Volvo benzinli araç üretimini 2019’da sonlandırıyor

0

Volvo, sadece petrol türevleri ile çalışan otomobil üretimine 2019 yılında son vereceğini açıkladı. Çin’in sahip olduğu, İsveç çıkışlı otomobil üreticisinin planlarına göre, 2019 ile beraber ya tam elektrikli motorlar ya da hibrid motorlar üretecek. 

Firma ayrıca, 2019 ve 2021 yılları arasında tamamen elektrikle çalışan 3 yeni model piyasaya sürecek. Şirketin CEO’su Håkan Samuelsson’ın açıklamasına göre, Volvo 2025 yılına kadar toplam 1 milyon adet elektrikli araç satmayı planlıyor.

Volvo geçtiğimiz hafta da Nvidia ile akıllı sürüş teknolojileri geliştirmek üzere ortaklık kurduklarını açıklamıştı. Şirket ayrıca Google ile “Android işletim sistemiyle çalışan bir otomobil” geliştirmek üzere işbirliği yapıyor. Ancak bu Android Auto sistemi değil, otomobilin tüm fonksiyonlarını kontrol etmeyi sağlayacak özel bir Android sürümü olacak. Volvo bunu başarırsa, Android ilk defa telefonlardan sonra bir otomobili de tümüyle kontrol eden işletim sistemi olacak.

Samsung hafıza çiplerine 18 milyar dolar yatıracak

0

Güney Koreli elektronik devi Samsung, hafıza çipi üretimine 18 milyar dolarlık yatırım yapacağını açıkladı. Şu anda hafıza çipi üretiminde dünya lideri olan Samsung bu yatırımla beraber, konumunu güçlendirmeyi planlıyor.

Şirketin planına göre, Güney Kore’deki iki fabrikayı güçlendirmek ve modernleştirmek için 2021 yılına kadar bu fabrikalara toplam 17,7 milyar dolarlık yatırım yapılacak. Fabrikalardan biri Pyeongtae şehrinde bulunuyor ve kısa süre önce inşaatına başlanan fabrika, dünyanın en büyük hafıza çipi fabrikası olacak. Böylece mobil cihazların yaygınlaşmasıyla büyük talep gören hafıza çipleri konusunda Samsung elini iyice güçlendirmiş olacak.

Öte yandan Samsung, Çin’in Xian şehrinde bulunan NAND işlemcisi üreten fabrikasını da büyütmek için plan yapıyor. Toshiba’nın Japonya’daki NAND fabrikasını satmasıyla sektöre yeni ve hevesli bir oyuncunun gireceğinin farkında olan şirket Xian fabrikasına yatırım yaparak yaklaşan sert rekabete de hazırlanıyor.

Dijital cüzdanların cüzdanı geliyor

Avrupa’nın en büyük fintech, ödeme sistemleri ve finansal hizmetler etkinliklerinden biri olan Money 20/20 Europe’da ülkemizi ‘Fintech İstanbul’ sponsorluğundaki Finartz, Getir ve Botudio temsil etti.

Finansal teknolojiler alanında dünyanın en büyük organizasyonu olarak kabul edilen Money 20/20‘nin Avrupa ayağı 26-28 Haziran’da Danimarka’nın başkenti Kophenag’da gerçekleşti. Üç gün süren etkinlik, dünyanın her yerinden binlerce ziyaretçiye ev sahipliği yaparken 400’den fazla  konuşmacı da sektördeki son gelişmeler hakkında bilgi aktarımı yaptı.

Money 20/20 Europe’da konuşulan konular “API’lar”, “Blockchain” ve “Dijital Cüzdanlar” oldu 

Katılımcı şirketlerden Finartz’ın Kurucusu ve Genel Başkanı Cihan Demir, etkinlikte en çok, PSD2 regülasyonunun ve bu regülasyondan dolayı ortaya çıkacak API’ların nasıl paraya çevrileceğinin üzerinde durulduğunu belirtti. Buna karşın Finartz şirketinin odaklandığı asıl konunun PSD2’nin son kullanıcı deneyimi üzerinde yaratacağı yenilikler olduğu konuşuldu.

‘Dijital Cüzdanların Cüzdanı’ gelecek

Cihan Demir, etkinliğin en önemli diğer gündeminin ‘dijital cüzdanların cüzdanı’ (wallet of wallets) olduğunu söyledi. Artık müşterilerin bir çok dijital cüzdan ile uğraşmak istemediğini, bu yüzden tüketicinin akıllı telefonları ya da onlara ait işletim sistemi sağlayıcıları tarafından oluşturulan ‘dijital cüzdanların cüzdanı’ kavramının yakın gelecekte hayatımıza geçeceğini belirtti.

Ayrıca Money 20/20 Europe’un daha büyük bir alan ihtiyacı doğduğundan dolayı önümüzdeki yıldan itibaren Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da düzenleneceği açıklandı. Money 20/20 Europe, 4-6 Haziran 2018’de Amsterdam RAI Gösteri ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek.

Microsoft Skype’ın tasarımında radikal değişime gidiyor

0

Microsoft, popüler uygulaması Skype’ın tasarımını değiştiriyor. Ancak bu haber, çoğu Skype kullanıcısını mutlu etmeyebilir çünkü yazılım devinin amacı Skype’ı gençlerin çok daha fazla kullandığı bir uygulamaya dönüştürmek. Bunun için de gözünü Snapchat kullanıcılarına dikmişe benziyor.

Microsoft’un planladığı değişimlerin arasında Skype’ı Snapchat’e çevirecek tasarımlar bulunuyor. Skype için zengin ve “renkli” kişiselleştirmeler, video yayını sırasında kullanılabilecek zengin emojiler artık uygulamanın standardı olacak.

