Çağrı merkezlerinde güvenlik soruları tarih oluyor

0

Akıllı telefon, internet ve sosyal medya kullanımındaki artışla tetiklenen interaktif iletişim ihtiyacı, müşteri beklentilerini değiştiriyor. Müşteriler artık zaman ve mekan sınırı olmadan günün her saati tercih ettikleri kanaldan hizmet almayı, ilk çağrıda hızlı çözümü, kişiselleştirilmiş hizmeti, tüm kanallarda kolay kullanım deneyimini yaşamak istiyor. Dijital kanalların yaygınlaşması, müşteriye sunulan hizmetlerin zaman ve mekandan bağımsız olmasını sağlıyor ve müşteri hizmetlerine özgür, yaratıcı bakış açısı getiriyor.

Teknoloji ve insanın en uyumlu çalışma alanı müşteri hizmetlerinde olacak

Ar-Ge ve teknoloji yatırımında birinci önceliklerinin müşteri ihtiyacına çözüm bulmak olduğunu vurgulayan Turkcell Global Bilgi Genel Müdürü Çağatay Aynur, “Dijitalleşme müşteri hizmetlerine de özgür ve yaratıcı bakış açısını getirdi. Robotları, ses teknolojisini ve yapay zekayı müşterilerin hissiyatlarına dokunan ve ihtiyaçlarını anlayan çözümlerde kullanıyoruz.
Doğal konuşmayı anlayan yapay zeka tabanlı ses işleme altyapısı sayesinde müşteriler sadece yapmak istedikleri işlemi söyleyerek menüler arasında geçiş yapmakta ve kolay bir şekilde işlemlerini gerçekleştirmekte. Ayrıca, görüşmesini memnuniyetsiz sonlandıran müşteriler duygu analizi kullanılarak tespit edilmekte ve geri aranarak kesin memnuniyetleri sağlanmaktadır. “Doğal Dil İşleme”, “Müşteri Duygu Analizi” ve bu sene yatırım yapacağımız “Ses Biyometrisi” önem verdiğimiz, müşteri ve çalışanlarımızın hizmetine sunduğumuz alanlardan bir kaçı.” dedi.

Dijital kanalların çeşitlenmesi ile çağrı merkezinde biriken verilerin öneminin her geçen gün arttığını vurgulayan Çağatay Aynur, sözlerine şöyle devam etti; “Veri madenciliği sayesinde müşterinin temas noktalarındaki yolculuğu izlenerek, sunulan hizmetlerde beğenilen veya aksayan noktaların belirlenmesi ve iyileştirme alanlarının ortaya çıkarılması sağlanıyor. Çıkan tespitlere göre müşteri yolculuğu yeniden tasarlanıyor. Bu sayede zaman ve mekandan bağımsız hizmet bekleyen müşteriye hızlı bir şekilde dönülmesi veya kriz durumlarında karar süreçlerinin hızlanması güvence altına alınıyor.”

Chat trafiğinin yüzde 16’sını bot’lar karşılıyor

Turkcell Global Bilgi Genel Müdürü Çağatay Aynur, son dönemin popüler konusu ‘chatbotlar’ın, markanın çalışanları gibi firmayı temsil ettiğini ifade ederek, “Firmaya duyulan memnuniyete doğrudan etkisi olduğunu görmekteyiz. İlk uygulamaları sadece belirli kelime kalıplarını algılayabilen chatbot teknolojisi, standart soruların yanında makine öğrenmesi ve yapay zeka ile bugün dünyada daha geniş hizmetler verir hale geldi. Chatbotların kullanımında dikkat edilmesi gereken en önemli nokta otomasyonun insan dokunuşu ile dengesini her sektöre özel olarak hazırlamak ve uygulayabilmektir. İlk teması chatbotlar karşılarken insanın zeka ve duyguyu birleştirerek çözüm bulduğu daha katma değerli işlerde müşteri temsilcilerimiz hizmet vermektedir. Turkcell operasyonlarında hem webchat hem de bipchat için iki ayrı bot uygulaması kullanılıyor ve toplam chat trafiğinin yüzde 16’sı bot’lar tarafından karşılanıyor. Yapay zeka tabanlı bot ise bu sene devreye alınacak” diye konuştu.

500 kişiyi evden çalıştıracak

Türkiye’de 14, Ukrayna’da 4 olmak üzere toplam 18 lokasyon ve 12.000 çalışan ile hizmet veren Turkcell Global Bilgi’de çalışanların yüzde 70’i lisans ve ön lisans mezunu ve yüzde 61’i kadınlardan oluşuyor. Hayata geçirdiği “Evden Çalışan Müşteri Temsilcisi” iş modeliyle çağrı merkezi sektörünün dünya çapındaki en prestijli organizasyonlarından Contact Center World’de “En İyi Evden Çalışan Müşteri Temsilcisi Yapısı” ödülünü kazanan Turkcell Global Bilgi, 234 olan bu sayıyı 500’e çıkaracak.

Qualcomm’dan IoT cihazlarına özel platform!

Qualcomm Incorporated’ın (NASDAQ: QCOM) iştiraki Qualcomm Technologies Inc., bugün şirketin ilk çip-üzeri-sistem (system-on-chips- SoCs) ailesi olan ve gelişmiş 10nm FinFET işlem teknolojisi kullanan nesnelerin interneti (Internet of Things, IoT) cihazlarına özel tasarlanan Qualcomm Vision Intelligence Platformu’nu duyurdu.

