Bill Gates felaket tahminlerini açıkladı
Bundan birkaç yıl önce yaptığı salgın tahminiyle gündemden düşmeyen Bill Gates felaket tahminlerini açıkladı. Bill Gates’e göre iki farklı küresel felaketle karşılaşabiliriz.
Karbon yakalama yarışması hakkında yeni bilgiler paylaşıldı
Elon Musk’ın ödüllü karbon yakalama yarışması hakkında yenil bilgiler ortaya çıktı. 100 milyon dolar ödüllü yarışma için şartlar detaylandırıldı.
Karbon yakalama yarışması için 100 milyon dolar ödül
Karbon emisyonlarını azaltmayı hedefleyen çalışmalara imza atan Elon Musk, bunun için yeni bir yarışmaya da imza atıyor. Musk, XPRIZE tarafından yürütülen yarışmaya büyük bir destek sağlıyor. Geçtiğimiz günlerde Elon Musk, karbon yakalama alanında geliştirilecek en iyi teknoloji için 100 milyon dolar ödül vereceğini duyurmuştu. Ancak Musk, bu yarışma ve ödüllendirmeyle alakalı pek bir bilgi vermemişti. XPRIZE tarafından yapılan yeni açıklamada ise yarışmadaki değerlendirme süreciyle ilgili yeni detaylar paylaşıldı. XPRIZE yarışmada ödül alacak projenin günde 1 ton karbondioksiti atmosferden çıkarması gerektiğini belirti. Uzun vadede ise gigaton seviyede karbondioksiti çıkarmak için ölçeklendirme çalışmasının yapılması gerekliliğine vurgu yapıldı. XPRIZE, ödüllendirmeyi ise kademeli olarak yaparak, projelerin sürdürülebilir olmasını hedefliyor. Bu kapsamda 22 Nisan 2021 tarihli yarışmada, 18 aylık süre sonrasında 15 takıma 1 milyon dolar ödül verilecek. 4 yıllık süre sonrasında ise birinciye 50, ikinciye 20, üçüncüye 10 milyon dolarlık ödül verilecek.ViewSonic, myViwBoard yazılımını ücretsiz hale getirdi
Global görsel çözüm sağlayıcısı ViewSonic, uzaktan ve hibrit eğitim ortamları için özel olarak geliştirdiği myViewBoard yazılımını, pandemi nedeniyle Türkiye’nin her yerindeki eğitim kurumları ve öğretmenlere ücretsiz olarak kullanıma sundu. Ekosisteme üye olan tüm öğretmenler, bedelsiz ve süresiz olarak sistemi kullanabilecekler.
Mevcutta kullanılan iş odaklı dijital platformların eğitimdeki ihtiyaçları tam olarak karşılamamasına karşın, myViewBoard eğitim odaklı bir yazılım olarak öğretmenlerin hayatını kolaylaştırıyor.
myViewBoard ekositemi, dijital eğitimin yeni bir alan olması nedeniyle öğretmenlerin ilgi çekici dijital içerik hazırlama ve sınıf yönetimi konusunda yaşadıkları sorunlara çözüm oluşturuyor. Eğitim, sunum ve birlikte çalışma için optimize edilmiş̧ çeşitli servisleri bünyesinde toplayan myViewboard ekosistemi, öğretmenlere ilgi çekici etkili içerikler hazırlama, dijital alanda bir sınıf ortamı oluşturma ve yönetme gibi birçok çözüm sunuyor. Eğitim kaynakları ve favori web tarayıcıları ile uyumlu olan ekosistem, öğretmenlerin daha önce hazırladıkları PDF dersleri ve Google sunumlarını sisteme aktarmalarına olanak tanıyor. Aynı zamanda barındırdığı özellikleriyle öğrencilerin online eğitimde yaşadığı zayıf etkileşim, dikkat dağınıklığı ve düşük katılım gibi sorunlarını da ortadan kaldırıyor.
Kolay kullanımı ile dikkat çeken myViewBoard’da öğretmenler, beyaz sayfadan çıkmadan dersine eklemek istediği tüm içeriklere tek tuşla ulaşabilirken, görüntüleri, videoları sadece sürekle bırak yaparak ders içeriklerine alıp, dersleri buluta kaydederek öğrencileri ile paylaşabiliyorlar. Ekran paylaşımı ve ekran yakalama özellikleri ile öğrenciler her zaman ders kayıtlarına ulaşabiliyor ve istedikleri zaman tekrar yapabilme imkanına sahip olabiliyorlar. K-12’den yüksek öğrenime kadar, ortak çalışmayı destekleyen myViewBoard ekosistemi, interaktif eğitim çözümleri ile öğretmenler ve öğrenciler arasında karşılıklı iş birliğini teşvik ediyor.
