
TELKODER: “4G ihalesinde sanal mobil şebeke de olmalı

4G ihale tutarlarına Turkcell’den açıklama geldi

İnovasyon meraklıları İzmir’de buluşacak
Türkiye İnovasyon Haftası 2015’in ilk durağı geçtiğimiz yıl olduğu gibi yine İzmir. 19-20 Mart 2015 tarihlerinde Swissotel’de iki gün devam edecek etkinliklere; yurtdışından ve Türkiye’den davet edilen birçok uzman, konuşmacı ve panelist katılacak. Organizasyon kapsamında çeşitli workshoplar ile inovasyon kültürü katılımcılarla paylaşılacak.
Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Sabri Ünlütürk, “Türkiye İnovasyon Haftası 2015 İzmir Buluşması’nda tüm katılımcılarımıza inovasyon, teknoloji, tasarım, mobil gelecek, geleceğin kentleri, sıradışı kadınlar, televizyon dizileri, iş dünyasına yön verenler, markalaşma, kariyer gibi temalarla inovasyonu sevdirmeye hazırlandık. Tüm İzmirliler’i, kendilerinden bir şey bulabilecekleri, değerli konuşmacılarımızdan inovatif fikirler edinebilecekleri etkinliğimize davet ediyoruz.” dedi.
İzmir inovasyon etkinliklerinin ilk günü Kevin Ashton’un ‘nesnelerin interneti’ konferansı ile başlayacak; Embarq Türkiye Direktörü Arzu Tekir, IBM İş Geliştirme Yöneticisi Bülent Ekuklu ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Şehir ve Bölge Planlama’dan Koray Velibeyoğlu’nun konuşmacı olarak katılacağı ‘geleceğin kentleri’ paneli ile devam edecek.
Günün ikinci yarısı ise moda tasarımcısı Simay Bülbül, İsviçre Tasarım Ödülleri Küratörü Michel Hueter, İsveçli mimar Andreas Vogler’in ‘Tasarım, Mimari ve Moda’ konulu paneli ile başlayacak.
Bu senenin önemli yeniliklerinden biri de “sıradışı kadınlar” paneli. Panelin konukları ise Al Jazeera Türk editörü ve savaş muhabiri Ayşe Karabat, dünyadaki en iyi 50 öğretmenden biri olan Dilek Livaneli, dünya şampiyonu Tennur Yerlisu Lapa ile Türkiye’nin ilk kadın borsa başkanı Işınsu Kestelli.
İlk gün etkinlikleri Türkiye’nin en yeni endüstrileri arasında gösterilen ‘televizyon dizileri’ paneli ile sona erecek. TV ve Sinema Yapımcısı Mahmut Özden’in moderatörlüğünde gerçekleştirilecek panele; Türkiye’nin en büyük dizi platosu yaratıcısı Burhan Özkan, dizi yapımcısı Birol Güven ve Türkiye’den dizi ihracatı gerçekleştiren Can Okan konuşmacı olarak katılacak. BlaBlaCar yolculuklara güven ve rahatlık getiriyor
Paylaşım ekonomisi ve yolculuk paylaşım platformları Türkiye’de yeni yeni kendine yer buluyor. Bu akımın ilk akla gelen isimlerinden biri olmayı başaran BlaBlaCar, Türkiye’ye hızlı bir giriş yaptı.
Temmuz 2014’te aldıkları 100 milyon dolarlık yatırım sonrasında ilk olarak Türkiye’ye giriş yaptıklarını söyleyen BlaBlaCar Türkiye Ülke Müdürü Esin İmer, Türkiye’nin BlaBlaCar’ın hizmet verdiği 13. ülke olduğunu ifade etti.
Türkiye’de yatırım yapma kararının ardında birden çok etken bulunduğunu da dile getiren İmer, bunları yakıt fiyatları, şehirler arası mesafelerin uzun olması ve genç nüfus olarak sıraladı. Türkiye’nin ardından Avrupa haricinde Latin Amerika ve Asya ülkelerine giriş yapmayı düşündüklerini söylüyor.
Sistem nasıl işliyor?