Yeni değişikliklerin ilk kez yayına girmesi şimdilik çok yakın görünmüyor. Skype ekibi yeni tasarımları yaklaşık 18 aylık bir sürecin sonunda ilk kez Android kullanıcılarına sunacak. Ardından ise iOS ve Windows kullanıcıları yeni Skype ile tanışacak.

Ancak profesyonel dünyanın popüler uygulamaları arasında yer alan Skype’daki bu Snapchat benzeri değişimlerin çoğu  profesyoneli uygulamadan kaçırıp yeni bir alternatif aramaya yönlendirmesi de büyük ihtimal olarak görülüyor.

Photobucket, Amazon ve eBay’den fidye istiyor

10 yıldan uzun zamandır hizmet veren fotoğraf paylaşım servisi Photobucket, özellikle üçüncü parti sitelere, forum platformlarına imaj dosyası yüklemek isteyenler için verdiği embed hizmetiyle büyük rağbet görüyordu.

Ancak ünlü site, embed hizmetini bir anda durdurarak, Amazon, eBay ve sayısız forum platformundaki görsellerin kırılmasına neden oldu. Amazon gibi alışveriş servislerinde binlerce ürünün fotoğrafı şu anda, Photobucket’in gönderdiği “Fotoğrafın görünmesi için hesabınızı güncellemeniz gerekiyor,” uyarısı veriyor.

Photobucket bu yeni gelişme hakkında medyaya açıklama yapmadı ancak değişen kullanıcı sözleşmesine göre, fotoğrafların embed kodunun çalışması için kullanıcıların yıllık 400 dolarlık abonelik ücreti ödemesi gerekiyor. Pek çok kullanıcı ise istenen bu ücreti fidye olarak yorumladı.

Amazon veya eBay üzerinde ürün satan ancak görsellerini Photobucket üzerinden yüklemiş olan kişiler, işlerinin devam edebilmesi için sayıları binleri bulan ürün fotoğraflarını ya rakip fotoğraf servislerine yükleyip ardından embed kodlarını Amazon ve eBay’de tek tek elle güncellemek zorunda ya da Photobucket’e 400 dolarlık abonelik ücretini ödemek durumunda. Sosyal medyada ise Photobucket’e ağır tepkiler yağıyor ancak servis hiçbir kullanıcıya cevap vermediği gibi medyadan gelen sorulara da otomatik cevap gönderiyor ve servisin milyonlarca kullanıcıya sahip bulunduğunu, milyarlarca fotoğraf barındırdıklarını vurgulayarak bunların çok azının embed servisini kullandığını, etkilenen kullanıcı sayısının ise çok az olduğunu belirtiyor.

Sanayi 4.0’a adım adım

Networking protokollerine imza atan CC-Link Partner Association (CLPA) ve PROFINET & PROFIBUS International (PI), işbirliğine imza attı.

Dünyanın pek çok farklı ülkesinden temin edilen farklı makineler ve sistemler arasında şeffaf bilgi akışı sağlayarak iletişimi kolaylaştıracak bu yeni işbirliği ile fabrikalardaki otomasyon sistemlerinin esnekliğinin artırılması hedefleniyor. Sektörde bir ilk olan bu çalışma, Sanayi 4.0 vizyonunu gerçeğe dönüştürme yolunda önemli bir adım olarak dikkat çekiyor.  

Günümüzde Sanayi 4.0 ve Endüstriyel Nesnelerin İnterneti’nin (IIoT) ivme kazanmasıyla birlikte otomasyon sektörü, makine üreticilerini ve networking uzmanlarını heyecanlandıran çok sayıda gelişmeye sahne oluyor.

Son zamanların en önemli gelişmelerinden biri ise Asya ve Avrupa’nın en yaygın networking protokollerine imza atan CC-Link Partner Association (CLPA) ile PROFINET & PROFIBUS International (PI) arasında başlatılan işbirliği oldu.

CC-Link IE ve PROFINET networkleri arasında tam bir entegrasyon sağlayan işbirliği, tüm dünyada fabrikalardaki makineler arası iletişimin kolaylaşması ve globalleşmesi adına yeni yollar ve olasılıklar sunan önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Sektörde bir ilk olan bu çalışma, iki networking kuruluşu arasındaki işbirliğinin ilk aşaması olarak görülüyor.

İşletmelerin üretim makinelerini dünyanın çok farklı ülkelerinden temin edebildiği gerçeğinden hareketle geliştirilen işbirliği, tesise entegre edilen yeni bir makinenin farklı bir protokol mimarisiyle iletişim kurmasının mümkün olmadığı durumları ortadan kaldırmayı hedefliyor. Farklı makineler ve ağlar arasında şeffaf bilgi akışı sağlayarak bağlanabilirliği destekleyen bu entegrasyon, üretim süreçlerinde verimliliği yükseltmeye hazırlanıyor.

Sanayi 4.0 vizyonunu gerçeğe dönüştürme yolunda büyük adım

Yeni işbirliğinin sanayicilere küresel faaliyetlerinde maksimum esneklik tanıyacağını belirten CLPA Ülke Müdürü Tolga Bizel, “Bu işbirliği, Endüstriyel Nesnelerin İnterneti’nin (IIoT) önemli bir parçası. Her iki kurum da Sanayi 4.0’dan tam anlamıyla avantaj sağlamak için sektörde teknoloji liderleri arasında bu tür anlaşmalar yapılmasının son derece önemli olduğuna inanıyor. CLPA ve PI, Sanayi 4.0 vizyonunu gerçeğe dönüştürme yolunda birlikte hareket ederek bu konuda sektörde rol model olmayı hedefliyor” şeklinde açıklamalarda bulundu.

