Japonya robot taksileri test etmeye başladı

Waymo, Uber gibi şirketler ABD’de otonom sürüşlerini uzun zamandır sürdürüyorlar ancak yapay zeka, otonom sürüş otomobil ve özellikle de robot teknolojileri denilince ilk akla gelen Japonlar da şimdi otonom sürüş konusunda önemli bir adım atıyorlar.

Robotsuz Japonya düşünülemez

Otonom sürüş teknolojisi geliştiren Japon otomotiv endüstrisi, geliştirdikleri robot taksileri Yokohama caddelerinde test etmeye başladılar.

Nissan’ın Leaf modeli üzerine kurulan otonom ve elektrikli taksi servisi, kullanıcıları belirledikleri noktadan alıyor ve gitmek istedikleri noktaya bırakıyor. Nissan’ın teknoloji şirketi DeNA ile ortaklaşa geliştirdiği taksi uygulaması Easy Rie ile kullanıma giren yeni robot taksiler kullanıcıların cep telefonuna indirdiği uygulama ile kolayca çağrılıyor ve hizmet veriyorlar. 

Nissan, testlerin bitmesinin ardından Easy Ride’ı tüm dünyada yaygınlaştırmayı planlıyor. Öyle görünüyor ki otonom otomobil çağı başladığında Nissan da taksi uygulaması üzerinden kendine önemli bir gelir kapısı açmayı planlıyor, zira bilindiği gibi, otonom sürüş teknolojisinin standart haline gelmesi ile beraber otomobil satışlarında dünya çapında sert bir düşüş bekleniyor.

Nesnelerin interneti ve yapay zeka, sağlık sektörünü baştan tanımlayacak!

2022 yılına kadar nesnelerin internetinin gücünden faydalanarak hayata geçirilecek teknolojilerin oluşturacağı pazarın 410 milyar dolara (1,5 trilyon liraya) yaklaşacağı tahmin edilirken, bu yeni pazara yönelik siber suçluların iştahı ve verilerin saklanması için gerekli olan depolama ihtiyacı da giderek artıyor.

Uygulandığı sektörlerde büyük kolaylıklar yaratan nesnelerin interneti, yapay zekayla birlikte sağlık sektörünü de dönüştürmeye başladı. Yakın gelecekte erişilebilecek cihazlarla birlikte tedavi alan kişinin ev ortamında kullanacağı cihazlar ile takip edileceği ve bunun sonucunda oluşacak verilerle kişisel tedavilerin ön plana çıkacağı yapılan tahminler arasında yer alıyor. 2022’de 1,5 trilyon TL sektör hacmine ulaşması beklenen nesnelerin internetine sahip sağlık teknolojisi, tedavi gören kişilerin uygulamalar ve eşyalar aracılığıyla sağlıklarını kontrol etmelerine olanak sağlayacak.

Nesnelerin internetiyle yapay zeka temelleri atıyor

Yapay zeka sağlık hizmetlerini uygulamalarla ve hastanelerin verimliliğini artırarak evlere kadar ulaştırıyor. Günümüzde yapay zeka asistanları olarak adlandırılan birçok uygulama (Siri, Amazon Echo) sağlık sektörüne entegre ediliyor. Böylece uygulamalar kullanıcılara gerektiğinde anlık bir şekilde talimatlar verebilecek. İngiltere’de yapay zeka desteğiyle geliştirilen bir uygulama, kullanıcıların vücutlarındaki semptomları kaydederek doktorların tanı koyma süreçlerinde hızlanmalarını sağlayabilecek.

