Veri merkezlerinde yaşanan en büyük sorunlardan biri, yüksek güçlü donanımlar nedeniyle ortaya çıkan yüksek ısı. Microsoft su altı veri merkezi projesiyle bunun önüne geçmeyi hedefliyor.
Microsoft su altı veri merkezi ağı genişliyor
Su altı veri merkezleri konusu aslında çok da yeni değil. Microsoft, bu veri merkezleri için geliştirme çalışmalarına artık hız vermiş durumda.
Microsoft Project Natick ismiyle piyasada duyurulan su altı veri merkezleri projesinde Microsoft önemli gelişmeler kaydetti. Hatta önümüzdeki dönemde, bir bölgeye hizmet eden Azure altyapısının tüm grubu, artık su altında hizmet vermeye devam edebilecek.
İlk olarak 2 yıl önce İskoçya’da başlanan ve 105 gün boyunca su altında kalma denemelerinin yapıldığı projede, Project Natick Gen 3 aşamasına gelinmiş durumda. Su altı veri merkezlerindeki internet gecikmelerinin önüne geçmeyi ve proje maliyetlerini düşürmeyi hedefleyen Microsoft, Project Natick Gen 3 ile buna bir adım daha yaklaştı.
Artık su altı veri merkezindeki maliyeti gösteren PUE değeri 1.07 gibi çok düşük bir değere geldi. Ayrıca soğutma maliyetlerinde kWh başına 4.8 litre gibi çok düşük bir miktara da ulaşılmış durumda.
Teknik olarak ve maliyet açısından önemli bir başarıya imza atan Microsoft bu veri merkezlerini daha da iyi hale getirmeyi istiyor. Özellikle su altında çok fazla müdahale imkanı bulunmaması nedeniyle, Microsoft veri merkezlerini en az arıza çıkaracak şekilde iyileştirmeyi hedefliyor.
Apple, mobil işletim sistemi iOS’a bu yıl içinde ekleyeceği 13 yeni emojiyi görücüye çıkardı.
Ocak’ta kabul edilen emojiler nihayet geliyor
İçinde ninja, kalp, akciğer, ördek, sincap, matruşka gibi emojilerin de olduğu seride ayrıca cinsiyet eşitliği sembolü de yer alıyor. Ancak en ilginç ve dikkat çekecek emoji, mizah dergilerinde espirisi çok sık görülen, parmaklarla yapılan, “izah etmeme izin ver” emojisi olacak gibi görünüyor.
Intel’in hazırladığı bu emojiler, Ocak ayında Unicode Consortium tarafından kabul edilmiş ve her platformda rahatça okunabilecek şekilde kodları belirlenmişti.
Kripto paralar artık köyler, kasabalar gibi yerleşim yerleri tarafından yoğun ilgi görüyor. Elvador’daki Bitcoin köyü El Zonte, bu yönüyle dikkat çekiyor.
Bitcoin köyü El Zonte’de yaşam
Günümüzde kripto paraların kullanım alanı yerleşim yerleri ölçeğinde yaygınlaşıyor. El Salvador’da bulunan El Zonte köyü, bunun en iyi örnekleri arasında yer alıyor.
El Zonte’de yaşayan halkın büyük bir kısmı nakit para kullanmıyor. Bunun yerine halk, Bitcoin kullanmayı tercih ediyor. Yiyecek satın almaktan elektrik faturası ödemeye kadar köy halkı birçok farklı alandaki ödemelerini Bitcoin ile gerçekleştiriyor. Hatta köydeki lise ve üniversite öğrencileri için burslarını da Bitcoin ile alıyorlar.
Koronavirüs nedeniyle tüm dünyada yaşanan kriz döneminde, Bitcoin transferleri de aileler için kurtarıcı oldu. İlk etapta anonim bir kişi tarafından yapılan Bircoin bağışları nedeniyle köyde kripto para kullanımına geçildiği belirtiliyor. Özellikle de yaşlı nüfus da göz önüne alındığında bu sistemin bazı zorluklar getirdiği, bununla birlikte köy halkının sürece uyum sağlayabildiği belirtiliyor. El Salvador’da yaşanan bu dönüşüm, kripto para piyasasının geleceği hakkında ip uçları da veriyor.
Google tarafından yayınlanan bir blog yazısına göre, Gmail tasarım değişikliğine gidiyor. G Suite kullanıcıları, tasarımı görecek ilk görecek kişiler olacak.
Gmail tasarım değişikliği ne zaman geliyor?
Dünyanın en popüler e-posta hizmeti Gmail, kullanıcıları için yenilikler sunmaya devam ediyor. Gmail bu kez, tasarım değişikliğiyle gündeme geldi.