Sanayi 4.0 evresiyle birlikte fabrikaların üretim süreçlerindeki büyük veri miktarının hızla arttığına dikkat çeken Tolga Bizel, “Pek çok veri çok sayıda cihaz tarafından gerçek zamanlı olarak oluşturularak süreçlerin şeffaf bir şekilde görüntülenmesini sağlamak üzere paylaşılıyor. Bu sürecin başarılı yönetilmesi ise Sanayi 4.0’a uyumlu fabrikaların hayata geçirilebilmesi için büyük önem taşıyor” diyerek sözlerini tamamladı.

Silinen dosyaları kurtarmak!

0

Silinen dosyalar nasıl kurtarılır? Kullandığımız bilgisayarlarda veya depolama cihazlarında özenle sakladığımız kişisel dosyalarımız isteğimiz dışında gelişen olaylarla veya yanlışlıkla silinirse büyük üzüntü yaratabilir. Bu nokta kullanıcıların silinen verilerini kurtarmak için yapmaları gereken şey ise güvenilir veri kurtarma yazılımlarını kullanmak. Bu yazılımlardan biri olan EaseUS Data Recovery Wizard yazılımı ile verilerin nasıl geri getirilebileceğiniz anlatacağız.

Silinen dosyalar nasıl kurtarılır?

EaseUS firmasının Data Recovery Wizard isimli yazılımı, Windows, Mac, Android, iOS gibi önemli işletim sistemleri üzerinde veri kurtarma desteği sunuyor. Windows ve Mac ortamlarında Data Recovery Wizard adı ile yer alan uygulama, Android ve iOS için MobiSaver adıyla kullanımda. Bu uygulamalara erişmek için buraya tıklayabilirsiniz.

17-06/30/easeus-data-recovery-wizard.png

Bu yazılımların ücretli ve ücretsiz sürümleri mevcut. Ücretsiz sürümler belirli oranda veya miktarda veri kurtarma yapabilirken, ücretli sürümler çok daha geniş kapsamlı veri kurtarma yeteneklerine sahip. Silinen dosyaları ek olarak, formatlanmış harddisk ve hafıza kartı ve sürücülerden veri kurtarabilmek oldukça önemli bir detay. Peki silinen verileri bu yazılım yardımı ile nasıl geri getirebiliriz? Dilerseniz bu işlemi adım adım sıralayalım.

17-06/30/start-1.png

Öncelikle, tarama yapmak istediğimiz alanı seçerek başlıyoruz. Bu nokta, özel bir konum, bir disk veya kayıp/silinmiş disk alanı (kesit) gibi seçenekler karşımıza çıkacak. Bunlardan birini veya birden fazlasını seçerek taranacak kısımları belirliyoruz.

17-06/30/scan-2.png

Üstteki ekranda göründüğü üzere, yazılım hızlı bir tarama işlemi sonrasında, ilk olarak silinmiş veya çöp kutusundan atılmış dosyaları listeliyor. Bu hızlı tarama sonrasında, sektör sektör tarama otomatik olarak başlayacak. Bu süreç, ilk taramadan daha uzun sürecek ve tarama işleminin yarıda kesilmemesi önemli bir detay.

17-06/30/deep-scan-3.png

Derin tarama işlemi de sonlandıktan sonra, hızlı ve derin tarama sonuçları üstteki ekran olduğu gibi karşımıza çok anlaşılır bir şekilde listeleniyor. 

17-06/30/preview-4.png

Tarama sonuçlarının ardından önizleme ekranına geçilebilir. Bu ekran 3 ana parçaya ayrılıyor. Sol kısımda klasör (directory tree) alanı, orta kısımda tarama sonrasında bulunan ve kurtarılmaya hazır olan dosyalar, sağ kısımda ise bu dosyaların önizleme görselleri gösteriliyor. Bu ekranı kullanarak kurtarılacak verilen tam olarak ne olduğunu net bir şekilde görebilirsiniz.

17-06/30/recover-5.png

Kurtarmak istediğiniz verilerin tamamını veya istediğiniz kısmını belirledikten sonra yapmanız gereken şey ise, bu dosyaları geri getirileceği hedef klasörünü belirlemek. Bu noktada dikkat edilmesi gereken şey ise yeni hedef klasörünün veya sürücüsünün, verilerin daha önce kaybolduğu sürücüde olmaması. Özetle, hedef klasörü başka bir disk, USB bellek veya başka bir disk birimi olmak zorunda. Bu adımları gerçekleştirdikten sonra verilerin kurtarılma sürecini başlatabilirsiniz.

17-06/30/export-6.png

Silinen verilerin geri yüklenme işlemi geçecek olan süre, kurtarılacak verilerin miktarı ile doğru orantılı. Yani çok büyük veya toplam dosya kapasitesi yüksek bir kurtarma işlemi uzun sürebilir. Bu işlemin yarım kalmaması önemli bir nokta. 

Kurtarma işlemlerinin ardından dilerseniz yazılımın sunduğu kayıt dosyaları (log) ile ne gibi süreçlerin gerçekleştiğini de kayıt altına alabilirsiniz. 

EaseUS Data Recovery Wizard yazılımı, Windows ve Mac ortamlarında bu işlemleri kolay bir şekilde yapabiliyor. MobiSaver yazılımı ise Android ve iOS işletim sistemli cihazlarda kurtarma işlemi yapabiliyor. 

Son dönemin en çok konuşulan siber saldırılarından biri olan WannaCry için de çözüm sunan EaseUS’ın yazılımları ile .wncry veya .wcry şeklinde uzantısı değişen ve erişim engeline takılan verilere erişebilirsiniz. WannaCry virüsü, orjinal dosyayı silip, kopyasını şifreli hale getirmekte. EaseUS yazılımları ise silinmiş olan orjinal verileri sorunsuzca geri getirebiliyor. 

Bu linke tıklayarak hangi tip virüslü dosyaların kurtarılabileceğiniz görebilirsiniz. Bu link ise EaseUS yazılımlarının işletim sistemlerine göre dağılımını ve ücretli / ücretsiz sürümlerini sizlere sunacak.