Video konferans yazılım platformları hızlı bir çözümdür, ancak ihtiyaçlar doğrultusunda sınıflar için uzun vadeli bir alternatif değildir. Önemli olan hem öğretmenler hem de öğrenciler için sınıflardan ev ortamlarına sorunsuz geçişi mümkün kılan sezgisel bir çözüme sahip olmaktır. Donanım sadece bir araç. Esas iş yazılımla gerçekleşiyor. Günümüzde her alanda dikkat çekmeye başlayan yeni teknolojiler veri işleme, makine öğrenmesi ve yapay zekâ eğitimde çok daha hızlı ve iyi öğrenmeyi sağlayacak. Makine öğretmeyecek, yalnızca öğretmene daha akıcı bir şekilde yorumlayıp analiz edebileceği verileri sağlayarak asistanlık yapacak. Teknolojinin öğretmenin yerini alması değil, ‘yanında kılavuzluk etmesi’ gerekir. Burada da devreye bünyemizde geliştirdiğimiz myViewBoard giriyor.
Pandemi nedeniyle eğitim sektöründe yaşanan sıkıntıların minimuma indirilmesine destek olmak amacıyla myViewBoard ekosistemini öğretmenlerin ve eğitim kurumlarının kullanımına ücretsiz sunuyoruz. Ekosisteme üye olan eğitimciler ömür boyu bedelsiz olarak sistemden faydalanabilecekler. Bu imkândan yararlanmak isteyen eğitimcilerimizin www.myviewboard.com adresine girip kayıt yaptırmaları yeterli.” dedi.
Dünyada 2 milyonun üzerinde kullanıcı
ViewBoard interaktif tahtaları ve tüm tahtalar ile uyumlu olan myViewBoard, şu an dünyada 2 milyondan fazla öğretmen, öğrenci ve profesyonel tarafından kullanılıyor. Öğretmenler ve öğrenciler herhangi bir yazılım kurulumuna gerek olmadan istedikleri bilgisayar, tablet ya da mobil telefondan sadece bir tarayıcı yardımı ile oturum açabiliyor ve dersler daha sonra izlenmek üzere kaydedilebiliyor. Ekosistemin web tabanlı olması sürekli güncel kalmayı sağlıyor.
Öğrenciler, myViewBoard Classroom’da dijital tahtadaki soruları yanıtlayabiliyor ve çözebiliyor. Sesli konferans ve canlı sohbet ile öğrencilerin başarısında büyük etken olan etkileşimli katılım imkânını sunan myViewBoard, yerleşik tek yönlü video akışı ile öğrencilerin öğretmenleri görmesini sağlıyor ancak mahremiyetleri korumak amacıyla öğrenciler kamera karşısında sınıfın geri kalanına gösterilmiyor. Teknolojisinde siber güvenliğe önem veren ekosistem, GDPR ve KVKK regülasyonları yüzde 100 uygun olması yanında hem iletişim hem de en üst düzeyde veri sızıntılarını önlemek amacıyla 256 bit şifrelenen uluslararası en üst seviyede alt yapılarla destekleniyor. “Güvenli Öğrenme Alanı” ile Google ve Microsoft çoklu oturum açma özelliği kapsamında yerleşik güvenli kimlik doğrulama sistemiyle yalnızca uzaktan derslere katılma izni olanlar sınıfta bulunabiliyor.
myViewBoard sahip olduğu yüksek teknolojik alt yapı sayesinde mümkün olan en düşük bant genişliği ve kaynak kapasitesinde performans göstererek zayıf internet bağlantısı olan alanlarda da kesintisiz erişim imkanı sağlıyor. Google Chrome, Microsoft Edge üzerinde çalışan, Windows, Mac ve Chrome OS ile uyumlu olan ekosistem, 100’den fazla görsel içerik sağlayıcısı tarafından destekleniyor.
Yetenekleri ile farklılaşıyor
Sahip olduğu özellikleri ile rakiplerinden ayrışan myViewBoard, cihazlar ve giriş yönteminde birleşik kullanıcı deneyimi ile geliştirilen tek beyaz tahta olmasının yanı sıra, sski eğitim dosyası formatlarıyla uyumlu ve ortak noktada birleşen bir yazılım. Evden eşzamanlı öğretim için video konferans ve canlı yayın hizmeti ile tekli oturum açma (SSO) özelliğine sahip tek beyaz tahta yazılım olan ekosistem aynı zamanda ekran paylaşımı ve yayın işlevine sahip özellikleri ile evden kesintisiz eşzamanlı öğretim için tümleşik video seçeneği sunan tek bulut tabanlı yazılım olarak alanında fark yaratıyor.
myViewBoard ekosisteminin dikkat çeken özellikleri arasında; beyaz sayfadaki YouTube linki ile bir video içeriğinin reklamsız ve yetişkin içeriklerinden arındırılmış olarak ders içeriklerine eklenebilmesi, hem Windows, hem Android hem de online aynı sezgisel ara yüzü kullanması, yapay zeka kalem ile çizilen herhangi bir objeyi tanıması, bunu web de veya YouTube’da arayıp sadece sürükle bırak ile sayfaya taşıyabilmesi, tümleşik internet tarayıcısı ile herhangi bir içeriği sayfaya alması, metni seçmesi ve bunu hecelerine ayırması, sıfat ile zamirleri göstermesi, 70’den fazla dilde çeviri yapabilmesi, sınav ve anket gibi aktiviteleri herhangi bir platformda hızlı bir şekilde hayata geçirmesi gibi birçok içerik yer alıyor.