QCS605 ve QCS603 çip-üzeri-sistemleri, çok çeşitli IoT uygulamalarında olağanüstü güç ve termal verimlilik sağlayarak, cihaz üstünde kamera işleme ve makine öğreniminde güçlü bilgi-işlem sunmak üzere tasarlandı. Çip-üzeri-sistemler, Qualcomm Technologies’in bugüne kadarki en gelişmiş görüntü sinyal işlemcisini (ISP) ve Qualcomm yapay zekâ motorunu; en son teknoloji ürünü ARM tabanlı çok çekirdekli ana işlemci, vektör işlemci ve grafik işlemci ünitesini içeren heterojen bir bilişim mimarisiyle birleştiriyor. Vision Intelligence Platformu ayrıca Qualcomm Technologies’in gelişmiş kamera işleme yazılımı, makine öğrenimi ve bilgisayarlı görme yazılımı geliştirme kitlerinin (SDKs) yanı sıra şirketin kalitesi kanıtlanmış bağlantı ve güvenlik teknolojilerini de içeriyor.

Qualcomm IoT cihazlarına özel üretilen Vision Intelligence Platformu’nu tanıttı

Platform, endüstriyel ve kullanıcı odaklı akıllı güvenlik kameraları, spor kameraları, giyilebilir kameralar, sanal gerçeklik (VR) 360 ve 180 kameralar, robot teknolojisi, akıllı ekranlar ve daha fazlası için heyecan verici yeni olanakları destekleyecek şekilde iyileştirildi. KEDACOM ve Ricoh THETA, Qualcomm Vision Intelligence Platformu’na dayalı ürünler geliştirmeyi planlıyorlar.

Qualcomm Technologies Ürün Yönetimi Başkan Yardımcısı Joseph Bousaba, “Müşterilerimizin cihaz üstünde güçlü zekâ, kamera işleme ve güvenlik özelliklerini sağlamalarına yardımcı olmak üzere IoT cihazlarını önemli ölçüde daha akıllı hale getirmeyi hedefliyoruz. Yapay zekâ zaten nesne algılama, izleme, sınıflandırma ve yüz tanıma özellikleriyle kameraları, engellere kendi kendilerine karşı koyan robotları ve öğrenme özelliği sayesinde en son maceranızın bir video özetini hazırlayan aksiyon kameralarını mümkün kılıyor ancak bütün bunlar sadece başlangıç” dedi.

Bousaba, sözlerine şöyle devam etti: “Qualcomm Vision Intelligence Platform; kamera, cihaz üstünde yapay zekâ ve heterojen bilişim işlemlerinde çığır açan gelişmeleri bir araya getiren araştırma ve geliştirme yıllarının doruk noktası olarak öne çıkıyor. Platform; üreticilerin ve geliştiricilerin, akıllı IoT cihazlarının yeni dünyasını yaratmasında başrol oynayacak bir sıçramadır.”

Otonom otomobil test yolu açıldı

Otonom araçların güvenliğini test etmek ve geliştirmek için Michigan’da kar amacı gütmeyen bir tesis açıldı. Otomobil test yolu ile otonom araçlar, trafiğe çıkmadan önce maksimum güvenliğe sahip olacak.

Otomobil test yolu Michigan’da açıldı

Uber’in otonom otomobilinin geçtiğimiz günlerde Arizona’da bir kadının ölümüne neden olmasından sonra, bu otomobillerin güvenliği konusunda tartışmalar artmaya başladı. Amerikan Hareketlilik Merkezi (ACM) , otonom araçların güvenliği üzerine çalışarak bu yöndeki endişeleri azaltmayı amaçlıyor. Michigan’da otonom otomobil testleri için özel olarak ayrılan bu yolun açılışı akademisyenler, özel şirketler ve birçok yetkili katıldı.

ABD Dışişleri Bakanı Debbie Dingell şunları söyledi: “Otonom araçlara karşı gelen tepkilere şaşırdım…. Arizona’daki Uber kazası çalışmaları daha da zorlaştı. Bu yüzden, bu alana ihtiyacımız var” dedi.

Otonom araçlar için testlerin gerçekleştirileceği bu yol, ilk olma özelliğine sahip. 500 dönümlük arazi üzerine kurulu olan tesiste, yaklaşık 4 km uzunluğunda otoyol döngüsü, tüneller ve çeşitli kavisler bulunuyor. Böylelikle gerçek trafik akışına uygun testler gerçekleştirilebilecek.

Bu çalışma AT & T, Visteon Corporation, Toyota, Ford ve Hyundai’ın da dahil olduğu bir dizi şirket tarafından desteklenmektedir.

PC sevkiyat raporu yayınlandı

Gartner ve IDC tarafından yapılan araştırmalar dahilinde 2018’in ilk çeyrek PC sevkiyat raporu yayınlandı. PC sevkiyat raporuna göre birçok marka için durgun bir ilk çeyrek geçirdi.

Gartner ve IDC’den sevkiyat raporu

IDC’ye göre, 2018 ilk çeyreğinde dünya çapında toplam 60.4 milyon adet PC gönderimi oldu. Birçok marka için hemen hemen geçen yıl ile benzerlik gösteren ilk çeyrek sonuçları, HP ve Dell markalarında hareketlilik olduğunu gösteriyor. Dünya çağında en çok satan PC markası olan HP, 2017 yılı ilk çeyreğine göre büyüme gösterdi.

