Avrupa Birliği Google’a cezayı kesiyor mu?

0

Google’ın Avrupa Birliği ile imtihanı, en zor şartlarda devam ediyor. Avrupa Birliği’nden kendi alışveriş servislerini arama sonuçlarında üstte çıkarmaması için direktif alan Google, bu konuda Avrupa’yı ikna edemeyince 1 milyar Euro’nun üzerindeki bir cezayla karşılaşma riski yaşıyor.

Piyasadaki hakim konumunu kötüye kullanarak rekabette kendine üstünlük sağlamakla suçlanan Google’ın arama motoru ile alışveriş servisleri arasındaki organik bağı kesmesi isteniyordu. Ancak yıllardır bu isteğe cevap veremeyen Google için ceza ödeme vakti gelmiş olabilir.

Brüksel’deki Avrupa Komisyonu’un 7 yıldır süren soruşturması sırasında defalarca uyarı alan Google, arama motoru ile alışveriş servislerini ayırmak için hiçbir zaman girişimde bulunmamakla da suçlanıyor. Avrupa Komisyonu ayrıca Microsoft, Intel, Apple, Facebook ve Amazon hakkında da geniş soruşturmalar yürütüyor ve bu soruşturmalardan da şirketleri zorlayacak yaptırımlar veya yüksek cezaların çıkması bekleniyor.

Amazon 13.7 milyar dolara market zinciri satın alıyor

0

Amazon, kasasındaki milyar dolarları nereye harcayacağını şaşırmış olabilir. Slack’i satın almak için 9 milyar dolarlık teklif veren Amazon, şimdi de ABD’nin en büyük market zincirlerinden Whole Foods’u 13.7 milyar dolara satın almak üzere anlaşma sağladıklarını duyurdu.

1980 yılında kurulan market zinciri Whole Foods’un ABD ve İngiltere’de toplam 465 mağazası bulunuyor. Online alışveriş üzerinden market siparişleri de alan Amazon, bir anlamda Whole Foods’un en büyük rakiplerinden birine dönüşmüştü. Amazon şimdi dev rakibini satın alarak hem pazarda önemli bir avantaj elde etmiş olacak hem de kendi online alışveriş sistemini Whole Foods’a entegre ederek Whole Foods müşterilerini de Amazon’a kazandırmış olacak.

Amazon’un ayrıca geçen yıl tanıttığı “çalışansız ve kasasız market” konseptinin ilk denemelerini de Whole Foods şubelerinde deneyebileceği düşünülüyor. Bu da Whole Foods çalışanları için kötü haber anlamına geliyor zira Amazon Go market konseptinde, marketlerde malları organize etmek, rafları düzenlemek amacıyla çok az çalışan bulunuyor. Kasiyer ise hiç bulunmuyor. Bir diğer deyişle, kasasız ve çalışansız robot market devrimi Amazon’un bu son satın almasıyla başlamış olabilir.

E-imza kullanımı 5 kat arttı

0

Elektronik ve mobil imza, bireylerin ve kurumların güvenli şekilde dijital dünyada işlem yapabilmelerini sağlıyor. BTK verilerine göre, elektronik ve mobil imza sertifikası toplamda 2.829.528 adete ulaşmış durumda. Bu da son beş yılda beş kat artış anlamına geliyor.

Özel sektörde hizmet veren şirketler ve birçok kamu kuruluşu elektronik imza kullanmaya başladı. 2005 yılından itibaren kullanıcılarına elektronik imzanın avantajlarından faydalanma olanağı sunan E-GÜVEN, geliştirdiği yenilikçi ürün ve çözümleriyle e-imzanın kullanılacağı pek çok yeni alan yaratarak bireylere ve kurumlara fayda sunuyor. Elektronik imza, 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu sayesinde bireylerin ve kurumların ıslak imza ile gerçekleştirilen bütün işlemlerin dijital olarak yapılabilmesini sağlıyor.

E-imza yüzde 538 oranında arttı

BTK verilerine göre, 2012 yılı ilk çeyrek sonuna kadar üretilen elektronik imza sertifika sayısı 372.228 olarak gerçekleşti. Bu rakam 2017 yılının ilk çeyreğinde yayımlanan rapora göre, 2.379.490’ye ulaştı. 2012 yılına göre 2017 yılının ilk çeyreğinde üretilen elektronik imza sertifika sayısı yüzde 538 oranında artmış oldu. 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu’nda tarif edilen ve ıslak imza ile eşdeğerde olan mobil imza kullanımı da artmış durumda. Farklı işlemlerin her an ve her yerden cep telefonuyla gerçekleştirilmesine olanak veren mobil imza sayısı, her geçen yıl yaygınlaşıyor. 2012 ilk çeyrek sonuna kadar 211.639 adet mobil imza sertifikası üretildi. Mobil imza sertifika sayısı 2017 yılının ilk çeyreğinde 450.038 seviyesine yükseldi. 2012 yılına göre 2017 yılının ilk çeyreğinde üretilen mobil imza sertifika sayısı yüzde 113’lük artış kaydetti.