Ödeal’dan yepyeni bir hizmet: Ödeal POS!

0

Türkiye’de ilk kez akıllı telefonlar aracılığı ile banka ve kredi kartlarından ödeme imkanı almayı sağlayan Ödeal, Profilo Ödeme Sistemleri’yle karşınızda. Ödeal’ın yeni ürünü Ödeal POS, yeni nesil masaüstü yazar kasalara bağlanabilirken, anlaşmalı bankalar için tek POS üzerinden taksit imkanına ek olarak tüm bankalar için tek komisyon oranı gibi farklı avantajlar sunuyor.

Ödeal Cepte POS uygulaması ile Türkiye’de ilk kez, işletmelere cep telefonları üzerinden banka ve kredi kartlarıyla tahsilat yapma kolaylığı sağlayan Ödeal, geliştirdiği yeni ürünü Ödeal POS ile ödeme sistemlerine yeni bir bakış açısı getirmeyi amaçlıyor.

Ödeal POS tüm bankalar için tek komisyon oranı sunuyor

Şirketin yeni çıkardığı ürünle ilgili bilgi veren Ödeal Kurucu Ortağı Fevzi Güngör:

Ödeal POS ilk olarak belirli yazar kasalarla kullanılıyor olsa da yakın bir zamanda diğer yazar kasalarla da kullanılması için çalışmalarımız devam ediyor. Bu ürünün diğer cihazlarda kullanılan sistemlere göre farklı avantajları var. Örneğin; Ödeal POS ile anlaşmalı tüm bankaların kredi kartları için tek cihaz üzerinden taksit işlemi yapılabilirken her banka için farklı komisyon oranları ödemenize gerek kalmıyor. Yapılan anlaşmalar dahilinde şu an World, Maximum ve Paraf markalı kredi kartları ile taksitli işlem yapılabiliyor. Üstelik Ödeal POS için verimsizlik ücreti, minimum ciro şartı ve kullanım taahhüdü bulunmuyor.” şeklinde konuştu.

Profilo Ödeme Sistemleri ile birlikte yürüttüğü proje kapsamında Ödeal, geliştirdiği yeni ürünü sayesinde; masaüstü yazar kasalara bağlanma özelliğine sahip ilk POS Cihazı olma özelliğine de sahip. Ödeal POS ürünü şu an için Profilo YK-8200, YK PS-300, Telestar TLS-8100 ve .Farex FR-8300 cihazları ile kullanılabiliyor.

Mitsubishi Electric ile sürücüsüz araç dönemi!

0

Mitsubishi Electric, sürücüsüz araç kullanımı için gerekli olan geniş bir çözüm yelpazesi sunmayı amaçlıyor. Patentli Mobil Haritalama Sistemi’nin yapay zeka ile birleştirilmesi, sürücüsüz araç kullanım sürecini hızlandırmaya yardımcı oluyor.

Güvenli sürücüsüz araç kullanımı için hassas 3D sokak haritaları oluşturan haritalama sistemi, konsept otomobil ve farklı diller konuşan insanlar veya işitme engelli bireyler arasındaki iletişim uygulaması, Mitsubishi Electric tarafından geliştirilen ana uygulamalar olarak göze çarpıyor.

Mitsubishi Electric ile güvenli sürücüsüz araç kullanımı

Otomatik haritalandırma teknolojisinde, yapay zeka yardımıyla üç boyutlu haritalar hatasız ve hızlı bir şekilde hazırlanıyor. Mitsubishi Electric’in geliştirdiği Mobil Haritalandırma Sistemi, bir araç tavanına monte edilen sensörlerden, kameralardan ve lazerlerden yararlanarak santimetre kesinliğinde 3D haritalar hazırlamak için verileri gerçek zamanlı olarak topluyor.

Mobil Haritalandırma Sistemi, sürüş sırasında lazer tarayıcılar, kameralar ve GPS antenlerinden oluşan bir sistemle toplanan 3D konumsal yol ve yol kenarı yapıları bilgilerini 10 cm ya da daha az hata payıyla mutlak bir doğrulukla veriyor. Yapay zeka, sadece gerekli olan verilerin alınması ve tanınması konusunda kesinliği arttırarak manuel harita oluşturma yöntemlerine kıyasla 10 kat daha hızlı harita oluşturulmasını sağlıyor. Sistem aynı zamanda konvansiyonel metotlara göre daha düşük maliyet içeriyor.

Geçmiş yol haritası verilerinin karakteristik noktalarını ve Mobil Haritalandırma Sistemi ile ölçülen en yeni verileri otomatik olarak çıkaran Mitsubishi Electric teknolojisi, böylelikle karakteristik noktaların eşleşmediği farkları ve değişiklikleri ayırt edebilme imkanı sunuyor. Bu teknoloji sayesinde, dinamik 3D haritaların bakımı ve güncellenmesi, her seferinde tüm haritayı güncellemek yerine yalnızca değişen noktaların otomatik olarak çıkarılmasıyla daha hızlı bir şekilde gerçekleştirilebiliyor.

Mitsubishi Electric; yollar, trafik işaretleri, etraftaki nesneler ve araçlar hakkında sürekli güncel, statik ve yüksek doğrulukta bilgiler sağlayan dinamik 3D haritaların oluşturulması, bakımı ve güncellenmesi konusundaki teknolojilerinin konuyla ilgili temel teknolojiler haline gelmesini hedefliyor. Bununla birlikte Quasi-Zenith uydu sistemi ve yüksek doğrulukta yer belirleyici teknolojileri ile güvenli otomatik sürüş için gerek duyulan santimetre seviyesinde konumlandırma verilerini sağlamayı amaçlıyor.