Yeni teknolojiler, çok daha hızlı ve iyi öğrenmeyi sağlayacak
MyviewBoard’un eğitim profesyonellerinin dijital alanda yaşadığı sorunları çözmek için eğitim odaklı geliştirildiğini söyleyen ViewSonic Türkiye, Orta ve Doğu Avrupa Bölge Müdürü Hasan Koçyiğit, “Hızlı bir değişim dönemindeyiz ve bu süreçte öğrenciler yeni araçlara iyi adapte olurken, öğretmenler bir dizi zorluğun olduğu yeni bir ortama atıldı. Şimdi, teknoloji şirketlerinin karşılaştığı zorluk, yüz yüze ve uzaktan modelleri eğitmenlerin öğretme yöntemlerini önemli ölçüde değiştirmek zorunda kalmayacakları şekilde bir araya getirmektir.
Video konferans yazılım platformları hızlı bir çözümdür, ancak ihtiyaçlar doğrultusunda sınıflar için uzun vadeli bir alternatif değildir. Önemli olan hem öğretmenler hem de öğrenciler için sınıflardan ev ortamlarına sorunsuz geçişi mümkün kılan sezgisel bir çözüme sahip olmaktır. Donanım sadece bir araç. Esas iş yazılımla gerçekleşiyor. Günümüzde her alanda dikkat çekmeye başlayan yeni teknolojiler veri işleme, makine öğrenmesi ve yapay zekâ eğitimde çok daha hızlı ve iyi öğrenmeyi sağlayacak. Makine öğretmeyecek, yalnızca öğretmene daha akıcı bir şekilde yorumlayıp analiz edebileceği verileri sağlayarak asistanlık yapacak. Teknolojinin öğretmenin yerini alması değil, ‘yanında kılavuzluk etmesi’ gerekir. Burada da devreye bünyemizde geliştirdiğimiz myViewBoard giriyor.
Pandemi nedeniyle eğitim sektöründe yaşanan sıkıntıların minimuma indirilmesine destek olmak amacıyla myViewBoard ekosistemini öğretmenlerin ve eğitim kurumlarının kullanımına ücretsiz sunuyoruz. Ekosisteme üye olan eğitimciler ömür boyu bedelsiz olarak sistemden faydalanabilecekler. Bu imkândan yararlanmak isteyen eğitimcilerimizin www.myviewboard.com adresine girip kayıt yaptırmaları yeterli.” dedi.
Dünyada 2 milyonun üzerinde kullanıcı
ViewBoard interaktif tahtaları ve tüm tahtalar ile uyumlu olan myViewBoard, şu an dünyada 2 milyondan fazla öğretmen, öğrenci ve profesyonel tarafından kullanılıyor. Öğretmenler ve öğrenciler herhangi bir yazılım kurulumuna gerek olmadan istedikleri bilgisayar, tablet ya da mobil telefondan sadece bir tarayıcı yardımı ile oturum açabiliyor ve dersler daha sonra izlenmek üzere kaydedilebiliyor. Ekosistemin web tabanlı olması sürekli güncel kalmayı sağlıyor.
Öğrenciler, myViewBoard Classroom’da dijital tahtadaki soruları yanıtlayabiliyor ve çözebiliyor. Sesli konferans ve canlı sohbet ile öğrencilerin başarısında büyük etken olan etkileşimli katılım imkânını sunan myViewBoard, yerleşik tek yönlü video akışı ile öğrencilerin öğretmenleri görmesini sağlıyor ancak mahremiyetleri korumak amacıyla öğrenciler kamera karşısında sınıfın geri kalanına gösterilmiyor. Teknolojisinde siber güvenliğe önem veren ekosistem, GDPR ve KVKK regülasyonları yüzde 100 uygun olması yanında hem iletişim hem de en üst düzeyde veri sızıntılarını önlemek amacıyla 256 bit şifrelenen uluslararası en üst seviyede alt yapılarla destekleniyor. “Güvenli Öğrenme Alanı” ile Google ve Microsoft çoklu oturum açma özelliği kapsamında yerleşik güvenli kimlik doğrulama sistemiyle yalnızca uzaktan derslere katılma izni olanlar sınıfta bulunabiliyor.
myViewBoard sahip olduğu yüksek teknolojik alt yapı sayesinde mümkün olan en düşük bant genişliği ve kaynak kapasitesinde performans göstererek zayıf internet bağlantısı olan alanlarda da kesintisiz erişim imkanı sağlıyor. Google Chrome, Microsoft Edge üzerinde çalışan, Windows, Mac ve Chrome OS ile uyumlu olan ekosistem, 100’den fazla görsel içerik sağlayıcısı tarafından destekleniyor.