Bankacılıktan e-ticarete, sözleşmelerden ihaleye her alanda kullanılıyor

E-imza; kağıt, kartuş, toner ve benzeri kalemlerden tasarruf elde edilmesini sağlarken aynı zamanda çevreci yönüyle de ekosisteme büyük faydalar sunuyor. E-imza, giderlerin azalmasını sağladığı gibi zamandan da tasarruf ettiriyor. Sanal dünyada yapılan bütün işlemlerin güvence altına alınarak yapılabilmesine olanak tanıyan e-imza, insan kaynağının en verimli şekilde değerlendirilebilmesini mümkün kılıyor. Bankacılıktan e-ticarete, kurum içi sözleşmelerden ihale süreçlerine, özel ve kamu alanlarında yapılabilen her türlü işlemin hızlı ve güvenli yapılmasını sağlayan e-imza, zaman ve mekan sınırlarını ortadan kaldırıyor.

Amazon, Slack’i satın mı alıyor?

0

İş dünyasına yönelik mesajlaşma uygulaması Slack, popülerliği ile dev teknoloji şirketlerinin iştahını kabartıyor. Microsoft, Slack ile rekabet edebilmek için ofis uygulamalarına entegre edebilecek Teams isminde yeni bir uygulama geliştirdi. Google da yıllardır Hangouts ve türevleri ile iş dünyası için Slack benzeri bir oluşum sağlamak istediği biliniyor. 

Ancak bu girişimleri hiçbiri Slack kadar popüler olamadı. Slack ise şimdi bu başarısını naikte çevirmek üzere. Slack’ın yöneticileri, uygulamayı satın almak isteyen birkaç büyük teknoloji şirketi ile görüştüklerini doğrularken şirketten sızan bilgiler Amazon’un Slack’e 9 milyar dolar teklif ettiğini ortaya çıkardı.

Öte yandan Slack Nisan 2016’da 200 milyon dolar yatırım aldığında şirketin değerlemesi 3,8 milyar dolar çıkmıştı. Böylece Amazon’un Slack’ı satın almak için şirkete değerinin iki katından fazla fiyat teklifi vermiş olduğu anlaşılıyor. Bu rakam ayrıca, Slack rekabetinin çok çetin geçtiğini de gösteriyor. Dev teknoloji şirketlerinin sürekli fiyat yükselterek diğerlerini saf dışı bırakmaya çalıştığı düşünülüyor. Sürecin sonunda Slack’in büyük bir firmaya rekor bir fiyatla satıldığının açıklanması, sürpriz olmayacak gibi görünüyor.

,

Boeing otonom yolcu uçağı geliştiriyor

0

Yapay zeka ve otonom araç teknolojileri yakında yolcu uçaklarını da etkileyecek. Dünyanın en büyük uçak üreticilerinden Boeing, pilot müdahalesi olmadan, bir hava limanından kalkıp diğerine inebilecek, otonom yolcu uçakları tasarlamaya başladığını duyurdu.

10 gün sonra başlayacak Paris Havacılık Fuarı sırasında daha detaylı şekilde açıklama yapması beklenen Boeing, otonom yolcu uçağı geliştirmek için gerekli tüm teknolojilerin mevcut olduğunu ve bu teknolojileri uygun biçimde bir araya getirip uygun bir yolcu uçağı geliştirmenin sadece zaman meselesi olduğunu vurguladı.

Otonom yolcu uçakları hem yolcu hem de hava kargo taşımacılığında da devrim yaratacak bir gelişme olacak. Pilot ve mürettebatın insani sınırlamaları olmaksızın sürekli yolcu ve kargo taşıyabilecek robot uçaklar aynı zamanda düşen işletme maliyetleri nedeniyle hava taşımacılığının çok daha yaygınlaşmasına katkıda bulunacak.

Öte yandan, dünyadaki havacılık kuralları şimdilik “otopilot” uygulamalarına farklı engellemeler getirmiş durumda.  ABD hava yollarında pilotlar uçakların otonom özelliklerini daha serbest kullanabilirken, Asya hava yollarında pilotların hangi durumlarda oto pilotu kullanabileceği ve hangi durumlarda kontrolü ele almak zorunda olduğuna dair detaylı kurallar bulunuyor. Havacılık kurallarını denetleyen kurumların, çok gelişmiş bir yapay zeka dahi olsa, kontrolünde pilot bulunmayan bir yolcu uçağının uçuşuna izin vermesinin, uzun yıllar sürecek test ve kalibrasyon süreci gerektirdiğinin de altı çiziliyor.

Türkiye’den global girişim çıkmıyor

Sağladığı melek yatırımlarla bilinen Keiretsu Forum Türkiye, yerli girişimleri bulmak ve dünyadaki geniş ağına duyurmak için çalışmalarını sürdürüyor.

Türkiye’deki girişimciler özelinde bir değerlendirme yapan Keiretsu Forum Türkiye Genel Müdürü Can K. Methson, “Keiretsu Forum Türkiye olarak dört senelik sürede Türkiye’deki 22 girişime 34 milyon TL’nin üzerinde yatırım sağladık. Ortadoğu ve Asyalı melek yatırımcılardan ülkemize ciddi rağbet olmasına rağmen, yurt dışına açılım gösterebilecek girişimci ekipler bulmak için adeta iğneyle kuyu kazıyoruz” dedi.