Otomatik sürüşün öncüsü olarak tasarladığı konsept aracı EMRAI xDAS 3.1’i ilk kez Cebit Fuarı’nda tanıtan Mitsubishi Electric, bir dizi inovatif sürüş yardımı teknolojisinin bir arada kullanıldığı bu konsept araç ile sürüş geleceğini birebir deneyimleme fırsatı sunuyor.

Mitsubishi Electric’in geliştirdiği bir diğer yeni teknoloji ise farklı dilleri konuşan ya da işitme engeli olan kişiler arasındaki engelleri ortadan kaldıran inovatif iletişim uygulaması. Dünyada bir ilk olarak geliştirilen Ses Aktivasyonlu Çizim Uygulaması, konuşulan sözcükleri parmak hareketlerini takip ederek tablet ekranına aktarıyor. İnovatif çizim ve tercüme özellikleri içeren uygulama çok daha kolay iletişimi mümkün kılıyor.

Twitter Trump’ın fişini çekebilir

0

ABD Başkanı Donald Trump’ın son dönemlerdeki agresif Twitter paylaşımları, Trump’ın Twitter hesabının kapatılmasıyla sonuçlanabilir. Twitter’dan gelen bilgiler şirket yöneticilerinin bu seçeneği ciddi ciddi tartışmaya başladığını gösteriyor.

Trump bir süre önce bir gazeteci kadını hedef alan saldırgan paylaşımlarda bulunmuş, dün ise CNN televizyonunu temsil eden bir kişiyi dövdüğünü gösteren bir güreş videosu paylaşmıştı. Paylaşımlarında başkalarını tehdit eden, saldırgan tonlar kullanan Trump’ın başkan olmasa, yapılan şikayetler sonucu hesabının çoktan kapatılacağını savunan Twitter kullanıcıları da sosyal medya servisinin yönetimine hesabı kapatmaları için baskı yapıyorlar.

Şiddet vurgusu yapmak, tehdit içeren tweet’ler atmak Twitter’ın kullanıcı sözleşmesine tamamen aykırı bir durum. Ancak ABD Başkanı’nın hesabını kapatmak da ayrıca cesaret isteyen bir durum. Twiter bunu yapacak olursa, ya kahraman olacak ya da karşılaşacağı ağır yaptırımlarla kepenklerini kapatmak zorunda kalacak. Jack Dorsey’in  başkanın öfkesini doğrudan üzerine çekmeden bu sorunu nasıl çözebileceklerine dair Twitter yöneticileriyle yaptığı toplantılar son derece zor geçiyor gibi görünüyor.

CNN editörleri, paylaşılan video hakkında Twitter’a soru sorduklarında Twitter yöneticilerinin bu videoyu bir kural ihlali olarak görmediklerini, yapılanın politik bir mizah kurgusu olarak değerlendirdiklerini açıklamaları da dikkat çekmişti. Diğer bir deyişle, Twitter başkanın paylaşımlarına şimdilik hoşgörüyle yaklaşmayı tercih ediyor ancak baskılar arttığında veya Trump yeni bir paylaşımla tüm dünyayı çok ettiğinde hesabı kapatmak zorunda kalabilirler. 

İşte tartışmalara neden olan o video:

https://www.youtube.com/watch?v=hHvLtn2BhOk

Dropbox borsaya gidiyor

0

Popüler bulut depolama servisi Dropbox’tan sızan bilgiler, şirketin 2017 sonunda hisselerin halka arz edeceğini işaret ediyor.

Halka arz için uzmanlar aramaya başlayan Dropbox’ın, bu işlemden önemli bir gelir elde ederek, artan rekabet ortamında rakipleriyle baş etmek için yeni atılımlar yapması bekleniyor. Şirket en son 2014 yılında toplam 10 milyar dolarlık değerlendirmeyle yatırımcılardan fon toplamıştı. Borsaya açılırken bu değerin çok üzerinde bir fiyatlandırma yapması bekleniyor. Ancak bu sırada, Microsoft, Amazon ve Google’ın sunduğu depolama servisleriyle rekabet etmek zorunda kalan Dropbox’ın yatırımcılardan nasıl ilgi göreceği de merak ediliyor.

Dropbox’ın önemli bir rakibi olan Box, 2015’te halka arz edildiğinde borsada toplam 1,6 milyar dolarlık değerlendirmeyle karşılaşmıştı. Daha önceki yatırım turlarında ise yatırım fonlarından 2,4 milyar dolarlık değerlendirmeyle fon toplamıştı.

 

Microsoft binlerce kişiyi işten çıkaracak

0

Akıllı telefonların önlemeyen yükselişi ile hızla kan kaybeden PC sektörü, işleri PC sektörüne bağlı Microsoft’u da vurdu. Şirket içinden sızan bilgiler Microsoft’un önemli bir politika değişikliğinin eşiğinde olduğunu ve şirketin odağını PC’lerden çekip bulut hizmetlerine odaklanmaya hazırlandığını söylüyor. 

Bu gelişme ise Microsoft’un binlerce kişiyi işten çıkarması anlamına geliyor. Şirketin ilk aşamada dünya çapındaki Microsfot mağazalarını kapatması veya burada çalışanların sayısını azaltması bekleniyor. Bu sırada Microsoft’un kurumsal müşterilere hizmet eden servisleri de kıyımdan nasibini alacak gibi görünüyor.

Microsoft Amazon’la sert rekabete hazırlanıyor

Microsfot’un odaklanmak istediği yeni “altın madeni” ise bulut servisleri, yani Azure. Şirket, diğer alanlardan kaydırdığı kaynaklarını Azure platforunu güçlendirmek ve yaygınlaştırmak için kullanacak. Bu adımla beraber şirket aslında kullanıcılarını sunucu yazılımları satın almak yerine, bulut tabanlı sunucu servislerini kullanmaya teşvik etmeye başlayacak. 