Temmuz ayının 3. Haftası içinde G Suite kullanıcıları için gelecek olan yeni tasarım, ilerleyen süreçte tüm kullanıcılara sunulacak. Tasarım değişikliği ile yepyeni bir görünüme kavuşacak olan Gmail, Slack’in kendisine rakip olması sonrasında, buna yönelik iyileştirmeler yapılıyor.
3 farklı başlıktan bir tanesinde yine e-postalar olacak. Diğer başlıklarda ise sohbet ve video görüşmeleri yer alacak. Ancak Google, sohbet görüşmelerinizi artık Gmail’e entegre ederek kaydedecek. Yeni tasarımda işlevsel sohbet odaları bulunacak ve odalarda kullanıcılar iletişimini daha hızlı ve pratik bir şekilde gerçekleştirilecek.
Ofis bildirimlerini de ayarlayabilecek olan kullanıcılar, rahatsız etme ve uygun gibi farklı seçimleri seçebilecekler. Böylelikle Gmail, günlük kullanımda da önemli bir yer edinecek.
Coca-Cola QR kod teknoloji ile satışlarını daha hızlı ve kolay hale getirecek. Teknoloji, gıda ve içecek sektörü için de önemli bir dönüm noktası oluyor.
Coca-Cola QR kod otomatı: Freestyle
Meşrubat sektöründe dünyanın en büyüklerinden biri olan Coca-Cola, teknolojiyi de iş süreçlerine hızlı bir şekilde uyguluyor. Bu amaçla Coca-Cola, yeni geliştirdiği Freestyle otomatlarını tanıttı.
Coca-Cola’nın Freestyle otomatları, kullanıcıların uygulama aracıyla istedikleri içeceği seçmelerini sağlıyor. Telefon kamerasıyla QR kodu okutularak, otomata dokunmadan içeceği alabiliyorsunuz.
Coca-Cola bu hizmetiyle, müşterileri için temassız bir alışveriş imkanı sunacak. İlk olarak ABD’de kullanıma geçecek bu otomatlar, 10 binden fazla noktada hizmet verecek. Sonrasındaki süreçte ise otomatlar tüm dünyada hizmete başlayacak.
Özellikle de pandemi döneminde temassız alışverişin popüler gündem olması, Coca-Cola’nın böyle bir çalışmaya imza atmasına neden oldu. Önümüzdeki süreçte birçok otomatın temassız hale gelmesi sürpriz olmayacak diyebiliriz.
Elon Musk, Gigafactory Berlin’den ilk render görüntülerini paylaştı. Bu görüntülere göre Berlin’deki Gigafactory, eğlence alanlarıyla gelebilir.
Gigafactory Berlin için çalışmalar devam ediyor
Tesla yeni Gigafactory tesisleri için genişleme politikasını sürdürürken, Gigafactory Berlin için de yeni çalışmalar devam ediyor. Musk, Berlin’de inşası devam eden tesis için önemli bilgiler paylaştı.
2021 yılında faaliyete geçmesi beklenen Berlin’deki tesiste, inşaat çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. Onay sürecinde birçok sorun yaşanan tesisin, render görüntüleri Elon Musk tarafından paylaşıldı.
Musk’ın açıklamalarına göre Berlin’deki fabrikanın çatı bölümünde yüzme havuzu bulunabilir. Bununla birlikte fabrikanın iç ve dış mekanında çeşitli parti alanları da yer alabilir. Ancak bu görüntünün ne kadar hayata geçirileceği de belirsizliğini koruyor. Bu fabrikada çatı üstünde güneş panelleri kullanılarak, yeşil bir fabrika stratejisi izlenecek.
Gigafactory Berlin
Haftada 10 bin araç üretilecek ve 12 bin kişiye iş imkanı sağlayacak fabrikada, ilk olarak Model Y araçları üretilecek.
Ödeme sistemleri teknolojilerinde dünya çapında projelere imza atmış Mehmet Sezgin’in San Francisco’da kurduğu fintech girişimi myGini, ABD’de küçük işletmeler ve perakendecilerin kendilerine özel kampanya ve promosyonları kolaylıkla hayata geçirebilecekleri yeni bir dijital ürünü kullanıma sundu.
