Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 787

Türk Ay Misyonu’na Teknopark İstanbul İmzası

Teknopark İstanbul’da kurulmuş alanında A’dan Z’ye ürün ve proje geliştirebilen Türkiye’nin ilk ve tek nükleer endüstri firması olan IRADETS, Tübitak ile iş birliği protokolü imzaladı. İmzalanan protokol ile IRADETS ‘Türk Ay Misyonu’ için radyasyon detektörü üretecek. İşte detaylar…

Teknopark İstanbul’dan IRADETS, Türk Ay Misyonu için radyasyon detektörü üretecek!

Türkiye’nin derin teknoloji merkezi Teknopark İstanbul’da faaliyet gösteren IRADETS firması savunma sanayii, sağlık endüstrisi, malzeme bilimi, uzay ve havacılık sektörlerinde radyasyon etkileşimleri alanlarında ürün, proje ve hizmetler gerçekleştiriyor.

IRADETS, Tübitak Uzay ile imzaladığı protokol kapsamında, uzaya gönderilecek elektronik, elektromekanik cihazların, materyallerin ve yaşayan organizmaların yörüngedeki radyasyon ortamının etkilerinden korunması için geliştirdiği ürün ve projeleriyle yer alacak.

Dünyada radyasyon düzeyi atmosferin filtreleme özelliği sayesinde uzaya kıyasla oldukça düşüktür ancak uzayda gerçekleştirilen faaliyetlerde yüksek radyasyona maruz kalınmaktadır.

Bu yüksek radyasyon hem uzayda çalışan personel açısından hem de yörüngede faaliyet gösteren cihazlar açısından oldukça yüksek riskler barındırmaktadır. Bu nedenle radyasyon oranlarının tespiti ve olası etkilerine karşı önlem yöntemleri geliştirilmesi projelerin devamlılığı açısından son derece önemli bir konudur.

IRADETS tarafından geliştirilen cihazlar uzayda bulunan uydular üzerine uygulanabilecek ve radyasyon alarm sistemi olarak kullanılabilecek. Bu sayede hem yeryüzünde hem de uzayda bulunan yüksek teknolojili cihazların ve personelin güvenli çalışması mümkün olacak, uzay projelerinde yaşanabilecek tehlikelerin önüne geçilecek.

Uzay ve dünyada radyasyon ölçümü alanında 3 farklı noktada faaliyet gösteren IRADETS; uzay radyasyonuna karşı ESA/NASA standartlarına uygun testlerin yapılarak raporlanması, ürettiği radyasyon detektörleri ile personellerin kullanacağı elektronik dozimetreler ve radyasyon simülatörleri ile gerek uzayda gerek yeryüzünde organizmalar üzerindeki radyasyonun etkilerini simüle edecek uygulamalar ile Türkiye’nin bu alanda hizmet sunan tek firması konumunda.

Teknopark İstanbul Genel Müdürü Muhammet Fatih Özsoy, şunları söyledi:

“Derin teknoloji merkezimizde faaliyet gösteren tüm firma ve kuruluşlar ülkemizin yüz akı projelerinde yer almaya devam ediyor. Projelerin tüm aşamalarında yerlilik ve millilik oranının artmasından duyduğumuz memnuniyeti paylaşmak istiyorum. Son yıllarda uzay faaliyetleri tüm ülkelerin ve kuruluşların hedeflediği bir nokta, Türkiye olarak biz de aynı amaçla projeler geliştiriyoruz, bu projeler çok katmanlı süreçler. Tübitak ve IRADETS arasında imzalanan protokol son derece önemli, uzaya gerçekleştirilecek her hamlede radyasyon son derece kritik bir konu, alanında tek olan firmamızın derin teknoloji merkezimizde faaliyet gösteriyor olmasından ve bir Türk ekibin bu kabiliyete sahip olmasından ötürü gururluyuz. Teknopark İstanbul olarak küçük büyük tüm firmalarımıza sağladığımız desteklerin olumlu sonuçlarını almaya devam ediyoruz.”

Teknopark İstanbul ve Tübitak Ortak Projeleri;

  • KÜP-SAT Üzerinde Konumlandırılacak Geniş Enerji Aralığına Sahip Yenilikçi, Çok Amaçlı Parçacık Dedektör Sistemi
  • Madde Radyasyon Etkileşimi Simülatörü (MRADSIM)
  • IMRT, Brakiterapi ve Dış Alan Ölçümlerinde, Gerçek Zamanlı, Hassas, 3-D Doz Profili İçin İnovatif Radyasyon Dedektörleri Geliştirilmesi (GZH3DOZ)
  • Uzay Radyasyonuna Karşı Kalifikasyon Testleri Düzeneklerinin Gerçekleştirilmesi (URAT)

Teknopark İstanbul’da gerçekleştirilen projeler;

  • IRADCAM İnovatif Taşınır Tıbbi 3D Gama Kamera Sistemi 
  • MRADSIM, Uzay Radyasyonuna Dayanıklılık Analiz Sistemi Geliştirilmesi
  • IRADCAL, Tübitak Uzay için geliştirdiğimiz Türk Ay Projesinde kullanılacak olan Detektör Sistemi.

LinkedIn pazarlama gücünü artırıyor!

2

İş dünyasının önde gelen platformuu LinkedIn, etkileyici pazarlamada yeni bir çağa öncülük ediyor. Hem profesyonellerin bir araya gelerek bağlantılar kurmasını, bilgi paylaşmasını ve kariyerlerini geliştirmesini sağlayan bir araç olarak, hem de dijital dönüşümün hız kazandığı günümüzde kullanıcılarına sunduğu özellikler ve olanaklarla öne çıkıyor. Geniş çerçeveden baktığımızda da işletmelerin, LinkedIn İçerik Üreticileri aracılığıyla hedef kitlelerine organik ve güvenilir bir şekilde ulaşmanın avantajlarını keşfedeceği bir 2024 yılına giriş yapıyoruz.

İş dünyasının vazgeçilmez dijital platformu LinkedIn, profesyonellerin bir araya gelerek bağlantılar kurmasını, bilgi paylaşmasını ve kariyerlerini geliştirmesini sağlayan bir araç olarak önemini daha da pekiştiriyor. İş dünyasındaki dijital dönüşümün hız kazandığı günümüzde ayrıca, kullanıcılarına sunduğu özellikler ve olanaklarla öne çıkıyor.

Bu kapsamda 2 Aralık Cumartesi günü Workinton Levent 199’da Stradesco Dijital Ajans tarafından düzenlenen “Linkedin Influencerları ile Şirketini Güçlendir” zirvesi, pazarlama, insan kaynakları ve teknoloji alanında sektör profesyonellerini bir araya getirdi. Zirve, platformda etkin paylaşımlarıyla tanınan önemli konuşmacılar, etkileyici içerikler ve değerli sponsorların katılımıyla renkli ve bilgi dolu bir etkinlik haline geldi.

Ana oturumlar ve atölyelerle dolu bir program

Linkedin Influencerları ile Şirketini Güçlendir zirvesi, ana oturumlarında teknoloji, insan kaynakları ve pazarlama konularında uzman konuşmacıları ağırladı. Ayrıca, katılımcıların kişisel ve profesyonel gelişimine katkı sağlayan tadımlık atölyeler de büyük ilgi gördü.

Ayrıca hikâye anlatıcılığı, potansiyelini ateşle, dönüşüm yönetimi ve kariyer konularındaki atölyeler, katılımcılara farklı bakış açıları kazandırdı.

Muhteşem iş birlikleri ile dolu bir 2024

Zirve, sektörde tanınmış isimleri bir araya getirerek katılımcılarına benzersiz bir ağ oluşturma fırsatı sundu. Müthiş yorumlar, gülen yüzler ve kaliteli bir network ile zirve katılımcılar arasında olumlu bir etki bıraktı. Zirvenin başarılı geçmesinde emeği geçen herkese teşekkür eden Stradesco Dijital Ajans, önümüzdeki dönemde de kaliteli içerik ve iş birliklerine odaklanma sözü verdi.

Platform, iş dünyasının dijitalleşen ve globalleşen ortamında profesyonellerin ve şirketlerin başarıya ulaşmalarına katkı sağlamaya devam ediyor. Bu platform, sadece bireylerin kariyer gelişimi için değil, aynı zamanda şirketlerin rekabet avantajını elde etmeleri ve sürdürmeleri için vazgeçilmez bir araç olarak öne çıkıyor.

Tarım teknolojisi girişimine 350 bin dolar yatırım!

12 yıldır girişim ekosistemine öncülük eden 212’nin, erken aşama girişimlere yatırım yapma hedefi doğrultusunda Neo Portföy ve dünyanın en iyi hızlandırma programlarından biri olan Alchemist Accelerator ile hayata geçirdiği Simya VC, tarım teknolojisi geliştiren Agrotics’e (Agrotelligence INC) 350 bin dolar yatırım yaptı. İlk yatırımını 2023 yılı ilk yarısında Southampton P.Management Co.Ltd, New England Asset Management Ltd, Adrian Pickering ve Silikon Vadisi’nin tanınmış girişimci ve yatırımcılarından Naren Yananmadala’dan alan Agrotics, Simya VC’nin yeni yatırımıyla birlikte yatırım turunu kapattı.

Ürün geliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmalarını sürdürecek

Agrostics aldığı yatırımla, pazar erişimini genişletip büyümesini hızlandıracak ve ürün geliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmalarını sürdürecek. Toprak türü, iklim, yükseklik ve ürün çeşidi gibi birçok değişkenleri dikkate alarak benzersiz üretim için özel veri çözümleri sunan Agrotics, yatırımdan aldığı güçle üreticinin, gıda sektöründeki firmaların gerçek zamanlı uygulanabilir verilerle gıda ekosistemini yönetmelerine katkıda bulunmayı hedefliyor.

Simya VC Yönetici Ortağı Selma Bahçıvanoğlu
Simya VC Yönetici Ortağı Selma Bahçıvanoğlu

Simya VC Yönetici Ortağı Selma Bahçıvanoğlu konuyla ilgili şu açıklamada bulundu: “Simya VC olarak, hedefimiz global potansiyele sahip ve bu alanda desteğe ihtiyaç duyan girişimlere yatırım yapmak. Agrotics’in tarım teknolojilerini global bir vizyonla dönüştürme amacına destek olmaktan mutluyuz. Artan küresel nüfusa ve bu nüfusun ihtiyaçlarına kaliteli gıda sağlamak her geçen gün daha da önemli hale geliyor. Sürdürülebilir tarım için tarım teknolojileri önemli bir fayda sağlayacak. Tam da bu noktada Agrotics’in, tarımın geleceğine yön veren teknolojiler geliştireceğine ve somut katkılar sunacağına inanıyoruz. Simya VC olarak dönüştüren teknolojilere yatırım yapmaya devam edeceğiz.”