Dünyanın en büyük melek yatırımcı ağına sahip olan Keiretsu Forum’un Türkiye ayağı Keiretsu Forum Türkiye, yerli girişimleri bulmak ve dünya çapındaki geniş ağına duyurmak için çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor.

Bu kapsamda, yurt içinde ve yurt dışında organize ettiği özel eğitim programları ve sunumlarla melek yatırımcılar ile girişimcileri bir araya getiren Keiretsu Forum Türkiye’nin Genel Müdürü Can K. Methson, Türkiye’deki girişimciler ve melek yatırımcılar hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’deki 22 girişime 34 milyon TL’nin üzerinde yatırım sağladıklarının altını çizen Can K. Methson, “ Ülkemizdeki Start up’lar küresel olmak yerine bölgesel olmayı tercih ediyorlar. Ortadoğu ve Asyalı melek yatırımcılardan ülkemize ciddi rağbet olmasına rağmen, girişimci bulmak için adeta iğneyle kuyu kazıyoruz” diye konuştu.

Asya, Türkiye’yi Avrupa’ya açılan bir kapı olarak görüyor

Ağustos ayının sonunda Keiretsu Forum’un Dubai ofisiyle, Türkiye’de ortak bir toplantı düzenleyeceklerini de belirten Can K. Methson, bir ülkenin ekonomik gelişiminde ve tanıtımında girişimcilerin oynadığı rolün önemini vurgulayarak, “3 kıtada 51’in üzerinde ofisi bulunan Keiretsu Forum üyeleri ülkemizdeki girişimler için yoğun ilgi gösteriyorlar.Özellikle Asyalı ülkeler, Türkiye’yi Avrupa’ya açılan bir kapı olarak görüyor ve yerli girişimlere yatırım yapmak istediklerini her fırsatta belirtiyorlar. Küresel bir marka olma yolunda kendinden emin ve parlak Start-up’lar ise Keiretsu Forum Türkiye sayesinde bir anda dünyaya açılıyor ve oldukça ciddi yatırımlar alıyor” ifadelerini kullandı.

Avrupa Birliği mobil dolaşım ücretini kaldırıyor

0

Avrupa Birliği ülkelerinde yaşayanlar bundan böyle ülke dışında cep telefonlarını kullandıkları için yüksek dolaşum ücreti ödemek zorunda kalmayacaklar. Almanya’nın ve İspanya’nın uzun yıllardır süren itirazlarına rağmen mobil dolaşım ücretini yasaklatmayı başaran Avrupa Birliği, artık vatandaşlarının telekom şirketlerine fahiş faturalar ödemek zorunda kalmasının önüne geçmiş oluyor.

Avrupa Birliği içinde özellik serbest dolaşım nedeniyle, birkaç kilometre ötedeki komşu ülkeye geçen vatandaşların özellikle data kullanımı nedeniyle, ay sonunda hiç beklemedikleri yüzlerce dolarlık faturalarla karşılaşmaları, büyük şikayet konusu oluyordu. Avrupalı operatörler ise tüm uyarılara rağmen bu “tatlı” gelirden vazgeçmek istemiyor ve dolaşım ücretlerini kaldıracak yasanın geçmemesi için çok uzun yıllardır lobi yapıyorlardı.

Lobiler harekete geçti

Anca bu zafer hala kazanılmamış olabilir. Mobil dolaşım ücretlerinden en çok geliri elde eden Alman ve İspanyol telekom operatörlerinin yeni yasayı geri çekmek için güçlü bir lobi kampanyasına başlamaları bekleniyor.

Yeni yasayla beraber, vatandaşlar artık hangi Avrupa Birliği ülkesinde olursa olsunlar, kendi ülkelerindeki gibi faturalanadırılmaya devam edecekler. Ancak kullanıcılar alt yapı limitleri nedeniyle kıtanın her yerinde kendi ülkelerindeki gibi hizmet alamayabilecekler. Örneğin, ülkesinde 21 Mbps hızında internet bağlantısı olan bir Avrupa Birliği vatandaşı başka bir ülkede, GSM şebekesinin alt yapısı nedeniyle 1 Mbps’in altında kalabilecek. Operatörlerin özellikle bu açığı kullanarak, dolaşımdaki vatandaşa “kapasitem yeterli değil”, bahanesiyle çok düşük kalitede hizmet sunması bekleniyor. 

Intel’den Hindistan’a 178 milyon dolar yatırım

0

ABD’li şirketler Trump’ın çağrısı ile ülke dışına yapacakları yatırımları ABD içine çekerken, teknoloji devi Intel, Hindistan’daki mevcut Ar-Ge merkezini büyütmek için 178 milyon dolarlık fon ayırdığını duyurdu.

Intel yeni yatırımı ile ABD dışındaki en büyük Ar-Ge merkezi konumundaki Hindistan labratuvarlarını akıllı bina ve IoT teknolojileri ile donatacak.