Intel de geçen yıl benzer bir politika değişikliği ile şirket odağını PC’lerden ve laptoplardan çekip, veri merkezlerine, sunuculara ve bulut servislerine yönelteceğini açıklamış ve 15 bin kişinin işine son vereceğini açıklamıştı.

Microsoft’un ise toplamda kaç kişiyi işten çıkaracağı şimdilik kesin değil.

Hyundai IONIQ Hybrid satışa çıkıyor!

0

Hyundai, yenilikçi hibrit teknolojisine sahip IONIQ Hybrid modelini Türkiye’de satışa sundu. Hyundai IONIQ, elektrikli (EV), Plug-in Hybrid (PHEV) ve Hybrid (HEV) motorun sadece tek bir gövdede buluştuğu dünyadaki ilk otomobil olma özelliğine sahip.

Hyundai IONIQ Hybrid özellikleri

Doğrudan benzinli veya dizel herhangi başka bir versiyonu olmadan hibrit olarak üretilen Hyundai IONIQ, tamamen yeni bir otomobil olarak Hyundai’nin Türkiye’deki model gamına katılıyor. Yeni bir platform ve esnek motor özellikleri sunan IONIQ, farklı tasarımıyla Hyundai’nin geleneksel çizgilerine bambaşka bir bakış açısı getiriyor.

Hyundai Assan Genel Müdürü Önder Göker, gerçekleştirilen basın lansmanında “Geleceğin teknolojileri artık alternatif yakıtlı otomobiller. Hyundai olarak bizler de hibrit segmentine son derece kaliteli ve bir o kadar iddialı bir modelle giriş yapıyoruz. Hyundai IONIQ Hybrid, hem segmentinin hem de markamızın en şık ve estetik modellerinden. Bu sebeple heyecan verici tasarıma ve hibrit teknolojisine sahip IONIQ modelimizden 500 adet satmayı hedefliyoruz” dedi.

IONIQ Hybrid, yeni geliştirilen 1.6 GDI, dört silindirli Kappa benzinli motora sahip. Fakat bu benzinli motora ek olarak son teknoloji Lityum-İyon Polimer pil ile beslenen 43,5 beygirlik bir elektrik motoru daha bulunuyor. Her iki motorun birleşmesiyle toplam 141 beygir güç üreten IONIQ, 265 Nm toplam maksimum tork değerine de sahip. Yeni geliştirilen ve yüzde 96 güç transfer verimliliği sunuyor. 

IONIQ Hybrid, fastback formuyla da dikkat çekiyor. Hava akışını yönetmek için geliştirilen tasarımı sayesinde sınıfındaki en aerodinamik otomobillerinden biri olarak öne çıkıyor. Sadece 0.24 gibi olağanüstü bir Cd değeri sunabilen otomobil, bunu aktif ve pasif aero özellikleriyle birleştiriyor.

Müşterilerinin çeşitli yaşam tarzlarına uygun olarak geliştirilen IONIQ, akıllı telefon kullanıcılarının büyük çoğunluğu için Catering, Apple CarPlay ve Android Auto dahil olmak üzere birçok bağlantı özelliğini bir arada sunuyor. 7-inç TFT bilgi ekranıyla takip edilebilen hibrit sisteminin yanı sıra multimedya ünitesi de kokpitteki bu teknolojik ekrandan yönetilebiliyor. Ayrıca 8 inç navigasyon ve bilgi eğlence sistemi de sunan otomobilde kablosuz şarj özelliği de bulunuyor.

Hyundai IONIQ Hybrid, Türkiye’de iki farklı donanım seviyesiyle satışa sunuluyor. Elite Plus DCT 123.900 TL, daha donanımlı ve daha üst düzey özelliklere sahip Progressive Pack donanım seviyesine sahip IONIQ Hybrid ise 149.900 TL’lik etikete sahip.

NATO, Petya saldırısına cevap verecek!

0

Üçüncü Dünya Savaşı WannaCry veya Petya gibi fidye virüsleri nedeniyle patlayabilir.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in geçtiğimiz hafta NATO’nun siber saldırıları savaş nedeni sayma hakkı bulunduğuna dair açıklamasını haber yapmıştık

NATO şimdi bu kararının arkasında duracak gibi görünüyor. Batı dünyasının askeri ittifağı, Petya virüsünün basit bir hacker saldırısı olmadığını ve bu virüsün tamamen politik/siyasi amaçlarla hazırlanmış bir saldırı olduğunu düşünüyor.

Ukrayna’yı tamamen felç eden, günlük yaşamı durduran, ekonomiyi tam anlamıyla çökerten Petya virüsünün, Ukrayna ile savaş halinde olan Rusya tarafından geliştirilip kontrol edildiğini düşünen NATO, Rusya’nın adını doğrudan dile getirmese bile bu saldırının bir ülke yönetimi tarafından yönetildiğinin altını çiziyor. Buna karşılık Ukrayna gizli servisi, saldırının arkasında Rusya’nın bulunduğunu da resmen dile getirmiş durumda. 

NATO’nun siber güvenlik ordusu saldırı yapacak

Saldırıya karşılık verme kararı alan NATO şimdi siber güvenlik departmanı NATO Cooperative Cyber Defence Centre of Excellence (CCD COE) ile sorumlu olduğunu düşündüğü ülkeye karşı siber saldırı planlıyor. Estonya’da bulunan ve NATO tarafından sponse edilen ve işlevi siber güvenlik araştırmaları merkezi olarak geçen CCD COE’nin yöneticileri, Petya’ya karşılık vermek için hazırlık yaptıklarını da doğruladı. Böylece NATO ilk kez, bir başka ülkeye siber saldırı düzenleyeceğini de duyurmuş oldu. Ancak saldırının hangi ülkeye yapılacağı açıklanmadı. Rusya’nın bu saldırıdan ağır yara alması halinde, Putin’in çok daha agresif bir yanıt verip vermeyeceği ise şimdiden kestirilemiyor ancak pasif bir görüntü sergileyerek Rus kamuoyunda oy kaybetmek istemeyecek Putin’in ağır bir cevap verme ihtimali çok yüksek olarak görülüyor. Dolayısıyla, Üçüncü Dünya Savaşı’na giden yol Petya virüsünden geçiyor olabilir.