50 milyar lira seviyesini geçen giyilebilir cihaz pazarı yanı sıra nesnelerin internetine sahip sağlık hizmetleri cihazları sektörünün Grand View Research ismindeki araştırma şirketinin “Internet of Things (IoT) in Healthcare Market Report, 2022” adlı raporuna göre, 2022’de 1,5 trilyon lira gibi çok büyük boyutlara varabileceği yapılan tahminler arasında yer alıyor. Akıllı cihazlar için üretilen uygulamalar, çeşitli eğlenceli yöntemlerle kullanıcıları birçok sağlık prosedürlerini uygulamaları için cesaretlendiriyor. Bir başka öngörü Sensor Tower adlı firmanın yaptığı bir araştırmadan geliyor. Araştırmaya göre akıllı cihazların uygulama mağazalarında 2020 yılında sağlık ile ilgili 5 milyon uygulama olması bekleniyor. Birçok öncü akıllı cihaz şirketleri de buna ayak uydurmaya başlamış durumda. Günümüzde Apple markalı cihazlarda silinmesi imkânsız olan kısıtlı uygulamalar arasında “iOS – Health” adı verilen, Apple’ın kendi geliştirdiği uygulaması bulunuyor.

Siber suçluların iştahları kabarıyor

Sağlık sektörünün oluşturduğu veri patlaması akıllara hastaların takibi sırasında oluşturulan verilerin güvenliğini getiriyor. Bu konuda küresel çapta artan bir farkındalık bulunuyor. “Mapping out the obstacles of free movement of electronic health records in the EU in the light of single digital market” raporuna göre Almanya ve Polonya’da bulunan hastaların yüzde 40’ı verilerin güvenliğinin çok önemli bir konu olduğunu düşünüyor. İngiltere’de ise bu rakam yüzde 60’lara kadar çıkıyor. Geçtiğimiz mayısta gerçekleşen “WannaCry” saldırısıysa verilerin güvenliğinin önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

Güvenliği artırırken maliyeti düşürmek mümkün

Dünya, dijital sağlık sistemine geçiş yaparken sağlık verilerinin erişilebilirliği ve güvenliği de dikkat çeken konular arasına giriyor. Sağlık hizmeti tedarikçisi olan NetApp, sunduğu benzersiz çözümlerle hastaların verilerini korurken toplam maliyeti azaltıyor. NetApp StorageGRID sağlık hizmeti çözümü, hasta verilerinin verimli bir yönetiminin yanı sıra farklı sağlık kuruluşları arasında sorunsuz geçiş ve verilerin erişiminde sorun yaşanması durumunda dahi yedeklenen verilere erişim sağlayarak devamlılık oluşturmak gibi özellikler sunarak ön plana çıkıyor.

NetApp Türkiye Genel Müdürü Behçet Yumrukçallı konuyla ilgili “Yapay zekanın ve nesnelerin internetinin araladığı fırsat kapıları gerçekten çok etkileyici. Günlük hayatımıza bile etki eden bu devrimsel dönüşümü sorunsuzca deneyimleyebilmemiz için çok çalışıyoruz ve çözümler üretiyoruz. StorageGRID ise sunduğu özellikler sayesinde sağlık hizmetleri sektöründe kullanılabilecek en iyi çözümlerden birisi haline geliyor. En büyük arzumuz teknolojinin geçirdiği evrim sırasında karşılaşılacak sorunların giderilmesidir. Ayrıca NetApp, hedeflerini gerçekleştirmek için uzman yazılım ve uygulama geliştiricilerinden, taşınma ve dönüşüm danışmanlarından ve deneyimli altyapı çözüm ortaklarından oluşan küçük bir ekosistemle birlikte çalışıp “yaratıcı ve özgün” veri merkezi çözümleri oluşturmaktadır; bu çözümler sağlık sektöründeki kurumların kendisi tarafından kullanılıp yönetilebileceği gibi yönetilen hizmet olarak bir hizmet sağlayıcısı tarafından veya özel durumlarda bir Özel Bulut hizmeti olarak da uygulanabiliyor. Kısacası NetApp, sağlık sektörünün, yarının hastalarının ihtiyaçlarını bugünden karşılamaları için hizmet veriyor” dedi.

Bill Gates kripto paraları gömdü

Kripto para çılgınlığı karşsında uzun süre sessiz kalan Bill Gates yaptığı bir röportajda kripto paralar hakkındaki görüşünü dile getirdi.

