2020’de Dünyanın Yarısı Mobil Çalışacak

0
Tüm iletişim kanallarını tek bir ekrana sığdıran Unify, kurumsal ve bireysel çalışma şeklini yeniden tasarlıyor. Çalışanların ofis bağımsız gelen çağrılara ve iletilere ulaşabilmeleri, iş verimliliği açısından büyük fırsatlar yaratıyor. Her yerden iletişim imkânı sunan tümleşik iletişim çözümleri, zamandan tasarruf sağlamanın yanında seyahat masraflarını da azaltıyor. Unify tarafından yapılan araştırmaya göre, 2016 itibariyle dünyadaki toplam çalışan sayısının yüzde 37,2’sini mobil çalışanlar oluşturuyor. 2020 yılında ise işgücünün yüzde 50’sinin esnek çalışma sistemine geçeceği öngörülüyor. Araştırmada, beş yıl içerisinde toplantıların yüzde 94’ünün internet ortamında yapılacağı tahmin ediliyor. Esnek ve mobil çalışma eğilimi dünya çapında giderek daha fazla varlığını hissettiriyor. İşletmeler, bu yeni çalışma sistemine ayak uydurmak için başta teknoloji ve insan kaynakları departmanları olmak üzere yatırım yapıyor. HAFTALIK MESAİNIN YÜZDE 28’I E-POSTALARI KONTROL ETMEKLE GEÇIYOR McKinsey Global Institute tarafından yapılan araştırmaya göre, bir çalışan haftalık çalışma saatinin yüzde 28’ini e-postalarını kontrol etmekle geçiriyor. The Radacati Group’un yaptığı başka bir araştırmaya göre ise çalışanlar, günde ortalama 121 adet e-posta gönderip alıyor. Gereksiz e-posta trafiği, verimliliği düşürdüğü kadar, ciddi ölçüde zaman israfına da neden oluyor. İletişim yazılımları ve servisleri sunan Unify; iki yılı aşkın süreç sonunda milenyum kuşağının da içinde olan 1.000’den fazla kullanıcının geri beslemelerini dikkate alarak “Circuit” uygulamasını geliştirdi. Uygulama, e-posta kalabalığını ortadan kaldırıp iletişimi kolaylaştırıyor. Sosyal medya, iş uygulamaları, görüntü, yazışma ve sesli iletişimi içine alan Circuit, her kanaldaki bilgi ve veriyi bir araya getirerek tümleşik iletişimin tüm konforunu kullanıcılarına sunuyor. KOBİ’LER IÇIN ÖZEL ÜRÜN VE ÇÖZÜMLER   Yüksek rekabet koşulları ve hızın hayatımızın önemli bir parçası olduğu günümüzde, mobilite, uzaktan çalışma, sürekli bağlantıda olma ihtiyacı, kurumların ve çalışanların kaçınılmaz bir gerçeği. Bu ihtiyaçlara cevap verebilen, kolay mesajlaşma olanağı sunan, kullanıcı durum bilgisinin görülebildiği, tek bir tıkla masa üstü paylaşımın gerçekleşebildiği, anlık veya planlı video, sesli konferans olanağı sunan tümleşik iletişim uygulamalarına duyulan gereksinimin giderek artıyor. Ürün odaklı yaklaşımlar yerine kullanıcı ve kurum ihtiyaçlarına odaklanan Unify, sadece büyük kurumların değil, günümüz rekabet şartlarında teknolojinin avantajlarına daha çok ihtiyaç duyan KOBİ’lere de özel ürün ve çözümler geliştiriyor. Bu sayede KOBİ’ler rekabetçi ve hızlı aksiyon alabilme yeteneklerini daha da geliştirebilecekleri tümleşik iletişim gibi teknolojilere, ilk yatırım maliyeti gerektirmeden kullandıkça öde gibi modeller ile sahip olabiliyorlar. TEK EKRAN ÜZERİNDEN İŞLERINIZI PLANLAYIN, PAYLAŞIN VE YÖNETİN Unify’ın 160 yılı aşkın yenilikçi yaklaşımı ve Ar-Ge gücü ile Fortune Global 500 listesindeki şirketlerin yaklaşık yüzde 75’ine tümleşik iletişim çözümleri sağladığına dikkat çeken Unify Türkiye Ülke Müdürü Erda Tütüncüoğlu, mobil çalışma eğilimine ilişkin şu bilgileri verdi: “Artık mobil bir dünyada yaşıyoruz. Bu yeni dünyada daha şeffaf, insan odaklı, çalışanların hayatını kolaylaştıran, bireyleri daha üretken kılan ve zaman tasarrufu sağlayan çözümler tercih ediliyor. Unify olarak yaptığımız araştırmalar ile çözümlerimizi bu eğilime göre belirledik. Amerika ve Avrupa’dan sonra Circuit Türkiye’de hizmete sunulacak. Kullanıcılar bu uygulamayı istenilen işletim sisteminde ve cihazda sorunsuz şekilde kullanabiliyor. Bu uygulamada tüm mesajlar tek bir noktada birleşiyor. Ekip çalışanları, arkadaşlarının bulunduğu zaman dilimini görebiliyor, kullanıcının o anki ayarlarına göre uygun veya meşgul olup olmadığını anlayabiliyor.”