BlaBlaCar’ın çalışma sistemi için Facebook üyeliği zorunlu tutuluyor. Kullanıcılar iPhone ya da Android için ücretsiz olarak sunulan uygulamalar üzerinden bağlanabilirken, siteden de giriş yapabiliyor. Bunu özellikle güvenlik açısından istediklerini belirten İmer, “İnsanların gerçek profil ve resimlerinin kullanıldığını bilmek istiyoruz.” yorumunu yapıyor.
Sisteme giriş yapan kullanıcılar eğer sürücüyse gidecekleri güzergah, tarih vb. bilgileri girerken, yolcular ise açılmış olan yolculuklar üzerinden kendilerine uygun kişi, araç ve zaman seçimini yapıyor. Bunun ardından sürücü ve yolcular arasında alış yeri, araç modeli, evcil hayvan taşınıp taşınmayacağı gibi kriterler üzerinde anlaşma sağlanıyor ve yolculuk gerçekleşiyor.
Bu noktada topluluk tarafından gerek sürücüler gerekse yolcular için yorum ve puanlama yapılabildiğini söyleyen İmer, bu puanlamaların sonraki yolculuklarda tercih noktasında önemli olduğunu ifade ediyor.
BlaBlaCar’ın bir yolculuk paylaşım platformu olduğunu, yolculuk hizmeti veren bir kurum olmadığına dikkat çeken İmer, sistemin yolculuk bilgisi yayınlandıktan sonra yolcu başına maliyet katkı payı önerdiğini belirtiyor. İmer, buradaki tutarın değiştirilebildiğini, ancak bu değişikliğin belirlenmiş alt ve üst limitler arasında olması gerektiğini sözlerine ekliyor.
Ereteam iş zekasında Tableau ile ortaklığa imza attı

Hükümet, 4G’den en az 2,3 milyar avro bekliyor
Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayınlanan karara göre 4G ihalesi sonrası beklenen gelir 2 milyar 298 milyon 67 bin 661 avro oldu. Bu tutar, ihale sırasında yapılacak açık artırma sonrası daha da yükselebilir.
800, 900, 1800, 2100 ve 2600 MHz frekansları için 20 ayrı bant genişliğinde yapılacak olan ihale ile toplam bant genişliği 390,4 MHz olacak.
Yapılan açıklamaya göre belirlenen asgari değerler üzerinden çıkılacak ihale sonucunda oluşan ihale bedeli, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından hazırlanacak ihale şartnamesinde belirlenecek usulle ihaleyi kazananlar tarafından peşin veya ilki peşin olmak ve geri kalan taksitler ilk ödemeyi takip eden 6’şar aylık dönemlerde ödenmek üzere 4 eşit taksitte ödenebilecek.
Peşin ödemeden sonraki taksitler belirlenen süreden önce ödense dahi taksit miktarlarında iskonto yapılmayacak.
Taksitlerin vadesinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde ödeme yapılmayan miktar ve süre için 6 aylık yüzde 1,31’in iki katı gecikme faizi uygulanacak. Ödemenin vade tarihinden en fazla 30 gün içinde belirtilen faiz oranıyla yapılmaması halinde yetkilendirme BTK tarafından iptal edilecek.
Frekanslar arasında en düşük tutar 6.464.729 avro ile F4 olarak numaralandırılan 2600 MHz olurken, en yüksek asgari tutar ise 372.926.013 avro ile A1 kodlu 800 MHz frekansı oldu. İhaleye katılan firmalar, bu minimum bedeller sonrası oluşacak fiyata ek olarak belirlenen fiyat üzerinden KDV ödemesi de gerçekleştirecek.
Yöneticiler siber saldırılara hazır değil
Cisco’nun tehdit istihbaratı ve güvenlik trendlerini ele alan 2015 Yıllık Güvenlik Raporu, şirketlerin siber saldırılara karşı tüm birimlerin birlikte hareket edeceği bir yaklaşım benimsemeleri gerekliliğini ortaya koyuyor. Saldırganların, kötü niyetli etkinliklerini gizlemek ve fark edilmeden hareket etmek için güvenlik boşluklarından yararlanmak konusunda daha yetkin bir hale geldiklerinin vurgulandığı raporda; savunucuların, yani güvenlik ekiplerinin gittikçe daha karmaşık hale gelen siber saldırılarından şirketlerini korumak için savunma yaklaşımlarını sürekli geliştirmeleri gerektiğinin altı çiziliyor.