Türk fintech girişimi myGini ABD’de perakendecileri hızlı kampanya dünyasıyla tanıştırıyor
Bankalar, iş yerleri ve kart sahibi müşterileri aynı platformda buluşturarak ABD’de kredi kartı pazarına farklı bir soluk getiren kart yönetimi ve sadakat uygulaması myGini, yeni fonksiyonuyla küçük işletmelere, kredi kartı pazarında promosyon oluşturulmasına aracı olan başlıca platformlar kanalıyla, dijital ortamda çok hızlı, zahmetsiz bir şekilde kendi kampanyalarını oluşturma imkânı tanıyor. Bu özelliğiyle ABD’de bir ilk olan uygulama sayesinde küçük işletmeler ve perakendeciler, myGini’nin çok geniş kapsamlı ağından faydalanarak, Koronavirüs sonrası değişen pazar dinamikleri ve tüketici eğilimlerinden hızla yararlanmak adına yerel veya ulusal bazda kendi kampanyalarını oluşturabilecek. Bu kampanyalar istenirse sadece fiziksel mağazalarda veya online mağazalarda geçerli olabilecek.
myGini’nin yeni hizmeti herhangi bir kurulum veya katılım ücreti gerektirmezken, perakendecilerin hizmetten faydalanmak için, daha önce manuel olarak yürüttükleri süreç yerine, myGini web sitesinde hazırlanmış formları dijital ortamda doldurması ve sadece birkaç dakika içinde kampanyasını hayata geçirmesi mümkün olacak. myGini’nin yeni fonksiyonu, perakendecilerin sözleşmelerini ve fatura işlemlerini de dijital olarak tamamlarını sağlarken, gelişmiş myGini sadakat uygulaması sayesinde, 60 milyon kredi kartı sahibine kampanya ve promosyonlarını çok hızlı şekilde duyurmalarına imkân tanıyacak. Dileyen işletmeler, myGini uygulamasının sunduğu özgürlük ve esneklikle, kendi sadakat programlarını zaman, konum ve alışveriş davranışlarına göre daha da özelleştirilebilecek.
Yeni hizmetleri hakkında görüşlerini bildiren myGini CEO’su Mehmet Sezgin, “2016 yılında, Amerika finans sektöründe, kredi kartı kullanıcılarıyla banka ve şirketler arasında, karşılıklı kazanç yaratacak bir altyapı eksikliği olduğundan hareketle kurduğumuz myGini sadakat uygulaması, bugün ekosistemindeki 60 milyon kart kullanıcısına ve kurumlara ödeme sistemleri ekseninde değer yaratan önemli bir platform haline geldi. Şimdi lansmanını yaptığımız yeni hizmetimizle, özellikle perakendeciler adına, Koronavirüs pandemisinin neden olduğu satışlardaki düşüşü, uygulayacakları kampanya ve promosyonlarla telafi etmeleri için önemli bir ihtiyacı karşılayacağımıza inanıyoruz. Bugüne kadar dijital katılım sistemlerinin eksikliği sebebiyle, kampanyalar konusunda bankalar için aracı konumda bulunan büyük platformlar, bizim ‘esnaf’ olarak tanımlayabileceğimiz küçük işletmeleri sürece dahil etme noktasında yavaş kalıyorlardı. Bu da özellikle yerel boyutta işletmelerin ve perakendecilerin, müşteri beklentilerine uygun hızlı fırsat sunmalarını engelliyordu. myGini’ye eklediğimiz bu dijital hizmet fonksiyonuyla, Koronavirüs ortamında satışlarını artırmak isteyen perakendeciler için hatırı sayılır bir hız ve fırsatlar dünyası sunduğumuzu düşünüyorum.” dedi.
Hayatınızı kolaylaştıracak web sitesi Canva her geçen gün değerlemesini de artırıyor. Biz de bugün sizler için bu çevrimiçi grafik tasarım metaryalleri hazırlayabileceğiniz web sitesini inceledik. Tüm detaylarına sizlerle beraber baktık. İşte karşınızda hayatınızı kolaylaştıracak web sitesi!
Hayatınızı kolaylaştıracak web sitesi! Dijital pazarlamacılar buraya
Canva.com 1 Ocak 2012’de Melanie Perkins, Cliff Obrecht ve Cameron Adams tarafından Avustralya’nın Sidney kentinde kuruldu. Canva’nın ilk yılında 750.000‘den fazla kullanıcısı vardı. Sosyal medya ve teknoloji uzmanı Guy Kawasaki, şirkete Nisan 2014’te evangelist olarak katıldı. 2015 yılında işletmelere pazarlama malzemeleri üretmek için bir araç sağlayan Canva for Work piyasaya sürüldü.
Geçmişte tasarım kavramı insanların gözünde büyüse de şimdilerde online olarak kullanabileceğiniz birçok tasarım platformu mevcut. Adobe Photoshop gibi profesyonel programları bilmeyenler için tasarlanmış ve oldukça profesyonel tasarımlar sunan birçok web sitesi mevcut.
Canva ile sosyal medya gönderileri, kartvizit, slayt, logo, albüm kapağı tasarımı gibi birçok farklı tasarım hazırlayabilirsiniz. Sizlere sunulan hazır şablonlar ile kolayca profesyonel tasarımlar hazırlayabilirken, yüksek çözünürlüklü bir şekilde PNG, JPEG ve PDF gibi birçok farklı formatta dosyalarınızı indirebilirsiniz. CV hazırlamak için bile kullanabileceğiniz web sitesi sizlere oldukça fayda sağlayacaktır.