Fintech Istanbul Küresel Fintek Merkezleri Federasyonu’na Katıldı

0
Finansal teknolojileri ifade eden FinTek kavramı bankacılık ve finans sektöründe yükselen bir değer olmayı sürdürüyor. Pek çok gelişmiş ve gelişmekte olan ülke kendi FinTek organizasyonları ile hem yerel hem de küresel arenada söz sahibi olmak, vizyon belirlemek için çalışmalar gerçekleştiriyor. Türkiye’de de bu yıl Şubat ayında kurulan Türkiye’nin ilk ve tek FinTek organizasyonu olan FinTech Istanbul yurtiçinde ve yurtdışında gerçekleştirdiği önemli faaliyetlerle Türkiye’yi finans teknolojileri alanında temsil ediyor. FINTECH ISTANBUL DÜNYA FINTECH DEVLERI ARASINDAKI YERİNİ ALDI FinTek alanında son dönemlerde yaşanan en önemli gelişme Küresel FinTek Merkezleri Federasyonu’nun (Global FinTech Hubs Federation – GFHF) faaliyete başlaması olmuştu. Küresel FinTek Merkezleri Federasyonu, dünya üzerindeki farklı ülke ve şehirlerde faaliyet gösteren 23 finans teknolojileri organizasyonunun, bir çatı altında toplanarak güçlerini küresel arenada birleştirmek için attığı somut bir adımı temsil ediyor. GFHF görevini, küresel FinTek ekosisteminin gelişimi için bir birlik oluşturmak, bilgi ve deneyimlerin paylaşımını sağlamak ve finans teknolojileri merkezleri arasında iş birliği için köprüler kurmak olarak tanımlıyor. FinTech Istanbul, Küresel FinTek Federasyonu’ndaki yerini alarak bu önemli oluşuma katkı sağlayacak. TÜRK FINTECH GİRİŞİMLERİ DÜNYAYA AÇILMA İMKÂNI BULACAK FinTech Istanbul kurucularından Prof. Dr. Selim Yazıcı atılan bu adımla ilgili olarak şu açıklamayı yapıyor: “Global FinTech Hubs Federation (GFHF), finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren oyuncuları bir araya getirmeyi amaçlıyor. İngiltere, Kanada, Çin, Almanya, İsviçre gibi finans teknolojileri alanında öncü olan 20’den fazla merkezin içinde bulunduğu inisiyatif, ülkeler arasındaki sınırların ötesine geçen ve gelişmekte olan merkezleri de içine alacak ve açık bir platform olarak faaliyet göstererek sinerji oluşturacak.” “Gerçekleştirilecek konferans ve toplantılar yoluyla, gelişmiş ve gelişmekte olan merkezler arasında sağlanacak sinerji ve temel bilgi transferi, küresel anlamda finans teknolojileri pazarının da gelişmesinde faydalı olacak.” “FinTech İstanbul’un misyonu içinde bulunan uluslararası ağlara erişim, bu katılım sayesinde en üst düzeyde gerçekleşmiş oldu. Daha önce Innovate Finance, Holland Fintech, FinTech Headquarter ve Swiss FinTech gibi merkezler ile gerçekleştirilen görüşmeler olumlu sonuçlar verirken, bu tarz küresel bir yapının içinde bulunmak ülkemizin FinTek ekosisteminin gelişmesi için de önem taşıyor. FinTech İstanbul’un gerçekleştirmiş olduğu bu işbirliği ile FinTek alanındaki girişimlerin uluslararası bilinirlikleri artacak.” fintek-fintech_istanbul-soner_canko-fintech-finans KATMA DEĞERLİ HİZMET İHRACI FIRSATI FinTech Istanbul’un ana destekçisi olan Bankalararası Kart Merkezi’nin Genel Müdürü Dr. Soner Canko ise konu hakkında şunları söyledi: “Sınır Tanımayan FinTekler için önemli bir adım atıldı. Küreselleşmenin giderek hızlandığı günümüzde girişimciliğin, özellikle teknoloji girişimciliğinin sınırları internetin sınırsızlığı gibi bir şekil aldı. Böyle bir ortamda Finansal Teknolojilerin ve bu konudaki inovasyonların da sınır ötesi kabul görmesi çok normal bir durum olarak kabul edilmeli. Durum böyleyken her ülkede kendi halinde çalışmalar yapan finans teknolojileri merkezlerinin bir araya gelmesi önemli bir adım oldu. Artık girişimci, yatırımcı, düzenleyici ve diğer tüm paydaşlar için güçlü bir bilgi paylaşım omurgası kurulmuş oldu. Türkiye’nin de içinde yer aldığı bu yeni inisiyatifin ülkemizdeki tüm FinTek paydaşları için önemli fırsatlar getireceğine ve bu konuda katma değerli bilgi ve hizmet ihraç etme fırsatları yaratacağına eminim.”

Sosyal Medyada Kariyer Geliştirmenin 3 Yolu

Sosyal medyanın sadece fenomenlerden oluştuğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Sosyal ağlarda kariyer ve mesleki becerilerinizi geliştirebilir, ortak bulup iş geliştirme yapabilirsiniz. Sosyal medya zaman kontrolü de gerektirdiğinden planlama becerilerinizi de pekiştiriyor. Nasıl mı? Hemen görelim. 1 NE ÖĞRENMEK İSTİYORSUNUZ? Sosyal medyada kariyer geliştirmenin ilk yolu ilgi alanlarınızı belirlemek: İşinizle ilgili üç alan seçin. Ardından sosyal ağlarda önünüze düşen haberleri bu ilgi alanlarına yontarak takip edin. Hemen her şeyi okuyun, ama kendi açınızdan okuyun. Öyle ki süper bilgisayarlarla ilgili bir yazılımı bile dijital pazarlamada kullanabilirsiniz. Yine de aşırı dağılmayı önlemek için kendinize birkaç kişi belirleyin. Onları mimleyin, kariyer, iş geliştirme ve müşteri hedefleriniz arasından seçin. Ardından Twitter ve Linkedin’deki paylaşımlarını takip edin. Hedeflediğiniz şirketlerin kurumsal hesaplarına da bakın. Her zaman takip ettiğiniz birkaç sektör blogu ve LinkedIn tartışma grubu olsun. Ancak hamallık yapmayın! Bırakın bunların dışındaki haberler önünüze düşsün. Scoop.it ve Flipboard kullanın. Anahtar kelimeleri bu sosyal ağlara girerek önünüze düşen haberleri okuyun. Pinterest’i unutmayın. Türkiye’de engellenmiş görünüyor. VPN ile girin, anahtar kelimelere göre ilgili infografik ve görselleri arayın. Unutmayın, bir resim 1000 kelime anlatır. Peki bir Youtube videosu? Youtube’da kariyer geliştirmek için harika bilgiler, taktikler ve uzmanlık videoları bulabilirsiniz. 2 ÖĞRENMEYE VAKİT AYIRIN Düzenli çalışan ortalama bir insan, ara sıra çalışan yaratıcı ve zeki insanı kariyerde her zaman geçer. Üstelik damlaya damlaya göl olur. Peki nasıl olur? Günde 40 dakika kitap okusanız yılda 56 kitap eder. Demek ki günde 1 saatinizi sosyal ağlarda mesleki eğitim, paylaşım ve videoya ayırırsanız en pahalı üniversite ya da eğitim kurumunun veremeyeceği detayları yakalayabilirsiniz. Yeter ki gözünüz açık olsun. En iyisi yolda kitap okuyun veya video izleyin. Vakit ayırmak zor mu? Pocket kullanın. Flipboard’da önünüze düşen içeriği akıllı telefonda paylaş düğmesi ile Pocket hesabınızla paylaşın. Böylece vaktiniz olunca okursunuz. Sadece düzenli yapın. Ne süreyi uzatın ne de kısaltın. kariyer-sosyal_medya-sosyal_ağ-flipboard-pocket 3 KİMDEN ÖĞRENMELİYİM? Herkesten öğrenebilirsiniz. Sosyal medya imece usulüyle çalışmayı ve yeni projeleriniz için kitle kaynak finansman bulmayı teşvik ediyor (crowdsourcing). Bu noktada sosyal medyada iki yönlü iletişim olduğuna dikkat etmeniz gerekiyor. Kariyer için bazı tweetlere cevap verebilir veya kendi yorumunuzla paylaşabilirsiniz. Ayrıca Linkedin tartışma gruplarında kendi sorularınızı sorabilir, kendi tartışmalarınızı başlatabilirsiniz. İster yönetici olun ister yeni mezun girişimci; İngilizcenizi geliştirmek için Quora ve Reddit sitelerini takip edin, uygulamalarını mobil cihazınıza indirin ve direk sorular sorun. Vida nasıl sıkılır sorusundan beacon teknolojisi restoran müşteri yolculuğuna nasıl entegre edilir gibi birçok alanda soru sorabilir ve işin mutfağından en ilginç bilgilere ulaşabilirsiniz. Sosyal ağlarda alçakgönüllü olun. Bilmediğiniz şeyi söylemeyin, kafadan atmayın, nazik ve kibar olun. Kişisel saldırılara yanıt vermeyin. Özellikle Reddit bu konuda sıkı bir eğitim verir. Bir ürün satmak için abartılı haber paylaşırsanız sıkı eleştiri alırsınız. Ancak, dürüst bir şekilde ürünümü pazarlamak istiyorum, nasıl yaparım diye sorarsanız şaşırtıcı bir uzmanlar kitlesinden bilgi edinebilirsiniz. BONUS İPUÇLARI Son olarak Instagram’ı da unutmayalım. Katıldığınız etkinlikler, toplantılar, istekli iş arkadaşlarınız ve müşterilerinizle fotoğraf çektirin. Gerekirse iş için öğle yemeklerini de görsele dahil edin. Bunları Instagram’da paylaşın. Faal olun ve faal olduğunuzu gösterin. Sosyal ağları müşteri bulmak ve iş geliştirmek için bir fırsat olarak kullanın. O sırada kariyerinizi de geliştirdiğinizi ve yeni çözüm ortakları bulduğunuzu göreceksiniz. Yanılmaktan ve yanlışınızın düzeltilmesinden çekinmeyin. Dürüstlük ve özgüven hayatta çok yol aldırır. Yeni kariyer girişiminizde başarılar dileriz.