Yetenekleri ile farklılaşıyor
Sahip olduğu özellikleri ile rakiplerinden ayrışan myViewBoard, cihazlar ve giriş yönteminde birleşik kullanıcı deneyimi ile geliştirilen tek beyaz tahta olmasının yanı sıra, sski eğitim dosyası formatlarıyla uyumlu ve ortak noktada birleşen bir yazılım. Evden eşzamanlı öğretim için video konferans ve canlı yayın hizmeti ile tekli oturum açma (SSO) özelliğine sahip tek beyaz tahta yazılım olan ekosistem aynı zamanda ekran paylaşımı ve yayın işlevine sahip özellikleri ile evden kesintisiz eşzamanlı öğretim için tümleşik video seçeneği sunan tek bulut tabanlı yazılım olarak alanında fark yaratıyor.
myViewBoard ekosisteminin dikkat çeken özellikleri arasında; beyaz sayfadaki YouTube linki ile bir video içeriğinin reklamsız ve yetişkin içeriklerinden arındırılmış olarak ders içeriklerine eklenebilmesi, hem Windows, hem Android hem de online aynı sezgisel ara yüzü kullanması, yapay zeka kalem ile çizilen herhangi bir objeyi tanıması, bunu web de veya YouTube’da arayıp sadece sürükle bırak ile sayfaya taşıyabilmesi, tümleşik internet tarayıcısı ile herhangi bir içeriği sayfaya alması, metni seçmesi ve bunu hecelerine ayırması, sıfat ile zamirleri göstermesi, 70’den fazla dilde çeviri yapabilmesi, sınav ve anket gibi aktiviteleri herhangi bir platformda hızlı bir şekilde hayata geçirmesi gibi birçok içerik yer alıyor. Slack şifre değişikliği için e-posta gönderiyor
Slack şifre değişikliği için bazı kullanıcılara e-posta gönderiyor. Bu e-postaların Android kullanıcılarına gönderilmesi dikkat çekti.
Slack şifre değişikliği için bilgi veriyor
Freelance çalışanlar ve şirketler tarafından iletişimi sağlamak için kullanılan Slack, iş hayatını kolaylaştırıyor. Özellikle de pandemi döneminde, Slack’in sunduğu avantajlar daha net bir şekilde görüldü. Popüler platform Slack, Android kullanıcılarına şifrelerini değiştirmelerine yönelik bir e-posta göndermeye başladı. Güvenlik amacıyla gönderilen bu e-postanın, yapılan son güncellemeyle ilgili olabileceği iddia ediliyor. Yayınlanan bu güncellemede, düz metinlerde yer alan şifrelerde hatalar bulunduğu tespit edilmiş. Slack’in de bu hatadan etkilenen kullanıcılar için şifre değişikliği uyarısında bulunduğu belirtiliyor. Slack, ilgili e-postayı alan kullanıcıların kendilerine güçlü bir şifre belirleyerek şifrelerini değiştirmeleri gerektiğini açıkladı. Şifresini değiştiren kullanıcılar, cihazlarındaki kayıtları silerek yeni şifreleri ile platforma giriş yapabilecekler. Slack’ın yaptığı açıklamada çok az sayıda kullanıcının bu hatadan etkilendiği belirtildi. Slack’in kullanıcı şifrelerini düz metinde saklamaya devam edip etmeyeceği ise bilinmiyor.3.2 milyon e-posta kimliği forumda paylaşıldı
Siber güvenlikle ilgili yeni bir skandal daha meydana geldi. Yaklaşık 3.2 milyon e-posta kimliği ve şifre, bir hack formunda paylaşıldı.
E-posta kimliği ve şifreler nasıl ele geçirildi
Günümüzde siner saldırılarla elde edilen kişisel bilgiler, çeşitli yollarla satılabiliyor veya açık bir şekilde paylaşılabiliyor. Genellikle Dark Web ve çeşitli hack forumları saldırganların tercihi oluyor. Bir hack formunda, yaklaşık 3.2 milyon kullanıcın e-posta ve şifreleri paylaşıldı. Çoklu güvenlik açığı ile elde edilen bu verilerin elde edilme yönteminin, 2017 yılında yaşanan büyük ölçekli bir kimlik hırsızlığıyla benzer olduğu belirtiliyor. CyberNews’in paylaştığı endekste, Personal Data Leak Checker’e bu e-postalar eklendi. İsteyen kullanıcılar buraya giriş yaparak kendi bilgilerinin paylaşılıp paylaşılmadığını kontrol edebiliyorlar. Siber güvenlik uzmanları, çok faktörlü kimlik doğrulamanın, e-postaların güvenliğini sağlamada kilit rol oynadığını belirtiyor. Bu nedenle fazla vakit kaybetmeden, e-postalarınız için çok faktörlü kimlik doğrulamaya geçebilirsiniz.Madenciler oyuncu bilgisayarlarına yöneliyor
Yüksek işlem kapasitesi gereksinimi nedeniyle madenciler oyuncu bilgisayarlarına yöneliyor. Bu alanda da yeni bir stok sorunu yaşanacak gibi görünüyor.