Gates’in görüşleri önemli

Kripto paralara sıcak bakmadığını belli eden Gates, bu para birimlerinin uyuşturucu, insan ticareti, mafya operasyonları gibi süreçlerde elde edilen paraların aklanması için kullanıldığını, ayrıca internet üzerinden sayısız suç eylemi için anlaşma sağlamak için tercih edildiğini hatırlattı ve Bitcoin gibi merkezi olmayan, kaydı tutulamayan kripto paraların insanların ölümüne neden olan kirli değerler olduğunu vurguladı.

Bill Gates’in bu konudaki görüşü büyük önem taşıyor zira dünyanın en nüfuzlu insanlarından biri olan Gates’in ABD yönetimi ve dünya siyastçileri ya da dünya çapındaki sivil toplum örgütleri ile güçlü ilişkileri bulunuyor ve dünyanın en önemli vizyonerlerinden kabul edilen Gates’in görüşleri genellikle çevresindeki etki alanında kısa sürede kabul görüyor. 

Dolayısıyla Gates’in görüşlerini yüksek sesle dile getirmesinin kripto paralara karşı yasal operasyonların yakında sertleşebileceğinin ihtimali olarak da yorumlandı.

Waymo otomobilleri 5 milyon kilometre yol kat etti

Google’ın otonom sürüş teknolojisi üreten alt şirketi Waymo’nun test halindeki otonom araçları toplamda 5 milyon kilometre sınırını geçtiler.

5 milyon kilometre

Bu da Waymo teknolojisinin alt yapısını oluşturan  yapay zekanın kendisini 5 milyon kilometre boyunca eğittiği ve sürüş tekniklerini geliştirdiği anlamına geliyor.

ABD’de otonom sürüş teknolojileri geliştiren şirketler 2018’i halkın güvenini kazanmak için kullanacaklar. ABD ulaştırma bakanlığının sürücüsüz otomobil satışlarına izin vermesi için halk desteğini almak durumunda olduğunu fark eden Waymo gibi şirketler şimdi medya kampanyalarıyla halkı sürücüsüz otomobil teknolojilerine alıştırmaya çalışmaya başladılar. 

5 milyon km yol alan otomobillerini duyurmak isteyen Waymo da özel bir 3D video da yayınladı ve Waymo araçlarının çevresini nasıl gördüğün anlatmaya çalıştı. Videoyu aşağıda izleyebilirsiniz:

 

Ford otonom araç testini başlatıyor

Ford otonom araç testleri için merkez üssünü Miamiolarak belirledi. Ford otonom araç testlerinin tamamlayarak 2021 yılını hedef alıyor.

Ford otonom araç sektörü için 2021 yılını hedefliyor

Ford, CES fuarında otonom araç sektöründe önemli çalışmalara imza atacağının sinyalini vermişti. CES Fuarı’nın ardından Ford hızlı bir şekilde otonom araç testlerini başlatıyor. Test merkezi olarak ise Miamiseçildi. Ford’un çalışmasını diğer otonom araç üreticilerinden farklı kılan ise bunu ticari boyutta test edecek olması. Yani Ford’un test edilecek otonom araçları ticari amaçla kullanılacak.

Argo AI özerk araç yazılımı tarafından desteklenen otonom araçlar, Dominos’un pizzalarını teslim etmek gibi görevlerde kullanılacak. Ford, 2021 yılında tüm eksikliklerin tamamlanması ve tam anlamıyla işe başlayacak şekilde çalışabilmesini hedefliyor.

Test şehrinin Miamiolarak seçilmesinin nedeni olarak ise kalabalık ve trafiğin karmaşık olması gösteriliyor. Böylelikle araçlar çok daha zorlu testlerden geçebilecek.

NotPetya virüsünün faturası Rusya’ya çıktı

0

8 ay önce dünyanın başına bela olan ve bir gün içinde tüm dünyaya yayılıp sayısız bilgisayarı rehin alan, fidye virüsü NotPetya dünya tarihinin en fazla zarar veren virüsü olarak kayıtlara geçti.