Seyahat Deneyimini Kökten Değiştiren 7 Girişim

1
Yeni girişimlerin ilk aşamadaki en doğal ortamlarından biri, büyük çaplı üretim yerine kapsamlı altyapı yatırımı gerektirmeyen aracı hizmetlere yönelmek. Online seyahat planlama, rezervasyon ve konaklama sektörü de e-ticaretle bağlantılı olduğu için oldukça avantajlı. Seyahat sektöründe Türkiye’de Momondo, Biletino ve Enuygun gibi girişimler öne çıkarken globalde kendini gösteren 7 girişimi aşağıda sizler için sıraladık. 1. HELLO SCOUT Bu mobil uygulamayı kullanarak arkadaşlarınızı meşgul iş günlerinde seyahat tavsiyesi almak için rahatsız etmekten kurtuluyorsunuz. Hello Scout mobil tavsiye hizmetinde ulaştığınız destek görevlisi gerçek bir seyahat uzmanı ve hem tatilde ne yapacağınız ve nereye gideceğiniz hakkında, hem de konaklama ve tur ücretleriyle ilgili değerli tavsiyeler veriyor. Sohbet ve tavsiye ücretsiz. Yer ayırtma içinse küçük bir bahşiş bırakıyorsunuz. Kişiselleştirilmiş çözümler ve katma değerli hizmetler seyahat sektöründe rekabet gücünü artırıyor. İlgili yazı: Yeni girişimiyle konuşulan Sina Afra, DeFacto ailesine katıldı 2. GRAB E-ticaret platformu Grab, American Airlines ile POS entegrasyonunda anlaştı ve yolcuların havalimanlarındaki restoranlar, perakendeciler ve diğer servis sağlayıcılardan online alışveriş etmesini sağlıyor. Grab ile telefondan menülere bakıyor, yemek yerken uçağı kaçırmamak için kalkış saatini takip ediyor ve ön siparişlerinizi sıra beklemeden alıyorsunuz. Bu imkan rötarların etkili olduğu Türkiye’de büyük bir ihtiyaç. Özellikle de uçaklarda geçkin sandviçe 10 TL vermek istemeyenler için. Türkiye’deki seyahat girişimlerinin, uçak biletleri gibi fiyat kırma barajına çarpan alanların yanı sıra, havalimanında beacon entegrasyonlu ve müşteri yolculuğu odaklı çözümlere de odaklandığı bu tür örnekleri sabırsızlıkla bekliyoruz. 3. TRIPIT Tripit mobil uygulamasının işi araç kiralama ve otel rezervasyon e-posta iletilerini mobilde bulmak için dakikalarca vakit kaybetmenizi önlemek; çünkü seyahat için gereken uçak bileti PNR iletileri, konaklama bilgileri gibi tüm kritik detayları sizin için tek ekranda topluyor. Üstelik yola çıkmadan önce bir de checklist derliyor ki kendinizi uçuşa hazırlanan pilot gibi hissederek aktif, dinamik ve heyecanlı olarak özgüvenle yola çıkın. Ayda 4,09 dolara gelen TripIt Pro ise reklamlardan kurtulmanın yanı sıra ücret iadesi bildirimlerini de toparlıyor. İlgili yazı: Twitter Amplify Bireysel Video Yapımcılara Açılıyor 4. UNPACK Türkçesi bavul açma veya hamallıktan kurtarma diyebileceğimiz bu pratik hizmet sık iş seyahati yapanları her seferinde çanta yapmaktan kurtarıyor. unPack mobil uygulaması ihtiyacınız olan iç çamaşırı ve banyo malzemeleri gibi ağırlıkları sizin için varış oteline siparişle gönderiyor. Böylece Türkiye’deki erkekpaketi sitesinin gezici sürümü gibi hizmet alarak bavula her şeyi yüklemek zorunda kalmıyorsunuz. 5. BONAPPETOUR Bu uygulama seyahatlerinde yöre lezzetlerini merak edenler için. İster Kenya’ya gidin ister New York Hoboken’a, BonAppetour size yöre yemekleri yapan restoranları gösteriyor. Öyle ki Barcelona’da makarna atölyesine katılabilir veya Nairobi’de mevsim seçkileriyle romantik bir akşam yemeği yiyebilirsiniz. İlgili yazı: Startupbootcamp İstanbul 2016 girişimleri belli oldu 6. ROOTSRATED Bu mobil uygulama da çok okuyan değil, çok gezen bilir diyen modern Evliya Çelebiler için. Çantanızı sırtlayın ve doğada yürüyüşe çıkın, trekking yapın, dağa tırmanın, bisiklete binin ve doğal göletlerde yüzün. RootsRated dış mekan perakendecileri yöre rehberlerinden gelen gezi tavsiyelerini size ulaştırıyor. Ayrıca balık tutma, tatlı suda kanoya binme, rafting, kayak gibi filtrelerle gittiğiniz ülkede ve şehirde arama yapabiliyorsunuz. Hatta trekking güzergahının köpekle gezmeye uygun olup olmadığını öğrenmeniz ve dostça koşuları maratonlardan ayırt etmeniz mümkün. 7. EATWITH Yalnız dolaşanların yalnız yemek yemesi şart değil. Dünya çapında 150 şehirde 500 ev sahibiyle çalışan EatWith turistlerin gittikleri ülkenin vatandaşlarının evinde yemek yemesini sağlıyor. Bu anlamda turistleri evinizde ağırlamanızı sağlayan couchsurfing’in tersi gibi işliyor. Böylece siz de gerçek yabancı ev mutfağıyla tanışıyor ve paylaşım ekonomisine katkıda bulunuyorsunuz. İşte kısa listemizin sonuna geldik ve sizlere seyahat girişimciliğinin dünyadaki en yenilikçi örneklerini sunduk. Techinside’da bu ve diğer alanlarda yenilikçi entegrasyon çözümleri sunan Türkiye’deki girişimcileri tanıtan haberlerimizi sürdüreceğiz.

