıştı, anlaşılan girişim başarılı da olmadı.
Şirket, 2014 yılına kadar 60’a yakın servisini kapatmıştı. Bu rakam son iki yılda adeta katlandı. Şirketin mali tablo açıklamasında artık sadece 7 hizmet ekseninde hareket edileceği bildirildi. Bunlar; Tumblr, Spor, Haberler, Lifestyle, Finans, Arama ve Mail. Google’dan Facebook’a veri merkezi desteği
Teknoloji dünyasının dinamikleri arasında belki de en önemli olanlar yüksek segmentli rekabet noktasında görülüyor. Birbiri ile kıyasıya yarışan dünya devleri; daha fazla kullanıcı, daha fazla aylık sayfa gösterimi, daha fazla aylık aktif kullanıcı, önceki çeyreğe göre daha fazla net kar gibi parametreler için durmaksızın çalışıyorlar.
Facebook ve Google, bu noktada rekabetin seyrini oluşturan markalar arasında. Üstelik birbirleriyle de rekabet halindeler. Örneğin Facebook, kendi platformuna yüklenen videolarla bir YouTube alternatifi olma yolunda adımlar atıyor. Google’ın Plus’ı ile Facebook yarışı da belki de en çok bilinen rekabet sahalarından biriydi…
En nihayetinde ise birbirleri ile çok da iyi ilişkileri olmayan Facebook ve Google, ilginç bir ortak paydada buluşma kararı aldılar. Üstelik konu, günümüzün olduğu kadar geleceğin de en değerli teknoloji kavramları arasındaki ‘veri merkezleri’ alanında…
Google, Facebook’un Open Compute Project adlı veri merkezi yapılarının birçok aşamada geliştirilmesi konulu yapısına dahil olduğunu açıkladı. İlk etapta yeni bir sunucu ile katkı sağlayacağını duyuran Google, Open Compute Project kapsamındaki diğer geliştirme çalışmalarında da katkılarda bulunulacağını belirtti.
Teknoloji dünyasında sürpriz olarak değerlendirilen gelişme olumlu karşılandı. Büyük şirketlerin birbirleri ile daha fazla ortak çalışma alanları bulmaları yönünde de en güncel örneklerden biri olarak kayıtlara geçti. Para kazanmanın tatlı yolu Parantez’in içinde saklı
IDC: Hibrit bilgisayarlara ilgi artacak
IDC raporunda tabletlerdeki ekran boyutları da çeşitli şekillerde ele alındı. 9 inç ve altında ekran boyutuna sahip tabletlerin yerine 9-13 arası ekran boyutuna sahip olanların daha fazla tercih edilmesinin beklendiği ifade edildi. Söz konusu ekran boyutlarına ilişkin analiz, sektörde iyiden iyiye yaygınlaşan ‘dev tabletlerin’ daha fazla görüneceğine dair ipuçları arasında.
Öte yandan Apple, Samsung gibi köklü tablet üreticilerinin yanı sıra Huawei, Alcatel gibi bu alanda üretim faaliyetlerini yeni yeni ivmelendiren şirketlerin de oyuna katılmasının marka bazındaki pazar paylarında değişimleri beraberinde getireceğinin altı çizildi.