Tarım teknolojilerinde devrim yaratmayı hedefliyor

Agrotics Kurucusu ve CEO’su Mehmet Coka ise ilgili şunları söyledi: “Dünya nüfusunun yüzde 1’i, geri kalanını besliyor. Diğer yandan nüfusun arttığı, gezegenin kirlendiği, dünya genelinde kişi başına düşen tarım arazilerinin son 50 yılda 1.45 hektardan 0.63 hektar’a düştüğü gerçekleri de söz konusu. Geleceğe bakarken tarımın, iklim değişikliği nedeniyle değişen şartlara daha uyumlu olması gerekiyor. Tarımın geleceği aslında tamamen veri, yapay zekâ ve öğrenme ile ilgilidir. Biz de Agrotics olarak Kurucu Ortağımız Güven Akçoban ve ekibimiz ile dünyanın en anlaşılır ve erişilebilir tarım platformunu oluşturmayı hedefliyoruz.”

Agrotics Kurucusu ve CEO’su Mehmet Coka
Agrotics Kurucusu ve CEO’su Mehmet Coka

Agrotics’in kullanıcılarına özel çözümler sunarak kişiselleştirilmiş bir deneyim yaşattıklarını ifade eden Mehmet Coka sözlerine şöyle devam etti: “Bu yaklaşımla, tarım üreticilerine yaşam döngüsü boyunca potansiyellerini en iyi şekilde hayata geçirmelerine destek oluyoruz. Kısaca, ölçemezsen yönetemezsin. Geliştirdiğimiz teknolojiyle tarım operasyonlarınızı kolayca optimize etme imkânı sunuyoruz. Agrotics olarak aldığımız yatırımla tarım teknolojisini ileriye taşımak için çalışmalarımıza tüm hızıyla devam edeceğiz. Medeniyetimiz tarım ile başladı ve eğer devam edecekse tarım ile devam edecek.”

ABD’li Milletvekilleri Elon Musk için soruşturma çağrısında bulundu!

Ele geçirilen bir mektuba göre ABD Temsilciler Meclisi’nin dört üyesi bugün, Elon Musk tarafından Eylül ayında Kaliforniya’daki bir primat merkezinde 2018 ile 2020 yılları arasında yaptırılan deneylerin konusu olan 12 makak maymununun ölümüyle ilgili yanlış beyanlarda bulunduğunu iddia etti.

Yasa koyucular, Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) başkanı Gary Gensler’i, Musk’ın Neuralink’in testlerinin ölümcül yönlerini göz ardı ederek menkul kıymetler dolandırıcılığı yapıp yapmadığına ilişkin bir soruşturma başlatmaya çağırdılar; iddia ettiklerine göre bu, tasarlanmış bir SEC kuralının potansiyel ihlali.

Elon Musk, eylül ayında X’teki (eski adıyla Twitter) bir gönderide, “Neuralink implantı sonucu” hiçbir hayvan test deneğinin ölmediğini, şirketin “sağlıklı maymunlara yönelik riski en aza indirmeye” çalıştığını ve yalnızca “zaten ölüme yakın” olanları seçtiğini ekledi.

Milletvekilleri, eski Goldman Sachs yatırım bankacısı olan ve Wall Street şerifi olan Gensler’e “Bay Musk bu ifadenin yanlış olduğunu biliyor.” dedi.

Milletvekillerinin Musk’ın soruşturulmasını isteme çabalarına Oregon’dan ABD temsilcisi Earl Blumenauer öncülük ediyor. Çarşamba günü itibarıyla bu çabaya Barbara Lee, James McGovern ve Tony Cárdenas’ın da aralarında bulunduğu üç Demokrat daha katıldı.

Bu yıl yapılan bir araştırma, üzerinde deney yapılan birkaç makak maymununun ölümlerinden önce çok acı çektiğini ve bu acının, Neuralink’in ameliyatlarının ardından veri toplamasına yardımcı olmak için bazı durumlarda uzun sürdüğünü ortaya çıkardı; bu da, Elon Musk öncülüğündeki girişimler ve hayvan refahı hakkındaki iddialar konusunda ciddi şüphelere yol açtı.  

Elde edilen veteriner kayıtları, ölümlerin çoğunun doğrudan Kaliforniya Ulusal Primat Araştırma Merkezi çalışanlarının implant prosedürüyle bağlantılı cerrahi komplikasyonlardan kaynaklandığını gösteriyor.

Eski bir çalışan bu yıl Neuralink’in hayvan testi deneklerinin Musk’ın iddia ettiği gibi “ölümün eşiğinde” olamayacağını söyledi. Hayvanların rutin olarak prosedürden önce yıllarca eğitim gördüklerini söylediler. Bir deneydeki otopsi raporu, bir Neuralink cihazının implantasyon sırasında “kırıldığını” ve mantar enfeksiyonuna neden olduğunu söylüyor. Bir diğerinde ise, bir Neuralink implantı maymunun serebral korteksinin bir kısmını “odaksal açıdan parçalanmış” halde bıraktı.

Eski bir Neuralink çalışanı “Bunların terminal maymunları olduğu fikri saçma.” dedi. “Herhangi bir ameliyat yapılmadan önce bu maymunları yaklaşık bir yıl boyunca elimizde tuttuk.” 

Milletvekillerinin SEC’e yazdığı mektup, hayvanların ölümlerinin doğrudan Neuralink’in beyin-bilgisayar arayüzünün güvenliği ve pazarlanabilirliği ile ilgili olduğunu iddia ediyor. Şirketteki yatırımcılara doğru bilgilerin sağlanmasının kritik olduğunu söylüyorlar. SEC kayıtları, dışarıdan taraflarca kabul edilen minimum yatırımın 14.995 dolar olduğunu gösteriyor.

yapay zeka şirketi Neuralink

Ne Elon Musk ne de Neuralink bu hafta Musk’un iddialarıyla ilgili sorulara yanıt vermedi. Neuralink’in deneylerinin yürütüldüğü primat merkezinin gözetmeni olan California Üniversitesi Davis sözcüsü yorum yapmaktan kaçındı.

Değerinin yaklaşık 5 milyar dolar olduğu bildirilen Neuralink, bu yılki son finansman turunda yapılan başvurulara göre 280 milyon dolardan fazla para topladı. Yasa koyucular şöyle yazıyor: “Bu yatırımların ölçeği ve Bay Musk’un yatırımcıları yanıltma geçmişi göz önüne alındığında, SEC’in Bay Musk’un 10 Eylül 2023 tarihli gönderisinin [Kural 10b-5]’i ihlal edip etmediğini araştırması hayati önem taşıyor.

SEC’e menkul kıymet dolandırıcılığını düzenleme yetkisi veren kural, Yüksek Mahkeme tarafından 2014 gibi yakın bir tarihte ülkenin en büyük petrol hizmet şirketlerinden biri olan Halliburton’a karşı açılan bir davada onaylandı. Bir şirketin değeri ile faaliyetlerine ilişkin kamuya açık bilgilerin bütünlüğü arasında nedensel bir bağlantı olduğunu öngören ve “piyasadaki sahtekarlık” olarak bilinen bir teoriye dayanıyor.

Kongre Hayvanları Koruma Grubu’na eş başkanlık yapan Blumenauer, beyin-bilgisayar girişimini “hayvan refahı suiistimalleri iddialarıyla ilgili üzücü bir geçmişe” sahip olarak nitelendirdi.

Yaptığı açıklamada, “Musk’a karşı yapılanlar kadar vahim hayvan refahı ihlalleri iddialarıyla uğraşırken, onu sorumlu tutmak için daha fazla aciliyet gerekiyor.” dedi.

Elon Musk, daha önce yatırımcıları yanılttığı iddiasıyla soruşturmalarla karşı karşıya kalmıştı. 2018’de SEC, Tesla’nın özelleştirilmesine yönelik olası bir girişimle ilgili bir dizi yanlış tweet nedeniyle onu menkul kıymet dolandırıcılığıyla suçlamıştı. Anlaşmaya göre Elon Musk, üç yıllığına başkanlıktan çekilmek zorunda kaldı ve kişisel olarak 20 milyon dolar para cezasına çarptırılırken, Tesla da 20 milyon dolar daha para cezasına çarptırıldı. Anlaşmanın bir koşulu olarak Musk iddiaları ne kabul etti ne de reddetti.

İlgisiz bir davada SEC, geçen hafta bir federal yargıcı, Musk’ı Twitter’ı 44 milyar dolara satın almasıyla ilgili soruşturmanın bir parçası olarak ifade vermeye zorlamaya çağırdı.

Mayıs ayında ABD Gıda ve İlaç İdaresi, daha önce şirketin güvenlik endişeleri nedeniyle başvurusunu reddetmiş olan Neuralink’in insanlar üzerinde denemelere başlamasına onay verdi. Reuters, bu endişelerin büyük ölçüde Neuralink cihazına bağlanan elektrotların, deneğin beynine bağlandıktan sonra ayrılıp serbestçe hareket etme eğiliminde olup olmadığı etrafında yoğunlaştığını bildirdi.

Bu ayki bir raporda Bloomberg News, binlerce kişinin Elon Musk’ın bir zamanlar “kafatasınızdaki Fitbit” olarak tanımladığı bir cihaz olan Neuralink’ten bir implant almakla ilgilendiğini ifade ettiğini iddia etti. 

Prosedür, deneğin kafatasından madeni para büyüklüğünde bir parçanın çıkarılmasını ve özel bir robotun süper ince kabloları beynine örmesine izin verilmesini içerecek.

Ultra yüksek verimli, yeşil UPS

Legrand Türkiye Grubu markalarından İnform’un köklü ve yerli Ar-Ge merkezinde son teknolojiyi kullanarak geliştirdiği FORTE UPS, 3-Level Inverter ve Rectifier teknolojileri sayesinde ultra yüksek verim sunarak işletmelerin karbon ayak izini azaltıyor ve çevresel etkileri en aza indiriyor.

İş sürekliliğinin sağlanması herhangi bir kuruluşun başarısının önemli bir parçası ve kesintisiz enerji çözümleri çalışmaların sürdürülmesinde önemli bir rol oynuyor. Bu nedenle şirketinizi operasyonel ve şebeke tedarik kesintilerinden koruyan bir enerji stratejisi izlemek hayati önem taşıyor. Geliştirdiği ürünlerle Türkiye UPS sektöründe yeniliklere her zaman öncülük eden İnform, Türkiye’de üretilen FORTE UPS ile işletmeler için maksimum kesintisiz güç ve güvenlik sağlıyor.