Twitter Amplify Bireysel Video Yapımcılara Açılıyor

Twitter içerik pazarlamasını sosyal medyaya taşıyan video reklam programı Amplify’ı bireysel video yapımcılara açacağını duyurdu. Son olarak geçen sonbaharda çok sayıda yayıncıya açılan Amplify kişiselleştirilmiş pazarlamaya hız katacak şekilde bireysel yapımcıların da kullanımına sunuldu. Twitter Amplify programına katılması onaylanan yapımcılar video yayınlamadan önce bir kutuyu işaretleyerek Twitter’da yayın öncesi reklam gösterebilecekler. Video geliri Twitter ile yapımcı arasında bölüştürülecek. Bu da yapımcıların sadece belirli videolar veya tüm videoları için ön reklam yayınlamaya karar verebileceği anlamına geliyor. Yapımcıları kendine çekmek isteyen Twitter münhasırlık da talep etmiyor. Böylece Twitter’da yayınlanan video reklamları başka sosyal ağlarda veya sitelerde yayınlamak mümkün oluyor. Twitter’dan Guy Snir konuyla ilgili açıklamasında “Yapımcı gelir programlarımız her ölçekten yapımcılara içerikten para kazanmanın farklı yollarını sunacak ve gelirlerini ölçeklemelerini sağlayacak” dedi. İlgili yazı: Twitter satışa doğru mu gidiyor? Twitter ve Niche işbirliği Twitter bu bağlamda geçen yıl satın aldığı Niche’le birlikte yola devam edeceğini de duyurdu. Paydaşlarının gelir beklentilerini karşılamak için sosyal medya pazarlamasını ücretsiz içerik sosyal ağıyla birleştirmek isteyen Twitter, Niche ile birlikte çalışacak ve video reklamlardan da güç alan pazarlama kampanyaları için markaları sosyal medyadaki etkili kişilere bağlayacak. Medya stüdyosu Twitter aynı zamanda video yayınlamak ve görsel içerik geliştirmek için kullanıma sunduğu yeni Media Studio’yu duyurdu. Twitter Amplify kullanıcısı tüm yapımcılara hizmet veren Media Studio bütün videolar, gif dosyaları ve görselleri içeren birleşik medya kitaplığı özelliğini sunuyor. Aynı zamanda tweet zamanlama ve takım yönetimi için yazılım araçları sağlıyor. Twitter’ın yeni atağı Twitter Anlar özelliğini destekleyerek native reklamların ve Periscope canlı yayınlarının videolarının tekrar çevrime sokulabileceği yepyeni bir tanıtım taktiğine imkan sağlıyor. Aynı zamanda teknoloji odaklı şirketlerin ve diğer markaların çok kanallı pazarlama stratejilerinde online ve offline etkinlikleri birleştirmesini kolaylaştırıyor. İlgili yazı: Pokemon Go Twitter’ı geçmek üzere CBS ve Bloomberg ortaklığı Twitter Amplify video reklam duyurusunun zamanlaması da ilginç. Twitter yeni duyurusunu CBS News, Bloomberg ve Major League Basketball ile yaptığı anlaşmalarının hemen sonrasına denk getirdi. Twitter’ın mikro blog potansiyelini video reklamlarla birleştirmesi ve sistemin birlikte çalışması için düşündüğü Niche gibi diğer açılımlardan da söz etmesi yayıncıları heyecanlandırıyor.

Birleşik Ödeme, Turkcell Ödeme Hizmetleri A.Ş. ile partner oldu

0
Akıllı ödeme teknolojilerinde yenilikçi çözümler sunmaya devam eden Birleşik Ödeme, Turkcell’in ödeme çözümleri alanında faaliyet gösteren şirketi Turkcell Ödeme Hizmetleri A.Ş. ile mobil ödeme sözleşmesi imzaladı. Müşterilerine ve iş ortaklarına pratik ve hayatı kolaylaştıran teknolojiler sunmayı hedefleyen ve kaliteli hizmetten ödün vermeyen Birleşik Ödeme, Turkcell Ödeme Hizmetleri ile imzalamış olduğu sözleşme ile mobil ödeme kanalında da aktif rol oynuyor. Turkcell Ödeme Hizmetleri’nin sunduğu Paycell mobil ödeme altyapısı ile birlikte sadece cep telefonu numarası ile kredi kartı veya nakit ihtiyacı olmadan kolaylıkla ödeme yapılabiliyor. Hızlı, kolay ve güvenilir bir ödeme biçimi olması ile mobil ödeme, benzersiz bir alışveriş deneyimi sunuyor. Ödeme sistemlerindeki teknolojik gelişmeler ile beraber mobil ödemenin kullanıcı deneyimi açısından son derece önemli olduğunun altını çizen Birleşik Ödeme Ürün ve İş Geliştirme Direktörü Kutay Yalınkılınç: “Turkcell Ödeme Hizmetleri ile imzalamış olduğumuz mobil ödeme sözleşmesi sayesinde ödeme kanallarımıza bir yenisi eklemiş bulunuyoruz. Kullanıcılar cep telefonları üzerinden en iyi müşteri deneyimi ile kolay, hızlı ve güvenli bir şekilde ödeme yapabiliyor. Günlük hayatta sıkça zaman ayırmak durumunda olduğumuz fatura ödeme, harç ödeme ve diğer tüm mikro ödemeleri mobil ödeme ile hızlıca yapabiliyoruz. Birleşik Ödeme olarak, hayatı kolaylaştıran çözümler sunmaktan mutluluk duyuyoruz. Çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyor olacağız, tüketicilerin hem alışveriş alışkanlıklarını değiştirecek hem de hayatlarını kolaylaştıracak ilklere imza atmaya devam edeceğiz.”  dedi.

Telefona dokunmadan kaç saniye durabiliyoruz?