En çok satan ikinci PC markası olan Lenovo ise geçen yılla hemen hemen aynı sonuçlar elde ederek durgunluğunu korudu. Dell ise önemli bir artış yaşayarak hemen hemen yüzde 1 oranında daha fazla satış yapabildi. Ancak Dell’in, ikinci sıradaki Lenovo ile arasında halen önemli bir fark bulunuyor.

Dizüstü bilgisayarlar sonrasında inovatif bir atılım yaşanmayan PC sektöründe 2018 yılı durgun geçecek gibi görünüyor. Aşağıdaki tablo ile markaların 2017 ve 2018 yılına ait sevkiyat kıyaslamalarını inceleyebilirsiniz.

PC sevkiyat

Uber araç kiralama hizmetini başlatıyor

0

Uber araç kiralama hizmeti ile yeni bir sektöre daha giriyor. Uber araç kiralama hizmeti için son olarak Getaround ile ortaklık kurduğunu açıkladı. Bu anlaşma ile Uber, bir taksi hizmeti olmanın ötesine geçiyor.

Uber araç kiralama sektörüne giriyor

Uber, taksi kullanmak yerine kendi araçları ile seyahat etmeyi tercih edenlere yönelik yeni bir hizmet başlatmak için araç paylaşım hizmeti Getaround ile bir araya geldi. Uber Rent isimli proje ile kullanıcılar istedikleri gün ve saati belirleyerek ihtiyaçlarına uygun şekilde araç kiralayabilecekler. Araç filosunda ailelerin kullanması için SUV/minibüs veya sedan kiralamak mümkün olacak. Böylelikle farklı taleplere olumlu yanıt verilebilecek.

Kiralama hizmeti Getaround uygulaması araclığıyla gerçekleşebilecek. Ancak daha çok kullanıcıya ulaşabilmek için Uber ile entegrasyonun sağlanması amaçlanıyor. Uber Rent ilk olarak San Francisco’Da başlatılacak.

Uber, yenilikçi girişimlerine hız kesmeden devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde Uber’in bisiklet kiralama hizmeti başlatacağı da duyurulmuştu. Bunun için de başlangıç şehri olarak San Francisco seçilmişti.

Kömür santrali blockchain için yeniden açılıyor

Avustralya’daki bir kömür santrali, kripto para madencileri için yeniden devreye alınıyor. Kripto para madencileri, donanımları için duydukları elektrik ihtiyacını kömür santrali ile karşılayacak.

Kömür santrali yeniden devreye alınıyor

Avustralya’nın Hunter Vadisi’nde eskiden kömürle çalışan ve bir santral, Bitcoin madencilerine ucuz güç sağlamak amacıyla yeniden açılıyor. IOT Group adında bir teknoloji şirketi, enerji santralini canlandırmak ve içinde bir Blockchain Operasyon Merkezi olarak adlandırılan kripto-para birimi madencilik işletmesi kurmak için yerel enerji şirketi ile ortaklık kurdu. Böylelikle, madencilere toptan elektrik fiyatıyla doğrudan ucuz elektrik sağlanacak.

2014 yılında kapatılan Hunter santralinin, 2019 yılında madenciler için tekrar devreye alınması planlanıyor. Prototip bir proje olarak nitelendirebileceğimiz bu anlaşma, enerji santrallerini teknoloji şirketleri için daha da çekici hale getirmeyi umuyor. İlerleyen yıllarda güneş ve rüzgar enerjisi gibi daha temiz kaynaklar bu listeye eklenebilir.

Kripto para madenciliği, enerji sorununu da beraberinde getiriyor. Bu nedenle Çin, ülke genelindeki madencilik çalışmalarını azaltmaya çalışıyor.

Yunan bir mühendis olan Foteinis’e göre, tüm kripto madenciliğinin yüzde 58’i kömürle çalışan santrallerin yoğun bir şekilde bulunduğu Çin’de gerçekleşiyor. Bir yaşam döngüsü değerlendirmesi kullanan Foteinis’e göre Bitcoin ve Ethereum madenciliği, ortalama 6.8 milyon Avrupa ​​nüfusu kadar ya da 43.9 milyon ton karbondioksit eşdeğeri kadar sera gazı üretiyor.

BMW araştırma merkezi kuruyor

BMW araştırma merkezi ile otonom araç sektöründe lider markalardan biri olmak için çalışmalar yürütecek. BMW araştırma merkezi, otonom araçların yollarda ve simülasyonlarda test edilmesini sağlayacak.

Almanya’da BMW araştırma merkezi kurulacak

Tüm araçların kendilerini sürdüğü ütopik bir gelecek, trafik sıkışıklığı ve yol kavgalarını ortadan kaldırıyor. BMW’nin Almanya’daki araştırma merkezinde pilot projeler inşa edilecek. Almanya’daki kampüs, otomotiv sürüş dünyasında BMW’nin yeri üzerinde çalışan Automaker’ın California’daki Mountain View’daki araştırma bürosuna katılıyor. Böylelikle her iki tesisin de yolda ve simülatörlerde araçları olacak.

BMW’nin Amerika Birleşik Devletleri’nde üç deneme arabası var. 2018 yılı sonunda BMW, Çin, İsrail ve Almanya dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanında, ABD’de 80 ve dünyada 80 otomobilin sürülmesini bekliyor. Ayrıca seviye 3 otonom otomobilin 2021 yılında yollarda test edilmesi hedefleniyor.