Google Jio operatörü için dev bir yatırımda bulundu Hindistan merkezli operatöre yapılan bu yatırım, Google’ın Hindistan pazarını hedeflediğini gösteriyor.
Google Jio operatörü için destek sağladı
Asya bölgesi, nüfus yoğunluğu nedeniyle teknoloji devlerinin odak noktası arasında yer alıoyr. Bir süredir Asya pazarındaki çalışmalarını artırmak isteyen Google, bu yönde önemli bir adım da attı.
Nerdeyse 1.5 milyar nüfusa ulaşan Hindistan’da, en önemli operatörlerden biri olan Jio operatörü için Google yatırım yaptı. Hindistan için 10 milyar dolarlık bir yatırım planı yaptığı konuşulan Google, Jio için toplamda 4.5 milyar dolarlık yatırımda bulundu. Google’ın bu yatırımı, Jio hisselerinin yüzde 7.7’lik bölümüne denk geliyor.
Jio bir operatör olmanın uanı sıra perakende mağaza zinciriyle de idkkat çekiyor. Milyonlarca insana düşük maliyetli teknolojiler sunan Jio yapay zekadan bulut merkezlerine kadar farklı alanlarda da faaliyet gösteriyor. Ayrıca Hindistan’da halen büyük bir pazar payı olan 1 GB ve altındaki RAM’li telefonlar konusunda da Jio önemli bir paya sahip.
Google, Jio’ya yatırım yapan ilk ülke de değil. Daha önce Jio, Facebook tarafından 5.7 milyar dolar, Intel tarafından 250 milyon dolar, Qualcomm tarafından ise 97 milyon dolarlık yatırım almıştı. Dolayısıyla Jio’nun teknoloji devlerinin ilgi odağında olduğunu söyleyebiliriz.
Akıllı telefon sektörünün yanı sıra günlük hayata yönelik de teknolojiler geliştiren Xiaomi elektrikli scooter modellerini duyurdu. Xiaomi ile ulaşımda yeni bir dönem başlıyor.
Xiaomi elektrikli scooter: 1S ve PRO 2
Akıllı telefon modelleriyle dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden biri haline gelen Xiaomi, günlük hayatta kullanılan cihazlarıyla da ön plana çıkıyor. Özellikle de Xiaomi, elektrikli scooter modelleriyle son yıllarda şehir içi ulaşım için alternatifler geliştiriyor.
Xiaomi’nin Mi Electric Scooter 1S isimli modeli, 250W’lık bir motor gücüne sahip. bu scooter’ın motoru, toplamda 3000 saatlik bir servis ömrü sunuyor. 25 km/s hıza ulaşabilen Mi Electric Scooter 1S, tam dolu batarya ile 30 km yol gidebiliyor. Ayrıca batarya seviyesi yüzde 40’ın altına düştüğünda ise enerji tasarrufu modu aktif oluyor.
12.5 kg ağırlığındaki elektrikli scooter, 100 kg’a kadar ağırlık taşıyabiliyor. Xiaomi, Mi Electric Scooter 1S modelini 399 euro satış fiyatıyla duyurdu..
Bir diğer elektrikli scooter modeli olan Mi Electric Scooter Pro 2 ise 300W’lık bir motora sahip. 25 km/s hıza ulaşabilen bu model, tam dolu batarya ile 45 km yol gidebiliyor. Mi Electric Scooter Pro 2’nin öne çıkan en önemli özelliği ise yüzde 20 eğimli yükseklikleri bile rahatlıkla çıkabilmesi.
Bilgilendirme konusunda da önde olan bu modelde dahili bir LCD ekran bulunuyor. Bu ekranda kullanıcılara sürüş hakkında çeşitli bilgiler veriliyor. Mi Electric Scooter Pro 2 modelinin satış fiyatı ise 499 euro olarak duyuruldu.
Sektöre çok hızlı bir giriş yapan Google Stadia ortaklık kurdu. Bu ortaklıkla Google Stadia, geliştirici şirketlerle ilişkilerini artıracak.
Google Stadia ortaklık ile büyüyecek
Oyun sektörüne hızlı bir giriş yapan Google, Stadia isimli platformuyla çalışmalarına devam ediyor. Ortaklık sayısı az olduğu için Stadia ile ilgili pek fazla yenilik haberi duymamıştık.
Ancak Google’ın kurduğu 5 yeni ortaklık ile Stadia geliştiricilerle artık daha yakın ilişiklerde bulunacak. Harmonix, Uppercut Games, Supermassive Games, Robot Entertainment ve Splash Damage stüdyoları ile yapılan ortaklık kapsamında, Stadia platformunda yeni oyunları görmemiz sürpriz olmayacak.