Intel Hindistan’ın genel müdürü, şirketin 1999 yılından beri Hindistan’a toplam 4.5 milyar dolarlık yatırım yaptığını ve Hindistan’daki merkezin Intel’in teknolojisine çok büyük katkı sağladığını hatırlattı. Ayrıca, Tüm dünyada büyük bir devrim yaratan USB teknolojisini icat eden Intel mühendislerinden birinin Hindistan kökenli olduğunun altını çizmek gerekiyor. Intel daha önce bu konuda bir reklam filmi de hazırlamıştı:

Intel’in Hindistan’daki merkezi daha çok işlemci tasarımı geliştirmek üzerine çalışıyor. Ancak yeni yatırımla beraber Intel’in bu merkezde çevreci ve akıllı teknolojileri geliştirmek istediği vurgulanıyor.

Alkollü şoföre mahkemede Uber kullanma cezası

0

ABD Ohio’da bir sürücü alkollü şekilde direksiyon başında yakalanınca, çıkarıldığı mahkemede çok ilginç bir ceza aldı.

Sürücüye cep telefonuna Uber ve Lift uygulamalarını kurmasını ve kredi kartı ile bu uygulamalarda hesap açma cezası veren mahkeme yargıcı, böylece alkollü şekilde trafik polisine yakalanan şoförün bir daha ki sefer alkol aldığında, aracını kullanmak yerine telefonuyla Uber veya Lyft’ten bir araç çağırmasını istedi.

Dava dosyasına, “Teknolojinin bu kadar geliştiği bir çağda, alkollüyken bir taksi çağırmak, telefon ekranına birkaç tıklamadan ibaret. Bu basit işlemi gerçekleştirmeyen insanları bunu yapmaya mecbur etmek de mahkemenin verebileceği bir cezadır,” uyarısını ekleyen yargıç böylece ülkede alkollü şekilde yakalanan diğer şoförlere verilebilecek benzer cezaların da önünü açmış oldu.

Aslında yargıcın kararı bir sürpriz de değil. Ohio yönetimi, Uber ve Lyft gibi araç paylaşım uygulamalarını, akşamları evlerine alkollü olarak dönmeye çalışan vatandaşlarına bir çözüm olarak kabul ettirmeye çalışıyor. Yargıç da şehir yönetiminin bu politikasına uygun bir “ceza” vermiş gibi görünüyor. Yerel yöneticiler ise, bu yeni politikanın başarılı olamaması ve alkollü sürücülerin neden olduğu kazaların azalmaması halinde, yeniden hapis ve para cezası uygulamasına dönebileceklerinin altını çiziyorlar.

ABD – Kuzey Kore savaşı sanal dünyada başladı

0

ABD ve Kuzey Kore arasında, Trump’ın açıklamalarıyla giderek gerilen ve savaş vurgusu yapılan ilişkilerde, ilk cephe sanal dünyada açılmış olabilir.

ABD hükumeti yaptığı basın açıklamasıyla, 2009 yılından beri ABD’ye karşı sistematik olarak gerçekleştirilen siber saldırıların Kuzey Kore tarafından organize edildiğini vurguladı. Böylece Kuzey Kore’yi ABD’ye saldıran bir düşman olarak resmen ilan etmiş olan ABD sözcüsü, Kuzey Kore’nin önümüzdeki dönemde de ağır saldırılar gerçekleştirmesini beklediklerinin altını çizdi.

Gizli Kobra yeniden saldıracak

ABD’nin iç güvenlik kurumları Department of Homeland Security ve FBI tarafından ortak hazırlanan açıklamada, Kuzey Kore’nin “Hidden Cobra” (Gizli Kobra) olarak isimlendirilen bir siber saldırı ordusu kurduğu ve bu ordunun 2009 yılından bu yana, medya, havacılık endüstrisi, finans kurumları ve kritik kamu kurumları ile enerji alt yapısı gibi hedeflere saldırılar düzenlediği vurgulandı.

Ayrıca Kuzey Kore’nin, Sony’nin ABD’de kurduğu sinema şirketi Sony Entertainment’in henüz yayınlanmamış filmlerini çaldığı ve şirketi yüzlerce milyon dolar zarara soktuğu, tarihin en büyük ve en kapsamlı hacking olayı olarak tanımlanan saldırıyı gerçekleştiren hacker grubunu da sponse ettiği düşünülüyor. 

Kuzey Kore’nin yeni nükleer misil denemeleri yapmaya başlamasıyla ABD ve Kuzey Kore arasında savaşın sınırına gelinen tansiyonun artması nedeniyle ABD’ye yeniden büyük saldırılar gerçekleştirilmesini beklediklerini hatırlatan Department of Homeland Security ve FBI, tüm özel ve kamu kurumlarını, dijital güvenlik açıklarını kapatmaları ve saldırılara karşı tetikte olmaları konusunda uyardı.

Twitter mesaj botları ürün satmaya başlıyor

0

Facebook Messenger gibi popüler servislerdeki mesaj botlarının ürün satın alma seçeneği sunması gibi, artık Twitter üzerinden direkt mesaj atmak kullanılan botlar da ürün satış opsiyonu sunacak.