Siber suçlularının fark edilmelerini zorlaştırmak için geliştirdiği yeni taktiklerin sıralandığı raporda, kullanıcıların da farkında olmadan siber saldırılara yardımcı olduğu, şirketlerin ise güvenlikle ilgili çalışmalarını iyileştirmeleri gerektiği ortaya çıkıyor.
Güvenlik yamaları kullanılmıyor
Dünya çapında 1700 şirketin bilgi güvenliğinden sorumlu başkan yardımcıları ve güvenlik operasyonları yöneticileri arasında gerçekleştirilen Cisco Güvenlik Benchmark Araştırması’nın sonuçları, yöneticilerin niyetleri ve aksiyonları arasındaki farkın giderek açıldığını ortaya koydu.
Özellikle, araştırmaya katılan başkan yardımcılarının yüzde 75’i kullanmakta oldukları güvenlik araçlarını çok ya da son derece etkili olarak görüyorlar. Ancak, katılımcıların yüzde 50’sinden azı güvenlik ihlallerini önlemek için yamalama ve konfigürasyon gibi standart araçları kullanıyorlar ve bunların son sürümlerini kullandıklarını söylüyorlar. Ayrıca Heartbleed geçen senenin simge zayıf noktası olarak kabul edilmesine rağmen, tüm OpenSSL’lerin yüzde 56’sının versiyonları 4,5 yaşından büyük; bu durum, güvenlik ekiplerinin yamalamadıklarının güçlü bir göstergesi. Birçok savunucu güvenlik süreçlerinin optimize -ve güvenlik araçlarının etkili- olduğuna inanırken, aslında güvenlik çalışmalarının iyileştirmeye ihtiyacı var.
Saldırganların güvenlik açıklarından yararlanmakta artık daha yetkin olduğunu belirten Cisco Güvenlik Ürünleri Satış Yöneticisi Ali Fuat Türkay; “OpenSSL’lerin yüzde 56’sının hala Heartbleed karşısında zayıf olduğunu düşünürsek, her an, yüzde birlik oranda yüksek öncelikli zayıflıkların aktif olarak istismar edilmesi beklemeliyiz. Buna rağmen, ankete katılan güvenlik ekiplerinin yarısından azının yama ve konfigürasyon yönetimi gibi standart araçlar kullanarak güvenlik ihlallerini önlemeye çalıştıklarını görüyoruz. İleri güvenlik teknolojileri ile bile, organizasyonları ve kullanıcıları artan sofistike saldırılar ve savaşlardan korumak için süreçte mükemmellik gerekli olduğunu göz ardı etmemeliyiz” dedi.
Kar ayakkabısı yöntemi
Rapora göre Cisco’nun tehdit istihbaratı üç önemli trendi ortaya çıkarıyor:
– Kar ayakkabısı spam’i: Daha çok tercih edilen bir saldırı yöntemi olarak ön plana çıkan kar ayakkabısı spam’i ile saldırganlar fark edilmemek için, farklı birçok IP adresinden düşük miktarda spam gönderiyor.
– Açıkta saklanan web istismarcıları: Yaygın olarak kullanılan istila araçları kısa sürede güvenlik şirketleri tarafından dağıtılıyor. Bu nedenle, çevrimiçi suçlular daha az yaygın kitleri kullanma taktiğine yöneliyorlar: daha az dikkat çeken sürdürülebilir bir iş modeli.
– Kötü amaçlı bileşimler: Saldırganlar güvenlik alanındaki ilerlemeler sayesinde, zaten güvensiz olan Flash ve JavaScript’in zayıf yanlarını birleştiriyorlar. Kötü amaçlı Flash; Java Script ile kötü niyetli etkinliği gizlemek için, iki farklı dosyanın arasında – biri Flash diğeri JavaScript – paylaşarak etkileşim kuruyor. Bu tür bileşik saldırılar çok zor tespit ediliyor.