0
Diyelim ki bir dostunuz, iş arkadaşınız veya doctor randevusu için bekliyorsunuz. Sizce telefonunuza ne kadar süre sonra bakıyorsunuz? İki dakika? Üç dakika? Dijital cihazlarla kurduğumuz arkadaşlıkları daha ayrıntılı incelemek için, bu deneyde katılımcılara 10 dakika sonra kendi fikirlerince ne kadar sürede ellerinin telefona gittiği soruldu. Çoğunun verdiği cevap iki veya üç dakika sonraydı. Halbuki süreler katılımcıların tahminlerinden çok daha kısaydı. Kaspersky Lab adına Würzburg ve Nottingham-Trent Üniversiteleri tarafından yapılan deneyde katılımcılar bir bekleme odasında serbest bırakıldılar ve ellerinin telefonlarına gitmesi ortalama 44 saniyede gerçekleşti. Erkekler bu sürenin yarısı kadar bile dayanamadı ve yalnızca ortalama 21 saniye bekleyebildi. Kadınlarsa ortalama 57 saniye sonra telefonlarını kontrol ettiler. Çalışmanın bir başka sonucu ise telefonlarımızı daha fazla kullandığımızda daha çok stres altına giriyoruz olmamız. Yine de ilginç bir şekilde, katılımcılara genel mutlulukları sorulduğunda telefonlarını çok veya az kullananlar arasında bir fark görülmedi. Yani akıllı telefon kullanımı sebebiyle oluşan stres genel mutluluk üzerinde önemli bir etkiye sahip değil. 10 dakikalık bekleme seansı boyunca katılımcılar telefonlarını ortalama olarak 5 dakika kullandı. Daha önce yapılan araştırmanın da gösterdiği gibi, mobil cihazları adeta beyinlerimizin bir uzantısı olarak gördüğümüzden onlara oldukça bağımlıyız.

İnternetten vergi ödeme rakamlarında son durum ne?

0
Ödeme sistemlerinin mobiliteye kayması ve bankaların sunmuş olduğu internetten ödeme hizmetlerinde güvenliğin üst seviyelere taşınması, kullanıcıları internetten alışverişe ve ödemeye yöneltti. BKM‘nin açıkladığı son verilere göre; internetten vergi ödeme işlemlerinde de artış söz konusu. BKM, 2016 yılı Temmuz ayı verilerini açıkladı. Bu verilere göre kamu ve vergi ödemelerinin yarısı internetten yapıldı. BKM (Bankalararası Kart Merkezi)’nin açıkladığı verilere göre; temmuz ayı sonunda Türkiye’de 57,8 milyon adet kredi kartı113,1 milyon adet banka kartı olmak üzere toplam 170,9 milyon adet kart kullanılıyor. Temmuz ayında 48,5 milyar TL’lik kartlı ödeme gerçekleşti. Kartlı ödemeler geçen yılın aynı dönemine göre %5 arttı. Banka kartları ve kredi kartları ile temmuz ayında toplam 48,5 milyar TL’lik ödeme yapıldı. Bu tutarın 44,1 milyar TL’si kredi kartları ile yapılırken 4,4 milyar TL’sinde banka kartları kullanıldı. Önceki yılın aynı dönemine göre büyüme oranı banka kartı ile ödemelerde %31, kredi kartı ile ödemelerde ise %2 oldu. 1

Motorlu Taşıtlar Vergisi internetten taksitle ödendi

Motorlu Taşıtlar Vergisi’nin (MTV) ikinci taksitlerinin ödendiği temmuz ayında, bu ödemeleri kapsayan “Kamu-Vergi Ödemeleri” sektöründe kredi kartlarıyla 2,1 milyar TL’lik ödeme yapıldı. 2,1 milyar TL’lik bu tutar; kamu ve vergi ödemelerinin kredi kartları ile yapılan ödemelerinin %5’ini oluşturduğunu, dolayısıyla kullanıcıların kredi kartlarını bütçelerini etkin yönetebilmek için vergi gibi zorunlu ödemelerde kullandığı bir ödeme aracı olarak konumlandırdığını gösteriyor. 2

Vergi ödemelerinin yarısı internetten yapıldı

İnternetten yapılan kartlı ödemeler incelendiğinde ise kamu ve vergi ödemelerinin %53’ünün internetten yapıldığı görülüyor. 1,1 milyar TL’lik ödeme tutarı ile “Kamu-Vergi Ödemeleri” sektörü, temmuz ayında internetten en fazla ödeme yapılan sektör oldu. 3

Kredi kartı ile yapılan vergi ödemelerinin %54’ünde taksit tercih edildi

Kredi kartları ile yapılan kamu ve vergi ödemelerinde ortalama tutar 409 TL olurken 2,1 milyar TL’lik ödemenin %54’ünde yani 1,1 milyar TL’lik bölümünde kart sahipleri taksit avantajından faydalandı. 4

Cvlogin ile bir ayda 20.000 CV hazırlandı!

0
Online CV hazırlama aracı cvlogin, iş arayanları CV hazırlamanın en kolay ve en pratik yolu ile tanıştırıyor. Cvlogin.com ile şık ve profesyonel CV’ler, internetten ücretsiz olarak sadece birkaç dakikada oluşturulup, PDF formatında indirilebiliyor veya CV’ye özel bir link ile şifreli veya açık olarak paylaşılabiliyor. Hatta üşengeçler için Facebook veya Linkedin profillerinden CV için uygun bilgilerin otomatik aktarımı da var. Sadece 4 haftadır yayında olan sitede Türkiye’den ve dünyadan 20.000’den fazla İngilizce ve Türkçe CV oluşturuldu! En doğru CV’yi hazırlamak sadece 5 dakika Sadece birkaç dakikada internet üzerinden nitelikli, şık ve profesyonel iş hayatına uygun şekilde CV hazırlamak cvlogin ile artık mümkün.  CV hazırlarken yaşanan ve farklı programların kullanımından kaynaklı format uyumsuzlukları, uygun bir CV şablonu arama derdi, bilgi ve tecrübelerin hangi başlıklar altında toplanacağı gibi sorunlar cvlogin ile tarih oluyor. Geniş CV örneği seçeneklerinden istediğinizi seçip, yerleşimleri istediğiniz gibi düzenleyip, kutuları doldurarak iş başvurunuz için en mükemmel CV’leri kolayca hazırlayabiliyorsunuz. CV yazmaya son: Sosyal medyadan tek tıkla aktarım Boşlukları doldurarak CV hazırlamaya dahi üşeniyorsanız, cvlogin ile bilgilerinizi yazmakla dahi uğraşmanıza gerek kalmıyor, isterseniz Facebook ve Linkedin hesaplarınızdan CV’niz için gereken bilgileri tek tıkla otomatik olarak aktarabiliyorsunuz. Word ve PDF formatındaki CV’lerin de cvlogin’e aktarılabilmesi için de çalışmalar yapılıyor. CV’nizi ister PDF olarak indirin, ister özel link ile paylaşın cvlogin ile hazırlanan CV’yi dilediğiniz gibi paylaşabiliyorsunuz. cvlogin ile hazırlanan CV’ler, iş başvurularında özel veya herkese açık link olarak paylaşılabildikleri gibi, PDF formatında indirilerek de kullanılabiliyor.  CV’nizi daha sonra düzenlemek isterseniz de kaydetmeniz yeterli oluyor.
  • Cvlogin tamamen ücretsiz
  • CV yazmanın bilinen tüm sıkıntılarına pratik bir çözüm
  • Şık ve profesyonel CV tasarım şablonları
  • CV için gerekli bilgilerin sosyal medya hesaplarından aktarım zaman kazandırıyor
  • Cvlogin ile hazırlanan CV’ler PDF olarak indirilebiliyor veya link ile paylaşılabiliyor
  • Cvlogin ile CV hazırlamak hem pratik, hem çok kolay
 