Son olarak Windows 10 için önümüzdeki sürecin önemine değinildi. İlgili işletim sistemi ile gelecek modellerin, 2016 yılında etkili olacağının altı çizildi. Android ve iOS işletim sistemleri ise pazarın mutlak hakimi olmaya devam edecekler. Raporda 2020’de ise Android’in tablet ekosistemindeki işletim sistemleri arasında ağırlıklı olarak kullanımda olacak yazılım olacağı belirtiliyor. Apple etkinliği için tarih belli oldu
iPhone SE bu etkinlikte tanıtılabilir
Sadece davetiye sahibi olanların katılabileceği etkinlikle ilgili beklentiler pek yüksek değil. Zira Apple bir üst iPhone modeli gibi önemli duyurularını sonbahar ayında gerçekleştirdiği etkinliğe saklıyor. Bahar döneminde ise servisler ya da mevcut ürünlerin daha farklı modelleri tanıtılıyor. 4 inç ekrana sahip uygun fiyatlı bir iPhone, iPad Air ile aynı ekran boyutuna sahip ancak güçlü donanımlı bir iPad Pro şimdilik beklentiler arasında. Düşük bir ihtimal olarak Apple Watch 2’nin de bu etkinlikte tanıtılabileceği konuşuluyor. Ancak şirketten beklenen, yeni bir akıllı saatten önce mevcut saat için daha fazla aksesuar seçeneğinin duyurulması.Apple etkinliği canlı yayınla SDN’de olacak
ShiftDelete.Net haberine göre Apple iPhone SE adını taşıyacak olan bu orta karar modelde, Apple A9 işlemci, 1 GB RAM, NFC çipi, Live Photos ve 4K video kayıt destekli 12 Megapiksel arka kamera ve 1.642 mAh kapasiteli pil gibi özellikler yer alacak. Etkinlik akşamı SDN editörleri canlı yayınla duyuruları yorumlayacak.WeWork nedir? Neden 16 milyar dolar değerinde?
WeWork deyince akla ilk olarak çalışma düzeni ve üretkenlikle alakalı başlıklar geliyor. Miguel McKelvey ve Adam Neumann adında iki girişimci tarafından kurulan bu startup, uzaktan çalışma trendinin hızla yaygınlaşmasıyla anlam kazanan ortak çalışma alanlarını; kreatif ekip, yazar, grafiker gibi profesyonellere kiralayarak gelir sağlıyor. Dahası, özellikle şehir dışı şirket toplantıları bu alanlarda yapılıyor. Bu iş modeli size yabancı geldiyse, aldığı yatırımla 16 milyar dolar pazar değerine ulaşan WeWork belki ilginizi çeker.
Dünya genelinde 23 şehirde toplam 80 ortak çalışma ofisi bulunan WeWork, başta Çinli Legend Holdings ve Hony Capital’in başı çektiği bir grup yatırımcıdan aldığı 430 dolarlık yatırım ile piyasa değerini 16 milyar dolara yükseltti ve dünyanın en değerli startup şirketlerinden biri olmayı başardı. Toplamı 50 bini aşan WeWork müşterisi arasında Merck ve American Express gibi büyük ölçekli şirketler de bulunuyor. Bireysel anlaşmalar ise 45 dolarlık paket fiyatlardan başlıyor ve günlük bir masadan, daha kalabalık ekipler için alanlara kadar genişliyor.
WeWork yükselişte ama…
Son yatırım öncesinde 969 milyon dolarlık fonlama ile 10 milyar dolar değere sahip olan WeWork’ün hızlı yükselişi, eleştirileri de beraberinde getiriyor. Para kazanmaya 2015 yazında başlayan startup için çekimser yaklaşanlar, gelir kalemlerinin bu değeri sağlamayacağına inanıyor. Esasen büyük bir alanın kiralanarak, daha küçük parçalar halinde başkalarına kiraya verilmesinden ibaret olan WeWork bir emlak işi olarak görülüyor ve emlak sektörünün tüm risklerini taşıdığı düşünülüyor. Öyle ki bazı otoriteler, Silikon Vadisi’nde patlamak üzere olan teknoloji balonlarına en uygun örnek olarak WeWork’ü gösteriyor.
Aldığı son yatırım, şirketin Çin’deki yayılımını hızlandırmak için kullanılacak. Şimdilik yatırımcılar da kurucular da mutlu görünüyor. Ancak Silikon Vadisi genelinde hissedilen teknoloji balonu tedirginliği, ortak çalışma alanlarında nasıl bir etki bırakır bunu zaman gösterecek.