FORTE UPS ultra yüksek verim sunuyor

FORTE UPS

Yüzde 96,5’e varan verimliliği ve 1 Güç Faktörü ile daha fazla güç sağlayan, kusursuz ve estetik tasarıma sahip FORTE UPS, kritik yükler için güvenilir, temiz ve kesintisiz enerji sağlıyor. Minimum alanda maksimum güç yoğunluğu ve dahili akü seçeneğiyle yer ve maliyet tasarrufu sağlayan FORTE, kullanım sürekliliği, rakipsiz işletim verimliliği, minimize edilmiş kurulum alanı ihtiyacı, en aza indirgenmiş elektrik altyapı maliyetleri (kablo, trafo, jeneratör), düşük soğutma giderleri sayesinde optimize edilmiş toplam sahip olma maliyeti ile hızlı yatırım getirisi sağlıyor. FORTE, yeni nesil 3-Level Inverter ve Rectifier teknolojileri sayesinde ultra yüksek verim sunarak işletmelerin karbon ayak izini küçültüyor ve böylece çevresel etkileri de en aza indiriyor. FORTE UPS en yeni teknolojilerle performans ve güvenliği artırırken enerji kalitesi sorunlarına karşı mükemmel koruma sunuyor. Kullanıcı dostu arayüzü ve dokunmatik ekranı sayesinde kullanımı ve kontrolü kolaylaştırıyor. Yüksek performansı estetik tasarım ile taçlandıran FORTE UPS, CE ve TSE sertifikalarına sahip olmasının yanı sıra kalitenin ve yeniliğin adı olan İnform’un üretim bandında en son teknoloji ile üretiliyor.

Kesintisiz ve temiz enerji ihtiyacında, Türkiye’nin ve dünyanın en büyük ve güvenilir çözüm ortağı olmayı ve bu alanda kaliteden ödün vermeden ilerlemeyi kendine ilke edinen İnform, Ar-Ge merkezinin hayata geçirdiği projelerinde enerji verimliliği yüksek, yönetilebilir çözümler sunuyor.

5G, küresel mobil veri trafiğini altı yıl içinde üçe katlayacak!

Ericsson, süregelen ekonomik zorluklara ve jeopolitik sorunlara rağmen 5G’deki büyümenin güçlü bir şekilde süreceğini tahmin ediyor. 2023’un sonuna kadar da dünya çapında mobil aboneliklerin yaklaşık beşte birinin 5G aboneliği olması bekleniyor. Ericsson bu istatistiklerin yer aldığı Ericsson Mobilite Raporu’nun Kasım 2023 sayısını yayımladı. 2023’ün sonunda yeni 5G aboneliği sayısı, 2022’ye kıyasla yüzde 63 artışla 610 milyon olacak. Böylece toplam abone sayısı 1,6 milyar seviyesine ulaşacak, bu da önceki tahmine kıyasla 100 milyonluk bir artışa işaret ediyor. 

Yayınlanan raporun 25’inci sayısındaki tahminler 2028 ve 2029 yılını kapsıyor. Raporun yeni sayısı; geliştirilmiş mobil geniş bant, sabit kablosuz erişim, oyun ve artırılmış gerçeklik ile sanal gerçeklik tabanlı hizmetleri inceliyor. Bu hizmetlerin 5G’ye erken geçişte en yaygın kullanım senaryoları arasında olması bekleniyor. Bu bilgi önceki raporlardaki rakamları destekliyor. 

Kuzey Amerika en yüksek 5G abone nüfusuna sahip olacak

Bölgesel olarak bakıldığında Kuzey Amerika’daki 5G abone sayısı artışı sürüyor. Bölgenin 2023 sonunda yüzde 61 ile küresel olarak en yüksek 5G abone nüfusuna sahip olması bekleniyor. Hindistan’da 2023 yılı boyunca 5G abonelik sayısı büyük bir artış gösterdi. 2023’ün sonunda, 5G’nin ticari kullanıma girmesinden 14 ay sonra, ülkedeki 5G nüfuzunun yüzde 11’i geçeceği tahmin ediliyor. 

2023 sonu ile 2029 arasındaki 6 yıllık süreçte, dünya çapındaki 5G aboneliklerinin yüzde 330’un üzerinde bir artışla 1,6 milyardan 5,3 milyara çıkması bekleniyor. 2023 sonunda dünya nüfusunun yüzde 45’inden fazlası, 2029 sonunda ise yüzde 85’inin 5G kapsama alanına gireceği öngörülüyor. 2029’un sonunda Kuzey Amerika ve Körfez İş Birliği Konseyi’nin yüzde 92 oranıyla en yüksek bölgesel 5G nüfuzuna sahip olacağı öngörülüyor. Bu bölgeleri ise yüzde 85 ile Batı Avrupa takip edecek.

Ericsson 5G

Konuyla ilgili yorum yapan Ericsson Başkan Yardımcısı ve Şebekeler Başkanı Fredrik Jejdling, şunları söyledi: “Bu yıl, global abone sayısında 600 milyondan fazla bir artış yaşandı. Her bölgede büyümenin devam ettiği göz önüne alındığında, yüksek performanslı bağlantılara olan talebin yoğun olduğu açıkça görülüyor. 5G’nin kullanımı yaygınlaşıyor. Bu doğrultuda hizmete giren bağımsız 5G şebeke sayısındaki artış da hem tüketicilere hem de işletmelere yeni ve daha yüksek bağlantı kapasitesi gerektiren uygulamalardan yararlanma fırsatı sunuyor.”

Akıllı telefon başına küresel ortalama veri kullanımı da artmaya devam ediyor. Toplam mobil veri trafiğinin 2023 sonu ile 2029 sonu arasında üç kat artacağı tahmin ediliyor. Bu artışın temel sebepleri ise cihazlardaki teknolojik gelişim, yoğun veri tüketen içeriklerin miktarındaki artış ve halihazırda hizmetteki şebekelerin performansında yapılan sürekli iyileştirmeler olarak gözlemleniyor. 

Ericsson Mobilite Raporu Genel Yayın Yönetmeni Peter Jonsson ise şu değerlendirmede bulundu: “Mobil şebeke veri tüketim oranındaki artış, tüketicilerin mobil geniş bant kullanan gelişmiş uygulamalara yönelik talebini gösteriyor. Dünya çapında daha fazla tüketici 5G’ye geçtiğinde ve yeni kullanım alanları ortaya çıktığında, bu talebin hız kazanması bekleniyor. Bu durumun, veri trafiğinde daha fazla büyümeyi sağlaması muhtemel. Veri trafiğinin çoğunluğu insanların genellikle vakitlerini geçirdikleri iç mekanlarda üretiliyor. 5G orta bant kapsama alanının hem iç hem dış mekanlarda artırılmasıyla sağlanacak kapsamlı bir 5G deneyimine yönelik talep giderek artıyor.”

Yüksek kapasiteyi iyi bir kapsama alanıyla birleştiren 5G orta bant, eksiksiz bir kullanım sunmak için en ideal çözüm olarak öne çıkıyor. 

Ericsson Mobilite Raporu’na buradan ulaşabilirsiniz. 

Elektrikli araç piyasasında neler oluyor?

Fisker, bu yıl yaklaşık 10.000 araç üretmeyi beklediğini söyledi. Karar, Fisker’in 2023 için üretim hedefini 13.000 ila 17.000 araca düşürmesinden bu yana bir aydan kısa bir süre içinde geldi.

Üretim tahmini, Fisker’in bir yıl önceki yükseliş tahmininin sadece dörtte biri kadar. Kasım 2022’de Fisker, ABD ve Avrupa’daki güçlü talep nedeniyle 2023 sonuna kadar 42.400 Ocean SUV üretmeyi planladığını söyledi. Bu iyimser tahmin Mayıs ayında 32.000-36.000 araca düşürüldü ve ardından Ağustos ayında tekrar 20.000-23.000 araca düşürüldü. 

İş güncellemesine göre, üretim kesintisi şirketin 300 milyon dolarlık işletme sermayesine erişmesine olanak tanıyacak ve şirkete “esneklik” sağlayacak.

Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO Henrik Fisker yaptığı açıklamada, “Ekiplerimiz bazı erken teslimat zorluklarının üstesinden gelmek için çok çalıştı ve şimdi 2023’ü kapatmaya hazırlanırken etkileyici bir hız belirliyor.” dedi. 

Orijinal tahminimize ulaşamamış olabiliriz ancak mevcut piyasa koşullarını ve EV satışlarıyla ilgili olumsuz duyguları hesaba katarsak, satışları ve teslimatları hızlandırmaya devam ederken oldukça iyi durumda olduğumuzu söyleyebilirim. Bu, işimizi hızlandırdığımızda önemli miktarda gelir sağlıyor. Bu yılın sonuna kadar herhangi bir Western EV girişiminin ilk teslimat yılında teslim ettiğinden daha fazla müşteri arabası teslim etmiş olacağımızı tahmin ediyorum. Şirket, mevcut pazarlarını büyütmeye ve Fisker Ocean’a yönelik satış ve hizmet tekliflerimizi geliştirmeye odaklanmaya devam ediyor.

Fisker, iş güncellemesinde ABD ve Avrupa’daki teslimatları iyileştirmek için yeni bir strateji başlattığını ve bunun erken lojistik engellerinin üstesinden gelmesine yardımcı olduğunu söyledi. Şirket bu zorlukların tam olarak ne olduğunu açıklamasa da, stratejinin teslimatları hızlandırmak için; daha fazla nakliye lojistiği şirketi eklemeyi, rezervasyon sahiplerine erişimi artırmayı ve perakende, teslimat ve hizmete ayrılmış daha fazla tesis açmayı içerdiği anlaşılıyor.

Şirket aynı zamanda ABD, Kanada ve Avrupa’da da bir kiralama programı başlattığını söyledi ancak bunun ne zaman gerçekleşebileceğine ilişkin ayrıntılara yer vermedi.

Fisker ayrıca işe alım konusunda da bilgi verdi; özellikle Dan Quirk’in finans ve muhasebeden sorumlu yeni başkan yardımcısı olmasıyla ilgili. İşe alma, Fisker’in iki baş muhasebe yetkilisini kısa süre içinde kaybetmesi ve üç aylık kazanç raporunun Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na sunulmasının ertelenmesi sonrasında gerçekleşti. 

İşe alınan diğer kişiler arasında finans ve kontrol operasyonlarından sorumlu başkan yardımcısı olarak Axel Buhr, Enerji Verimliliği entegrasyonu ve doğrulamadan sorumlu kıdemli başkan yardımcısı olarak Ram Iyer ve Fisker’in teslimatlara başlamak üzere olduğu Kanada’da ülke müdürü olarak Wolfgang Hoffmann yer alıyor.

Anında elektrikli şarj istasyonu kuruyorlar!