Intel Los Angeles’ta sanal gerçeklik laboratuvarı açıyor

0
Intel, dün duyurduğu sanal gerçeklik gözlüğü Project Alloy ile birlikte sanal gerçeklik teknolojisine hızlı bir giriş yapıyor. ABD’li işlemci devinin sanal gerçeklik konusundaki tek çalışması Alloy gözlükleri olmayacak. Şirketin CEO’su Brian Krzanich’ın açıklamalarına göre işlemci devi, Los Angeles’ta tamamen sanal gerçeklik teknolojisine ve uygulamalarına adanmış özel bir laboratuvar açacak. Intel Tech Experience Labs ismini alacak olan laboratuvarda, eğitim, spor ve eğlence amaçlı uygulamalar üretilecek.

Sporcu eğitmek için Alloy

Şirket yeni laboratuvar hakkında henüz detaylı bilgi vermiş değil ancak bu merkezde geliştirilecek uygulamalar ve donanımlarla, sanal gerçeklik teknolojisinin farklı alanlarda kullanımı mümkün olacak. Örneğin, tenis eğitimi için artık dev bir kortu kiralamak zorunda olmadan, bir raket ve Alloy gözlükleriyle, evde tenis antrenmanı yapmak mümkün olacak. Tech Experience Labs’ın bu tür uygulamalar geliştirerek Alloy gözlüklerine çok geniş bir kullanım alanı yaratacağı düşünülüyor.

NASA Mars için 1 milyon dolarlık robot yarışması açtı

0
NASA, Mars’a göndermeyi planladığı astronot robotun geliştirilmesine yardımcı olacak projeleri değerlendirmek için 1 milyon dolarlık yarışmaya kayıtların başladığını duyurdu. Robonaut 5 olarak da bilinen Valkyrie isimli humanoid robot, uzay ajansının derin uzay görevleri için geliştirdiği bir robot. Astronotların gitmesi gereken uzak bölgelere önceden giderek bölgeyi hazırlaması ve insanların gelmesi için her şeyin güvenli olduğuna emin olması için geliştirilen robot insan kullanımı için tasarlanmış arayüzleri kullanabildiği için derin uzaydaki güvenlik testlerinde çok yararlı olacağı düşünülüyor. Simülasyonlarda yapılan testlere göre robotun Mars’taki sert kum fırtınalarına da dayanma kapasitesi bulunuyor. Simülasyonlardaki senaryolara göre robotun Mars dünya ile iletişim kuracak donanımı kurması, yaşam alanlarındaki oksijen kaçaklarını bulması ve bozuk elektronik donanımları tamir etmesi gerekiyor. Robota bu görevleri başarıyla yaptırabilecek en kullanışlı yazılımları geliştirebilen ekibe 1 milyon dolar ödül verilecek. Yarışmaya şimdiden  MIT ve Northeastern Üniversitesi katıldılar. NASA iki ekibe de üzerinde çalışabilmeleri için birer Valkyrie robotu gönderdi. Her zaman olduğu gibi pahalı uzay robotları, uzaydaki görevlerini başarıyla yerine getirdikten sonra bu teknolojilerin gündelik hayata da inmesi ve evlerde kullanıma girmesi kaçınılmaz görünüyor.

İş Adamlarına Özel Uçak: Pilatus PC-12

0
AMAC Aerospace Turkey’in satış ve bakım haklarını üstlendiği Pilatus PC-12 uçakları çok amaçlı kullanılabilirliği ve operasyonel esnekliği açısından avantaj sağlıyor. Pilatus PC-12, kargo, hava taksi, VIP, ambulans, arama ve gözetleme gibi farklı alanlarda kullanılabiliyor. Patron uçağı Pilatus PC-12 Özellikle iş adamların tercihleri arasında yer alan Pilatus PC-12, çim ve toprak zemine iniş yapabilme özelliğine sahip. 4, 6 veya 8 kişilik konfigürasyonları olan Pilatus PC-12, yüksek performansının yanı sıra düşük uçuş maliyetiyle de tercih sebebi oluyor. AMAC Aerospace Turkey -Pilatus PC-12 (2) Pilatus PC-12 özellikleri PC-12 uçaklar maksimum 9 kişi veya 1.209 kg yük taşıyor. Bin 200 beygir gücüne sahip olan Pilatus PC-12 uçaklar, her yere güvenli ve hızlı bir ulaşım sağlıyor. Farklı alanlarda farklı konfigürasyonlarla kullanılabilen Pilatus PC-12 uçakları, 9 bin 144 metreye kadar havalanabiliyor. Uçağın kalkış yapması için ise 800 metre mesafe yetiyor. VIP konfigürasyonlu bir PC-12’nin temel performans parametreleri: Kalkış Mesafesi: 808 m İniş Mesafesi: 558 m Maksimum Tırmanma Hızı: 585 m/dk Maksimum Seyir Hızı: 519 km/sa. Maksimum Menzil: 2915 km Maksimum Uçuş Yüksekliği: 9144 m

Seyahat edenlerin banka hesapları risk altında

0
Güvenlik çözümleri üreticisi Kaspersky’ın son araştırmasına göre, tatil için veya iş amacıyla seyahat edenler, çevrimiçi finansal saldırılara daha fazla maruz kalıyor. Araştırmaya göre seyahat eden Türklerin %43’ü yurtdışında karşılaşabilecekleri en büyük üç tehditten biri olarak para kaybetmeyi görüyor. Kredi kart bilgilerinin çalınması da Türk kullanıcıların %35’i tarafından ilk üç büyük tehditten biri olarak görülüyor. Bu kaygılar sağlam bir zemine dayanıyor. Araştırma, aynı zamanda seyahat ederken para kaybedilmesi konusunda gerçek bir tehlike olduğunun altını çiziyor: Ankete katılan Türklerden %36’sı başlarından böyle bir kaybın geçtiğini ve %8’i de yabancı bir ülkedeyken kredi kartlarında siber suç kaynaklı sorun yaşadıklarını dile getiriyor. Buna ragmen oranlar, konu cihazlara virus bulaşması veya çevrimiçi dolandırıcılığa geldiğinde azalıyor. Türklerin %19’u cihazlarına virus bulaşmasını, %25’i de çevrimiçi dolandırıcılığı yurtdışında seyahat ederkenki en büyük üç endişelerinden biri olarak gösteriyor.