Bot geliştiricileri bugünden başlamak üzere, botlarına üç yeni düğme ekleyebilecek. Bu düğmeler, doğrudan ürün satmak, web sitesine yönlendirmek veya müşteri hizmetlerine yönlendirme seçeneği sunacak.

Daha çok şirket Twitter’ı aktif kullanacak

Twitter’ın bu yeni hamlesi ile Twitter botları da artık firmalar için doğrudan bir gelir kapısına dönüşmüş durumda. Böylece Twitter’ı sadece müşteri hizmetleri için kullanan büyük firmalarn dışında, satışlarını artırmak isteyen çok sayıda firmanın da Twitter’a akın edeceği ve firmaların Twitter’ı aktif olarak kullanmasının, Twitter’ın kullanıcısı sayısını da olumlu etkileyeceği düşünülüyor. DM üzerinden satışı tetiklemek isteyen firmaların reklam bütçelerinden Twitter’a daha fazla pay ayırmaları da bekleniyor.

Twitter Kasım 2016’dan beri, DM botları ile şirketlerin yeni takipçilerini otomatik olarak selamlamasına ve aldıkları mesajlara otomatik cevaplar vermesine izin veriyordu.

Yahoo’nun satışı tamamlandı

0

Yahoo’nun 4,8 milyar dolar karşılığında Verizon’a satış işlemi tamamlandı. Verizon’un basın açıklamasıyla duyurduğu gelişmeye göre, iki şirketin birleşme süreci son buldu ve Yahoo artık resmen Verizon’un oldu.

Daha büyük bir lansmanla duyurulacak değişim sürecine göre Yahoo artık Oath ismini alacak ve şirketin CEO’su Marissa Mayer de 23 milyon dolarlık tazminatını alarak şirketten ayrılacak.

İşten çıkarma olacak mı?

Verizon, Yahoo’da işten çıkarma yapılıp yapılmayacağına dair açıklama yapmadı ancak Verizon’un Yahoo’da önemli oranda yeniden yapılanmaya girişmek istediği biliniyor. Dolayısıyla, önümüzdeki günlerde Yahoo’da toplu işten çıkarmaların da gündeme gelmesi mümkün görünüyor.

Verizon çatısı altında AOL ile birlşeyen Yahoo’yu artık AOL’un CEO’su Tim Armstrong yönetecek. Armstrong, Yahoo’nun popüler servisi Yahoo Finance’ın AOL ekonomi servisleri ile hemen entegre olacağının da altını çiziyor.

Yahoo’nun Alibaba hisseleri ise Yahoo Japonya ile birlikte ayrı bir şirket altında toplanacak. Altbaba ismini alacak yeni şirketi Yahoo’nun yönetim kurulu üyesi Thomas McInerney yönetecek.

Uber’in patronu ofisten kovuldu!

0

Uber, Şubat ayında patlayan ofisteki cinsel taciz skandalının artçı depremlerini çok ağır yaşıyor. Daha önceki haberimizde şirketin yönetim kurulunun, yaşanan skandaldan Uber’in kurucusu ve CEO’su Travis Kalanick’i sorumlu tuttuğunu ve şirketin medya önündeki imajının toparlanması için Kalanick’i üç ay izine göndermeyi tartıştığını vurgulamıştık.

O tartışma artık karara bağlanmış bulunuyor. Travis Kalanick, şirket içinde çalışanlara gönderdiği memoda, izne ayrılma kararı aldığını duyurdu.

Kalanick çalışanlarına yazdığı mektupta, Uber’i çok başarılı bir şirkete dönüştürdüğünü ve yönetim takımının da işlerini çok iyi yapan profesyoneller olduğunun altını çizdi ancak ne kadar süreliğine tatile çıktığını açıklamadı. Şirketin yönetim kurulunda yapılan tartışmalarda hissedarların ve yönetim kurulu üyelerinin Kalanick’i en az 3 aylığına ofisten uzaklaştırmak istedikleri biliniyordu. Dolayısıyla Kalanick’in üç ay veya daha fazla süre Uber yönetiminden uzak kalacağı düşünülüyor.

Öte yandan yönetim kurulunun Kalanick’in yokluğunu, onun yerine gelebilecek yeni CEO adaylarını denemek için bir fırsata dönüştürmek istedikleri de vurgulanıyor. Uber’i kuran ve kurulduğu günden beri hiç tatil yapmadan çalışan Kalanick’in Uber içinde çok güçlü bir simge olduğu ve çalışanlar üzerindeki etkisi nedeniyle o ofisteyken yeni bir CEO arayışının sonuç vermeyeceği düşünülüyor. Dolayısıyla, şimdi kendi kurduğu şirketten yönetim kurulu baskısıyla uzaklaştırılan Kalanick’in yerine kimin gelebileceği tartışmaları başlayacak gibi görünüyor. 

Kalanick’in Uber’den uzaklaştırılması, 80’li yıllarda kendi kurduğu Apple’dan kovulan Steve Jobs’ı hatırlatıyor. Steve Jobs da Kalanick gibi, büyük tartışmalarla Apple’dan “kovulmuş”, ancak yerine gelen CEO’lar Apple’ı başarıya ulaştıramayınca hissedarlar Jobs’ı yeniden göreve çağırmıştı.