Dijital savaş

İlk olarak Ukrayna’da hükumet ve sanayi binalarına saldıran NotPetya daha sonra buradan dünyaya yayılmış ve dünya çapında panik yaratmıştı. Sekiz aydır bu saldırı üzerine soruşturma yürüten ABD istihbaratı şimdi ipuçlarına ulaşmış görünüyor.

ABD istihbaratının Trump’a verdiği rapora göre NotPetya virüsünün arkasında Rus istihbaratı bulunuyor. Bu rapora dayanan Beyaz Saray ise Rusya’yı NotPetya’nın yaratıcısı olarak resmen deklare etti. Beyaz Saray açıklamasında tam olarak, “Amarika, Avrupa ve Asya’da milyarlarca dolarlık zarara neden olan NotPetya virüsü, Ukrayna kurumlarını vurmak isteyen Kremlin’in saldırgan çabalarının bir ürünüdür,” ifadelerini kullandı.

Yine de Beyaz Saray’ın Rusya’ya yönelik bir delil ortaya koymadığı da dikkatlerden kaçmadı. Ayrıca ABD’nin suçlamasının Rusya’ya yönelik bir yaptırım anlamı bulunmuyor.

AR View Android cihazlarda kullanılabilecek

Amazon’un Ar View uygulaması, Android kullanıcılar için Play Store’a ekleniyor. AR View ile kullanıcılar, çevrimiçi ürünleri görüntüleyebilecek.

AR View ile görüntüleme

Amazon, Google ARCore’u destekleyen Android cihazlar için AR-View uygulamasını getiriyor. Bu uygulama ile kullanıcılar, seçtikleri ürünü satın alma işleminden önce artırılmış gerçeklik teknolojisi ile evlerinin içinde görebilecekler. Örneğin; bir koltuk takımı almak isteyen tüketici, beğendiği koltuk takımını artırılmış gerçeklik destekli uygulama sayesinde evinin içinde nasıl durduğunu görebilecek.

Bu özellik Kasım ayında iOS’ta ilk kez Apple’ın ARKit’iyle başlatımıştı. Android cihazlarda AR görünümünü kullanmak için kullanıcıların öncelikle Google Play mağazasından ARCore uygulamasını indirmesi gerekecek. Kullanıcı dostu uygulama sayesinde müşteri memnuniyetinin artırılması planlanıyor.

Bulut kullanıcı sayısı yüzde 42 arttı!

Türkiye’nin en hızlı büyüyen veri merkezi Radore, sunduğu bulut sunucu servislerinden faydalanan kullanıcı sayısının 2017 yılında yüzde 42 arttığını açıkladı. IDC verilerine göre genel bulut bilişim harcamaları dünya çapında yüzde 25,4 artarken, Radore’ye gelen talep dünya ortalamasının üzerinde gerçekleşti.

Yapılan araştırmalarda Türkiye piyasasının çoğunu oluşturan KOBİ’lerin yüzde 71’inin bulut üzerinde en az bir çözüm kiralayacağını belirtmesi, 2018 yılında da Türkiye’deki eğilimin artmaya devam edeceğini gösteriyor.

2018 yılında bulut bilişime olan eğilimin hem Türkiye’de hem de dünyada artacağını belirten Radore Veri Merkezi Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kubilay Akyol, “Yeni nesil teknolojiler ve veri miktarının her yıl katlanarak artması bulut bilişime olan ilgiyi artırıyor. Türkiye’deki şirketlerin özellikle yere iş ortaklarını tercih ederek 7/24 hizmet alabileceği yapıları tercih etmesi Radore’deki bulut bilişim kullanıcı sayısının dünya ortalamasından daha fazla artmasını sağladı” dedi.

İşletmeler neden bulut bilişimi tercih ediyor?

Radore’nin desteğiyle M2S araştırma şirketi tarafından farklı sektörleri temsilen 100 ve üzeri çalışanı olan toplam 250 kurum ile anket yapıldı. Araştırma sonuçlarına göre, her dört kurumdan biri bulut bilişime yatırım yapmayı planlıyor.