Güvenliğe dikkat edilmiyor

Seyahat edenlerin siber suçlara maruz kalması sürpriz bir gelişme değil. Yolculuğa çıkan Türklerin %66’sı yurtdışındayken potansiyel olarak riskli ve siber suçlular tarafından belirlenip kullanılmaya müsait olan herkese açık kablosuz ağlara bağlanıyor. %61’i çevrimiçi banka işlemleri gerçekleştiriyor ve %58’i internette alışveriş yapıyor. Buralarda gereken uygun güvenlik çözümleri olmadığında bu davranış biçimi kullanıcıları gereksiz bir şekilde tehlikeye maruz bırakıyor ancak kullanıcıların yalnızca yarısı herkese açık kablosuz ağa bağlanırken güvenli bağlantı (VPN) kullanıyor. %9’u ise güvenlik için hiçbir şey yapmadığını dile getiriyor.

Cisco 14 bin kişiyi işten çıkaracak

0
Network sistemleri üreten Cisco’dan sızan bilgiler şirketin 14 bin kişiyi işten çıkarmaya hazırlandığını ortaya koydu. Toplam iş gücünün %20’sine denk gelen 14 bin kişiyi tüm dünyadaki merkezlerinden çıkaracak olan Kaliforniya merkezli şirketin bu işlemleri önümüzdeki birkaç hafta içinde başlatması bekleniyor. İşten çıkarmaların şirketin dönüşüm politikasıyla bağlantılı olduğu düşünülüyor. Network donanımları üreten şirket donanım odaklı yapıdan, yazılım servisleri odaklı bir şirkete dönüşmek istiyor. Konu hakkında henüz bir açıklama yapmayan Cisco, işten çıkarma haberlerini yalanlamış da değil.

Ford 5 yıl içinde otonom araç üretecek

0
ABD’li otomobil üreticisi Ford, kendi otonom otomobillerini 2021 yılında yollara çıkarmayı planlıyor. Üstelik bu araçlar, Uber benzeri özel bir araç paylaşım servisi ile gelecek. Yani, aracı satın alanlar kullanmadıkları zamanlarda aracın kendi kendine gidip müşteri taşımasını ve para kazanmasını sağlayabilecek. Aracı satın alamayanlar ise uygulamayı kullanarak evinin önüne kadar otonom otomobil çağırıp dilediği yere yine otonom olarak gidebilecek. Bu senaryo aynı zamanda, otonom otomobil üretemeyen otomobil markaları için bir kabus, zira insanların otomobil sahibi olma isteği hızla azalacak ve otomobil ihtiyaçlarını otonom araç kiralayarak giderecekler. Ford’un CEO’su, 2021’den sonra da sürücü gerektiren otomobilleri satmaya devam edeceklerinin altını çizerken Ford’un artık bir otomobil şirketi değil, “ulaştırma” şirketi olacağını da vurguladı. Ford bu hedefine ulaşmak için tam otonom sürüş teknolojilerini geliştirmek için çabasını yoğunlaştıracak. Firma, sürüş yardım sistemlerine daha fazla yatırım yapmayıp tüm kaynaklarını tam otonom teknolojilere yatıracak. Ayrıca otonom sürüş teknolojisini test edecek araç filosundaki otomobil sayısını 2016’nın sonuna kadar 30’a çıkaracak. Ayrıca Silikon Vadisi’nde otonom teknolojiler üzerinde çalışan araştırmacılarının sayısını da 130’dan 260’a çıkaracak.

Intel’den VR sürprizi: Project Alloy

0
Intel sanal gerçeklik pazarına iddialı bir ürünle giriş yaptı ve rakiplerin ürünlerinden bir adım daha ileri giden, tam bağımsız bir sanal gerçeklik gözlüğü duyurdu. Project Alloy ismi verilen sanal gerçeklik gözlüğü çalışmak için telefona veya PC’ye bağlanmayı gerektirmiyor. Tamamen kablosuz olarak çalışabilen sanal gerçeklik gözlüğünün kendi işlemcisi ve pili bulunuyor. İçinde bulunduğu odayı da 3D olarak analiz edebilen gözlük aynı zamanda kullanıcının elini ve parmak hareketlerini de yine üzerindeki derinlik sensörleri vasıtasıyla tanıyor. Böylece örneğin, kullanıcı tetik çekme hareketi yaptığında, sanal gerçeklik dünyasında elinde tuttuğu silahın tetiğini çekebiliyor. Cihaz Intel’in birleştirilmiş gerçeklik teknolojisini kullanıyor. Intel, birleştirilmiş gerçeklik ile hem arttırılmış gerçeklik hem de sanal gerçekliği bir arada kullanıyor. Ürünün ilginç yanı Microsoft’un Hololens’inin üzerine kurulduğu Windows Holographic sistemini kullanıyor olması. Intel’in planlarına göre, Project Alloy, açık kaynak sistemli bir donanım olacak ve dileyen üretici Alloy’u alıp, kendi modifikasyonları ile Windows Holographic platformu üzerinde kendi sanal gerçeklik gözlüğünü geliştirebilecek. Böylece Android telefonlarında olduğu gibi, farklı üreticilerin değişik özelliklere sahip gözlüklerini piyasada görebileceğiz.

Pizzacıyı hackledi, CIA peşine düştü!

0
ABD bugünlerde çok ilginç bir hacking davasını tartışıyor. Bir Rus hacker’ın, 2014’te pizza dükkanlarını hedef alan hacking saldırısı sonrasında CIA tarafından film gibi bir operasyonla tutuklanması ve mahkemeye çıkarılması, Megaupload’ın kurucusunun tutuklanması kadar ilginç ve sıradışı bulunuyor. 2011 yılında ABD’deki çok sayıda irili ufaklı Pizza restoranının sunucularını hack’leyerek müşteriler adına kayıtlı kredi kartlarından 175 milyon dolar çalan hacker çetesinin başında Roman Seleznev ismli Rus hacker’ın olduğu tespit edilmişti. Ancak FBI’ın söz konusu hacker’ı yakalaması kolay görünmüyordu çünkü Seleznev bir Rus milletvekilinin oğluydu ve sıkı korunuyordu. ABD’de savcılığın azılı bir suç örgütünün lideri ve Master Hacker olarak tanımladığı Sleznev’i yakalamak için bu kez devreye CIA girdi ve sıkı bir hazırlık aşamasından sonra ABD’ye ayak basmaktan özellikle kaçınan Sleznev’i Maldivler’deki bir hava limanına yapılan operasyonla tam anlamıyla “paketleyerek” ABD’ye kaçırdılar. 2014’de tutuklanan Sleznev o günden beri yasadışı olarak kaçırıldığı ve tutuklamanın hükümsüz olduğu yönünde itirazlarla mahkemeye başvuruyor ama sonuç alamıyor. Rusya da olay karşısına sessiz kalmıyor. Rusya Dış işleri bakanı Lavrov, Sleznev’in tutuklanma biçimini insan kaçırma olarak kabul ettiklerini ve ABD’yi bu konuda uyardıklarının altını çiziyor. Ama hiçbir girişim Sleznev’in hapisten salınmasını sağlamıyor. Ruslar, milletvekilinin oğlunun ABD tarafından esir ya da rehin alınmış olduğunu, hacking olayının ise bir kılıf olduğunu düşünüyorlar.