Ayrıca, Kalanick’in ayrılması ile birlikte şirkette “yapısal değişime” gidileceği konusu, Kalanick’in mektubunda da yer alıyor. Uber’deki cinsel taciz iddialarını araştıran özel ekibin başındaki emekli yargıcın şirket yönetimine yazdığı raporda, yönetimin çalışanlar arasındaki taciz iddialarını ciddiye almadığı ve skandallara bu tepkisiz tavrın neden olduğu vurgulanmış, konuya duyarsız kalan şirket yöneticilerinin değiştirilmesi gerektiğinin altı çizilmişti. Bu noktadan sonra ise gözler Travis Kalanick’e çevrilmişti çünkü kendisinin daha önce çalışanlar arasındaki ilişkiler hakkında alaycı yorumlar yaptığı ortaya çıkmış, skandala giden yol boyunca Travis Kalanick’in sorunu görmezden gelerek büyümesine neden olan tavrı eleştiri konusu olmuştu.

Trump’a açıkça destek verdiği için medyada ve teknoloji sektöründe çalışan genç Amerikalılar arasında büyük tepki toplayan Kalanick, şimdi medyadan gelen darbeler sonrası yönetim kurulunda da ağır şekilde sıkıştırılarak, şirketten ayrılmaya mecbur bırakılmış gibi görünüyor.

 

3. BNP Paribas International Hackathon İstanbul ayağı TEB ev sahipliğinde gerçekleşti

Türk Ekonomi Bankası (TEB), 9-11 Haziran tarihlerinde Saklıköy TEB Formasyon Akademisi’nde düzenlenen BNP Paribas International Hackathon’a ev sahipliği yaptı. 10 ülkede eş zamanlı olarak gerçekleşen Hackathon’da girişimciler müşteri deneyiminde fark yaratmaya yönelik projeler geliştirmek üzere çalıştılar.

Jürinin değerlendirmeleri sonucu dereceye giren ilk iki proje 20’şer bin TL’lik para ödülünün sahibi olurken şampiyon takım Digital Bootcamp’e katılım hakkı ve Paris’te gerçekleştirilecek Demo Day’de büyük finalde 10 ülke arasında Türkiye’yi temsil etme  fırsatının da sahibi oldu.

Türk Ekonomi Bankası (TEB), stratejik ortağı BNP Paribas ile birlikte bankacılık ve finans dünyası için müşteri deneyiminde fark yaratacak girişimci fikirlere destek olmak amacıyla BNP Paribas International Hackaton’un üçüncüsünü 9-11 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirdi.

İstanbul, San Francisco, Paris, Brüksel, Roma, Lüksemburg, Berlin, Varşova, Singapur ve Nanjing olmak üzere 10 farklı şehirde eş zamanlı düzenlenen global yazılım maratonu BNP Paribas International Hackaton’da girişimciler, belirlenen 5 temada aralıksız 48 saat boyunca kod yazarak mobil veya web tabanlı yazılım geliştirdi.

Bu yılın temaları Müşteri işlem, onay ve talimat yapısının dijitalleşmesi’, ‘Finansal ve finansal olmayan hizmetlerin dijital platforma taşınması’, ‘Müşteri doğrulama ve siber güvenlik uygulamaları için akıllı çözümler’, ‘Firmaların tüm bankalardaki hesap hareketlerini gerçek zamanlı alarak, minimum veri girişi ile nakit akışı takibi ve tahminleme yapılabilecek çözümler ile Sigorta satışını arttıracak dijital çözümler oldu.

Bu temalara yönelik olarak 48 saat boyunca proje geliştiren girişimciler, TEB’lilerden ve girişim ekosisteminin öncü isimlerinden mentorluk desteği aldılar. Süre sonunda girişimcilerin projeleri, teknoloji ve finans dünyasının önde gelen isimleri, TEB ve BNP Paribas yöneticilerinden oluşan bir jüri tarafından değerlendirildi.

Jüri değerlendirmesinin ardından Endeksa ekibi birinciliği, Kiraplus ekibi ikinciliği ve T2 Software ekibi jüri özel ödülünü elde etti. Geliştirdikleri projelerin tüm haklarının yanı sıra toplamda 50 bin TL’lik para ödülü kazanan girişimciler, TEB Girişim Evi’nden de danışmanlık desteği almaya hak kazandı.

“Girişimcilerle sürüdürülebilir bir bağ kurmayı hedefliyoruz” 

Ödül töreninde konuşma yapan TEB İK ve İnovasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Dr. Nilsen Altıntaş: “Adı inovasyonla anılan, Türkiye’nin dört bir yanında yenilikçi fikir ve proje üretilmesi için çalışan bir banka olarak, BNP Paribas International Hackathon’un İstanbul ayağına üçüncü kez ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyuyoruz ” dedi.

International Hackathon’u inovasyon stratejilerinin önemli bir parçası olarak gördüklerini söyleyen Altıntaş, konuşmasını “BNP Paribas International Hackathon’un ülkemizde giderek yükselen girişimcilik ekosistemine fayda sağlayacağına ve sektörümüz için gerekli yenilikçi fikirlerin hayata geçirilme süresini kısaltma amacımıza katkıda bulunacağına inanıyorum” diyerek sonlandırdı.