Saldırganlar son kullanıcıları araç olarak kullanıyor
Son kullanıcılar siber saldırıların sadece hedefi değil, farkında olmadan yardımcısı da oluyorlar. Cisco tehdit istihbaratının ortaya koyduğu tespitlere göre, 2014 yılında, saldırganlar odaklarını sunucu ve işletim sistemlerinden, sayıları sürekli artan riskli sitelerden program ve uygulama indiren kullanıcılara çevirdiler. Bu durum Silverlight saldırılarında yüzde 280, spam ve kötü amaçlı yazılımların bilgisayarlara indirilmesini sağlayan reklam istilalarında yüzde 250 artışa sebep oldu. FTC, hileli reklamların peşinde
Amerikan yasama organları geçtiğimiz günlerde uydu televizyon hizmet sağlayıcısı olarak tanınan ve ABD’nin bu konudaki en güçlü isimleri arasında yer alan DirectTV’nin yasalara karşı geldiğini iddia ederek, FTC’ye şikayette bulundu. Rapora göre DirectTV yaptığı reklamlarda olası müşterilerini yanlış yönlendiriyor, ileride ciddi mablağlar ödemek zorunda kalabilecekleri kampanyaların içerisine çekmeye çalışıyor.
Recode.net’in haberine göre şirket, yaptığı tanıtımda 12 aylık indirimli hizmetten bahsederken, iki yıllık sözleşme sürecinde ödenecek ekstra miktarlardan bahsetmiyor, hatta anlaşma döneminde bu önemli bilgileri arka planda tutuyor. FTC’nin açıklaması ise aylık üyelik bedelinin bir anda 45 dolar birden artabileceği ve hatta şayet iki yıl bitmeden üyelik sonlandırılırsa 480 dolar ceza ödeneceği gibi detayların gizlenmiş olduğu yönünde.
DirectTV’nin sözcüsü bu söylentilerin tek kelime ile yanlış olduğunu ve şirketinin bu konuda kendilerini kanıtlamak için ellerinden geleni yapacaklarını duyurdu. Müşterilerine tüm detayları verdiklerini ve hatta birden fazla kez tüm olasılıkları kendilerine açıkladıklarını da söyleyen sözcü, onlar için olabilecek en iyi seçenekleri sunmaya çalıştıklarını bildirdi. FTC ise şu aralar DirectTV’nin bu yasa dışı işleyişini engellemek ve gerekli cezanın uygulanması için çalışıyor. Yeni Ar-Ge destekleri yolda

Intel, Türkiye’den milyar dolarlık girişim çıkartmaya kararlı
Geçen yıl İTÜ Arı Teknokent’te Ar-Ge Merkezi’ni açan Intel, yatırımlarını artırmaya devam ediyor. Bu merkezde açık inovasyon modeliyle ilerleyerek sağladığı değeri yükseltmek isteyen şirket, açılış günü duyurduğu “Galileo Araştırma Platformları‘nı üniversitelere dağıtacağız” girişimini tamamladığını duyurdu.
Bu sabah, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık‘ın da katılımıyla gerçekleşen bir basın toplantısıyla gelinen noktayı paylaşan Intel Türkiye Genel Müdürü Burak Aydın, toplam 37 üniversiteden 60 akademisyene, 1050 adet Galileo Geliştirme Platformu gönderimini tamamladıklarını açıkladı. Bu platformların, 2020’de 19 trilyon dolarlık bir pazar olması beklenen giyilebilir teknoloji ve nesnelerin interneti alanında yeni icat ve ürünlerin ortaya çıkması noktasında Türkiye’ye faydalı olacağını belirten Aydın, üniversitelerle özel şirketler arasındaki işbirliğini de bu yolla artırmayı hedeflediklerini açıkladı. Aydın, bu platformlarla bugüne kadar 24 üniversite sanayi işbirliği projesinin başlatıldığını da sözlerine ekledi.