BMW’ye göre otonom otomobiller günde yaklaşık 16 ila 40 terabayt veri üretebilir. Bu verilerin araştırma merkezlerinde analiz edilmesi ile otonom araçların güvenliği sağlanabilir.

Splunk IIoT yazılımı geliştiriyor

Splunk IIoT yazılımı ile dijitalleşme ve endüstri 4.0 sürecinde şirketlerin odak noktasında olmayı hedefliyor. Splunk IIoT yazılımı 23 Nisan itibariyle müşteriler tarafından ücretsiz olarak denenebilecek.

Splunk IIoT hedefi

Splunk, Endüstriyel IoT (IIoT) cihazlarından bilgi çekmeyi ve analiz etmeyi sağlayan bir yazılım geliştiriyor. Endüstriyel Varlık İstihbaratı olarak adlandırılan bu ürün, geniş bir yelpazedeki IIoT uygulamalarında kullanılmak üzere tasarlanıyor. Bunun yazılım için genel olarak Splunk Enterprise platformunun üzerinde kullanılan önceden paketlenmiş bir analitik araç seti tanımı yapabiliriz.

Şirketin IoT ürün pazarlaması direktörü Seema Haji çalışmaları hakkında: “Endüstri 4.0’ın çeşitliliği ulaştırma, petrol ve gaz, enerji ve elektrik şirketleri şirketleri ile sağlanıyor. Bu şirketler bugün Splunk girişimini kullanıyorlar. Splunk kuruluşlarını endüstriyel operasyonları hakkında bilgi edinmek için kullanıyoruz” dedi.

Splunk, esas olarak büyük veri analitiği uzmanlığı etrafında merkezileştirilmiş bir günlük analizi ve altyapı yönetim araçları sağlayıcısıdır. Mevcut Splunk müşterileri, 23 Nisan tarihinden itibaren erken ve sınırlı bir erişim dönemiyle, IAI’yı ücretsiz olarak deneyebilecekler.

İBB Akıllı Şehirler için düğmeye bastı!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, 17-18-19 Nisan 2018 tarihlerinde düzenlencek World Cities Congress İstanbul’18’in konferans programı netleşiyor. Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde düzenlecek etkinlik, üç gün boyunca sürecek ve birbirinden güzel workshoplar’da yer alacak. Buna ek olarak, 12 adet panel de gerçekleştirilecek. Ayrıcan dünyanın her yerinden katılacak teknoloji firmaları ve 100’e yakın konuşmacı, bu etkinlikte yer alacak. Alanında en yetkin isimlerin, akıllı şehirlerin yarınları nasıl şekillendireceğini mercek altına alacağı konferansa bu yıl 10 bini aşkın profesyonelin katılması bekleniyor. İBB Akıllı Şehirler projesi başlıyor!

İBB Akıllı Şehirler etkinliğinde neler konuşulacak?

World Cities Congress İstanbul’18’in ana konusu, akıllı şehir dönüşümleri olacak ve uzmanlar tarafından da ele alıncak.

Açılış töreninden sonra başlayacak etkinlik, Netaş CEO’su C.Müjdat ALTAY’ın modere edeceği Türk Telekom CEO’su Paul DOANY ve Bosch Türkiye ve Ortadoğu Başkanı Steven YOUNG’un sahneyi paylaşacağı “Yenilikçi Şehir Teknolojileri”, oturumunu “Akıllı Şehirlerde Ulaşım ve Araç Teknolojileri başlıklı panel takip edecek.

İBB Akıllı şehirler

Etkinliğin ikinci gününe geldiğimizde ise, Akıllı Şehir Stratejilerine değinilecek.  Sunumu, Danimarka’nın Odense şehrinin idarecilerinden Bjarke Walmar ve akıllı şehirler uzmanı Renato de Castro gerçekleştirecek. Günün devamında, Yalova Üniversitesi Ulaştırma Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Rafet Bozdoğan moderatörlüğünde düzenlenecek Mega Kentlerde Sürdürülebilir Ulaşım Stratejileri paneline 8-80 Cities Kurucusu ve Başkanı Guillermo Penalosa konuk olacak.

Siber güvenlik ve şehrin büyük verisi başlıklı paneller de düzenlencek. Düzenlecek olan panelde, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Habercilik Genel Müdürü Ensar Kılıç, IBM Genel Müdürü Defne Tozan ve Microsoft Genel Müdürü Murat Kansu’da yer alacak.

Etkinliğin son gününde oturumlar, Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Şuayip Birinci ve “artırılmış mimari” uzmanı mimar Simon Kim’in sahne alacağı Akıllı ve Sağlıklı Yaşam oturumuyla başlarken, Akıllı Şehirlerde Enerji Yönetimi oturumunda Startupbootcamp Akıllı Ulaşım & Enerji Berlin Mentörü Florian Lennert sahnede yerini alacak. 

Festo yeni robotlarını tanıttı

0

Festo robot tanımı ile bir kez daha ilgi toplamayı başardı. Örümcek ve yarasa robotlar ile Festo robot envanterini güçlendirdi.

Festo robot sektörüne biyomimetiği getiriyor

Festo, robot tasarımlarında bilim ve sanatın doğayı taklit etmesi olarak tanımlanan biyomimetik biliminden faydalanarak robot envanterini genişletiyor. Alman devi otomasyon şirketi, son olarak örümcek ve yarasa robotlarını tanıttı.