0

Türkiye’de elektrikli otomobil kullanımı giderek yaygınlaşıyor. Elektrikli araçlara olan talep; apartmanlarda, sitelerde, müstakil evlerde ve işyerlerinde elektrikli araç şarj istasyonlarına olan talebi de hızla artırdı. Ancak elektrikli araç kullanıcıları, şirketlerin günlerce hatta haftalarca süren şarj istasyonu kurulum hizmetlerinden muzdarip. 

Evjet, İstanbul’da yaşayan elektrikli araç kullanıcılarının evlerine ve iş yerlerine 1 günde elektrikli araç şarj istasyonu kurarak, yaşanan mağduriyeti ortadan kaldırıyor. Aynı zamanda elektrikli araç sürücülerine daha ucuza şarj imkânı sağlıyor.

Hızlı ve esnek kurulum

“Şarj istasyonu olmayan kalmasın!” mottosuyla hizmet veren Evjet, profesyonel ekipleriyle müşterilerinin istediği gün ve saatte hızlı ve esnek kurulum yapan tek firma olma özelliğiyle sektörde fark yaratıyor.

Evjet Genel Koordinatörü Volkan Demir, “Elektrikli araç kullanımı giderek artarken, elektrikli araç şarj istasyonları da önemli bir ihtiyaç haline geldi. Evjet olarak, pazarın ihtiyaçlarına; hızlı, pratik ve ulaşılabilir çözümler sunmak amacıyla var gücümüzle çalışıyoruz. Bu kapsamda İstanbul’da güçlü bir organizasyon kurmayı başardık. Şu anda İstanbul’da 1 günde araç şarj istasyonu kurulumu gerçekleştirebiliyoruz. Hatta çalışmalarımızı, müşterilerimizin talep ettikleri gün ve saatte gerçekleştiriyoruz. Bu hizmeti, Türkiye genelinde de 1 güne indirmek için çalışmalarımız devam ediyor. 

Evjet Genel Koordinatörü Volkan Demir
Evjet Genel Koordinatörü Volkan Demir

Kurulum hizmetini; alanında uzman, gerekli mesleki eğitimleri ve sertifikaları almış ustalarımız yapıyor. Satış sonrası hizmetler ve müşteri memnuniyeti birimimiz ise kullanıcıların taleplerine göre iyileştirmeler yapmamıza ve operasyon kalitemizin daha da artmasına katkı sağlıyor. Bu hizmeti, Türkiye’de ilk ve tek uygulayan firma olmanın haklı gururunu yaşıyoruz.

Elektrikli araç kullanıcıları, www.evjet.com adresinden ya da ‘Evjet iOS ve Anadroid mobil uygulaması’nı cep telefonlarına indirerek hem şarj ünitesi siparişi hem de araç şarj istasyonu kurulumu için hizmet talebi oluşturabiliyor”  dedi.

Türkiye’de ilaç Ar-Ge’si yapacaklar!

0

2000 yılından bu yana Türkiye’nin birçok farklı ilinde üniversiteler, akademisyenler ve Sağlık Bakanlığı iş birliğiyle 40’a yakın eğitim programıyla 3500’ün üzerinde araştırmacıya klinik araştırmalar eğitimi veren Pfizer Türkiye, Klinik Araştırma Eğitim Programları ve Ar-Ge iş birliği projeleriyle, ülkemiz ilaç endüstrisinin küresel pazardaki rekabet gücünün artırılması, Türkiye’de yüksek kalite standartlarında araştırmaların yapılabilmesi, ülkemizde bilim ortamının gelişmesi ve bilim insanlarımızın uluslararası alanda en üst seviyelerde yer bulabilmesi için fırsatlar oluşturmaya devam etmeyi hedefliyor.

Atölyeler, anket ve soru-cevap seansları ile interaktif bir şekilde gerçekleştirilen etkinlikte İstinye Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş ve Pfizer Klinik Araştırmalar Kıdemli Bölge Direktörü Dr. Gökhan Duman’ın açılış konuşmalarının ardından, alanında uzman isimler tarafından ‘İlaç Araştırması ve Klinik Araştırmaların Önemi’, ‘Klinik Araştırmalarda Etik, Helsinki Bildirgesi ve İyi Klinik Uygulamaları (İKU)’, ‘Türkiye’de Klinik Araştırmalarla İlgili Yasal Düzenlemeler’, ‘Klinik Araştırmalarda Metodoloji’, ‘Klinik Araştırmalarda Tasarım’, ‘Faz I Araştırma Tasarımları’, ‘Klinik Araştırmalarda Güvenlilik Bildirimleri’, ‘Klinik Araştırmalarda Kalite, Yoklama ve Bulgu Trendleri’ ve ‘Klinik Araştırmalarda Taraflar ve Sorumlulukları’ konularına değinildi.

Pfizer Türkiye

Etkinlikte açılış konuşmasını yapan İstinye Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş: “Klinik Araştırmalar hastaların yenilikçi ilaçlara erken erişimi ve özellikle tedavi seçenekleri kısıtlı olan alanlarda hastaların tedavisi için önemli bir seçenektir. Türkiye’de yürütülen klinik araştırma sayısını artırmak ve klinik araştırmalarda bölgesel lider olmak için önemli fırsatlar ve geliştirilmesi gereken alanlar bulunuyor. İstinye Üniversitesi ve Pfizer Türkiye’nin iş birliği ve TİTCK’nın onayı ile gerçekleştirdiğimiz bu İyi Klinik Uygulamalar Eğitim Programı sayesinde araştırma kültürünün artmasını, araştırmacı sayısının yükselmesini ve bu doğrultuda araştırmaların artmasını hedefliyoruz. Genç bir üniversite olmamıza rağmen, özellikle iş birliği kültürümüz sayesinde, kısa sürede önemli işler gerçekleştirdik. Bizim için eğitim, bilim, Ar-Ge, evrensel etik kurallar, kalite, etkililik, sürdürülebilirlik, çeşitlilik, yenilikçilik ve insanı odağına alan bu tür çalışmalar çok önemli. Bu eğitimi gelecek senelerde de sürdürmeyi amaçlıyoruz.” dedi.

Klinik Araştırmalarda Güvenlilik konusunda bir konuşma yapan İstinye Üniversitesi Rektör Danışmanı Prof. Dr. Semra Şardaş: “Klinik araştırmalar, araştırma ürününün güvenliliğini elde edebileceğimiz en önemli aşamadır. Uluslararası Harmonizasyon Konseyi-İyi Klinik Uygulamaları ve Dünya Tıp Birliği Helsinki Bildirgesi, daima klinik araştırmaya katılan gönüllünün sağlığının, haklarının ve güvenliliğinin ön planda tutulması gerektiğini bildirmektedir. Dolayısıyla klinik araştırmalarda bireye saygı, insana fayda ve adalet en önemli temel kuralımızdır. Bu anlamda, Pfizer Türkiye iş birliği ile uluslararası yüksek kalite standartlarında klinik araştırmaların yürütülmesini destekleyen böyle bir eğitim programını düzenlemiş olmaktan dolayı çok mutluyuz.” diye belirtti.

Pfizer Klinik Araştırmalar Kıdemli Bölge Direktörü Dr. Gökhan Duman konuyla ilgili şunları söyledi: “Dünyanın önde gelen yenilikçi biyofarma şirketlerinden biri olan Pfizer’de biz, 174 yıldır 125’ten fazla ülkede bize güvenen herkes için bir fark yaratmak üzere hastaların hayatını değiştiren çığır açan yenilikler misyonuyla çalışıyoruz. Pfizer Türkiye olarak, 1957’den bu yana, küresel bilim ve bilgi ağı ile Türkiye’nin bilimsel birikimi arasında bir köprü görevi görüyoruz.

238 milyar ABD dolarına ulaşan küresel İlaç Ar-Ge yatırımının yaklaşık %60’lık bir kısmını oluşturan klinik araştırmalarda büyük payı ABD ve Avrupa ülkeleri alıyor. Ülkemiz ilaç endüstrisinin küresel ilaç Ar-Ge alanındaki rekabet gücünün artırılması ve dünya ilaç değer zincirinde daha üst konuma taşınmasını sağlamak için akademi ve özel sektör iş birliğinin devam etmesi çok önemli. Pfizer olarak, ülkemizde ilaç Ar-Ge’sinin gelişmesi, araştırmaların yaygınlaşması ve yüksek kalite standartlarına ulaşmamız için önümüzdeki yıllarda da bu eğitimleri düzenlemeye ve Türkiye’de bilim ortamının gelişmesine katkıda bulunmaya devam edeceğiz.”

Pfizer Türkiye ve Afrika Klinik Araştırmalar Merkez Operasyonları Direktörü Meral Duru; “Klinik Araştırmalar yenilikçi tedavilerin hastalarımıza erken ulaştırılmasına, ülkemizde bilimsel alt yapının gelişmesine, araştırmacı hekimlerimizin uzmanlık gelişimlerine ve uluslararası Ar-Ge süreci içinde bilinirliklerinin artmasına önemli katkılar sağlamaktadır. Türkiye’nin bilimsel altyapısı ve bilim insanlarının kalitesi göz önüne alındığında, klinik araştırmalarda bölgesel lider olmayı hedeflemek mümkündür.”  

Google, şimdi de bambaşka bir soruşturmayla karşı karşıya!

Cuma günü Yargıç Donato, davanın Google tarafını kasıtlı ve sistematik bir şekilde kanıtları bastırdığı için soruşturacağına söz verdi ve şirketin davranışını “adaletin adil yönetimine karşı cepheden bir saldırı” olarak nitelendirdi.

Kimin sorumlu olduğunu derinlemesine araştıracağım.” dedi ve bu konuları “bu duruşma dışında kendi başına” takip edeceğini ekledi.

Epic – Google davasındaki ve DC’de Google’a karşı paralel bir DOJ antitröst davasındaki ifadeler, Google’ın çalışanlar arasındaki sohbet mesajlarını otomatik olarak sildiğini ve CEO Sundar Pichai’ye kadar tüm çalışanların bunu belirli bir güvenlik sağlamak için kasıtlı olarak kullandığını ortaya çıkardı.

Pichai ve diğer birçok çalışan da, delilleri korumaya yönelik yasal zorunlulukları konusunda bilgilendirildikten sonra bile otomatik silme ayarını değiştirmediklerini ifade etti. Ve Pichai, diğer çalışanların yanı sıra, belgeleri başkalarının eline geçmesini önlemek için yasal olarak ayrıcalıklı olarak işaretlediklerini itiraf etti .

14 Kasım’da Pichai mahkemeye, başta Alphabet’in baş hukuk sorumlusu Kent Walker olmak üzere hukuk ve uyum ekiplerine kendisine doğru şekilde talimat vermesi konusunda güvendiğini söyledi ve bu nedenle Yargıç Donato, Walker’ı iki gün sonra mahkemeye çıkardı.