Elon Musk, Model 3’ün çıkış tarihini açıkladı

0

Tesla’nın uzun zamandır beklenen, “düşük fiyatlı” elektrikli otomobili Model 3’ün piyasaya çıkış tarihi kesinleşti.

Tüm yasal izinleri tamamladıklarının altını çizen Musk, aracın 7 Temmuz Cuma gününden itibaren yollara çıkabileceğini duyurdu. Ancak Musk, ilk 30 müşteriye aynı anda teslimat yapabilmek için çıkış tarihini 28 Temmuz olarak belirlediklerinin altını çizdi. Böylece, Model 3’ü satın almak için ön ödeme yapan ilk 30 kişi 28 Temmuz günü araçlarını teslim alabilecekler. Bu teslimat sırasında ise büyük ihtimalle medyanın ilgisini çekecek önemli bir basın lansmanı da yapılacak.

Tesla Model 3’ün kalan siparişleri ise bu teslimatın ardından hızla bitirilecek. Üretim hızı artarak devam edecek. Ağustos ayı boyunca sadece 100 otomobil fabrikadan çıkacak ancak Eylül’de bu sayı 1500 olacak. Ekim’de ise 20 bin sayısına ulaşılacak. 

Model 3 ile beraber Tesla artık fiyat olarak benzinli araçlarla rekabet edebilecek bir fiyat politikasına sahip olacak. Araçlar, tek şarjla şehirler arası yolları kat edebilecek yeteneğe sahip olacak ve Model 3’ler sayesinde şehirlerdeki elektrikli araç sayısı arttıkça, şehir yönetimleri ve yatırımcılar, elektrikli araçların şarj ihtiyaçlarına uygun çözümleri de şehir alt yapısına entegre edecekler. Dolayısıyla, Model 3 için elektrikli araç devriminde önemli bir adım yorumu yapılıyor.

Windows 10 yüz kilidini fotoğrafla kırdılar

0

Dijital güvenlik konusunda son dönemlerin en popüler yöntemi, yüz tarama teknolojisi. Dijital cihazları, kullanıcıların yüzünü tanıyacak ve şifre girmeden cihazı açacak şekilde tasarlayan teknoloji şirketlerine karşı hacker’lar ise farklı saldırı tekniklerini kullanarak yüz tanıma teknolojisini aldatmayı deniyorlar.

Ancak bu yöntemlerden hiçbiri, yazıcıdan çıkartılan bir fotoğrafla kamera sistemini aldatmak kadar “basit” bir çözüm değildi.

Yazıcıdan fotoğraf bastılar, bilgisayarı kırdılar

Alman güvenlik firması SYSS ise bunun mümkün olabileceğin göstermek için yaptığı deneyde, bir Windows 10 laptop’ını, yazıcıdan çıkarılmış basit bir yüz fotoğrafıyla kandırmayı ve şifreyi girmeden sistemi açmayı başardı.

Öte yandan bu hack yöntemi her Windows 10 cihazında ve her Windows 10 sürümünde çalışmıyor. Ayrıca saldırganların yazıcıdan çıkartacakları fotoğrafı küçük bir düzenlemeden geçirerek biyometrik ölçümleri aldatabilmesini sağlamaları gerekiyor. Ancak güvenlik uzmanları bunun zor bir iş olmadığını ve normal bir fotoğrafı biyometrik okuyucuları kandıracak biçime dönüştüren bir yazılım hazırlayıp piyasaya sürmenin birkaç saat bile sürmeyeceğini hatırlatıyorlar. 

Güvenlik firması, tespit ettikleri açığı Microsoft’a bildirdiler ancak sadece Microsoft’un değil, yüz taraması ile güvenlik kontrolü yapan tüm sistemlerin benzer saldırılara karşı tarama sistemlerini çok daha fazla güçlendirmeleri gerektiğinin altı çiziliyor.

Özet olarak, yüz taramasıyla sağlanan güvenlik işlemleri şimdilik “kolayca kırılamayacak” kadar güvenli görünmüyor ve kritik verilerin saklandığı sistemlerde yüz taramasına ek olarak farklı güvenlik adımlarının da kullanılması tavsiye ediliyor.

2030’da toplantı notlarını beynimize indiriyoruz

Yapay zeka ile güçlendirilmiş beyin protezlerinin günlük hayata inmesi, sandığımızdan daha çabuk olabilir. Girişimci iş adamları Elon Musk ve Bryan Johnson’ın yatırım yapmayı planladığı beyin protezleri sayesinde insanlar düşünerek iletişim kurabilecek veya düşüncelerini not olarak kaydedip beyninde saklayabilecekler.

Duke Üniversitesi’nin kıdemli araştırmacısı Mikhail Lebedev’in 150 farklı beyin protezi hakkında yayınladığı araştırma raporuna göre, bu protezlerin günlük hayatın bir parçası olması, 2030 yılı kadar yakın. Elon Musk da sene başında yaptığı bir açıklamayla, insan beyni ile yazılımları ve donanımları birleştirecek teknolojiler üzerinde çalışacak, Neuralink isimli yeni bir şirket kurduğunu duyurmuştu. Bu şirketin amacı, yazılımlar yoluyla beynin işlevselliğini arttırmak ve hatta kaza veya hastalık sonucu hasar gören beyin işlevsilliğini geri getirmek olarak vurgurlanmıştı.