“Türkiye’den milyar dolarlık girişim çıkartma konusunda kararlıyız”
Sunumunda Türkiye’nin girişimcilik alanında bulunduğu noktaya dair bilgiler de paylaşan Burak Aydın, Türkiye’nin bu klasmanda dünyada 25., Avrupa’da ise 16. olduğuna değindi. Girişimlerin başarıya ulaşması noktasında ve milyar dolar değere sahip olması için uluslararası kabul gören ödüller almasının önemli olduğuna dikkat çeken Aydın, 2015’te Türkiye’den çıkan bir projenin bu tür bir ödül almasını amaçladıklarını belirtti.
“Herkesin teknoloji sayesinde eşit seviyeye geldiği yeni dünyada keşfedilecek çok şey var.” diyen Intel Türkiye Genel Müdürü Burak Aydın sözlerini şöyle sürdürdü: “Artık dünya ekonomisi girişimcilik üzerine dönüyor, dünyayı değiştiren fikirler dev şirketlere dönüşmüş durumda. 19 trilyon dolarlık giyilebilir teknolojiler ve Nesnelerin Interneti (IoT) pazarı yeni keşifler, yeni kaşifler bekliyor. Akıllı sistemler pazarı tüm sektörlerdeki iş yapış modellerini değiştirecek. Türkiye’den de milyar dolarlık şirket çıkması için vites büyütmemiz gerekiyor. Intel olarak bu konu üzerinde ısrarla çalışıyoruz, hayallerimiz büyük, yapacak çok işimiz var. Başarılı olmak zorundayız, çünkü biliyoruz ki, en güçlü toplumlar, girişimci toplumlardır.”
Müfredat ve ödüller hazır
Platforma dair verilecek eğitimler için İstanbul Teknik Üniversitesi ile işbirliği yaptıklarını da kaydeden Burak Aydın, Intel olarak bu gelişime destek vermek için özel destekler de sundukları bilgisini paylaştı.
Intel, girişimci gençlerin önünü açmak amacıyla gerçekleştirdiği “Intel Galileo – İcat Kiti” projesini bir adım ileri taşımak amacıyla, ODTÜ Teknokent’le de işbirliği gerçekleştirdi. İşbirliği kapsamında, Galileo geliştirme platformları ile ortaya çıkarılan projeler, ODTÜ Teknokent tarafından düzenlenen “Yeni Fikirler, Yeni İşler” yarışmasına katılabilecek. Birinci seçilen fikrin 10 bin dolar para ödülüyle ödüllendirilmesinin yanı sıra, dereceye giren fikirlerin sahipleri ODTÜ Teknokent bünyesindeki kuluçka merkezini 2 yıl boyunca ücretsiz olarak kullanabilecek. Ayrıca, birinci seçilen proje, Intel EMEA Yenilikçilik Zirvesi kapsamında düzenlenen “Challenge-Up” yarışmasına doğrudan katılma hakkı elde ederek, Intel Capital ve benzeri yatırım şirketleri ile buluşma şansına sahip olacak. Media Markt’ta yeni CEO

Rekabet artıyor, güvenlik öne çıkıyor

Gökyüzünde güvenli gelecek İHA’larda

TBD’den e-seçim provası

Casio tasarımı teknolojiyle buluşturdu
Bu hafta sizlere BT yöneticileri için ideal bir aksesuar da olacak Casio’nun Edifice EQB-500 modelini tanıtıyoruz.
Skype for Business iş dünyasını konuşturacak
Bundan yaklaşık 12 yıl önce Skype’ı kuran Janus Friis ve Niklas Zennström, o dönem yeni bir dünyanın kapılarını açtıklarından haberdar mıydı bilemeyiz. Ancak internet üzerinden uygun maliyetlerle görüşme yapılmasını sağlayan Skype, ilk beta sürümünün üzerinden 1,5 yıl bile geçmeden 1 milyon kullanıcının aynı anda eriştiği dev bir iletişim ağı olmayı başarmıştı.
Bu başarı sektördeki büyük oyuncuların gözünden kaçmadı ve eBay, Ekim 2005’te tam 2.6 milyar dolara Skype’ı satın aldığını açıkladı. Uzun süre eBay’de deyim yerindeyse kendi halinde yoluna devam eden Skype, Mayıs 2011’de 8,5 milyar dolar karşılığında Microsoft bünyesine katılmıştı.