Bionic Wheel Bot robotik örümcek, flic-flac örümceğinden (cebrennus rechenbergi ) esinlenerek yapıldı. 15 motorlar donatılan ve bir tablet ile uzaktan kontrol edilebilen örümcek, düz ve engebeli arazilerde kolaylıkla ilerleyebiliyor. Örümcek robotun en önemli özelliği ise yuvarlanabiliyor olması. 6 ayağı ile bir tekerlek şekli alarak, iki ayağı ile kendisini yönlendirebiliyor.

Bir diğer robot Bionic Flying Fox ise meyve yarasası olarak da bilinen uçan tilkiden ilham alındı. Robot sadece 580 gram ağırlığında ve karbon fiber iskeletine sahiptir. Kanatları bağımsız olarak hareket edebiliyor ve 45.000 gözenekli yapısı bulunuyor. Kumaşta küçük çatlakların yayılmasını önleyen bir petek deseni vardır.

Görüntü işleme için büyük fonlama!

Görüntü işleme startupı olan Spectral Edge, 5.3 milyon dolarlık fon aldı. Verilen destek ile görüntü işleme konusunda telefon ve diğer elektronik cihazlarda önemli gelişmeler yaşanabilir.

Görüntü işleme için Spectral Edge

İngiltere merkezli startup Spectral Edge, mevcut yatırımcılar Parkwalk Advisors ve IQ Capital’den 5,3 milyon dolarlık bir fon alldı. 2014 yılında Doğu Anglia Üniversitesi’nde akademik araştırmadan çıkarılan ekip, fotografik görüntüyü gerçek zamanlı olarak geliştirmek için makine öğrenme teknolojisini de kullanan bir teknik geliştirdi.

Akıllı telefon donanımı olarak sunulduğunda, bu teknolojinin beyaz dengeleme ve bokeh işleme gibi çeşitli konularda yardımcı olabileceği belirtiliyor.

Şu anda tüm görüntülerde (akıllı telefonlarda) beyaz dengeleme için gerçek bir çözüm yok. Bu nedenle, görüntünün alanları aşırı mavi veya sarı renklerle elde ediliyor. Ancak startup ekibi bu sorunu çözdüklerini iddia ediyor.

Yeni fonlama, Spectral Edge’in makine öğrenimi ve gömülü yazılım geliştirme konularında uzmanlar için planlanan işe alımlarla birlikte Ar-Ge ekibini 12’ye çıkararak teknolojisini ticarileştirme çabalarını hızlandırıyor.

LG Chem kobalt şirketiyle ortak oldu

LG Chem, Çin’deki Huayou Cobalt’iyle elektrikli araçların bataryaları için ortaklık kurdu. Yeni ortaklık ile LG Chem, batarya sektöründe lider şirketlerden biri olmayı hedefliyor.

LG Chem ile elektrikli araç bataryaları

LG’nin elektrik bataryası iştiraki olan Chem, elektrikli araçlara batarya geliştirebilmek amacıyla istikrarlı kobalt tedariği yapabileceği  Huayou Cobalt ile ortaklık kurdu. Şirket, 400.000 yüksek performanslı elektrikli aracı (tek şarjla 320 kilometreden fazla gidebilen) güçlendirmek için yeterli elektrik pilinin üretilmesine yardımcı olacağını belirtti.

Ortaklık ile çalışmalar 2020 yılında başlanacak ve yılda 40.000 ton üretim gerçekleştirilecek. LG, talebin artmasıy durumunda üretimini yılda 100.000 tona çıkaracak.

Materyaller LG’nin Çin’deki fabrikasına teslim edilecek. Elektronik cihazlar, elektrikli araçlar ve ESS için elektrikli akülerin yanı sıra Polonya’da elektrikli araçlar için aküler üretilecek.

Huayou Cobalt geçen yıl 20.000 ton rafine edilmiş kobalt üretmişti. Üretim kapasitesi ile dünyanın en büyük üreticisi olarak gösteriliyor.

Çin, elektrik otomobillerin en büyük alıcısı ve destekçisi konumunda. 2025 yılına kadar 7 milyon elektrikli araca sahip olunması hedefleniyor .

Yumuşak robotik parmak geliştirildi!

0

Yumuşak robotik parmak, nesneleri kavramayı daha kolay hale getiriyor. Yumuşak robotik parmak ile yapılan robotlar, hassas görevlerde çalışabilecek.

Yumuşak robotik parmak 20 kg yük taşıyabiliyor

3D baskı kullanılarak yapılan çalışmada, parmağa bükülebilir bir yapı kazandırabilmek için silikon malzeme kullanıldı. Böylelikle 3D parmak, kaldırmak istediği kavrayarak, nesnenin dış yapısına uyum sağlıyor. Ayrıca geliştirilen özel bir algoritma aracılığıyla nesnenin tüm ağırlığı, parmağın tüm uzunluğu boyunca orantılı bir şekilde dağıtılıyor. Bu sayede 20 kg’a kadar yükler parmak ile kolay bir şekilde kaldırılabiliyor.

Kıskaç şeklindeki bu tutucunun, sıfır yerçekimi ortamlarında ve uzay operasyonlarında kullanılma potansiyeli de araştırılacak. Eğer çalışma süreci başarılı bir şekilde tamamlanırsa, bu kıskaçlar uzayda astronotların en önemli yardımcılarından biri olabilir.