Dava uzadıkça uzuyor

Bu sırada Selznev’in davası da görüşülmeye başlandı ve son duruşmada Mad Pizza, ZPizza, Village Pizza ve Casa Mia gibi pizza restoranlarının sahiplerini tanık olarak dinledi. İlginç bir ifadede pizza dükkanı sahiplerinden biri, 2011’deki saldırı sonrasında dükkanın bilişim sistemini yeni baştan düzenlemek ve yeni donanımlarla, güvenlik uygulamaları satın almak için 10 bin dolar ödemek zorunda kaldığının altıı çizdi. Sleznev’in avukatı ise hack olayının müvekkilinin yaptığına dair kanıt olmadığını ve davanın ABD’nin bir komplosu olduğunu ileri sürerek Selznev’in serbest bırakılmasını istiyor. Fakat bu örnek gösteriyor ki, ABD kendince şüpheli bulduğu herkesi dünyanın her yerinden CIA vasıtasıyla kaçırabiliyor.

Olimpiyat Oyunları hacker’ların hedefinde

0
2016 Rio Olimpiyatları büyük kitlelerin ilgisini çekiyor, hackerlar da bu ilgiye dahil oluyorlar. Siber saldırganlar klasik ama şimdilik işe yarayan hilebaz planlar sayesinde bu etkinlikte bulunan ve dijital olarak etkin olan milyonlarca kullanıcının hem keyifli zamanlarını hem de mali durumlarını mahvediyor. Bitdefender ise hackerların tuzak yöntemlerini ve buna karşı alınabilecek önlemleri sıraladı.

Olimpiyat Temalı Facebook Sayfaları

Güvenlik araştırmalarına göre, potansiyel kötü amaçlı yazılıma sahip içerikler sosyal medya ağlarında 1300’den fazla dolandırıcı hesap ile %60’lık bir artış gösterdi. Hackerlar, bu hesaplar yoluyla kullanıcılara sahte biletler satarak ya da yasa dışı etkinlik akışları sunarak kimlik bilgilerini çalmaya çalışıyor.

Sahte Wi-Fi Erişim Noktaları

Brezilya ve çevresinde bir çok şüpheli Wi-Fi ağına rastlandı. Barlarda, kahve dükkanlarında ve hatta Rio Galeao Havaalanı’nda. Haberlere göre, olimpiyatların uluslararası merkezi, kullanıcıların trafiklerini ve hassas verilerini açığa çıkaran, SSL şifrelerini çözebilen Wi-Fi ağlarına ev sahipliği yapıyor.

Dolandırıcı Mobil Uygulamalar

Hackerlar mobil uygulamaları kontrol edebilen ve kullanıcıların bilgilerini çalan kötü amaçlı yazılımlar içeren uygulamalar bile oluşturdu. Araştırmacıların uyarılana göre olimpiyat içeriklerine sahip riskli ve kötü amaçlı 4000’den fazla Android uygulamasına ve 500’den fazla IOS uygulamasına rastlandı. Buna benzer bir uygulama, oyunlardaki yenilikleri güncelleyeceğini sunarken aslında gerçekte insanların sosyal aktivitelerini gizlice gözetliyor, diğer bağlantı içindeki aygıtların bilgilerini okuyor ve onları üçüncü şahıslara yolluyor.

Çökmüş Web Siteler

Ünlü olimpiyatçılar da hedefte. Michael Phelps’in sitesi Rio de Janeiro’da 4×100 metrede rekor kırarak 19. kez altın madalya kazandıktan sadece saatler sonrasında hackerlar tarafından ele geçirildi. Bu DDoS atağını üstlenen Yeni Dünya hackerlar grubu böylece ünlülerin sitelerinin nasıl bir güvenlik zafiyeti içinde olduğunu göstermek istediklerini açıkladı.

Klonlanan Kredi Kartları

Geçtiğimiz hafta Kuzey Carolina gazetesi için çalışan bir muhabir, Brezilya’daki bir hediye dükkanından alışveriş yaptıktan hemen sonra kredi kartı bilgilerinin çalındığını belirtti. İki McClatchy muhabiri de kartlarının iniş yapmalarından kısa bir süre sonra hacklenip klonlandığını bildirdiler. Rio’da çalışan İngiliz belgesel film yapımcısı Leila Lak, kartının birkaç kez hacklendiğini söyledi. Bir telefon röportajında konuşan Lak: “Benim kartım birkaç kez klonlandı ve Londra’daki bankam bunun Brezilya’da sık olduğunu ve bunu beklediklerini söyledi.” diyerek konuşmasına bundan üç hafta önce de kartının hacklendiğini ekledi. Brezilya Dış İşleri Bakanlığı Diplomatik Güvenlik Bürosu internet sitelerinde de hacklenmenin ülkelerinde ciddi bir sorun olduğu konusunda uyarıda bulundu. Bölümün Yurtdışı Güvenlik Danışma Konseyi, Brezilya’nın dünya çapında en yüksek siber suç ortalamasına sahip olduğunu bildirdi: “Brezilyalı siber suçlular yeni yasalar ve resmi online kötü amaçlı yazılımları durdurma çabalarına rağmen yüzsüz bir şekilde büyüyor ve milyarlarca dolar çalıyorlar. Rio’daki restoranlarda, barlarda ve halka açık alanlarda kredi kartı klonlama cihazları ve radyo frekansı durdurma kullanımı çok yaygın.”

Google Duo kullanıma açıldı

0
Google’ın Skype’a rakip olarak konumlandırdığı video görüşme uygulaması Duo, bugün kullanıma açıldı. iOS ve Android versiyonları yayına giren Duo ile kullanıcılar, Google hesapları ve Google altyapısı üzerinden hızlı ve pratik şekilde video görüşme yapabilecekler. Mobil deneyimi basitleştirmek üzerine odaklanmış bir uygulama olan Duo aynı anda sadece iki kişinin görüşmesine imkan veriyor. Yani çoklu video konferans mümkün değil. Aynı zamanda uygulamada “arayüz” adına da fazla bir seçenek bulunmuyor. Çok basit, çok hızlı, çok pratik şekilde çalışması hedeflenmiş olan Duo ile aramak istediğiniz kontak kişinin üzerine basıyor ve görüşmeyi başlatabiliyorsunuz.

Her telefonda çalışacak

Uygulamanın çalışmak için yüksek seviye telefonlar, yüksek RAM miktarı gibi detaylar istememesi de önemli bir özelliği. Google, yeni uygulaması sayesinde, video görüşmelerini iletişimin standardı haline dönüştürmeyi planlıyor ve umuyor. Duo’nun bir özelliği de her türlü network üzerinde çalışabilmesi. 4,5G ve 3G ağlarda HD kalitesinde görüntü aktarabilen uygulamanın 2G ağlarda ise çok düşük çözünürlükle bile olsa sorunsuz çalışabilmesi dikkat çekiyor.