Araştırma sonuçlarına göre işletmelerin yüzde 57’si bulut servisi kullanmanın maliyetleri düşüreceğini öngörüyor. Bu da önümüzdeki yıllarda bulut servislerinin kullanım oranını hızlı bir şekilde artması anlamına geliyor. Araştırmaya göre işletmeler bulut servislerini şu üç nedenle tercih ediyor:

  • Verilerin güvenli ortamda saklanması
  • Operasyonel kolaylık
  • İş sürekliliği

Radore’nin bulut hizmetleri hakkında daha detaylı bilgiye buradaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Dijital kimlik için beta sürüme geçildi

Dijital kimlik sistemine geçmeyi planlayan Avustralya son beta sürümüne geçti. Dijital kimlik platformu, bulut tabanlı depolama sağlıyor.

Dijital kimlik için son testler yapılıyor

Avustralya’da Dijital Dönüşüm Kurumu (DTA), dijital kimlikler için beta aşamasına geçildiğini açıkladı. CEO Gavin Slater, bir sonraki aşamada kişilerin çevrimiçi bir kimlik formu oluşturmasına izin vereceğini söyledi. Böylelikle vatandaşların, yapacağı işlemlerde ve stenildiği takdirde kim olduğunu belirtmenin daha basit ve daha kolay olacağı belirtiliyor. Ayrıca bulut depolaması yapılan sistemin, çevrimiçi işlemlerde kullanılabilir olacağı da söyleniyor.

Dijital dönüşüm ile birlikte hayatımızdaki birçok araç dijital hale gelmeye başladı. Son olarak çeşitli hükümet çalışmaları ile buna kimlikler de ekleniyor. Geçtiğimiz aylarda Brezilya, dijital ehliyet sistemine 2019 yılında geçeceğini duyurmuştu. Dijital ehliyet kullanımı ile sahte ehliyetlerin çok daha kolay bir şekilde tespit edilebileceği belirtilmişti.

Rusya Olimpiyatlar’ı mı hack’ledi?

0

Şubat başında Güney Kore’deki Pyeongchang Kış Olimpiyatları’nın açılış töreni sırasında olimpiyat organizatörlerinin tüm internet bağlantılarının kesilmesi ve bilgisayarlarına erişiminin kopması olayının ardında Rus istihbaratı olabilir mi?

Kim kime saldırıyor?

Olayın ilk aşamada Kuzey Kore tarafından yapılan bir siber saldırı olduğu düşünülse de ABD istihbarat yöneticilerinin Washington Post’a yaptıkları yeni açıklama olayın rengini değiştirdi. 

ABD istihbaratı saldırının Rus istihbaratı tarafından gerçekleştirildiğini ama Kuzey Kore tarafından düzenlenmiş gibi görünmesini sağladıklarını tespit ettiklerini açıkladı. Bu hamlenin ABD ile Kuzey Kore arasında gerginliğin artması ve iki ülkeyi savaşın eşiğine getirerek ABD’nin zayıflamasına neden olmak için planlanmış bir komplo olduğunu keşfeden ABD’liler şimdi saldırıyı Rus istihbaratı adına düzenleyen Rus hacker gruplarının peşine düştü.

ABD daha önce Rusya adına siber saldırılar düzenleyen hackerlara karşı düzenlediği operasyonlarla bazı hacker’ları Rusya dışındaki bir ülkede tatil yaparken “paketlemiş” ve ABD’ye götürüp yargılayarak hapse atmıştı. Bu durumda olan hacker’lardan biri de Bir Rus milletvekilinin oğlu ve Rusya bunun milletvekillerine gözdağı vermek için düzenlenen bir şantaj olduğunu, tutuklanan gencin ise hacker olduğunu kabul etmiyor ve esir/rehin olarak tutulduğunu iddia ediyor.

Amazon Türkiye satışlarına başlıyor

Bir yıla yakındır Türkiye’deki yapılanmasını sürdüren ve çalışanlarına ağır eğitimler veren Amazon’un Mart ayı sonunda Amazon.com.tr üzerinden satışlarına başlayacağı anlaşıldı.