O tarihten bu yana Skype’ı kendi servislerine entegre eden ve gelişimi için çalışan Microsoft, bugün yaptığı resmi açıklamayla hedef büyüttüğünü gösterdi. Microsoft Office blogunda “Get ready for Skype for Business” başlıklı bir yazı kaleme alan Giovanni Mezgec, Microsoft CEO’su Satya Nadella’nın bilginin paylaşımı için daha ideal platformlar sunma vizyonuna atıf yaptı.
Skype for Business’ta neler var?
Microsoft’un Skype özelinde yaptığı en dikkat çekici açıklama, Lync ürün ailesinin artık Skype for Business olarak adlandırılacağı olmasıydı. Geçen Kasım ayında yapılan bu açıklama, bugün yapılan duyuruyla yeni bir anlam daha kazandı. Duyurulan Technical Preview (Teknik Önizleme) sürümüne, mevcut Lync müşterileri erişebilecek.
Microsoft, bu dönüşümün ardında özellikle üst seviye güvenlik önlemleri olduğuna da değindi. Office uygulamalarıyla tam uyumlu olarak çalışacak olan Skype for Business’ın yeni konumu sayesinde Office, alışılmış Word, Excel ve Outlook üçlemesinin ötesine geçerek anında mesajlaşma, sesli ve görüntülü çağrı gibi deneyimleri de kullanıcılarıyla buluşturacak.
Skype for Business’ın Teknik Önizleme sürümüne geçiş yapmak isteyenler için son geçiş tarihi ise 30 Nisan 2015 olarak açıklandı. Siemens İnovasyon Yarışması başlıyor
Kurtköy’de bulunan İstanbul Teknopark, kurulduğu günden bu yana sürekli artan bir ilgiye sahip. Sadece Türkiye merkezliler değil, global markalar da burada yer alıp önemli Ar-Ge çalışmalarında bulunuyor.
Bu firmalardan biri olan Siemens de, Teknopark’taki ofisine ek olarak Siemens Innovation Lab isimli bir merkez kurdu. Bu merkez, yeni fikirlerin hayat bulması için ideal bir ortam sunarken, bu yıl ilki düzenlenen özel bir yarışmayla da adından söz ettiriyor.
Yarışmanın tanıtım toplantısında röportaj yaptığımız Siemens Türkiye Kurumsal Teknolojiler Direktörü Erdem Alptekin, Siemens İnovasyon Yarışması’nın yalnızca yerel bir ödül olmadığına dikkat çekti. Kazananların, Siemens’in global inovasyon ağına dahil olma fırsatı bulacağını söyleyen Alptekin, kazananların prototip geliştirme çalışmaları yapmak üzere Türkiye, Almanya, Hindistan ve Çin’de düzenlenen ve üç ay boyunca süren Siemens inovasyon kamplarından birine katılacağını belirtti.
Yarışma üç kategoriden oluşuyor
Başvuruların siemens.com.tr/innovationcontest web sitesinden yapılacağı yarışmada adaylara “Akıllı Şehirlerde Bütünleşik Ulaşım”, “Geleceğin Terapi Odaları” ve “Akıllı Şebekelerde Güvenlik” başlıkları altında üç ayrı kategoride proje geliştirme seçeneği sunuluyor. Adaylar projelerini bu üç kategoriden birinde ya da üçünde de hazırlama şansına sahip. Başvuruların ardından yapılacak değerlendirme sonucu kazanan sekiz aday Teknopark İstanbul’da bulunan Siemens İnovasyon Laboratuvarı’nda projeleri için bir prototip geliştirmeleri amacıyla Siemens İnovasyon Kampı’na katılma hakkı kazanacaklar. Ayrıca burada fikirlerini geliştiren her yarışmacıya Siemens Türkiye’den bir mühendis, mentor olarak eşlik ederek danışmanlık verecek.
Yarışmanın birincisi 5.000 Euro, ikincisi 3.000 Euro ve üçüncüsü 2.000 Euro para ödülü kazanacak. Yarışmanın birincisi ayrıca prototip geliştirme çalışmaları yapmak üzere Almanya, Hindistan ya da Çin’de düzenlenen üç aylık Siemens İnovasyon kamplarından birine katılma hakkı kazanacak.