Şampiyon proje uluslararası jürinin karşısına çıkacak

Uzun soluklu bir programın ilk aşaması olarak tasarlanan Hackathon kapsamında, 10 ülkede eş zamanlı olarak tamamlanan 48 saatlik maraton sonunda kazanan girişimci ekip, 10 haftalık dijital eğitim kampı Digital Bootcamp’e katılarak uzmanlarla birlikte projelerini geliştirme imkanı elde edecek.

Geliştirdikleri projeleri Aralık ayında Paris’te düzenlenecek Demo Day’de BNP Paribas uluslararası jürisinin karşısına çıkarak Türkiye’yi temsil edecek olan girişimci ekibe Demo Day öncesinde özel koçluk desteği verilecek. Hackathon’da seçilen takım ayrıca TEB’in stratejik ortağı BNP Paribas’ın 80’e yakın ülkedeki global ağı sayesinde yeni müşterilere ulaşma ve iş birliği şansına da sahip olacak.

Bu kulaklık yabancı dilleri simültane çeviriyor

0

Birleşmiş Milletler’in, yapay zeka teknolojilerinin dünyanın yararına kullanılması amacıyla İsviçre’de düzenlediği etkinlikte, çok ilgi toplayan bir cihaz ortaya çıktı.

UN’s Artificial Intelligence for Good Summit isimli etkinlikte Avustralyalı Lingmo International isimli startup, sekiz farklı dili birbirine aynı anda çevirebilen simültane bir kulaklık tanıttı. IBM’in yapay zeka servisi Watson’dan gücünü alana kulaklık, karşıda konuşan kişinin dilini aynı anda kullanıcının anladığı dile çevirerek kulağına iletebiliyor.

TranslateOne2One isimli kulaklığını medyaya tanıtan firma, yaklaşık 200 dolar satış fiyatına sahip olacak kulaklığın yakında piyasaya çıkacağını vurgularken, ürünün  IBM Global Entrepreneur programından destek aldığının da altını çizdi.

İngilizce, Japonca, Fransızca, Çince, İtalyanca, İspanyolca, Almanca ve Portekizce’yi anlayabilen kulaklık, bu diller arasında anında çeviri yapabiliyor. Birleşmiş Milletler ise, farklı toplumlar arasındaki yabancı dil engelini kaldırarak turizmin ve ticaretin gelişmesini sağlayacak olan bu teknolojinin, dünya tarihinde çok önemli bir devrimin kapısını açacağının altını çiziyor.

 

Amazon ofis yazılımları mı geliştiriyor?

0

Amazon kısa süre sonra kendini Microsoft’un en büyük rakibi olarak ilan edebilir. ABD’da Amazon’un eski bir çalışanına açtığı dava, şirketin Microsoft’a rakip olmak üzere gizli hazırlık içinde olduğunu gösterdi.

Amazon’un bulut servis sağlayıcı şirketi Amazon Web Services’in (AWS) eski yöneticisi şirketten ayrılıp ofis yazılımları geliştiren bir startup kurunca AWS de eski yöneticisini dava etti. AWS’nin iddiasına göre, eski yönetici şirkette henüz medyaya duyurulmamış çok gizli ofis yazılımları geliştiriyordu ve bu konuda AWS içinde edindiği birikimleri kendi şirketine taşıyarak haksız rekabet yaratmış oldu.

Amazon’un mahkemeye verdiği bu bildiri ile şirketin ofis verimlilik yazılımları geliştirdiği ortaya çıkmış oldu. Böylece Amazon’un Google gibi kendi ofis yazılımlarını hayata geçirmek üzere olduğu ve Microsoft’a rakip olarak ortaya çıkacağı anlaşıldı.

AWS halihazırda Microsoft ile bulut servisleri konusunda rekabet ediyor ancak ofis yazılımları alanı Microsoft’un en güçlü olduğu alan ve Microsoft bu alanda şimdiye dek Google dışında onu zorlayacak başka bir rakiple karşılaşmamıştı. Dünyanın en zengin insanı sıralamasında Bill Gates’i geçip birinci olmaya çok az bir farkı kalan Jeff Bezos şimdi bu hamlesi ile rakibinin elinden alacağı küçük de olsa pazar payı ile birinciliği garantileyebilir.

BlackBerry Messenger geri dönüyor

0

Bir dönem kurumsal kullanıcılar arasında çok popüler olan BlackBerry markasına ait anında mesajlaşma yazılımı BBM, yeniden kurumsal alanda popülerlik kazanabilir.

BlackBerry şirketi, Android ve iOS uygulama geliştiricileri için BBM’in kurumsal sürümü BBM Enterprise’ın SDK uygulamasını yayınladı. Böylece Android ve iOS için uygulama geliştirenler uygulamalarına BBM’in uçtan uca şifrelenmiş mesajlaşma yazılımını entegre edebilecekler. Bu da söz konusu kurumsal uygulamayı kullanırken yapılan yazışmaların üçüncü kişiler tarafından okunamayacağı anlamına geliyor.