Orcs Must Die 3 oyunu, Google Stadia’ya eklenecek ilk oyunlardan biri olacak. Özellikle sonbahar aylarında, bu ortaklık kapsamında yeni oyunları da görmüş olacağız.
Yapılan ortaklıkla ilgili bütçe ve sözleşme hakkında bilgiler henüz basınla paylaşılmadı. Ancak Google Stadia’nın önümüzdeki aylarda da bu yeni ortaklıklara imza atması ve yatay büyüme hedefi doğrultusunda hareket etmesi pek de sürpriz olmayacak.
Facebook müzik klipleri yayınlamak için hazırlık yapıyor. Ağustos itibariyle Facebook’ta müzikler konusunda lisans kısıtlamaları olmayacak.
Facebook müzik klipleri lisans önlemi
Dünyanın en büyük çevrimiçi video platformu YouTube, özellikle müzik videoları konusunda tekel haline gelmiş durumda. Platformda en çok izlenen videolara baktığımızda, bunların büyük bir çoğunluğunu klipler olduğunu da görüyoruz.
Facebook, müzik klipleri için aldığı lisansla YouTube’un bu konudaki tekelliğini yıkacak. Facebook Watch platformunda, artık sevilen müzik kliplerinin izlenebilmesi ve video izlemeyi seven kullanıcıların bu platforma yönelmesi hedefleniyor.
Şu andaki durumda ise Facebook kullanıcıları müzik kliplerini platforma yükleyemiyor. İlgili lisans kısıtlamaları nedeniyle bu kliplerin bir kısmı kesilerek paylaşılabiliyor. İlgili telif sorunları nedeniyle de kliplerin YouTube linklerinin de bu paylaşımda yer alması gerekiyordu. Facebook bu sorunun önüne geçmek için 2019 yılında Universal Music Group, Sony Music Entertainment ve Warner Music Group gibi bu endüstrinin dev isimleri ile görüşmeler yapmıştı.
Bu konuda lisans sorunlarını çözmeyi başaran Facebook, sanatçıların kliplerini Faceook’ta paylaşmasını mümkün hale getiriyor. Böylelikle YouTube’un tekel haline geldiği sektörde, rekabetin artması da bekleniyor.
ABD senatosu 27 Temmuz’da, Apple, Facebook, Amazon ve Google CEO’larını, video konferans yöntemiyle, canlı olarak sorgulayacak ve bu sorgu dünyaya da canlı olarak yayınlanacak.
Hesap verme günü geldi
Senato komisyonu, dev şirketlerin konumlarını kullanarak, anti-tekel yasalarını ihlal edip etmediğini araştırıyor. Ve komisyon üyelerinin çoğu, bu şirketlerin tekel oluşturduğunu da düşünüyor. O nedenle sorgunun çok sert geçmesi de bekleniyor.
Şimdi yapılacak sorguda CEO’lardan neler isteneceği ortaya çıktı. Her CEO, şirketinin yönetim ve işleyiş yapısını detaylı şekilde anlatmak zorunda kalacak. Örneğin Facebook sosyal medya platformunun nasıl işlediğini ve nereden nasıl para kazandığını anlatacak. Google, reklam işinden nasıl para kazandığını, bu işin nasıl yönetildiğini açıklayacak.
Senato komisyon üyeleri de bu ifadelerin ardından, CEO’ların ifadeleriyle örtüşmeyen uygulamalara dair sorguya başlayacak ki, bu bölümün çok sert geçeceği ve CEO’lardan anlattıkları işleyişle tamamen ters düşen “yasa dışı,” uygulamaları izah etmeleri isteneceği düşünülüyor.
Canlı yayında dev CEO’ların azarlanmasına hazır olun.
Daha önce 2016 yılında satışı gerçekleşen ARM Holdings’le ilgili yeni iddialar geldi. İddialara göre ARM Holdings satış listesinde yer almaya başladı.
ARM Holdings satış ile gündemde
Özellikle mobil cihaz sektöründe ürettiği işlemci tanınan ARM, bir kez daha satılacak haberleriyle gündeme geldi. Eğer satış gerçekleşirse işlemci sektöründe önemli bir değişim yaşanacak gibi görünüyor.
2016 yılında yaklaşık 32 milyar dolarlık bir tutarda Softbank tarafından satın alınan ARM Holdings, IoT sektöründe önemli adımlar atmayı planlıyordu. Japon teknoloji devi ile yapay zeka gibi yenilikçi alanlarda büyümek isteyen ARM Holdings’in bir kez daha satışa çıktığı konuşuluyor.