Madenciler oyuncu bilgisayarlarına yönelmeye başladı
Kripto para dünyasının sunduğu avantajlar, bu alanda hareketliliğe neden oluyor. Madenciler, yüksek işlem kapasitesi gereksinimleri nedeniyle donanım ürünlerine adeta saldırmış durumdalar. Masaüstü kullanıcıları için ekran kartı bulmak neredeyse imkansız hale geliyor. Bu alanda stokların azalmasıyla madenciler artık oyuncu dizüstü bilgisayarlarına da yönelmeye başladı. Çin’den paylaşılan yeni görüntülerde madencilerin RTX 3070’li dizüstü bilgisayarları topladığı görüldü. Bu bilgisayarlarla kripto para madenciliği yaptıkları tespit edildi. Ayrıca Çin’de birçok madencinin Nvidia’nın iş ortaklarının fabrikalarının önünde kuyruk oldukları vurgulanıyor. Bu kişilerin piyasadan 1/3 oranında daha fazla ödeme yaparak, garantisiz bir şekilde ekran kartlarını topladıkları iddia ediliyor. Nividia’nın iş ortakları bu konuda herhangi bir emek harcamadan gelir elde ederken, oyuncular için stoklar neredeyse tükeniyor. Bu stok sıkıntısının ne zaman biteceği konusundaki belirsizlik ise halen devam ediyor.Sürdürülebilir uçak yakıtı testleri başladı
Rolls-Royce tarafından sürdürülebilir uçak yakıtı testleri başladı. Küçük boyutlu jet motorlarında bu yakıtlar test ediliyor.
Sürdürelebilir uçak yakıtları ne getirecek?
Günümüzde karbon emisyonlarıyla birlikte iklim değişikliğinde hızlanma yaşanırken, Rolls-Royce bu alanda yeni çalışmalara imza atıyor. Sürdürülebilir uçak yakıtları geliştiren Rolls-Royce, yeni testlere de başlamış durumda. Pearl 700 isimli iş jeti motorlarında başlanılan testlerde, bu yakıtların verimli bir şekilde motorlar kullanılabilip kullanılamayacağına yönelik analizler yapılıyor. Şu ana kadar yapılan çalışmalara göre bu yakıtlar, karbon emisyonlarını yüzde 75 oranında düşürme potansiyele sahip. Sürdürlebilir yakıtların içeriğine baktığımızda ise kentsel katı atık, selüloz atığı ve yağ gibi çeşitli atık kaynakların kullanıldığını görüyoruz. Dolayısıyla bu yakıtlarda önemli bir geri dönüşümünün sağlandığını söyleyebiliriz. Mevzuata göre SAF denilen bu yeni yakıttan yüzde 50 oranında karıştırma izni veriliyor. Ancak Rolls-Royce, bunu yüzde 100 oranında deneyerek yeni testler gerçekleştiriyor. Rolls-Royce’un test sonuçlarına göre mevzuatsal anlamda da değişiklikle karşılşabiliriz.Eskişehirspor kripto para çıkarıyor
Türkiye’de kripto para çıkaran kulüpler arasında Eskişehirspor da katılıyor. Eskişehirspor kripto para tanıtımını önümüzdeki günlerde yapacak.
Eskişehirspor kripto para sektörüne giriyor
Kripto paralar gün geçtikçe yaygınlaşmaya devam ederken, bu alanda spor kulüpleri de yer almaya başladı. Tüm dünyada çeşitli futbol kulüpleri kripto para çıkarmaya başladı. Daha önce Galatasaray, Başakşehir, Trabzonspor ve Karşıyaka kendi kripto paralarını çıkararak bu alanda öncü bir çalışmaya imza atmışlardı. Eskişehirspor da bu kulüpler arasına katılmaya hazırlanıyor. Önümüzdeki günlerde tanıtılacak Eskişehirspor’un kripto parasının adı Es Es token olacak. Eskişehirspor başkanı Mustafa Akgören de Es Es token çalışmaları hakkında önemli bilgiler paylaştı. Akgören, Es Es token’in bir hafta içinde piyasaya sürüleceğini duyurdu. Kendilerinin Türkiye’de kripto para hayata geçiren beşinci kulüp olacaklarını söyledi. Akgören kripto para piyasasının sunduğu avantajlardan yararlanacaklarını, bu sayede kulübün borçlarını kapatmayı hedeflediklerini açıkladı. Kendilerinin çok kısa bir sürede yeniden sapasağlam bir kulüp haline geleceklerini belirtti.BTC Wine bir şirketi iflastan kurtardı
BTC Wine sayesinde Fransız bir şirket iflastan kurtuldu. Şirketin satış direktörü, BTC Wine ile gelirlerini artırmayı başardıklarını söyledi.