BlackBerry popüler olduğu dönemlerde, şifrelenmiş e-posta hizmetiyle, özellikle kurumsal kullanıcılar arasında çok popüler olmuştu. Ancak şirketin şifreli yazışma teknolojisi, internet trafiğini izlemek isteyen devletler için ilk büyük kabus olmuş, çoğu devlet BlackBerry’den şifre anahtarlarını teslim etmesini istemişti.

BBM Enterprise uygulaması ayrıca kurumsal kullanıcılara dosya paylaşımı, aynı dosya üzerinde çalışma yeteneği gibi imkanlar sağlıyor. BlackBerry’nin bu yeni hamlesi, yıllar önce kurumsal pazara odaklanmayı bırakıp son tüketiciye ve gençlere yönelik ürünler geliştireceğini açıklayan firmanın yeniden kurumsal alana dönüşü olarak yorumlanıyor.

WordPress San Francisco ofisini kapatıyor

0

İnternet dünyasının en popüler içerik yönetim sistemi olan WordPress’in sahibi Automattic, San Francisco’daki ofisini kapatma kararı aldı. 

Şirket bütün dünyada çok popülerken ve WordPress kullanıcılarının sayısı her sene katlanarak artarken bu kapatma kararını, işe gelmeyen çalışanları nedeniyle aldı. Şirketin CEO’su, “1500 metre karelik ofisimizde çalışması gereken yüzlerce insan olması gerekiyor ancak kimse işe gelmiyor. Çoğu zaman ofiste sadece 4-5 kişi oluyor. Kişi başına 300 metrekare düşen bir ofisi daha fazla açık tutmanın anlamı kalmadığını düşünüyoruz,” diyerek kapatma kararının nedenini açıkladı.

Çalışanlar işten çıkarılacak mı?

Elbette San Francisco’daki çalışanlar işten çıkartılmıyor. Tüm çalışanlar bugüne kadar yaptıkları gibi, evden çalışmaya devam edecekler. IBM gibi dev şirketler, evden çalışma formatını terk ederken Automattic’in kararı, evden çalışma taraftarı olan şirketler ve çalışanlar için önemli bir model olacak.

Automattic’in San Francisco ofisi aslında tam anlamıyla bir “zorunlu” ofis değildi. Şirket 550 çalışanını işe alırken evden çalışabileceklerii sözleşmelerinde belirtmiş bulunuyor. Ofis ise toplantıların veya ortak çalışmanın gerektiği dönemlerde çalışanların hizmetine sunuluyordu. Ancak yine de rağbet görmeyen dev ofisi şimdi kapatılacak. Automattic, 1500 metre karelik dev ofis yerine daha küçük bir yeni ofise taşınacak.

Medimarkt 106 ton elektronik atığı geri dönüşüme kazandırdı

MediaMarkt, çevreyi ve iklimi korumaya yönelik hayata geçirdiği projelerle hem tüketicilerin hem de çalışanların sosyal sorumluluk bilincini artırmaya devam ediyor.

Çevreye verilen zararı en aza indirmeyi hedefleyerek geliştirdiği e-atık uygulamasıyla da mağazalarda toplanan kullanılmış elektronik ürünleri geri dönüşüme kazandırıyor.

Türkiye’de 2009 yılında başlattığı elektronik atık toplama projesiyle, her mağazaya belli büyüklüklerde üniteler yerleştirerek atıkların bu ünitelerde birikmesini sağlayan MediaMarkt, bugüne kadar toplam 106 ton elektronik atık topladı.

Hem tüketiciler hem çalışanlar bilinçleniyor

Çevreye karşı duyarlı davranarak toplumda bilinç yaratmayı amaçlayan MediaMarkt, mağazalarda tüketiciler tarafından ünitelere geri dönüştürülmesi amacıyla bırakılan telefon, beyaz eşya, televizyon, DVD ve pil gibi ürünlerin tehlikeli kısımlarını ayrıştırarak tekrar kullanılabilir hale getiriyor.

MediaMarkt Türkiye İcra Kurulu Başkanı Yenal Gökyıldırım, “2009 yılında başlattığımız elektronik atık toplama projemiz ile her mağazamızda belli büyüklüklerde üniteler yerleştirerek elektronik atıkların burada birikmesini sağlıyoruz. ” dedi.

Sözlerine “Aynı şekilde genel merkez binamız ve tüm mağazalarımızda Elektronik Ekipman Atık Yönetimi uygulamalarını hayata geçirdik. Bu sayede MediaMarkt olarak, çevreye verilen zararı hem tüketicilerimizin hem de çalışanlarımızın desteğiyle en aza indiriyoruz ” devam eden Yenal Gökyıldırım, “Elektronik atıklarla ilgili müşterilerimizi teşvik etmek ve bu işi sahiplendiğimizi göstermek amacıyla e-atık getiren müşterilerimize de teşekkür sertifikası veriyoruz” dedi.

Ayrıca mağazaya gelen ve aldığı ürünü ‘eve teslim’ ettirmek isteyen müşterilerin talep etmesi durumunda şirket, tüketicilerin evlerindeki eski ürünlerini alarak geri dönüşüme kazandırıyor.