Goldman Sachs danışmanlığı bünyesinde yapılacağı konuşulan bu satışın, gerçekleşip gerçekleşmeyeceği henüz bilinmiyor. Son yıllarda girişimlere yaptığı yatırımlarla da gündemde olan Softbank’ın, ARM Holdings satışından elde edeceği geliri girişimcileri desteklemek için kullanabilir. WeWork için 18 milyar dolarlık yatırım yapan şirket, bu yatırım nedeniyle büyük eleştiri de almıştı. Şimdi ise ARM Holdings’i elden çıkarması, şirketin yatırımcılarını harekete geçirebilir.
İnternet hizmeti konusunda önemli çalışmalar yapan Facebook fiber kablo robotu tanıttı. Bu robotla, internet altyapısı daha ucuza kurulacak.
Facebook fiber kablo robotu ile internet sağlayacak
İnternet hizmeti için dünya çapında çalışmalar yürüten Facebook, bu konuda önemli altyapı çalışmaları da yürütüyor. Bu alt yapı maliyetlerinin azaltılması Facebook’un ana odak noktaları arasında yer alıyor.
Facebook Connectivity bünyesinde geliştirilen yeni cihaz, şirket için fiber kabloların maliyetlerini önemli ölçüde azaltacak. Fiber kabloları orta gerilim elektrik dağıtım hatları üzerine yerleştiren robot, ince ve hafif yapısı sayesinde kabloların daha kolay çekilmesini sağlıyor.
Kablo ve robot için lisans çalışmalarını tamamlayan Facebook, fiber internet konusunda önemli bir adım atmış oldu. Facebook’un bu lisanslı çözümünü kullanacak ilk şirket ise NetEquity olacak. İlerleyen süreçte kullanan şirket sayısının artması da sürpriz olmayacak.
İnternet altyapısının yeni sistem sayesinde daha hızlı, daha verimli ve daha ucuz bir şekilde kurulabilmesi, tüm dünyada internet erişiminin sağlanmasını daha kolay hale getirecektir.
Londra, elektrikli araçların yaygınlaşmasının önündeki en önemli engel olan şarj istasyonu sorununu çözecek zekice bir uygulamayı hayata geçirmeye hazırlanıyor.
Hem pahalı hem de lojistik açıdan zor yatırımlar olan şarj istasyonlarını Londra gibi kalabalık, sıkışık ve sürekli yaşayan büyük şehirlere etkin şekilde kurabilmek tam bir lojistik kabus anlamına geliyor. Elektrikli otomobiller yaygınlaştığında, bugün her kaldırım önünde duran otomobiller artık elektrikli otomobile dönüşecek ve park edilmiş şekilde beklerken şarj olma ihtiyacı duyacaklar.
Şarj istasyonu kurmak pahalı bir yatırım
Çeşitli ticari girişimler, büyük otoparklara, otellere veya şehrin belirli noktalarına pahalı yatırımlarla şarj istasyonları kuruyor olsa bile her sokakta, her kaldırıma, düzenli ve sık aralıklarla şarj istasyonu kurmak için bütün şehri baştan sona kazmak ve çok ağır bir maliyete katlanmak gerekiyor.
Londra yönetimi şimdi bu sorunu çözmek için her sokakta zaten bulunan ve düzenli aralıklarla dizilmiş olan elektrik direklerini kullanmayı planlıyor. Buna göre, elektrik direklerinin üzerine yerleştirilecek özel şarj prizleri sayesinde, her elektrik direği aynı zamanda şarj istasyonuna dönüştürülecek.
Burada tek problem, bu elektrik direklerinin aslında sadece güçlü bir ampülü çalıştıracak kadar elektrik yüküne dayanacak şekilde inşa edilmiş olması. Dolayısıyla, elektrikli araçların ağır şarj yükünü kaldırmaları mümkün değil. Ancak otomobil üreticileri ve farklı startup’lar bu sorunu çözmek için, araçla elektrik direği arasına bağlanacak kablonun, yer altı kablolarını yakmayacak kadar az elektrik çekmesini sağlayacak harici cihazlar sunuyorlar. Böylece, otomobil biraz yavaş şarj olsa da durduğu yerde pillerini doldurmaya devam ediyor ve üstelik şebekeye de zarar vermiyor.
Londra’daki çözümde de elektrikli araç sahipleri bu şarj cihazlarından edinecekler ve isterlerse aylık sabit ücretli abonelik sistemiyle, isterlerse de kullandıkları elektrik kadar ödemek üzere, 100 Pound değerindeki şarj cihazı ile elektrikli direklerinden elektrik çekebilecekler. Direklere entegre edilecek prizler ise söz konusu özel şarj cihazı olmadan elektrik vermeyecek.
Samsung ekran tedariki konusunda en büyük rakiplerinden biri olan LG ile anlaştı. Anlaşmayla Samsung, LG Display’den ekran alacak.