Twitter’da “üç al bir öde” dönemi
Twitter herhangi bir şey satmadığı için, “üç al bir öde” ilk başta anlamsız gelebilir. Bir an için Twitter’ı bir sosyal ağ olarak değil, borsada hisseleri bulunan bir kurum olarak düşünün. Bu şirket için en önemli varlığın hisseleri olduğunu fark ettiğinizde, en büyük blog ağlarından birini yöneten organizasyonun hisselerinin sadece bir yılda üçte bir değerine düşmesi tüm vehametiyle aklınıza yerleşecektir. Bir de bu şirkette çalıştığınızı varsayın. Moral ve motivasyonu nerede bulurdunuz?
Twitter CEO’su Jack Dorsey bu önemli soruna çözüm olarak kendi yıllık priminden bir bölümü personelin prim havuzuna aktaralı henüz çok olmadı. Buna karşın bir zamanların yükselen değeri Twitter, şirkete gelir sağlayacak sağlıklı ve işler yöntemler üretemediği için her geçen gün değer kaybediyor. Öyle ki, şirketin Nisan 2015’teki hisse değeri olan 53,49 dolara bugün üç hisse birden almak mümkün.
Çoğunluğu aynı zamanda şirket hissedarı olan personeli bünyesinde tutmak isteyen kurum, bu amaçla bir kez daha prim ödemesi yapıyor. BI haberine göre şirket çalışanlarının 6 ay ila 1 yıl daha şirkette kalma sözleşmesi yapması karşılığı 50 bin ila 200 bin dolar arası ödeme yapılıyor. Benzer şekilde çalışanlara sınırlı hisseler de dağıtılıyor.
Twitter için tehlike çanları çalıyor
Kullanıcı artışının sürekli olarak yavaşlaması ve diğer sosyal ağlardaki rekabetin artışı, gerek yatırımcıların gerekse personelin aklında soru işaretleri oluşturuyor. Bir yıla yakın zamandır devam eden kurum içi sıkıntıların çözümü için şirket CEO’su Jack Dorsey farklı çözümler için uğraşırken, kuruluştan bu yana Twitter için çalışan önemli isimlerin kaybı önlenemiyor. Geçtiğimiz hafta ayrılacağını duyuran Karen Wickre ve Shariq Rizvi’nin ardından, bir zamanlar Facebook’un tek rakibi olarak gösterilen serviste işlerin nasıl yoluna gireceği belirsizliğini koruyor.
PiA ve Intellica güçlerini birleştirdi
Google Create nedir? Ne işe yarıyor?
Google için hayaller Facebook, hayatlar Google Create. Facebook’a rakip olma planları uzun zaman önce suya düşse de, Google kendi sosyal ağı Google+ için şansını denemekten çekinmiyor. Create isimli servis, arama devinin kendi sosyal ağına farklılık getirerek dikkat çekme çabalarının şimdilik son ürünü gibi görünüyor.
Create, adından anlaşılacağı üzere beynin yaratıcı gücünü temel alıyor. Google burada kanaat liderlerini çeşitli konular etrafında toplamayı planlıyor. Kaliteli ve tematik Google+ koleksiyonları oluşturan kullanıcılar, Create programının haftalık öne çıkardığı isimler arasında olma şansı yakalayacak.
Google+ Koleksiyonları platformunu kullanan Create, sosyal ağın yeni odağı olan “aynı ilgi alanı etrafında insanları bir araya getirme” misyonunu yükleniyor. Arada ise bir fark var: Koleksiyonlar servisi herkes tarafından kullanılabilirken, Create sadece bu koleksiyonlar içinde kreatif zeka içeren ve öne çıkan içerikleri sunuyor.
Google Create için onaylanmış hesaplar hazır!
Google Create için fotoğrafçılar, yazılım geliştiriciler, aşçılar ve hatta dağcılar kolları sıvayarak kendi uzmanlık alanlarında koleksiyonlar oluşturmaya başladı bile. Google bu servisin mümkün olduğunca geniş bir ilgi yelpazesine dağılması için elinden geleni yapıyor. Create programına kabul edilenler, son dönemde sosyal medyanın yeni arzu nesnesi olan “Onaylanmış Hesap” ile ödüllendirilecek. Ayrıca Google+ için geliştirilen yeni özellikleri herkesten önce denemek de yine bu arkadaşlara nasip olacak. 4Chan kurucusu “moot”u yakın zamanda sosyal ağında topluluk oluşturmak için bünyesine katan Google, bakalım Create ile nasıl bir grafik yakalayacak.