BTC Wine bir şirketi iflas eşiğinden aldı
Kripto paralar artık bireysel bir yatırım aracı olmaktan çıktı. Şirketler de kripto para yatırımları yapıyor, hatta ticareletlerini kripto paralar üzerinden gerçekleştirebiliyor. Lasserre & Papillon isimli şarap şirketi, 2017 yılında BTC Wine’ı kurmuştu. Ekonomik anlamda zor bir dönemden geçen Lasserre & Papillon, BTC Winde ile yükselişe de geçti. Bitcoin’in yükseliş eğilimini sürdürmesiyle birlikte Fransız şirket, bu zor dönemden çıkmayı başardı. BTC Wine satış direktörü Louis de Bonnecaz da Bitcoin’deki yükselişle birlikte satışlarının da arttığını açıkladı. Bonnecaz, şu anda işlerinin çok iyi gittiğini ve yeni bir müşteri profili oluşturduklarını söylüyor. Bonnecaz’a göre yüksek gelire sahip yatırımcılar ilk etapta Bitcoin ile ev ve araba satın alırken, artık şarap almaya da yöneldiler. KOronavirüs salgını nedeniyle piyasada zor zamanlar yaşanırken, kendileri için iflasın eşiğinden dönüldüğünü belirtti. Lasserre & Papillon eğer kripto para sektörüne yönelik bir çalışma yapmamış olsaydı, şu anda faaliyetlerini durdurmuş olabilirdi.Otomotivde çip tedariki krize dönüştü
Yarıiletken sektöründe yaşanan stok sorunu, tüm üreticileri etkiledi. Otomotivde çip tedariki adeta bir kriz halini aldı.
Otomotivde çip tedariki 1 milyon kayba neden olabilir
Donanıma olan talepteki artış ve tam tersi bir şekilde çip üretiminde yaşanan düşüş birçok sektörü alt üst etti. Tüketici elektroniğinden otomotive kadar farklı alanlarda üretimde kriz yaşanmaya başladı. IHS Markit tarafından paylaşılan verilere göre, otomotiv sektörü çip tedarikinde yaşanan sorunlar nedeniyle bir hayli zor durumda kaldı. IHS Martki verileri, çip tedarikinde yaşanan aksaklık nedeniyle 2021 ilk çeyreğinde otomotiv sektöründe 672 bin adet kayıp yaşanabileceğini gösteriyor. Otomotivde dünyanın en büyüğü olan Çin’deki kayıpların ise 250 bin adedi bulabileceği belirtiliyor. Yıl sonunda ise küresel ölçekte otomotiv sektöründeki kaybın 964 bine ulaşacağı vurgulanıyor. Hatta bu sorun şimdiden etkilerini göstermeye başladı bile. VW grubu Almanya’daki iki tesisinde üretim kapasitesini düşüreceğini duyurdu. Aynı şekilde Ford, Toyota ve Honda da üretim kapasitesini düşürmeye yönelik adım attıklarını açıkladı. Renault da çip tedariki krizinden etkilendiğini belirtti.İspanya kripto para gözetimini artırıyor
İspanya kripto para gözetimini artırarak bu ekosistemi kontrol altına almak istiyor. Bu kapsamda vatandaşların varlıklarını bildirmeleri zorunlu olacak.
İspanya kripto para gözetimini sıkılaştıracak.
Bazı ülkeler, vatandaşların kripto para konusundaki hareketliliklerini kontrol altına almak istiyor. Bu ekosistemdeki hareketleri izleyerek, ülkede güvenli para transferi olması planlanıyor. İspanya’nın üzerinde çalıştığı yeni sistemle, vatandaşların Bitcoin ve altcoin varlıklarını bildirmeleri zorunlu hale getirilecek. Ayrıca yurt dışı platformlarında tutulsalar bile vatandaşlar bildirimde bulunmak zorunda kalacak. Ortaya atılan yeni iddialar, İspanya’nın önümüzdeki günlerde bu uygulamaya geçmeye hazırlandığı yönünde oldu. İspanya’da mevcutta uygulamada olan Model 720 isimli sistemle vatandaşların yurt dışındaki varlıklarını bildirmeleri zorunlu hale getirilmişti. İspanya kripto para ekosistemindeki büyümeyle, Model 720’yi kripto paraları da dahil ederek genişletmeyi planlıyor. Şu anda yükümlülük ihlali durumunda vatandaşlar 5 bin Euro para cezası da uygulanıyor. Varlık bildirmeme durumunda uygulanan cezalar da artış gösterebilir.Google anti izleme sistemi geliştiriyor
Apple ile benzer şekilde Google anti izleme sistemi geliştiriyor. Bu sistemle Google, kullanıcıların güvenliğine odaklanacak.