Samsung ekran tedariki için LG’yle anlaştı
Son yıllarda LCD üretimi konusunda planlamalar yapan Samsung, malzeme tedariki konusunda birçok görüşme yapmaktaydı. Samsung bu konuda çözümü, en büyük rakibinden buldu.
Ekran sektöründe yaşanan büyümeyle Samsung’un yeni ürünler piyasaya sürmek istemesi, bununla birlikte önemli bir tedarik sorununu da gündeme getirdi. Özellikle de QLED ve OLED üretimi için çalışan Samsung, LCD ekranların tedariki için LG ile anlaşmaya vardı.
LG’nin ekran konusunda uzmanlaşan şirketi LG Display ile yapılan anlaşma kapsamında, tedarik için 833 milyon dolarlık bir anlaşma yapıldı. Tedarik sorununu çözen Samsung’un uzun vadeli planlamaları bulunduğunu da düşününce, LG Display ile uzun soluklu bir çalışma yapacağını söyleyebiliriz.
Samsung ile LG arasındaki iş birliği aslına 3 yıl öncesine dayanıyor. Daha önce Sharp ile mahkemelik olan Samsung, yaşadığı sorunlar nedeniyle LG Sharp ile anlaşmıştı.
Teknolojinin gelişmesi kimileri için tehdit gibi görünse de kimileri için de fırsata dönüşüyor. Birçok insan teknoloji geliştikçe, iş istihdamı azalacak tedirginliği içerisinde. Bununla birlikte, yapay zeka her geçen gün insanların yaptığı birçok işin yerini alıyor fakat bununla birlikte bizlere yeni iş alanları da sunuyor. Biz de bugün sizler için teknolojinin bizlere sunduğu meslekler konusunun içini doldurduk!
Kimileri teknolojinin yaptığımız işleri elimizden alacağını düşünse de, kimileri de tam aksine insanlara daha fazla iş alanı oluşturduğuna inanıyor. Tabii bu durum da büyük bir tartışma konusu oluyor. Biz de bugün sizlerle hem bu konudaki düşüncelerimizi hem de teknolojinin bize sunduğu yeni meslekleri paylaştık.
1 – Yapay Zeka ve Makine Öğrenimi Mühendisi
Yapay zeka, insanlara ait olan düşünme, yorumlama ve çıkarım yapma yetilerini bilgisayarlara kazandırmayı hedefleyen çalışmalara verilen ortak addır. Bu bağlamda, yapay zeka mühendisliği, verileri analiz edebilme, ilgili problemleri algılayıp en doğru çözüm yolunu saptayabilme ve bu çözümü yapay zeka teknolojilerinin sunduğu olanakları kullanarak en uygun şekilde çözebilme becerileri üzerine kurulu bir disiplindir.
2 – Veri Bilimcisi
Veri bilimci; bilgi odaklı keşifler yapabilen, bulunduğu ortama dair mevcut durumu tanımlayan, sınıflandırıcı olan ve durum hakkında gelecekle ilgili tahminleri yazılım kullanarak yapabilen kişidir. Farklı araçlar kullanarak elindeki veriyi betimler.
Yapılan çalışmalar hakkında çıkarımlar yapar. Öngörüsel, tahminsel ve önleyici modelleme yapar.
3 – Bilgi Güvenliği Uzmanı
Bilgi güvenlik uzmanının temel sorumluluğu, potansiyel ve mevcut güvenlik sorunlarını tespit edip çözerek bilgi sistemini korumaktır. Meslek profesyonellerinin diğer görevleri şu başlıklar altında toplanabilir.
4 – Bulut Bilgi İşlem Uzmanı
Bulut bilişimin temel bir tanımı, şirketlerin dosya depolama ve yerinde sunucular gibi fiziksel bilgi teknolojisi (BT) etkinliklerini sanal bir ortama taşımasıdır. Bir bulut bilgi işlem uzmanı olarak, şirketler için kolaylaştırılmış işlemler oluşturmak için bu sanal ortamlardan yararlanacaksınız.
Bir bulut bilgi işlem uzmanı, şirketlerin bilgi ve hizmetlerini buluta taşımasına yardımcı olur. Bu göç sırasında hizmetlerde kesinti olmaması esastır. Bir şirketin ihtiyaçlarını analiz ederek ve uygun bulut teknolojisini seçmelerine yardımcı olarak bunun sağlanmasına yardımcı olacaksınız. Sorumluluklarınız tasarım girdisi sağlamayı, müşteri hizmetleri ve proje uzmanları ile analistler ile işbirliği yapmayı ve zayıflıkları analiz etmeyi ve sistem iyileştirmelerini önermeyi içerebilir. Bir bulut bilgi işlem uzmanı olarak, BT çözümlerinin potansiyel risklerini bir şirketin BT ihtiyaçlarına göre etkili bir şekilde tartabilmeniz gerekir.