Ancak yargıç Walker’ın ifadesinden de tatmin olmadı ve onu “step dansı yapmakla” suçladı.

Walker, “hiçbir zaman çalışanların gerçekten delil saklayıp saklamadığını denetleme girişiminde bulunmadığını” ve “hangi iletişimin hukuki bir davayla ilgili olabileceğine karar vermenin bireysel çalışanlara bırakıldığını, birden fazla çalışanın mahkemede neyin konuyla ilgili olduğu konusunda yanlış fikre sahip olduklarını ifade ettiğini” söyledi.

Bugün Yargıç Donato, Google’ın bu şekilde davranmasının “Amerika Birleşik Devletleri’nin bir yargı görevlisi olarak beni derinden rahatsız ettiğini” söyledi ve bunu “on yıl boyunca kürsüde gördüğü en ciddi ve rahatsız edici kanıt” olarak nitelendirdi.

Yargıç Donato “Bu davranış adaletin adil yönetimine karşı cepheden bir saldırıdır. Bu, yasal süreci sekteye uğratır. Hukuki uyuşmazlıkların adil çözümünü sorgulamaktadır. Bu bizim sistemimize aykırı.” dedi.

Ancak yargıç bugün jüriye, Google’ın davaya zarar verebilecek kanıtları yok ettiği anlayışıyla ilerlemesi gerektiğini söyleyen bir “zorunlu çıkarım talimatı” yayınlamamaya karar verdi.

Bunun yerine, “müsamahakar” bir jüri talimatı olacak; jüri, eksik kanıtların Epic’e yardımcı olabileceği ve Google’a zarar verebileceği sonucunu “çıkarabilir”.

Yargıç Donato, “Zorunlu bir çıkarım talimatı vermenin sınırları dahilinde olsa da, bu konuları bu duruşmanın dışında, sonraki duruşmalarda kendi başıma takip edebilirim.” dedi.

Yapılacak en iyi şey jürinin bir çıkarımda bulunup bulunmayacağına kendisinin karar vermesidir. Jüri adına bu çıkarımı yaparak takdir yetkisini kısıtlamayacağım” şeklinde ekledi.

Kimin sorumlu olduğunu ortaya çıkaracağım.” “Bu, burada olan her şeyden ayrı ve farklı olacak ama o gün geliyor.”

Google, Yargıç Donato’nun ifadeleri hakkında yorum yapmayı reddetti. Walker, mahkemede otomatik silme ayarının artık tüm Google çalışanları için varsayılan olarak kapalı olduğunu ifade etti.

Bugün Epic ve Google, Epic v. Google davasını takip ettiler. Kapanış tartışmaları ve jüri talimatları için 11 Aralık bekleniyor.

Türk girişimine Avrupa’dan birincilik ödülü!

Bu yıl, EIT Jumpstarter programına Türk yenilikçilerin katılımı oldukça güçlü oldu ve yedi Türk ekip büyük finale kaldı. Birçok Türk girişimi birden fazla yarışma kategorisinde ilk üçe girmeyi başararak etkileyici bir tablo çizdi.

Bir Türk girişimi InnoEnerji kategorisinde ikinci olurken, başka bir Türk girişimi de EIT Kentsel Mobilite kategorisinde üçüncülük ve Yeni Avrupa Bauhaus kategorisinde ikincilik elde ederek dikkatleri üzerine çeken organizasyonlar oldular.

Powea temsilcisi Ali Kaya gündemi şöyle yorumladı; “Bu ödül Powea için son derece değerli çünkü fikrimizi başarılı bir işe dönüştürme yolunda önemli bir adımı simgeliyor. EIT Programında sağlam bir iş planına sahip olmanın en az iş fikrinin kendisi kadar önemli olduğunu öğrendik ve deneyimledik. Harika mentorlarımız sayesinde, diğer girişimlerin karşılaştığı zorluklarla yüzleştik ve daha hayata geçirilebilir bir girişim kurabilmek için zayıf yönlerimizi güçlendirdik. Artık şirketi yasal olarak kurmaktan sadece bir adım uzaktayız ve fikrimizi önümüzdeki aylarda İstanbul merkezli bir şirketle hayata geçirmeyi planlıyoruz. Elektrikli araç filosunun şarj operasyonlarında sıfır karbon emisyonu hedefine ulaşmak ve ilk iki yılda bir multimilyon dolarlık gelir elde etmek için kendimizi geliştirmeye devam edeceğiz.”

Avrupa’ya destek olabilecek 27 inovasyon ödüllendirildi

Bu yılki EIT Jumpstarter Büyük Finali için yüzden fazla yenilikçi 30 Kasım 2023 tarihinde Atina’da bir araya geldi. Yenilikçilerin dokuz kategoride elliden fazla derin teknoloji inovasyonu sergilediği etkinlikte uzman jüri, en acil sorunlarından bazılarını çözmesi için Avrupa’ya destek olabilecek 27 inovasyonu ödüllendirdi.

EIT Topluluğu, Avrupa’da kurulan yeni girişimleri ve gerçekleştirilen inovasyonları her yıl EIT Jumpstarter Büyük Finali’nde takdir ediyor. Bu yıl toplam 52 takım dijital, gıda, sağlık, enerji, üretim, ham maddeler, kentsel hareketlilik, Yeni Avrupa Bauhaus’u ve Ukrayna’nın Yeniden İnşa Edilmesi olmak üzere toplam dokuz kategoride fikirlerini sergiledi. Tüm yenilikçiler, Batı Balkanlar, Baltık Bölgeleri ve Ukrayna dahil olmak üzere Orta, Doğu ve Güney Avrupa’da bulunan ülkelerden 30 Kasım’da çevrimiçi ve yüz yüze katılım sağladı.

Avrupa Komisyonu’nun Yenilik, Araştırma, Kültür, Eğitim ve Gençlikten sorumlu Üyesi Iliana Ivanova şunları söyledi; “EIT Jumpstarter hızlandırma programı, erken aşamadaki yenilikçilere iş fikirlerini geliştirme ve piyasaya yeni ürünler sürme açısından yardımcı oluyor. Başta ödül kazananlar olmak üzere tüm katılımcıları içtenlikle kutluyorum. Fikirleriniz daha iyi ve daha yeşil bir gelecek inşa etmemize yardımcı olacaktır. Ukrayna’dan çok sayıda yenilikçinin olağanüstü kararlılığını görmek özellikle yüreklendirici. Batı Balkanlar’ın artan katılımı da Avrupa inovasyon ekosistemini güçlendirme ve birleştirme hedefimizle uyumlu olması açısından cesaret verici.”

OpenAI, açacağı GPT mağazasını 2024’e erteledi!

OpenAI tarafında yaşanan bu gecikme, neredeyse kesin olarak ilk duyurunun hemen ardından Kasım ayında meydana gelen liderlik değişikliğinden kaynaklanıyor.

Haber ilk olarak kullanıcılara ve geliştiricilere gönderilen notu alan Axios tarafından bildirildi. Mağazanın bu ayki lansmanı, Kasım ayında OpenAI’in Geliştirici Günü konferansında resmi olarak duyurulduğunda herkesi şaşırtmıştı.

Mağazanın çalışan bir maketi ve incelenmek üzere GPT adı verilen ince ayarlı modellerden birkaçı mevcut olmasına rağmen, pek çok cevaplanmamış soru vardı.

Kısa süreliğine görevden alınan CEO Sam Altman ve CTO Mira Murati ile yapılan Soru-Cevap oturumunda, müşterilerden ücret alma ve geliştiricilere ödeme yapma konusunda şirketin mağaza için planının ne olduğu soruldu. Cevapları ise “göreceğiz” oldu.

Lansman planının ne kadar gevşek olduğu ve en azından bir haftalık çalışmanın yönetim kurulu ile CEO arasındaki kısa ama yoğun mücadele nedeniyle kaybedildiği göz önüne alındığında, gecikme pek de sürpriz olmadı. Kış tatili yaklaşırken, büyük bir ürünü baskı altında sevk ederken aynı anda yeni bir kurul ve diğer önceliklere yön verme fikri muhtemelen başlangıç ​​noktası değildi.

OpenAI müşterileri için hala GPT’ler oluşturulabilir ve başkalarıyla doğrudan paylaşılabilir. Ancak mağaza resmi olarak başlatılana kadar bunlar halka açık olarak listelenmeyecek veya herhangi bir gelir paylaşımı planında yer alamayacak (OpenAI nasıl uygulanacağına karar verirse).

Yönetimde yaşanan krizlerin ardından gelen bu karar, aynı zamanda karar alma mekanizmalarındaki kaos ortamının da en önemli kanıtı. Şirketin bu sıkıntıları aşmasının ardından üretim süreçlerinin hızlanması ve planların tekrar erkene alınması bekleniyor.

Derin öğrenme sporda fark yaratıyor!

Global spor teknolojileri pazar büyüklüğünün 2023 yılında 20,9 milyar USD’ye, 2026 yılında ise 40 milyar USD’ye ulaşmasının öngörüldüğüne vurgu yapan Rapsodo Kurucusu ve CEO’su Batuhan Okur, “Dünya spor arenasına yapay zekaya (AI) sahip donanımlar ve veri analizi yapabilen yeni nesil sporcular damga vuracak. Derin öğrenme teknolojileri bu gelişimde itici güç olacak ve veri kullanmasını bilen sporcular daha hızlı bir biçimde gelişecek ve başarılı olacaklar. Bu durum, bütün spor dallarında ilerlemeye neden olacak ve buna bağlı olarak rekabet ve sporcu değerlemeleri artacak” dedi. Amerika’da golf ve beyzbol pazarında tüm dinamikleri değiştirdiklerine vurgu yapan Türk girişimci Batuhan Okur, “Pazarın bu noktaya geleceğini 2011 yılında öngördük ve şirketimizin temellerini Singapur’da atıp kuruluşumuzun 7. yılında Ar-Ge üssümüzü Türkiye’ye kurduk. Bugün globaldeki başarımızın büyük kısmını Türk mühendislerimize borçluyuz” dedi.

Yeni nesil sporcular veri analizi yaparak çalışacak

Yeni nesil sporcular veri analizi yaparak çalışacak

Kamera teknolojisi ve yeni gelişen derin öğrenme teknolojileri, spor dünyasını olduğu gibi değiştiriyor. Özellikle performans ölçümü konusunda çok ciddi atılımlar yapılıyor. Bundan daha ötesi mümkün değil dendiği bir noktada teknoloji destekli ölçümlemeler sporcuya yeni açılımlar ve farklı bakış açıları getiriyor. Bu durum da spor ekonomisine yansıyor. “Bugün iyi sporcuyla, çok iyi sporcu arasındaki fark, milyon dolarlarla ifade ediliyor” diyen Rapsodo Kurucusu ve CEO’su Batuhan Okur “Biz Amerika’da her yeni gün bir sporcunun artan performansının finansal karşılığına şahit oluyor hatta bunun önemli bir parçası oluyoruz Spor teknolojileri pazarına yön veren bu verilerin üretimi ve analizi ise Rapsodo’nun  dünyaya Türkiye’den ihraç ettiği yazılımlarla gerçekleşiyor. Önümüzdeki beş yıl içerisinde her spor için son derece gelişmiş analitik analiz yapan yazılımları ve görüntü işleme kullanan uygulamaları giderek artan sıklıkta göreceğiz” dedi.