İş adamı Bryan Johnson ise, Parkinson hastalığının etkilerini ortadan kaldırabilecek bir teknoloji geliştirmek için tıp ve mühendislik alanından uzmanların bir arada çalıştığı Kernel isimli şirketi kurarken 100 milyon dolar yatırım yaptı.

2013 yılında yine Duke Üniversitesi’nden arşatırmacı Miguel Nicolelis, farelerin beynine yerleştirdiği protezle, iki farenin düşünerek birbirleriyle iletişim kurmasını ve bilgi paylaşmasını mümkün kılmıştı. Şimdi aynı teknolojinin insanlar için geliştirilmesi gündemde. Araştırmalara göre, 2030 yılına geldiğimizde, beyine yerleştirilebilecek bu tür protezler sayesinde, düşünerek iletişim veya dijital dünya ile düşünce gücüyle etkileşim mümkün olabilecek.  

Apple, iPhone’u sonlandıracak mı?

0

Akıllı telefon alanında bir devrim olarak kabul edilen iPhon 10 yaşına bastı ve Apple’ı batmak üzere olan bir şirketten dünyanın en zengin şirketine dönüştürdü. Ancak her rüyanın bir sonu vardır ve iPhone’nun da sonu gelmiş olabilir. 

Apple içinden sızan bilgiler, dev şirketin iPhone’un gözden düşmesine neden olabilecek teknolojik gelişmeleri analiz ederek, iPhone sonrası dünyaya hazırlanmak için stratejiler geliştirdiğini ortaya koyuyor.

Aynı, iPhone ve akıllı telefon devriminin, müzik çalarları ve elbette iPod’u anlamsız kılması gibi, ortaya çıkabilecek yeni mobil dijital akıllı cihazların, akıllı telefonları gereksiz kılabileceği zamanlar yaklaşıyor.

Özellikle artırılmış gerçeklik alanına yapılan onlarca milyar dolarlık yatırımın, yakın gelecekte telefonları piyasadan silebileceği düşünülüyor. Google’ın, yıllar önce Glass gözlüklerine büyük yatırım yapması ve Glass’ı yeni çağın fenomen ürünü gibi pompalaması da bu yüzdendi. Google, “bir sonraki büyük şeyin” akıllı bir gözlük olacağına öylesine inanmıştı ki, bu devrimi de Apple’a kaptırmamak için piyasaya çok hızlı girmeye kalktı ancak insanların cyborg gibi görünmesinin yarattığı sosyal tepkiyi göz ardı edince, geri çekilmek zorunda kaldı.

Halk henüz istemiyor ama şirketler gözlükler konusunda ısrarcı

Yine de akıllı gözlüklerin potansiyeli ne Google ne de diğer teknoloji şirketleri tarafından inkar edilmiyor. Microsoft, Sony, Samsung, Google ve Facebook bu alana çok büyük yatırım yapmış durumdalar ve bu devrim için artık ok yaydan çıkmış durumda. Şimdilik video oyuncuları ve ev eğlencesi peşindeki elektronik tutkunları VR ve AR gözlüklerine binlerce dolar harcamaya gönüllü olsalar da, bu cihazların boyutlarının küçülmesi ve Google Glass benzeri “günlük kullanım” için uygun bir cihaza dönüştürülmesiyle insanların telefon kullanmayı hızla bırakarak akıllı gözlüklere yöneleceği tahmin ediliyor. Bunun da sert bir sonucu olacak: iPhone kullanımı sona erecek.

Apple şimdi, AR ortamlarında insanların yazılımla daha kolay etkileşime geçmesini sağlayacak arayüzlerin tasarlanması için bir kontrol ünitesi geliştirdiğini duyurdu. Bu da Apple’ın yakın geleceği domine edecek akıllı gözlüklerde, kendi sistemlerinin, kendi kontrol ara yüzlerinin kullanılması için şimdiden oyuna dahil olduğunu gösteriyor. Bir diğer deyişle, ne kadar çok insan artırılmış gerçeklik cihazlarında Apple ara yüzlerine aşina olursa, iPhone öldüğünde ve yerine gelecek akıllı gözlükler ortaya çıktığında, Apple cihazları daha çok tercih edilecek. 

Apple’ın bu hedef uğruna, arka planda sürekli VR ve AR şirketlerini satın aldığını da unutmamak gerekiyor. Firma resmi olarak bir akıllı gözlük üzerinde çalıştığını hiçbir zaman açıklamadı ama yeni duyurduğu AR kontrol kiti, bu alanda çok güçlü bir ürün hazırladığını ve ekosisteminin de buna hazır olmasını istediğini ortaya koyuyor. Kim bilir, belki bu Eylül’de veya 2018 Eylül’ünde Apple’ın devrimsel yeni gözlüğü ile karşılaşabiliriz. Sürprizlere hazır olalım.

ABD ve Rusya arasında Kaspersky kavgası patladı

0

Rusya’nın, ABD seçim sistemini hack’lediğini iddia eden ABD istihbarat birimleri, şimdi de ABD senatosu üzerinden, askeri ve güvenlik kurumlarında Kaspersky antivirüs ürünlerinin kullanımını yasaklatmak istiyorlar.

Kaspersky’ın Rusya kaynaklı bir antvirüs yazılımı olması nedeniyle bu yazılımı kullanan askeri kurumlardaki tüm verilerin Rusların eline geçeceğini savunan ABD senatörleri, yazılımın kamu kurumlarında kullanılmasının yasaklanmasını tartışıyorlar.

Rusya karşılık verecek mi?

Öte yandan Rusya İletişim Bakanlığı, ABD’nin böyle bir karar alması halinde karşılık verme ihtimalini göz ardı etmediklerinin altını çizdi. Bu da, ABD kaynaklı yazılım ürünlerinin Rusya’da yasaklanması anlamına gelebilecek.