Fintech startup’ları için sıraya girdiler
Finansal teknolojilerin kısaltmasından adını alan fintech startup’ları bir yıldır herkesin dilinde. Globalde Square, Lending Club, Stripe, yerelde iyzico, Ödeal konuşuyoruz. Herkesin farklı bir yaklaşımı var. Dile kolay, insanlığın yıllardır kullandığı bankacılık ve ödeme sistemlerine alternatif getirme vaadiyle bu sektörden her gün yeni bir startup yükseliyor. Temelinde para üzerinden para kazanmak olan bu faiz ekonomisi, KPMG ve CB Insight tarafından yayınlanan rapora göre 2015 yılında toplam 13,8 milyar dolar yatırım aldı.
Pazar bu kadar gözde olunca, fintech girişimlerinin fiyatları da hiç olmadığı kadar yükseldi. Şirket yatırımcılarının fintech için yaptıkları yatırımın aynı zamanda kendi inovasyonları ve pazara yıkıcı giriş yapanlarla rekabet için değer taşıdığını belirten raporda, kurumsal yatırımcıların fintech yatırımının geri dönüş oranındaki düşme nedeniyle kısa vadede parayı bu sektöre aktarmaktan uzaklaşabileceğine değiniliyor.
Bankalar da fintech startup istiyor
Raporu KPMG adına değerlendiren Conor Moore, “Daha geleneksel olan organizasyonlar, Square ve Stripe gibi alternatif iş modellerinin nasıl hızlı geliştiğini görüyor ve önlerinde iki seçenek bulunuyor; ya uyum sağlayacaklar ya da pazar payı kaybedecekler” açıklamasını yaptı.
KKR, Alphabet ve UPS gibi teknoloji odaklı yatırımcıların yanı sıra, fintech girişimlerinin asli rakibi olan geleneksel bankalar da bu startup’lar için kesenin ağzını açtı. Citigroup son beş yılda toplamda 13 ayrı girişime yatırım yaparken, Goldman Sachs 10 startup, JPMorgan Chase ise beş fintech yatırımıyla tabelayı oluşturuyor.
Son çeyrekte soru işaretleri…
Sadece fintech startup’ları değil, genel olarak teknoloji dünyasında startup’lar için 2015’in son birkaç ayı zorlu geçti. Yine aynı rapor için yapılan bir başka yorumlama, yatırım şirketlerinin yılın son çeyreğinde yatırımlarını bir hayli düşürdüğü yönünde. Yılın ikinci ve üçüncü çeyreğinde 4,7 milyar dolar seviyesinde seyreden fintech yatırımları, Q4 2015’te adeta dip yapıyor ve yüzde 63 düşüşle 1,7 milyar dolara geriliyor. Buna karşılık teknoloji piyasasına toplam yatırımın yüzde 29 düşüş yaşadığını yani fintech pazarından daha iyi durumda olduğunu söylemek mümkün.
Bankaların kendi süreçlerini dijitalleştirerek fintech girişimleriyle rekabet etme planları, fintech girişimlerini yakın dönemde daha da zorlu bir yola sokabilir. P2P kredi sistemlerinde geri ödemelerin sıkıntı çıkarması ve devletlerin konu para olunca koyduğu sert kurallar, fintech şirketlerinin önümüzdeki aylarda dikkat etmesi gereken konuların başında geliyor. Tech.eu verileri Avrupa özelinde fintech için işlerin yolunda olduğunu gösterse de, global ölçekte bakıldığında pazarın neler getireceği şimdilik bilinmiyor.