Golf ve beyzbol oynamanın teknolojik yolu 

Spor performansı ölçüm ve analitiği pazarında, veri bilimi odaklı yazılımlar geliştiren Rapsodo, kamera ve radar kombinasyonundan oluşan donanımıyla bir sporcunun “Ben daha iyi nasıl olabilirim” sorusuna yanıt buluyor. Sporcu ürünü kullandıkça AI (yapay zeka) motoru, sporcuyu daha iyi anlıyor, artı ve eksileri karşılaştırmalı olarak sunuyor. Veri bazlı geliştirme üzerine kurulu sistem sayesinde bugün dünyaca ünlü kulüpler, sporcular ve antrenörler, pazar değerini artırma konusunda önemli adımlar atıyorlar. Spor teknolojileri pazarına yön veren bu verilerin üretimi ve analizi ise Rapsodo’nun  dünyaya Türkiye’den ihraç ettiği yazılımlarla gerçekleşiyor.

Rapsodo’nun hikayesini Dünya izliyor   

2011 yılında Singapur’da kurulan Rapsodo, yüksek teknolojiyi erişilebilir kılma vizyonuyla Amerika’da golf ve beyzbol alanında önemli pazar verileri elde edince; Batuhan Okur, kuruluşunun  7. yılında Ar-Ge üssünü Türkiye’de kurma kararı alıyor.

Spor performansı ölçüm ve analitiği pazarında, veri bilimi odaklı yazılımlar geliştiren Rapsodo, kamera ve radar kombinasyonundan oluşan donanımıyla bir sporcunun “Ben daha iyi nasıl olabilirim” sorusuna yanıt buluyor.  

Merkezi Singapur’da, Ar-Ge Ofisi Türkiye’de yer alan Rapsodo dört farklı kıtada, Singapur, Amerika, Türkiye ve Japonya olmak üzere dört farklı ülkede 13 farklı ulustan çalışana istihdam sağlıyor.

Elektrikli araçlara özel çekici

0

Tur Assist, elektrikli araç dünyasına adapte olarak Elektrikli Araçların yardımına koşmaya başladı. Sahadaki 2 bin 500’ü aşkın tedarikçisi ve 240 kişilik Operasyonel ekibiyle detaylı eğitimlerini tamamlayan RS Otomotiv Grubu çatısı altındaki Tur Assist’in Genel Müdürü Timur Selçuk Turan “Herhangi bir arıza anında, elektrikli araçların yedek lastik değişiminden, çekilmesine kadar hızlı ve doğru müdahalede bulunmak, hem can güvenliğini korumak için hem de yeni nesil bu araçların zarar görmesini engellemek adına çok önemli. Tüm ekibimiz, Seviye-1 elektrikli araç eğitimini tamamladı ve hizmet sağlayıcılarımızın kullandığı ekipmanları da elektrikli araç yardımına uygun hale getirdik. Türkiye’nin Elektrikli Araç Asistanı konumuna ulaştık.” açıklamasında bulunuyor.

Tur Assist Genel Müdürü Timur Selçuk Turan
Tur Assist Genel Müdürü Timur Selçuk Turan

Ülkemizde 1996 yılından bu yana asistans sektörünün önde gelen firmalarından biri olan Tur Assist, her geçen gün pazardaki payı artan Elektrikli araçlara yol yardımı için yeni döneme adapte oluyor. İlk etapta Seviye-1 eğitimi alan 2 bin 500’ü aşkın tedarikçisi ve 240 kişilik operasyonel ekibiyle Elektrikli araç dünyasına yol yardımı konusunda hazırlıklarını tamamlayan şirket, Elektrikli araçların özellikle arıza sonrası çekici tarafından çekilme prosedürleriyle ilgili olarak da bilgiler paylaştı. Ayrıca Tur Assist, şarjın tamamen tükenmesi sebebiyle yolda kalan Elektrikli araçlara da Mobil şarj desteği sağlamak üzere çalışmalarını tamamlamak üzere olduğunu belirtti.

Tur Assist, Türkiye’nin elektrikli araç asistanı olmayı hedefliyor  

Konuyla ilgili açıklamada bulunan Tur Assist Genel Müdürü Timur Selçuk Turan “Elektrikli araçlar yapıları gereği geleneksel araçlardan daha farklı. Artık yollarda yaklaşık 55 bin elektrikli aracın varlığından söz edebiliyoruz. Yolda kalan bir elektrikli aracın çekici ile çekilmesi söz konusu olduğunda, ahtopot olarak tabir ettiğimiz çekici kolları ile kaldırılarak, düz yataklı bir çekici üzerine konulması en iyi çözüm. Yine lastik değişiminde dahi belirli prosedürleri atlamak yüksek voltaj riskini de beraberinde getirebiliyor. Bu araçların yardım esnasında zarar görmemesi gerekiyor. Tüm ekibimiz Elektrikli araç eğitimleri alıyor ve almaya devam edecek. Hizmet sağlayıcılarımızın kullandığı Ekipmanları da elektrikli araç yardımına uygun hale getirdik. Türkiye’nin Elektrikli Araç Asistanı konumuna ulaştık.” dedi.

Fidye yazılımı saldırısı, çok sayıda ABD kredi birliğini çevrimdışı bıraktı!

Bu finansal kuruluşları düzenleyen ve sigortalayan NCUA’nın sözcüsü, “Yaklaşık 60 kredi birliğinin şu anda üçüncü taraf bir hizmet sağlayıcıya yapılan fidye yazılımı saldırısı nedeniyle bir miktar kesinti yaşadığını doğrulayabilirim.” dedi. “Etkilenen federal sigortalı kredi birliklerindeki üye mevduatları, Ulusal Kredi Birliği Hisse Sigorta Fonu tarafından 250.000 $’a kadar sigortalıdır.

Sendikaların BT sağlayıcısı Ongoing Operations’ın (ironik olarak) Pazar günü fidye yazılımı tarafından vurulduğu ve bu durumun şirketin müşterileri için günlerce kesintiye yol açtığı söyleniyor. Bulut sağlayıcısına Citrix Bleed güvenlik açığı aracılığıyla sızıldığına inanılıyor.

Trellance’ın sahibi olduğu ve felaket kurtarma çözümlerinden uzak sanal masaüstlerine ve barındırılan uygulamalara kadar çeşitli hizmetler sunan Ongoing Operations, müşterilerine şunları söyledi:

26 Kasım 2023’te karmaşık bir fidye yazılımı saldırısının kurbanı olduk. Olayı tespit ettikten sonra, olayı ele almak ve araştırmak için derhal harekete geçtik; buna olayın niteliğini ve kapsamını belirlemede yardımcı olması için üçüncü taraf uzmanların da dahil edilmesi de dahil. Federal kolluk kuvvetlerine de bilgi verdik.

Şu anda araştırmamız devam ediyor ve gerektiğinde güncellemeler sağlamaya devam edeceğiz. Şu anda bilgilerin kötüye kullanıldığına dair herhangi bir kanıtımız olmadığını ve bu olayla ilgili farkındalığı sağlamak için çok dikkatli bir şekilde bildirimde bulunduğumuzu lütfen unutmayın.

Perşembe günü, kuzey New York’un Mountain Valley Federal Kredi Birliği, Devam Eden Operasyonlarda fidye yazılımı enfeksiyonunun bir sonucu olarak “sistem kesintisi” yaşayan birçok kuruluştan biri gibi göründü. Mountain Valley’in CEO’su bunu “ülke çapında” bir sorun olarak nitelendirdi. MVFCU’nun New York eyaletinde dört şubesi bulunuyor.

Patron Maggie Pope, “Bilgisayar işletim sistemimiz ‘Trellance’ın üçüncü taraf satıcısının bir fidye yazılımı saldırısının kurbanı olduğu, veri işleyicimiz FedComp Inc. tarafından dikkatimize sunuldu.” dedi.

FedComp, kaldırıldıktan sonra web sitesinde fidye yazılımı saldırısının ardından yakalandığını doğrulayan bir not yayınlamıştı: “FedComp Veri Merkezi teknik zorluklar yaşıyor ve ülke çapında bir kesinti altında. ETA’mız yok, ancak Trellance hala sorunu çözmek için çalışıyor. E-posta desteği yok ancak Teknik hat mevcut.

Mountain Valley’den Pope müşterilere yazdığı notta şöyle devam etti: “Trellance, üye bilgilerimizin bu olaydan etkilenmediğini belirtti. Bu nedenle, Trellance’ın yeni bir sunucu sistemine geçmesi gerekiyor. Trellance ve FedComp, bu olaydan haberdar olmak için gece gündüz çalışıyor. Sistemlerimiz, ülke genelinde aynı sorunu tekrar çevrimiçi olarak yaşayan diğer kredi birlikleriyle birlikte.

Bu arada Ongoing Operations, müşterilerine daha önce bildirdiği bilgilerin çoğunu aktardı ve şunu ekledi:

Bu olay, Ongoing Operations ağının bir bölümünde izole edilmiştir ve ekibimiz mümkün olan her yerde hizmet kesintilerini en aza indirmek ve sistemlerimizde saklanan bilgilerin güvenliğini sağlamak için gece gündüz titizlikle çalışmaktadır.

Bu olayın ağ sistemlerimizde depolanan bilgiler üzerinde ne gibi bir etki yaratmış olabileceğini belirlemeye yönelik soruşturma devam etmektedir. Veri gizliliği ve güvenliğine kendimizi adadık ve bu konuyu çok ciddiye alıyoruz. Ayrıca, veri güvenliğimizi artırmak ve sistemlerimize yetkisiz erişimi daha fazla engellemek için tasarlanmış ek önlemleri önermek ve uygulamak üzere önde gelen uzmanları da görevlendiriyoruz.

Web sitesine göre Trellance’ın ABD genelinde “yüzlerce” müşterisi var.

Bir FedComp çalışanı hem Trellance hem de FedComp’un karışıklığı “düzeltmek için çalıştığını” söylerken, bir FedComp sözcüsü ise ekibin “üçüncü taraf olayı hakkında hiçbir yorumu olmadığını” söyledi.

NCUA, siber saldırı konusunda ABD Hazine Bakanlığı’nı, CISA’yı ve FBI’ı bilgilendirdiğini söylüyor.