Bu çalışma Stanford Üniversitesi, Kaliforniya Üniversitesi, San Diego (UCSD) ve NASA’nın Jet Propulsion Laboratuarı (JPL) araştırmacıları tarafından yapıldı.

Yüz tanıma startupı destek aldı

0

Yüz tanıma startupı olan SenseTime 600 milyon dolarlık fon desteği aldı. Yüz tanıma startupına yapılan destek ile Çin’deki yapay zeka endüstrisi büyümeye devam ediyor.

Yüz tanıma: SenseTime

Çin merkezli bir yapay zeka startupı olan SenseTime, Alibaba tarafından 600 milyon dolarlık fon desteği aldı. Çinli şirket, yüz ve görüntü tanıma, otonom sürüş, tıbbi görüntüleme ve derin öğrenme donanım optimizasyonu dahil olmak üzere yapay zeka ile ilgili çeşitli alanlarda uzmanlaştı. Alibaba, yeni ürünlerini ve hizmetlerini sunmak için yapay zekadan faydalanacak.

Alibaba’nın başkan yardımcısı Joe Tsai fon desteği hakkında “Özellikle derin öğrenme ve görsel hesaplamadaki Ar-Ge yeteneklerinden etkileniyoruz. Alibaba’daki işimiz zaten yapay zekadaki yatırımlarımızdan somut faydalar görüyor ve daha fazla yatırım yapmaya kararlıyız. SenseTime ile stratejik işbirliğimiz daha fazla yenilik getirecek ve toplum için değer yaratacaktır” dedi.

SenseTime, Çin ve uluslararası şirketlerle iş ortaklığına sahiptir. Özellikle, akıllı telefonların zekasını artırmak ve Honda ile otonom sürüş teknolojileri sağlamak için Qualcomm ile çalışıyorlar.

Yapay zeka Çin’deki en büyük endüstrilerden biri olmaya devam ediyor ve büyümeye de devam edecek gibi görünüyor.

Dijital plaka denemeleri başlıyor

Dubai, dijital plaka denemelerini başlatarak trafik güvenliğini sağlamayı amaçlıyor. Dijital plaka sistemleri ile kullanıcılar trafik işlemlerini de kolay bir hale getirebilecek.

Dijital plaka ile ne sağlanıyor?

Dubai tarafından denemelerine başalanacak olan yeni nesil plakalar, araç herhangi bir kaza yaptığında yetkililere direkt olarak uyarı verecek. İletişim özelliği sayesinde plakalar, acil durum hizmetlerine haber verecek. Ayrıca para cezaları, park ücetleri gibi günlük hayatta kullanıcıları uğraştıran işlem bilgilerine çok kolay bir şekilde ulaşılabiliecek. Böylelikle dijitalleşme sürecinde plakalar da katılmış olacak.

GPS ve vericiler ile donatılacak olan bu plakalar beraberinde bir takım tartışmaları da getiriyor. Bunlardan en çok endişeye neden olanı ise; güvenlik. Bağlantının olası bir şekilde hacklenmesi ile  kullanıcı verileri tehlikeye düşebilir.

Dubai dijitalleşme sürecine öncelik etmeye devam ediyor. Robot polis memurları, özerk devriye araçları ve bir uçan taksi hizmeti test etti. Geçtiğimiz yıl, şehir yetkilileri Dubai Uluslararası Havalimanı ziyaretçilerini düzinelerce yüz tanıma ve iris tarama kameralarıyla tarayacak bir tünel geliştirmeyi planladıklarını açıkladı.

Acil durum uyarı sistemleri güvenli mi?

0

Acil durum uyarı sistemleri, birçok şehirde tehlikeli durumlarda halkın uyarılmasını sağlıyor. Ancak kötü niyetli hackerlar nedeniyle acil durum uyarı sistemleri devre dışı bırakılabilir.

Acil durum uyarı sistemleri saldırıya açık

Bastille’deki güvenlik araştırmacıları, Boston merkezli ATI Systems tarafından sağlanan acil durum uyarı sistemlerinde açık olduğunu ortaya çıkardı. Radyo frekansı temelli bu sistemler, radyo dalgaları üzerinden kötü niyetli bir mesaj göndererek istismar edilebiliyor. ATI’nin kullandığı radyo protokolü şifrelenmediğinden, aktivasyon mesajları oluşturulabilir. Yanlış uyarıların verilmesi ise büyük ölçüde mal ve can kaybı gibi bir felaketle sonuçlanabilir.

San Francisco ve New York’taki One World Ticaret Merkezi, West Point Askeri Akademisi ve Hindistan’daki nükleer enerji santrali de dahil olmak üzere tüm ATI uyarı sistemleri tehlikeli olabilir. Kötü niyetli hackerlar tarafından bu uyarı sistemleri hacklenerek can ve mal güvenliği tehlikeye atılabilir. Bu nedenle sistemlerde yazılım yükseltmesi ve düzenli ekipman kontrolü yapılarak güvenlik önlemlerinin artırılması gerekiyor.

Hyperloop 616 km/s hıza ulaştı

0

Elon Musk’ın Tesla’sı iflasın eşiğinde olabilir ama Musk’ın diğer şirketi, yeni nesil raylı ulaşım teknolojisi geliştiren Virgin Hyperloop One, Hyperloop teknolojisi ile vagonları saatte 616 km hıza ulaştırmayı başardı.