Test satışları bekliyor

Şimdilik test amacıyla belli ürünleri satacak olan Amazon’un, sene içinde tam kapasiteyle faaliyete geçeceği ve servis üzerinden satış yapacak işletmelerden sadece %10 komisyon alacağı ortaya çıktı. Amazon üzerinden satış yapacak şirketlere uyarı gönderen online alışveriş devinin, test süreci için satıcıların hazır olmasını istediği vurgulanıyor.

Türkiye’de online alışveriş servislerinde satış yapan işletmelerin, online servislere %15 veya daha fazla komisyon ödediğini belirleyen Amazon’un rakiplerinden daha uygun komisyon oranlarıyla satıcı şirketleri kendi bünyesine çekmek istediği anlaşılıyor.

Amazon’un Türkiye’deki operasyonlarının tam kapasiteyle başlaması için henüz kesin bir tarih verilmiyor ancak şirketin yaz ayları içinde büyük bir reklam ve duyuru kampanyası ile servisi tam hizmete sokması bekleniyor.

Amazon yöneticilerinin şimdiden reklam kampanyalarının hazırlığı için reklamc sektörüyle “son derece gizli” görüşmelere başladığı da biliniyor.

Apple iCloud aslında Google Cloud’u mu kullanıyor?

0

Apple’ın bulut depolama servisi iCloud aslında Google’ın bulut servisi Google Cloud’un alt yapısını kullanıyor olabilir mi?

Ezeli rakipler birlikte iş yapıyor

Bu konuda önceki yıllarda çıkan “dedikoduları” destekleyecek bir delil bulunmuyordu. Apple ve Google da bu konuda herhangi bir açıklama yapmamıştı. iCloud’un tanıtım sayfasında da Google Cloud’a dair bir ibare yer almıyordu.

Ancak merak edilen soruya şimdi bizzat Apple’dan cevap geldi. Apple’ın iCloud’u tanıtmak için hazırladığı PDF’te servisin Google Cloud servisini kullandığı açıkça vurgulandı. Ancak Google Cloud’un hangi servislerinin kullanıldığına dair detaylı bilgi verilmediği de dikkat çekti.

Apple daha önceki yıllarda Amazon Web Services ve Microsfot Azure üzerinde cloud hizmeti aldığını kabul ediyordu ancak en büyük rakibi olan Google’dan hizmet aldığına dair bir işaret bulunmuyordu.

Qualcomm Broadcom ile pazarlık masasına oturuyor

0

ABD’li işlemci devi Broadcom’un, rakibi Qualcomm’u satın almak için teklif ettiği 117 milyar dolarlık rekor fiyat teklifi, başlarda satışa yanaşmayan Qualcomm hissedarlarının aklını başından aldı. 

Satış için umut doğdu

Qualcomm yönetimi, Boradcom’u pazarlık yapmak için davet ettiklerini açıkladı. Böylece bütün dünyaya mobil işlemciler ve donanımlar üreten ABD’li işlemci devi Qualcomm ilk defa şirketin Broadcom’a satışının mümkün olabileceğini kabullenmiş oldu.

Qualcomm ve Broadcom arasındaki satış pazarlıklarının iki şirketten birinin piyasadaki konumunu güçlendirmesiyle sonuçlanacak gibi görünüyor zira Qualcomm da Broadcom ile rakabeti kızıştırmak için kısa süre önce bir yarıiletken üreticisi NXP Semiconductors NV’ı satın almak için 44 milyar dolarlık teklif yapmıştı.

Bu satın almanın gerçekleşmesi halinde Broadcom’a karşı büyük avantaj elde edecek şirketin hissedarları şimdi 44 milyar doalrlık ödeme yapmadan 120-150 milyar dolarlık bir fiyatlamayla hisselerini nakite çevirmenin hesabını yapıyor gibi görünüyorlar.