Threads, çok istenen o özelliği almamak için direniyor!

Ancak Threads platformu, hiçbir zaman kronolojik arama sonuçları alamayacak gibi görünüyor.

Instagram başkanı Adam Mosseri, bunu 1 Aralık’ta yaptığı bir Threads gönderisinde açıkladı. Platformun arama sonuçlarını kronolojik olarak sıralama seçeneğinin planlanıp planlanmadığını soran bir gönderiye yanıt verdi ve “Hayır, bu ciddi güvenlik açıkları yaratır.” diye yazdı. Mosseri henüz bunun Threads’in güvenliğine neden tehdit oluşturduğunu açıklamadı.

Kronolojik arama sonuçları, kullanıcıların son dakika haberlerini takip etmelerine olanak tanıdığı için X/Twitter‘ın en yararlı özelliklerinden biri.

Dün erken saatlerde Threads, anahtar kelime aramasını daha fazla dile genişleteceğini duyurdu. Arama Eylül ayında başlatıldı ve daha önce İngilizce ve İspanyolca ile sınırlıydı.

Kullanıcılar, Threads’i X/Twitter’a uygun bir alternatif haline getirmek için kronolojik arama sonuçları gibi daha temel özellikler istemeye devam ediyor. 

Geçtiğimiz ay platform, kullanıcıların taleplerini ciddiye almaya başladığını gösterdi ve kullanıcılardan gelen talep üzerine çalışmalara başlayıp hashtag versiyonunu test etmeye başladı. 

Yönetim politikası Threads’in akıbetini belirleyecek

Kronolojik arama, Threads’in uygulamayı reddettiği tek özellik değilse; platformun bu yönetim politikasıyla Elon Musk yönetimindeki X’ten farklı bir akıbete sahip olması mümkün değil.

Threads, Elon Musk’ın Twitter’ı satın alması ile başlayan ve platformun kullanıcıların sahip olduğu düşünce özgürlüğüne sahip atmosferden Musk’ın çiftliğine dönüşünün yarattığı fırsattan istifade ederek bugünki popülaritesini yakalamıştı.

Satın alımın ardından tıpkı Threads’in şu an yaptığı gibi kullanıcıların talepleri yok sayılarak kararlar alınmıştı.

Meclis üyesi, yasa hazırlamada ChatGPT kullandığını itiraf etti!

Konseyin 36 üyesinin oyu, Kasım ayı sonlarında yürürlüğe giren öneriyi oybirliğiyle kabul etti. Ancak çoğunun bilmediği şey, meclis üyesi Ramiro Rosário metni yazmak için ChatGPT yapay zeka aracını kullandığını itiraf edene kadar teklifin metninin bir AI chatbot tarafından oluşturulduğuydu.

Associated Press’e “Bunu daha önce açıklamış olsaydım teklif kesinlikle oylamaya bile alınmazdı.” dedi.

Bu, yasa koyucular tarafından onaylanan ve yapay zeka tarafından yazılan ilk yasa. Açık olmak gerekirse, ChatGPT’den bu fikri bulması istenmedi; yalnızca ince baskıyı yazmak için bir araç olarak kullanıldı. Rosário, OpenAI‘nin kararsız sohbet robotuna teklifin tam taslağını oluşturması talimatını vermek için 49 kelimelik bir komut kullandığını söyledi. 

Belediye meclisi başkanı Hamilton Sossmeier ilk başta meslektaşının yöntemlerini onaylamadı ve Rosário’nun “tehlikeli bir emsal” oluşturduğunu düşündü. Ancak daha sonra fikrini değiştirdi ve şöyle dedi: “Daha derinlemesine okumaya başladım ve ne yazık ki ya da neyse ki bunun bir trend olacağını gördüm.

Sossmeier haklı olabilir. ABD’de Massachusetts eyaleti Senatörü Barry Finegold ve Temsilci Josh Cutler, bu yılın başında şu başlıklı yasa tasarısıyla manşetlere çıktılar: “ChatGPT gibi üretken yapay zeka modellerini düzenlemek için ChatGPT’nin yardımıyla hazırlanan bir Kanun.

İkili, makine öğrenimi mühendislerinin intihal tespit etmek (ve muhtemelen insanların bir şeyin bilgisayar yapımı olduğunu bilmesini sağlamak) için büyük dil modelleri tarafından oluşturulan herhangi bir metne dijital filigran eklemesi gerektiğine inanıyor; sinir ağlarını eğitmek için verilerini toplamadan veya kullanmadan önce insanlardan açık onay alın ve teknolojilerine ilişkin düzenli risk değerlendirmeleri gerçekleştirin.

Yasal belgeler yazmak için ChatGPT gibi büyük dil modellerini kullanmak şu anda tartışmalı ve riskli; özellikle de sistemler bilgi üretme ve halüsinasyon yaratma eğiliminde olduğu için. 

Haziran ayında, New York merkezli bir hukuk firmasını temsil eden avukatlar Steven Schwartz ve Peter LoDuca, bir davada ChatGPT tarafından uydurulan sahte hukuki davalara atıfta bulundukları için eleştirilere maruz kaldı.

2019 yılındaki bir uçuşta yaralanan bir yolcu adına Kolombiyalı havayolu şirketi Avianca’ya dava açıyorlardı ve ChatGPT’den benzer vakaları hatırlatmasını istediler. ChatGPT, öyle de yaptı ama aynı zamanda bazılarını da uydurdu. O zamanlar Schwartz ve LoDuca, hatalarını chatbot’un sınırlarını anlamamakla sınırlıyorlardı ve robotun bilgi halüsinasyonuna yol açabileceğini bilmediklerini iddia ediyorlardı.

New York Güney Bölge Mahkemesinden Yargıç Kevin Castel, karşı tarafın avukatlarının adı geçen mahkeme belgelerini bulamamaları üzerine davaların sahte olduğunu fark etti ve Schwartz ve LoDuca’dan kaynaklarını belirtmelerini istedi. Castel her ikisine de 5.000 dolar para cezası verdi ve davayı tamamen reddetti. 

Silikon Vadisi Hukuk Grubu hissedarı ve Amerikan Barolar Birliği Yapay Zeka ve Robotik Ulusal Enstitüsü başkanı Stephen Wu, daha önce The Guardian’a şöyle dedi: “Buradan alınacak ders, bir avukatın sorumlu olduğu şeyleri bir makineye devredemeyeceğinizdir.“.

Ancak Rosário, teknolojinin etkili bir şekilde kullanılabileceğine inanıyor. “Ben şuna inanıyorum ki… insanlık yeni bir teknolojik devrim yaşayacak. Medeniyet olarak geliştirdiğimiz tüm araçlar hem kötülük hem de iyilik için kullanılabilir. Bu yüzden bunların nasıl iyilik için kullanılabileceğini göstermeliyiz.” dedi.

İddialar korkunç: Binlerce sahte hesap ile, 2024 seçimlerini manipüle etmeye hazırlanıyorlar!

Söylenene göre Meta, bu hesapları gelecek yıl yapılacak seçimler öncesinde ABD’yi bölmek amacıyla kutuplaştırıcı siyasi içerik yaymak için kullanıyor.

Yaklaşık 4.800 sahte hesaptan oluşan ağ, Facebook ve Instagram’ın sahibi olan Meta tarafından tespit edilip ortadan kaldırıldığında hedef kitle oluşturmaya çalışıyordu. Hesaplarda, siyasi meselelere ağırlık veren sıradan Amerikalı Facebook kullanıcıları gibi görünmenin bir yolu olarak sahte fotoğraflar, isimler ve konumlar yer alıyor.

Hesaplar, diğer ağların yaptığı gibi sahte içerik yaymak yerine politikacılar, haber kaynakları ve diğerleri tarafından oluşturulan X gönderilerini yeniden paylaşmak için kullanıldı. Birbiriyle bağlantılı hesaplar hem liberal hem de muhafazakar kaynaklardan içerik çekiyordu; bu da amacının bir tarafı veya diğerini desteklemek değil, partizan bölünmeleri abartmak ve kutuplaşmayı daha da alevlendirmek olduğunun bir göstergesiydi.

Yeni tanımlanan ağ, Amerika’nın yabancı düşmanlarının anlaşmazlık ve güvensizlik yaratmak için ABD merkezli teknoloji platformlarını nasıl kullandığını gösteriyor ve gelecek yıl ABD, Hindistan, Meksika, Ukrayna’da ulusal seçimlerin yapılacağı çevrimiçi dezenformasyonun oluşturduğu ciddi tehditlere işaret ediyor.

Meta platformlarındaki gerçek dışı davranışlara ilişkin soruşturmaları yürüten Ben Nimmo, “Bu ağlar hâlâ izleyici kitlesi oluşturmakta zorlanıyor, ancak bunlar bir uyarıdır.” dedi. “Yabancı tehdit aktörleri gelecek yıl yapılacak seçimler öncesinde internet üzerinden insanlara ulaşmaya çalışıyor ve bizim de tetikte olmamız gerekiyor.

Merkezi Menlo Park, California’da bulunan Meta, Çin ağını Çin hükümetine kamuya açık bir şekilde bağlamadı, ancak ağın o ülkeden kaynaklandığını belirledi. Hesapların yaydığı içerik, ABD içindeki partizan ve ideolojik bölünmeleri artırmaya çalışan Çin hükümetinin diğer propagandalarını ve dezenformasyonlarını büyük ölçüde tamamlıyor.

Ağ, normal Facebook hesaplarına daha çok benzemek için bazen moda veya evcil hayvanlar hakkında paylaşımlar yapıyordu. Bu yılın başlarında bazı hesaplar, Amerikan tarzı görünen kullanıcı adlarını ve profil resimlerini aniden Hindistan’da yaşadıklarını düşündüren yenileriyle değiştirdiler. Hesaplar daha sonra Tibet ve Hindistan hakkında Çin yanlısı içerik yaymaya başladı; bu, sahte ağların yeni hedeflere odaklanmak için nasıl yönlendirilebileceğini yansıtıyordu.

Meta, seçim dürüstlüğünü ve demokrasiyi korumaya olan bağlılığının bir kanıtı olarak sahte sosyal medya ağlarını kapatma çabalarına sık sık işaret ediyor. Ancak eleştirmenler, platformun sahte hesaplara odaklanmasının, sitede halihazırda mevcut olan ve kutuplaşmaya ve güvensizliğe katkıda bulunan yanlış bilgilerle ilgili sorumluluğunu yerine getirmedeki başarısızlığından uzaklaştığını söylüyor.