5 – Robot Koordinasyon Uzmanı
Günümüzde, üretim süreçlerinde robotlar kullanılıyor ve robot kullanım oranı günden güne artıyor. Dolayısıyla robotlar, yepyeni mesleklerle tanışmamıza neden olacak.
Geleceğin meslekleri arasında en popüler olacaklardan biri ise robot koordinasyon uzmanıdır. Bu uzmanlar, robotların onarımlarını ve bakımının yanında etkili çalışma prensiplerini gözden geçirirler. Böylece robotlara yepyeni beceriler kazandırılabilmektedir.
6 – AR (Artırılmış Gerçeklik) Geliştiricisi
AR Geliştiricileri, projenin yaşam döngüsü boyunca müşteriye destek ve sürekli bakım sağlamanın yanı sıra AR varlıklarının tasarlanmasını, kodlanmasını, son kullanıcı için kullanıcı arayüzünün ve kullanıcı arayüzünün geliştirilmesini de içerecek şekilde planı uygulamaya koymaktan sorumludur.
COVID-19 salgınının ardından küçük esnaf iş yerine dönmeye başladı. Turkcell de küçük esnafa bu normalleşme sürecinde yeni bir destek paketi hazırladı. Bu kapsamda Turkcell, restoran, kafe, kuaför, taksi durağı gibi küçük işletmelerin ilk üç ay boyunca sabit internetini karşılıyor.
Turkcell yeni destek paketi ile 3 ay sabit internet
Esnafın iletişim ihtiyaçlarına yönelik olarak Turkcell, cep telefonlarına gönderdiği internet hediyeleriyle kullanıcısının yanında oluyor. Tüm bunların yanı sıra kendi müşterilerine mesajla kampanyalarını duyurmak isteyen esnafa da Mesaj Üssü servisinden aldığı SMS adedi kadar SMS’i de Turkcell ekleyerek ikiye katlıyor. Aynı zamanda Turkcell’in Mesaj Üssü servisine ilk defa abone olan iş yerlerine anında 500 SMS hediye ediliyor.
Konuyla ilgili değerlendirmesinde Turkcell Genel Müdürü Murat Erkan şunları söyledi:
Hizmet sektörümüzün normalleşmesine katkı sağlayacağını umduğumuz telekomünikasyon faydalarımızı sabit internet, mobil internet ve toplu SMS olmak üzere destek paketimize ekledik. Öncelikli olarak esnafımızın ilk üç aylık sabit internetini biz karşılıyoruz. Bununla birlikte mobil internet hediyelerimizle de destek olmayı amaçlıyoruz. Tüm bunların yanı sıra müşterilerine SMS göndermek isteyen esnafımızın da SMS adedini ücretsiz olarak ikiye katlıyoruz. Sektörümüzde bir ilke imza atarak hazırladığımız ve küçük esnafımızın iletişim ihtiyaçlarına destek olduğumuz paketimizi her geçen gün genişleterek yeni faydalar sunmaya devam edeceğiz.”
Ortaya çıkan yeni iddialarla, G20 dijital ödemeleri kabul edecek söylentileri yayıldı. Peki gerçekten de G20 tarafında böyle bir çalışma var mı?
G20 dijital ödemeleri kabul etme hazırlığında
Hayatımızın her alanını etkisi altına alan dijitalleşme, ekonomi ve finansta da bu yönde bir değişimi zorunlu kılıyor. İlk başta bu dönüşüme çıkan ülkeler de artık uyum sağlamaya çalışıyor.
G20 tarafında özellikle dijital ödemeler konusunda büyük bir karşı görüş vardı. Yetkililer zamanla kripto paraların gelecekte önemli bir yer edineceğini kabul etmiş ancak stablecoin’ler konusuna karşı çıkmaktaydılar.
Ancak yaşanan gelişmelerle birlikte G20 tarafında görüş değişikliği yaşanacak gibi görünüyor. Japonya merkezli Kyodo News tarafında paylaşılan habere göre G20’deki 19 ülke ve AB temsilcilerinin izleyeceği yeni tutumla, G20’nin dijital demeleri kabul etmek için çalışmalara başlandığı belirtildi.
Ekim ayında Riyad’da düzenlenecek olan G20 zirvesinde, yapılan çalışmalarla ilgili detaylı bilgi paylaşılacağı da vurgulandı. Kyodo’ya göre G20 yetkililerinin bu kararının değişmesinde, Çin’in dijital Yuan çalışmalarının önemli bir payı var. Ayrıca Facebook’un da Libra’yı piyasaya sürmesinin, görüş değişikliğinde önemli bir etkisi olabilir. G20 tarafında bu konuda somut adımlar atılırsa, dijital ödemelerin artık hayatımızda daha fazla yer tutacağını söyleyebiliriz.