Mesafeler kısalıyor

Bu da, eğer İstanbul ve Antalya arasında Hyperloop tünelleri kurulacak olursa, İstanbul ve Antalya arasındaki yolculuğu 1 saatte tamamlamak anlamına geliyor.

Virgin Hyperloop One’un hedefi ise testlerin sonunda bu hızı 1000 km/s hızın üzerine çıkarmak. Benzer bir teknoloji geliştirmeye çalışan Çin devleti ise kendisine 4000 km/s hız hedefi koymuş durumda.

Virgin Hyperloop One ilk ticari ve tam fonksiyonel Hyperloop hattını 2021 yılında kullanıma açmayı planlıyor.

Hugo Boss İzmir akıllı fabrikaya dönüştü!

HUGO BOSS İzmir, HUGO BOSS Grubu’nun dünyadaki en büyük üretim tesisi olmasının yanı sıra yaklaşık 3.800 çalışanı, yıllık ortalama 900 bin takım elbise, 2 milyon gömlek ve 550 bin parça kadın giyim üretimiyle markanın ana üreticisi konumunda bulunuyor.

HUGO BOSS İzmir üretim tesisi, kurulduğu 1999 yılından bu yana Almanya’daki merkez tarafından üretim becerileri, teknik bilgi ve inovasyon alanlarında Grubun en önemli bilgi kaynaklarından biri olarak kabul ediliyor. Bugün ise, tekstil sektöründe hızla dönüşen pazar dinamiklerini ve tüketici beklentilerini karşılama stratejisi çerçevesinde HUGO BOSS İzmir, Endüstri 4.0 “akıllı fabrika” konseptini endüstriyel dönüşüm planlarının odağına aldı. Bu amaçla yaklaşık 2 yıl önce kurulan HUGO BOSS Solutions birimi üretim tesisindeki söz konusu teknolojik ve dijital dönüşüme, IT ekibinin de desteğiyle liderlik etmeye başladı.

Süreç içerisinde sırasıyla dijitalleşme, otomasyon ve yapay zekâ uygulamaları konusunda özellikle insanın teknolojiyle entegrasyonuna odaklanan süreçler geliştirilirken, HUGO BOSS İzmir çalışanları, teknolojik dönüşüm sürecinin en başından beri odağında yer aldılar. Buradaki örnek uygulamaları ve başarısından ötürü HUGO BOSS Solutions, daha sonraki dönemde sektör bağımsız diğer üreticilere de danışmanlık hizmeti sunmaya başladı.

Dijitalleşme süreci, ekipman tasarımı ve üretim süreçlerinin gelişimi başta olmak üzere üretim ve değer zincirinin her bir halkasını ilgilendiriyor. Bu yüzden HUGO BOSS İzmir, geçtiğimiz üç yılda yazılım ekibini iki katına çıkardı ve TechnoLab adında bir AR-GE birimi kurdu. HUGO BOSS Solutions’ın başarılı uygulamaları sonucu fabrikadaki tüm operatörler, Akıllı Veri Yönetimi (SDM) sistemiyle donatıldı. Saha yöneticileri ise üretim sürecinin yönetiminde SDM’nin tamamlayıcısı olan “Supervizör Arayüzü” üzerinden yapmaya başladı.

Üretim sistemleri, tüm üretim hatlarının anlık takibini sağlayan “Hat Arayüzü” sistemiyle ve üretim hatlarındaki tüm parçaların yerlerini tespit eden Gerçek Zamanlı Tespit Hizmeti (RTLS)’ne tamamen entegre edildi. Tüm bu sistemlerin entegrasyonu HUGO BOSS İzmir’in daha çok veri toplamasına, verileri daha anlamlı yorumlamasına ve ihtiyaç halinde daha tutarlı ve hızlı tepki vermesine olanak sağlıyor. Dahası HUGO BOSS İzmir üretim tesisinde arttırılmış gerçeklik ve ses tanıma teknolojilerinin kullanıldığı uygulamalar şimdiden üretim hatlarına entegre edildi. Bu uygulamalar arasından Akıllı Yapay Zekâ Yönetimi (SAIL) projesi, dünyanın önde gelen büyük veri ve yapay zekâ kurumlarından IDC’nin üretim teknolojileri kategorisinde birincilik ödülünü aldı.

HUGO BOSS Solutions Endüstri 4.0 dönüşümünü hedefleyen şirketler için doğru adres

Öte yandan HUGO BOSS Solutions’un sunduğu çözümler, üreticilerin endüstri 4.0 dönüşümünü destekler nitelikte. Endüstriyel üretimde derin bilgi birikimine sahip mühendislerden oluşan HUGO BOSS Solutions ekibi, üretim sistemleri mühendisliği, dijital dönüşüm, yalın üretim, kalite ve güvence sistemleri, saha yöneticileri gelişimi ve liderlik gelişimi konularında danışmanlık hizmetleri sunuyor. Endüstri 4.0 ve akıllı fabrika geliştirme süreçleri konusunda benzer hizmetler sunan pek çok danışmanlık şirketi bulunuyor. HUGO BOSS Solutions, temelde parçası olduğu üretim merkezinin kapsamı ve gerektirdiği yüksek beceri ile diğer şirketlerden ayrışıyor.