Bazı buluşlar dünyayı değiştirir
Siemens Türkiye tarafından ilk kez düzenlenecek olan ve gençleri inovatif düşünme konusunda özendirmeyi ve teşvik etmeyi hedefleyen Siemens İnovasyon Yarışması’nın başvuruları, 30 Mayıs 2015 tarihine kadar alınacak. Alan gözetmeksizin Türkiye’de eğitim gören tüm üniversite son sınıf öğrencileri, yeni mezun olanlar ve 35 yaşını doldurmamış yüksek lisans ve doktora öğrencilerine açık olan yarışmanın sonuçları, Haziran 2015’te açıklanacak.
“Bazı buluşlar dünyayı değiştirir” mottosuyla hayata geçirilen yarışma ile Siemens, inovasyonu gençlerin öncelikli gündemlerinden biri yapmayı hedefliyor. Siemens, inovasyonun istihdam artışını, sürdürülebilir büyümeyi, toplumsal refahı ve yaşam kalitesini garantileyen en önemli faktör olduğu farkındalığıyla, inovatif düşünme biçiminin yaygınlaşması için gençlere mentorlük etmeyi amaçlıyor.
İngiliz ajanlar herkesi gözetliyor
İngiltere hükümetine bağlı olan Intelligence and Security Committee (ISC) adlı komitenin paylaştığı raporlara göre İngiliz vatandaşları uzun süredir takip edilip, fişleniyor. Veriler oldukça geniş veritabanlarına sahip olan yetkililerin sayısız kişinin bilgilerini sakladığını ve düzenli olarak takipte olduğunu gösteriyor. İşin ürkütücü tarafı ise bu süreçte yasaların tam anlamıyla gerçek bir koruma sağlayamayışı ve çok sayıda yasal boşluk bulunması.
İstihbarat ve güvenlik konusundaki çalışmaları takip etmekle yükümlü olan komitenin ortaya çıkardığı bu süreçte söylenenlere göre İngiliz ajanları fişleme yaparak, vatandaşların etnik kimlikleri, politik görüşleri, cinsel yönelimleri gibi pek çok kişisel veriyi ellerinin altında tutuyor. Komite kısa süre içerisinde çok daha güvenli ve kapsamlı bir yasa paketinin hazırlanması ve tüm açıkların kapatılması gerektiğini bildirirken, mevcut yasaların oldukça komplike, kaotik ve sıradan vatandaşların anlamasının imkansız olduğu bir yığından meydana geldiğini söylüyor.
Bu devasa veritabanlarının tam anlamıyla geçerli ve güvenlikli yasalarla kontrol edilmediği rapor ediliyor ve bu konunun şimdiye kadar parlementoya taşınmaması bir skandal olarak dillendiriliyor. Üstelik bazı yetkililerin izinleri olmamasına rağmen şahısların özel bilgilerini incelediği ve kişisel gizliliği ihlal ettiği belirtiliyor.
Ajanların filtreleme yöntemlerinin hedefinin sadece belli içerikleri takip ettiği ve çok daha küçük bir kısmının depolandığı bir akışa sahip olması hedeflense de, durumun hiç de böyle olmadığı not düşülmüş. Bir başka endişe verici durum ise, bahsi geçen İngiliz ajanlarının sadece ülkedeki değil, yurt dışındaki vatandaşların tüm kişisel verilerini de takip ediyor olabileceği üzerine kurulu. “Gelecek veri koruma üzerinde şekillenecek”
Platin Bilişim 2001 yılında kurulmuş; “Veri Koruma”, “Arşivleme”, “İş Sürekliliği”, “BT Altyapı yönetimi”, “Güvenlik” ve “Profesyonel Hizmetler” konularında faaliyet gösteren bir teknoloji firması. Uzman kadrosu ve İstanbul’daki Operasyon Merkezi ile Türkiye’deki tüm müşterilerine, yerinde ve uzaktan güvenli erişim metoduyla “Yönetilebilir Hizmetler” veriyor. Şirket ve gelecek planlarıyla ilgili genel müdür Ayhan Bamyacı’nın görüşlerini aldık.