Google anti izlemi sistemini kullanıma sunacak
Dijitalleşmeyle birlikte güvenlik, teknoloji devleri için en önemli konu haline geldi. Bu alanda kullanıcılara büyük bir güven sunan Apple’ın izlediği sistem, diğer teknoloji şirketleriyle de yaygınlaşıyor. Apple, App Store’da kullanıcıların güvenliğini ön planda tutan bir yeniliğe imza atmıştı. Bununla birlikte uygulamalar, kullanıcıların hareketlerini takip etmek istediklerinde, kullanıcılardan ek izin almak zorunda kalmıştı. Bu anti izleme sistemi sayesinde kullanıcıların farkında olmadan onay vermesi gibi durumların önüne geçmek planlanıyordu. Google de Apple ile benzer şekilde bu sistemi geliştiriyor. Anti izleme olarak adlandırılan sistemle Google, güvenli ve verimli bir ekosistem kurmayı hedefliyor. Bu sistem sayesinde veri takibi ile gizlilik arasındaki ince çizgi korunmuş olacak. Ancak sistemin ne zaman hayata geçeceği konusunda net bir bilgi bulunmuyor. Andorid kullanıcıları ilerleyen süreçte güvenlik ve gizlilik odaklı önemli iyileştirmelerle karşılaşacak.Nijerya Merkez Bankası kripto para kullanımını yasaklıyor
Nijerya, kripto para ekosisteminde önemli ülkeler arasında yer alıyor. Ancak Nijerya Merkez Bankası kripto para kullanımını yasaklayan bir karar aldı.
Nijerya Merkez Bankası kripto para kullanımına savaş açıyor
Afrika ülkeleri arasında kripto para konusunda en büyük ekosisteme sahip ülkelerden biri de Nijerya. Ancak yeni yasal düzenlemeyle Nijerya’da kripto paralar tarihe karışmak üzere. Nijerya Merkez Bankası’nın aldığı yeni karar kapsamında, ülkede kripto para faaliyetleri durduruluyor. Ülkedeki bankalara bildirilen karar kapsamında, kripto paralarla işlem yapan hesapların devre dışı bırakılması istendi. Ayrıca bu hesaplarının kullanımının yasaklanması konusunda da bilgilendirme mesajı paylaşıldı. Kararla birlikte Nijerya’daki tüm kripto para faaliyetleri durdurulmuş olacak. Ayrıca yasaklara uymayan ve ihlalde bulunan tüm şirketlere ve şahıslara çok ağır yaptırımlar uygulanacağı da belirtildi. Nijerya’yla benzer şekilde Avustralya Merkez Bankası da ülkede kripto para kullanımını kısıtlayıcı bir karara imza atmıştı. Bu kararla birlikte kripto para piyasasında nasıl bir hareketlilik yaşanacağı şimdiden merak ediliyor.Microsoft otomatik şifre doldurma çözümünü duyurdu
Şifrelerimizi hatırlamak zaman zaman çok zor olabiliyor. Microsoft otomatik şifre doldurma çözümü ile bu konuda önemli bir adım attı.
Microsoft otomatik şifre doldurma: Microsoft Authenticator
İnternet tarayıcılarının bazılarında, mail hesabınızla entegrasyon yaptıysanız otomatik şifre doldurma özelliğini kullanabiliyorsunuz. Ancak Microsoft bunu daha pratik hale getirmek amacıyla yeni bir çözüm geliştirdi. Microsoft Edge ve Google Chrome’da kullanılabilecek Microsoft Authenticator, şifrelerinizin otomatik olarak doldurulmasını sağlıyor. Bu sayede şifrenizi unutma gibi bir sorunla karşılaşmıyorsunuz. Microsoft Authenticator kapsamında şifreleriniz, Microsoft hesabınızda tutuluyor. Google Chrome’da yer alan eklentiyi kurarak ve direkt olarak Microsoft Edge tarayıcısıyla bu özelliği direkt olarak kullanabiliyorsunuz. Ayrıca içe aktarma özelliği sayesinde Microsoft Authenticator’e şifrelerinizi de aktarabiliyorsunuz. CSV dosyası formatında uygulamaya aktarım yapabiliyorsunuz. Ayrıca Microsoft Authenticator, Android ve iOS’te kullanılabilmesi sayesinde her kullanıcıya hitap ediyor.Visual Studio Code güncelleme aldı
Microsoft Visual Studio Code güncellemesi yayınladı. 2021 Ocak güncellemesiyle Visual Studio Code yeni özelliklere sahip oldu.
Visual Studio Code güncellemesi ile gelen yenilikler
Başta C++ ve C# olmak üzerre PHP, Python, HTML, CSS ve Java gibi programlama dillerini destekleyen Visual Studio Code, yazılım geliştirme alanında önemli bir role sahip. Microsoft, Visual Studio Code için yeni bir güncelleme yayınladı. V1.53 isimli Ocak 2021 güncellemeyle yazılım geliştiricilere önemli yenilikler sunuluyor. Bu kapsamda editör sekmesinde durum dekorasyonları ekleme, arama modunu özelleştirme öne çıkan özellikler arasında yer alıyor. Emmet iyileştirmeleriyle ise kullanıcılara daha yüksek performans sağlanıyor. Remote Development’ta ise yapılandırmaları öğrenme imkanı sunulmuş durumda. JavaScript’teki hata ayıklama özelliğinde geliştiricilere yazılım geliştirme sürecinde küçük bir rehber sunuluyor. Markdown ön izlemede ise resimler değiştirildiğinde otomatik güncelleme yapılıyor. Yeni güncelleme tasarımsal ve teknik anlamda çeşitli iyileştirmeler içeriyor. Ayrıca Microsoft bu güncellemede çeşitli hataları da gidermiş durumda.Samsung vergi muafiyeti alabilir
ABD’de yeni tesis için Samsung vergi muafiyeti elde edebilir. Bu vergi muafiyetinin yaklaşık 1 milyar dolara yakın olabileceği konuşuluyor.