Samsung IoT için ortaklık kurdu

Samsung IoT çalışmaları için yeni bir ortaklık kurduğunu açıkladı. Böylelikle Samsung IoT platformalarını daha güçlü hale getirecek.

Samsung IoT Platformu ARTIK

Endüstriyel IoT alanında daha güçlü hale gelmek isteyen Samsung, yeni bir ortaklık kurduğunu duyurdu. Samsung, ARTIK IoT (nesnelerin interneti) platformunu daha fazla bina, cihaz ve endüstriyel alana yerleştirmek amacıyla PTC benzeri ortaklık kurdu. Daha çok sağlık sektöründe kullanılan ARTIK, yeni ortaklık ile ev otomasyon sistemlerine de entegre olacak.

Samsung’un nesnelerin interneti stratejisinin platform girişi olan ARTIK, Samsung’un Smart Things Cloud’unu tamamen entegre olacak. ARTIK platformunda Harmon, FS Studio gibi dev şirketler bulunuyor.

Platformdaki tüm veriler entegre bir şekilde anlık olarak ulaşılabilir olacak. Akıllı sistemler sadece endüstriyel alanda değil, sağlık ve ev otomasyonunda da söz sahibi olacak.

Samsung IoT

HTTP web siteleri güvenli değil olarak işaretlenecek

0

HTTP web siteleri artık Google tarafından mercek altına alınıyor. Temmuz ayı itibariyle HTTP web siteleri güvenli değil olarak işaretlenecek.

HTTP web siteleri

Google son birkaç yıldır, web sitelerinin HTTPS şifrelemesini uygulamaları konusunda uyarıyordu. Temmuz ayından itibaren Google’ın Chrome web tarayıcısı, HTTP olan tüm siteleri “güvenli değil” olarak işaretlemeye başlayacak. Böylelikle kullanıcıların, internette güvenli bir şekilde gezinti yapabilmesi ve olası güvenlik açıklıklarına karşı uyarı verilmesi hedefleniyor.

Son yıllarda özellikle bankacılık işlemlerinde klon siteler ile çok fazla dolandırıcılık yapılıyor. Gerçek bir site ile klon site arasındaki farkı anlayabilmenin en kolay ise güvenlik sertifikasını kontrol etmek. Yani banka işlemi yapacağınız bir site HTTPS değil de HTTP işaretliyse o siteye asla bilgilerinizi girmemeniniz gerekiyor.

Telefon numarası, kimlik, hesap numarası gibi bilgilerimizi artık birçok işlemde kullandığımız için Google artık Chrome tarayıcı ile tüm web sitelerinin HTTPS olmasını istiyor.

Yangın söndürme robotu geliştirildi!

0

Yangın söndürme robotu, duman nedeniyle insanların giremeyeceği yerdeki yangınlara müdahale edebilecek. Yangın söndürme robotu uzaktan kontrol edilerek ile otomatik bir söndürme sistemi sağlıyor.

Yangın söndürme robotu: WALK-MAN

Robotların, insanların elinden alacağı mesleklere itfaiyecilik de eklenecek gibi görünüyor. Sensörlü bir dış kaplamaya sahip olan WALK-MAN isimli robot, yangın söndürme işlemleri için özel olarak tasarlandı. Robot, tıpkı bir itfaiye çalışanı gibi bir binaya girebiliyor, ateşi tespit edip söndürücü ile müdahalede bulunabiliyor.

Robotun kafasında, operatöre canlı görüntü ileten video kameralar, 3B lazer tarayıcı ve mikrofon bulunuyor. İnsan operatör tarafından uzaktan kontrol edilebiliyor.

Robotun dengede kalabilmesi ve sorunsuz çalışabilmesi için 32 motor, kontrol panosu, tork sensörleri, ivmeölçer gibi birçok bileşen kullanılıyor. Yeni nesil Walkman robot 1.81 metre boyunda ve 102 kg ağrılığıyla ilk versiyonundan 31 kg daha hafif. Daha kompakt bir gövde tasarımı için ise magnezyum alaşımları ve kompozit malzemeler kullanılmış.