Günümüzde HUGO BOSS İzmir’deki üretim hatları, karmaşıklaşan ve değişen tüketici beklentilerine, artan kalite standartlarına ve mevcudu küçülen ama sayısı artan siparişlere her geçen gün daha hızlı yanıt veren konuma geldi. HUGO BOSS Solutions, akıllı fabrika dönüşümü derinleşirken tekstil sektörünün yanı sıra, beyaz eşya, otomotiv yan sanayi ve hızlı tüketim malları üreticileri için yüksek katma değerli danışmanlık hizmetleri sunmasına olanak sağlayan derinlikte tecrübe ve bilgi birikimi elde etti. HUGO BOSS Solutions IT ekibiyle birlikte, 2018 yılında büyük veri ve yapay zekaya dayalı uygulamalara odaklanacak.

Öncelik insan ve Endüstri 4.0 uygulamaları arasındaki iş birliği

Akıllı fabrika uygulaması ancak insan ve teknoloji arasında iş birliği olduğu sürece başarılı olabilir. Bu yüzden HUGO BOSS İzmir, çalışanlarının gelişimine dijitalleşme faaliyetleri kadar büyük önem taşıyor. Şirket, iç yapısını hiyerarşinin ve rütbelerin gücünden çok ortak iş yapma kültürünü hakim kılacak şekilde değiştirdi. Yeni yapıda iş yerinde esnekliği ve karar alma mekanizmalarında katılımcılığı artırmak için “Mutlu Fabrika” stratejisi uygulanıyor. İç organizasyonun yeniden yapılanması ve

“Mutlu Fabrika” stratejisi sonucunda HUGO BOSS İzmir’de son bir yılda yaşanan gelişmelerden bazıları ise şöyle;

1. Çalışanların görüşlerinin toplanarak projelendirildiği üretim hattındaki sistemlere entegre periyodik anket süreçleri geliştirdi. Örneğin söz konusu anket süreçlerinin bir sonucu olarak şirketin Yeni Yıl Partisi’nde Sıla konseri düzenledi.

2. Çalışanların çocukları için Bilim Kahramanları Derneği ile iş birliği içerisinde belli aralıklarla robot teknolojisi ve kodlamaya giriş eğitim programları sunuldu

3. 180 çalışanın Süpervizör pozisyonuna terfi ettiği, sınıf eğitimleri çalıştaylar ve bireysel koçluktan oluşan ve bir yıl süren Değişimin Liderleri programı hayata geçirildi. Program, alanında dünyanın en büyük ödül organizasyonu olan Yetenek Geliştirme Derneği (ATD) tarafından Liderlik/Yönetici Geliştirme kategorisinde Uygulamada Mükemmellik Ödülü’nü kazandı. HUGO BOSS İzmir, 2017 dönemi için Türkiye’den bu ödülü kazanan tek şirket oldu.

4. Technolab’taki 3 boyutlu yazıcılarda üretilen el protezleriyle bu alanda ihtiyaç sahiplerine ücretsiz destek sağlayan Robotel Türkiye derneğiyle uzun dönemli bir iş birliğine gidildi.

5. Üretim tesislerinde 3800 kişiye ücretsiz kablosuz internet bağlantısı projesi hizmeti sunuldu.

6. Futbol sahası, tenis kortu, spor salonları gibi ücretsiz olanakları tüm çalışanların kullanımı için restore edildi.

Tüketici beklentilerinin standart ürünlerden daha kişiselleştirilmiş ürünlere kaydığı bir sektörde HUGO BOSS İzmir, hem her geçen gün büyüyen IT ekibi, hem de HUGO BOSS Solutions birimiyle akıllı fabrika dönüşüm süreçlerine öncülük yapıyor. HUGO BOSS İzmir, insan odaklı şirket içi faaliyetlerine ve her geçen gün değişen pazar ve sektör dinamikleriyle gelişmeye devam eden bilgi birikimini, diğer işletmelerle paylaşmaya da devam edecek.

Kablosuz sensörler hasta verilerini topluyor

Kablosuz sensörler kullanılarak, hastaların kritik sağlık verileri toplanacak. Kablosuz sensörler ile toplanan veriler sayesinde hastaların durumu anlık olarak izlenebilecek.

Kablosuz sensörler ile sağlık takibi

Uluslararası bir araştırmacı ekibi tarafından geliştirilen cilt benzeri kablosuz sensör, sıcaklıktan basınca kadar her şeyi toplayabiliyor. u bilgi daha sonra sağlık çalışanlarına kablosuz olarak hızlı bir şekilde gönderiliyor ve tıbbi uzmanlara hastalarındaki değişiklikleri izlemek için daha kolay ve etkili bir yol sağlar. Bu sensörler özellikle yatalak hastalar için sağlık takibini kolay hale getirebilecek potansiyelde.

Bir hastanın vücudunda 65 tane arklı noktaya sensörlerin yerleştirilebileceği belirtiliyor. Sensörlerin yapısındaki esneklik sayesinde, hasta herhangi bir rahatsızlık da duymuyor. Sensörden toplanan verilerin, sağlık kuruluşundaki ilgili sağlık görevlilerine iletilmesi sayesinde anlık olarak takip mümkün oluyor.

Araştırmacılar, bu sensörleri büyük bir klinik deney ile test etmeyi planlıyor. Ayrıca kalp atış hızı ve solunum hızları hakkında verilerin toplanabilmesi için ek özelliklerin entegre edilmesi planlanıyor.