Samsung vergi muafiyeti kapsamına alınabilir
Teknoloji devleri, yatırım yapacakları ülkelerde çeşitli teşviklerden yararlanmak istiyor. Bunun için tesis kuruluş sürecinde kıyasıya bir rekabet yaşanıyor. ABD’de yeni bir tesis kurmayı planlayan Samsung, bunun için 10 milyar dolarlık tesis ve 7 milyar dolarlık yenileme projesine imza atacak. Ancak bu çalışmalar öncesinde Samsung rekabeti kızıştırarak mali açıdan kendisine fayda sağlamak istiyor. Samsung, ABD’de kendisi için en iyi teşviki veren eyalette bu tesis kurulumunu yapacağını duyurdu. Şu anda Samsung ile Texas eyaleti arasında görüşmelerde önemli bir yol alındı. Eğer samsun toplamda 17 milyar dolarlık yatırımını Texas’ta yaparak yaklaşık 1800 yeni iş imkanı doğacak. Bunun için Texas eyaleti de Samsung’a 806 milyon dolarlık vergi muafiyeti sağlayacak. 2021 yılı bitmeden önce tesisin inşasına başlanması ve 2023’te tesislerin üretime geçmesi hedefleniyor. Samsung, 1997’de Austin’de işlemci üretim fabrikası kurmuş ve 2010’da döküm siparişleri almaya başlamıştı. Samsung ABD’deki en büyük yatırımcılar arasında yer alıyor.Qualcomm işlemci siparişlerine yetişemiyor
2020 yılı net gelirinde rekor kıran Qualcomm, 2021’e büyük sorunlarla başladı. Qualcomm işlemci siparişlerine yetişemiyor.
Qualcomm işlemci siparişleri konusunda sorun yaşıyor
Günümüzün en büyük işlemci üreticilerinden biri olan Qualcomm, 2020 yılı son çeyreğinde 8.2 milyar dolar gelir açıklamıştı. Qualcomm’un bu dönemdeki net geliri ise 2.45 milyar dolar olmuştu. Kendisi için rekor gelir elde eden Qualcomm, 2021’e büyük sorunlarla başladı. TSMC ve Samsung’dan gelen döküm konusunda siparişlere yetişilemeyeceği haberi, Qualcomm’u doğrudan etkiliyor. Bu nedenle Qualcomm da işlemci siparişlerine yetişemeyecek ve 2021 yılı ilk yarısını bir hayli zorlu geçirecek. Bunda pandemiyle birlikte tüketici elektroniğine artan talep büyük rol oynadı. 2021 yılında birçok üreticinin stok sorunu yaşadığını göreceğiz. Apple da modem tedarikinde yaşadığı sorunlar nedeniyle istediği kadar iPhone 12 üretemeyeceğini duyurmuştu.Samsung NXP’yi satın almak istiyor
Daha önce Samsung NXP’yi satın almak için girişimlerde bulunmuştu. Ancak bu kez Samsung’un bu süreci başarıyla noktalaması bekleniyor.
Samsung NXP veya Texas Instuments’i satın alabilir
Samsung ile NXP arasındaki görüşmeler aslımda 2016 yılına dayanıyor. Bu görüşmeler, Qualcomm’un araya girmesiyle olumsuz sonuçlanmıştı. Ancak Samsung, bu kez NXP konusunda net adımlar atıyor. 2020 yılını 110 milyar dolarlık birikimle kapatan Samsung, otomotiv teknolojilerinde daha iddialı hale gelmek istiyor. 2016’da Samsung, NXP’yi satın alacakken Qualcomm daha yüksek teklifle araya girmiş ancak Çin bu satışı engelleyince NXP bağımsız olarak varlığını sürdürmeye devam etmişti. Samsung şu anda araç bilgi teknolojilerinde ilerleme kaydetmek için NXP’yi sartın almak istiyor. Bununla birlikte mikro kontrolcü alanında faaliyet gösteren Renesas ve güç yönetiminde faaliyet gösteren Infineon da şirketin radarına girmiş durumda. Samsung, yapacağı görüşmelerin ardından herhangi bir kredi gereksinimi duymadan bu üç şirketten birini satın alabilir. Bununla birlikte 155 milyar dolarlık piyasa değeri bulunan ve güç yönetim devreleri üreten Texas Instruments de Samsung’un radarında yer alıyor. Ancak bunun için Samsung kredi desteğine ihtiyaç duyabilir.Google güvenlik araştırmacıları 6.7 milyar dolar ödedi
2020 yılında Google güvenlik araştırmacıların 6.7 milyon dolarlık ödeme yaptı. Güvenlik açığı bulan hackerlar Google tarafından ödüllendirildi.