Örneğin Meta, 2020’deki ABD seçimlerine hile karıştırıldığını veya çalındığını iddia eden eski Başkan Donald Trump’ın ve seçim usulsüzlükleriyle ilgili iddiaları defalarca çürütülen diğer Cumhuriyetçilerin yalanlarını güçlendiren, kendi sitesindeki ücretli reklamları kabul edecek.

Reklam politikası sorulduğunda şirket, geçmişteki seçimlere değil gelecekteki seçimlere odaklandığını ve yaklaşan yarışmalar hakkında asılsız şüphe uyandıran reklamları reddedeceğini söyledi.

Meta, siyasi reklamların yapay zeka tarafından oluşturulan içerik içermesi halinde sorumluluk reddi beyanı taşımasını gerektirecek yeni bir yapay zeka politikasını açıklarken şirket, daha geleneksel programlar kullanılarak oluşturulan diğer değiştirilmiş videoların, dijital video da dahil olmak üzere platformunda kalmasına izin verdi.

Meta’nın dezenformasyon ve terörizm konusundaki yaklaşımını eleştiren sivil haklar liderleri ve teknoloji uzmanlarından oluşan Facebook Gözetim Kurulu’nun politika danışmanı Zamaan Kureyşi, “Meta’nın ne söylediğine değil, ne yaptığına bakın.” dedi.

Meta yöneticileri, teknoloji devinin önümüzdeki seçim yılı için çoğu önceki seçimler için uygulamaya konulan politikalarını açıklamasının ertesi günü, Çarşamba günü gazetecilerle yaptığı bir konferans görüşmesi sırasında ağın faaliyetlerini tartıştı.

2024 yılı zor olacak

Ancak sosyal medya ile dezenformasyon arasındaki bağlantıyı inceleyen uzmanlara göre 2024 yılı yeni zorluklar doğuracak. Pek çok büyük ülkede ulusal seçimler yapılmasının yanı sıra karmaşık yapay zeka programlarının ortaya çıkması, seçmenleri yanıltabilecek gerçeğe yakın ses ve video oluşturmanın her zamankinden daha kolay olduğu anlamına geliyor.

Syracuse Üniversitesi’nde dijital medya üzerine çalışan profesör Jennifer Stromer-Galley, “Platformlar hâlâ kamusal alandaki rollerini ciddiye almıyor.” dedi.

Stromer-Galley, Meta’nın seçim planlarını “mütevazı” olarak nitelendirdi ancak bunun X’in “Vahşi Batı“sıyla tam bir tezat oluşturduğunu belirtti. O zamanlar Twitter olarak adlandırılan X platformunu satın aldığından beri Elon Musk, içerik denetlemeye odaklanan ekipleri ortadan kaldırdı ve birçok kullanıcıyı tekrar memnuniyetle karşıladı. Daha önce nefret söylemi nedeniyle yasaklanmıştı ve siteyi komplo teorilerini yaymak için kullanmıştı.

Meta, veri merkezi raflarını taşımak için robotları deniyor

Demokratlar ve Cumhuriyetçiler algoritmik öneriler, yanlış bilgilendirme, derin sahtekarlıklar ve nefret söylemini ele alan yasalar için çağrıda bulundular ancak 2024 seçimlerinden önce herhangi bir önemli düzenlemenin geçme şansı çok az. Bu, gönüllü olarak polislik yapma görevinin platformlara düşeceği anlamına geliyor.

Sosyal medyaya yönelik yeni federal düzenlemeleri destekleyen kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan Tech Oversight Project’in genel müdür yardımcısı Kyle Morse’a göre, Meta’nın şu ana kadar seçimi koruma çabaları “2024’te neler bekleyebileceğimizin korkunç bir önizlemesi“. “Kongre ve yönetimin Meta, TikTok, Google, X, Rumble ve diğer sosyal medya platformlarının demokrasimize açıkça zarar veren yerli ve yabancı aktörlere aktif olarak yardım ve yataklık yapmamasını sağlamak için hemen harekete geçmesi gerekiyor.

Bu hafta Meta tarafından tespit edilen sahte hesapların çoğunun X’te de neredeyse aynı hesapları vardı ve bunlardan bazıları Musk’ın gönderilerini düzenli olarak retweetledi.

Bu hesaplar X’te aktif kalıyor. Platformdan yorum isteyen bir mesaja yanıt verilmedi.

Meta ayrıca Çarşamba günü aralarında İran, Çin ve Rusya’nın da bulunduğu yabancı rakiplerin seçimlere müdahale etmek için sosyal medyayı kullanma riskini değerlendiren bir rapor yayınladı. 

Raporda, Rusya’nın son zamanlardaki dezenformasyon çabalarının ABD’ye değil Ukrayna’ya karşı savaşına odaklandığı, işgal altındaki ülkeye verilen desteği baltalamak amacıyla devlet medyasının propagandasını ve yanlış bilgilendirmeyi kullandığı belirtildi.

Meta’nın baş müfettişi Nimmo, Rusya’nın gelecek yıl yapılacak seçimler öncesinde Amerika’daki siyasi tartışmalara enjekte etmeye çalıştığı herhangi bir dezenformasyonun odak noktasının Ukrayna’ya karşı görüş değiştirmenin büyük olasılıkla olacağını söyledi.

Nimmo, “Bu 2024 öncesinde önemli.” dedi. “Savaş devam ederken, özellikle Rusya’nın seçimle ilgili tartışmaları ve Ukrayna’ya destek odaklı adayları hedef alma girişimlerini görmeyi beklemeliyiz.

Samsung Galaxy S24 serisi resmi görselleri ve özellikleri sızdırıldı

Samsung’un merakla beklenen Galaxy S24 serisi için önemli detaylar gün yüzüne çıktı. Windows Report tarafından elde edilen bilgilere göre, Galaxy S24, S24 Plus ve S24 Ultra’nın resmi görüntüleri ve özellikleri sızdırıldı.

Tanıtım tarihi ve renk seçenekleri:

Galaxy S24 serisinin resmi tanıtımı 17 Ocak 2024 tarihinde yapılacak. Ancak, telefonların tasarımı ve teknik özellikleri şimdiden ortaya çıktı. Galaxy S24 ve S24 Plus modelleri dört farklı renkte satışa sunulacak: Amber Sarısı, Kobalt Menekşe, Mermer Grisi ve Oniks Siyahı. Galaxy S24 Ultra ise kullanıcılara Titanyum Siyahı, Titanyum Grisi, Titanyum Menekşesi ve Titanyum Sarısı renk seçenekleri sunacak.

Teknik özellikler:

İşte Galaxy S24 serisi telefonların temel teknik özellikleri:

ÖzelliklerGalaxy S24 UltraGalaxy S24 PlusGalaxy S24
Ekran6.8 inç QHD+, 120 Hz6.7 inç QHD+, 120 Hz6.2 inç FHD+, 120 Hz
İşlemciSnapdragon 8 Gen 3Exynos 2400Exynos 2400
Kamera200 MP (Geniş Açı), 12 MP (Ultra Geniş Açı), 10 MP (3x Optik Zoom), 50 MP (5x Optik Zoom)12 MP (Ultra Geniş Açı), 50 MP (Geniş Açı), 10 MP (3x Optik Zoom)12 MP (Ultra Geniş Açı), 50 MP (Geniş Açı), 10 MP (3x Optik Zoom)
RAM12 GB8/12 GB8 GB
Batarya5000 mAh, 45W Hızlı Şarj4900 mAh, 45W Hızlı Şarj4000 mAh, 25W Hızlı Şarj

Dikkat çeken detaylar:

Galaxy S24 Ultra’nın 200 MP geniş açılı kamera ve Snapdragon 8 Gen 3 işlemcisiyle öne çıktığı görülüyor. Ayrıca, bu serideki tüm modellerin geniş buhar odası soğutma sistemi ile çözümü ile geleceği belirtiliyor, özellikle de S24 modelinin önceki versiyona göre buhar odasının %50 daha büyük olacağı ifade ediliyor.

Bu sızıntılarla birlikte, Samsung’un yeni serisinin beklenenin üzerinde bir performans sunması ve kullanıcılarına çeşitli renk seçenekleri sunması bekleniyor. Resmi tanıtımın ardından detaylı incelemelerle birlikte, Galaxy S24 serisinin mobil teknoloji dünyasına ne gibi yenilikler getireceğini hep birlikte göreceğiz.

Anduril, yenilikçi hava savunma aracı Roadrunner’ı tanıttı

Kaliforniya merkezli savunma teknolojisi lideri Anduril Industries, düşük maliyetli ancak yüksek performanslı otonom hava aracı Roadrunner’ı tanıttı. Bu yeni nesil hava aracı, dikey kalkış yapabilme özelliği ve hava tehditlerini etkili bir şekilde ortadan kaldırma yeteneği ile dikkat çekiyor.

Anduril, 1 Aralık’ta Roadrunner’ın iki çeşidini duyurdu. Roadrunner, modüler tasarımı ve çift jet motorları sayesinde düşük maliyetli bir dikey kalkış ve iniş (VTOL) hava aracı olarak öne çıkıyor. Temel Roadrunner, hızlı bir şekilde fırlatılabiliyor ve farklı görevler için yeniden konfigüre edilebilen faydalı yükleri taşıyabiliyor.

Ayrıca, Roadrunner-M adı verilen bir varyant da tanıtıldı. Bu versiyon, yüksek patlayıcılı önleme aracı olarak adlandırılan savaş başlıkları taşıma yeteneğine sahip ve aynı zamanda hava tehditlerini ortadan kaldırma amacıyla kullanılabiliyor.

Anduril’in kurucusu Palmer Luckey, şirketin Roadrunner sistemlerini iki yıldır geliştirdiğini ve ABD’li bir müşteri ile düşük oranlı üretime başlamak üzere anlaştıklarını belirtti. Müşterinin kimliği gizli tutulsa da siparişin hacminin “yüzlerce birim” olduğu ifade edildi.*

Roadrunner’ın diğer sistemlere göre avantajları arasında daha hızlı fırlatma süresi, üç kat daha fazla savaş başlığı taşıma kapasitesi, on kat daha etkili menzil ve G-kuvvetlerinde üç kat daha fazla manevra kabiliyeti bulunuyor.

Anduril’in strateji şefi Chris Brose, Roadrunner’ın diğer anti-drone sistemlerinden daha maliyet etkin olduğunu ve geniş bir tehdit yelpazesine karşı etkili bir alternatif sunduğunu vurguladı. Seri üretime geçildiğinde sistemlerin daha da ucuzlayacağını belirtti.*

Anduril, Roadrunner’ı diğer sistem aileleri gibi yapay zeka destekli komuta ve kontrol yazılımı Lattice ile kontrol edilebileceğini veya mevcut sistemlere entegre edilebileceğini açıkladı. Şirket, Roadrunner’ın eski sistemlere kıyasla daha güçlü ve esnek bir çözüm sunduğunu belirtiyor.