WALK-MAN hakkında ayrıntılı bilgi için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

[youtube https://www.youtube.com/watch?v=7UectbjusCI]

Tesla Yunanistan’da ofis kuruyor!

Tesla Yunanistan’da küçük bir Ar-Ge ofisi kuruyor. Kurulacak ofiste elektrik motoru teknolojisi üzerine çalışmalar yürütülecek.

Tesla Yunanistan’da Ar-Ge çalışması yapacak

Ar-Ge çalışmalarını yoğun bir şekilde ABD’de sürdüren Tesla, son birkaç yıldır global bir üretim için farklı ülkelerde ofis ve fabrika kurma planı yapmaktaydı. Birkaç gündür Yunanistan medyasında Tesla’nın 10 tane Ar-Ge mühendisiyle elektrik motoru teknolojisi geliştirmek için Yunanistan’da ofis kuracağı konuşuluyordu. Şirket sözcüsünün yaptığı açıklama ile bu haber doğrulanmış oldu.

Atina şehrinde küçük ama teknik bilgileriyle oldukça yetenekli bir Ar-Ge ekibi ile elektrikli motor geliştirme çalışmalarının yürütüleceği belirtildi. Ekibin sadece elektrikli motorlar üzerine odaklanarak verimli bir çalışma yürütmeleri hedefleniyor. Ofis bölgesi olarak Yunanistan’ın seçilmesinin ise teknik eğitim ve teknoloji altyapısının iyi olmasından kaynaklandığı belirtiliyor.

Intel, Olimpiyatlarda 5G desteği verecek

0

Intel, 2020 yılında düzenlenecek Tokyo’daki Olimpiyat Oyunları için 5G desteği vereceği açıkladı.

Spor severler 5G’ye doyacak

Şirketin açıklamasına göre oyunların 5G hizmeti ile canlı yayınları, olimpiyat köyünde sporcuların, medyanın ve organizasyon çalışanlarının iletişimi için kurulacak 5G ağı Intel’in donanımları ile gerçekleştirilecek.

Intel, bu yıl düzenlenen kış olimpiyatları için de 5G altyapısı sundu ancak bu destek 2020 yaz oyunlarındaki kadar geniş yankı bulmadı.

Yaz Olimpiyat oyunları dünya çapında çok daha büyük ilgi görüyor ve 2020 yılında dünyanın büyük bölümünde 5G hizmetlerinin yeni yeni hizmete girecek olması nedeniyle olimpiyatlardaki 5G yayınlarının daha büyük ilgi göreceği düşünülüyor.

Japon GSM devi NTT Docomo da Tokyo Olimpiyat Oyunları için 5G altyapısını kendisinin kuracağını ve donanım desteğini Intel’den alacağını doğruladı.

Siri bankacılık işlemlerinde kullanılıyor

Siri bankacılık işlemlerinde de kullanılmaya başladı. OCBC Bank, Apple kullanıcısı müşterileri için Siri ile bankacılık işlemini başlattı.

Siri bankacılık işlemlerini kolaylaştırıyor

OCBC Bank, iPhone kullanıcıları için sesle çalışan hizmetini sunmaya başladı. Artık kullanıcıların ses ile banka hesaplarını kontrol etmelerine veya Apple’ın sanal asistanı Siri aracılığıyla e-ödemeler yapmalarına izin veriliyor.

Singapur’da bulunan banka, müşterilerin hesap bakiyelerini, kredi kartı ayrıntılarını kontrol edebilmelerini, PayNow hizmetiyle bağlantılı veya bağlantılı olmayan e-ödemeleri yapabilmelerini mümkün hale getirdi.

Yeni hizmeti kullanmak için Apple kullanan müşterilerin OCBC’nin mobil bankacılık uygulamasının en yeni sürümünü yüklemeleri, ve iOS güncellemelerini yapmış olmaları gerekiyor. Daha sonra kullanıcılar “Hey Siri, what’s my balance” sorusunu sorduğunda bankada bulunan bakiyesini öğrenebiliyor.