Mars’ta Snapchat çalışacak mı?

0

Elon Musk, internet üzerinden yaptığı bir soru&cevap buluşmasında, SpaceX’in çok merak edilen Mars kolonizasyonu planları hakkında detaylı bilgiler verdi.

Mars’tan internete bağlanmanın mümkün olup olmayacağını soranlara, Dünya ile Mars arasında veri transferinin 3 ile 22 dakika arasında zaman aldığını, dolayısıyla Mars’tan Snapchat’e bağlanmanın mümkün olacağını vurguladı.

Mars’ta sadece birkaç kişinin yaşamayacağını ve gidenlerin dünyadan kopmayacağını, gezegene şehirlerin ve fabrikaların kurulacağını, sayısız şirketin Mars’ta operasyona yapacağını açıklayan Musk bu amaçla Mars ve Dünya arasında sürekli gemilerin gidip geleceğini hatırlattı. 

SpaceX’in yere kendi başına inip sonra tekrar uzaya çıkabilen uzay gemileri geliştirmelerinin önemli bir amacı da, Mars’a inen gemilerin tekrar uzaya çıkabilmesi. Dolayısıyla Mars’a giden insanlar aynı gemilerle geri dönebilecekler.

Mars’ta kurulacak fabrikalarda, Mars’taki kaynaklardan elde edilecek enerji kaynaklarının işleneceğini ve uzay gemileri için yakıt üretileceğini de vurgulayan Musk, bu karşılıklı seferler sayesinde Mars’ta milyonlarca insanın yaşadığı şehirleri kurmanın mümkün olacağını hatırlattı.

Mars soru&cevap etkinliği sırasında, Dünya şehirleri arasında uçması için tasarlanan BFR roketlerini da hatırlatarak bu roketlerin bugünkü yolcu uçakları gibi, tekrar tekrar kullanılacak şekilde dayanıklı olacağını ve Mars’ta da kullanılabileceğini vurguladı.

BFR roketlerini tanıtan videoyu aşağıda izleyebilirsiniz:

 

Elektrikli araç devrimi petrol üreticilerini yaktı

Son yüz yıldır petrol dünyanın en büyük ve stratejik ekonomik ürünü olarak çarkları döndürüyordu. Petrol üreticisi devletlerin ve şirketlerin dev kazançları bu ekonomiyi aynı zamanda savaşların da en büyük sebebi haline dönüştürmüştü.

 Araştırma ve danışmalık şirketi Longview Economics’in şef ekonomisti Chris Watling’in yorumuna göre, elektrikli araçlar konusunda yaşanan devrim nedeniyle petrol fiyatlarının önümüzdeki 6 yıl içinde 10 dolara kadar düşmesi bekleniyor. Bu da 5 sene öncesine kadar 100 doların üzerine çıkan ancak jeopolitik çekişmeler nedeniyle bugün 50 doların altına kadar inen petrolden gelir elde eden ülkeler ve şirketler için kabus anlamına geliyor.

Suudi Arabistan’ın petrol devi Saudi Aramco’un yöneticilerinin yıllardır devletin kontrolünde olan şirketi acele şekilde halka açmaya çalışması da bu iddiayı güçlendiriyor. Şirket yöneticilerinin petrolün fiyatı 10 dolara düşmeden ve şirketin piyasa değeri erimeden önce şirketi yüksek kazançla satmaya çalıştıkları vurgulanıyor.

Öte yandan petrol fiyatındaki bu dramatik düşüşün, elektrikli otomobil devrimini henüz yapamamış ülkelerde benzinli motorlara olan talebin de yüksek kalmasına yol açması bekleniyor. Watling’e göre, petrolün dünyanın ekonomik sisteminden çıkması 100-120 yılı bulacak. Benzer bir dönüşümün 1800’lerde kömürün başına geldiğini, petrolün kömürün yerini almasına rağmen kömürün hala demir-çelik işletmelerinde ve küçük oranda evlerde kullanılmaya devam ettiğini hatırlamak gerekiyor.

İran halkı Twitter’da Trump’a yüklendi

0

Twitter hizmete girdiği günden beri karşılaştığı en büyük protesto hareketini yaşıyor olabilir. ABD Başkanı Trump’ın Twitter hesabı, milyonlarca İranlı’dan gelen mesajlarla protesto ediliyor.

İran’la Uluslarası Atom Ajansı arasındaki nükleer anlaşmadan çekileceğini ve İran’a yeniden yaptırımlar getireceğini açıklayan Trump’a 2 milyondan fazla İranlı tepkisini Twitter’da gösterdi ve Başkan’ın Tweetlerini yorum bombardımanına tutmaya başladılar.

Normalde 4-5 bin civarında yorum alan Trump’ın diğer tweetlerinin yanında 2 milyondan fazla yorum alan İran tweet’leri, sosyal medyanın halkın kendini dile getirmek için ne kadar önemli bir mecra olduğunu da ortaya koyuyor. İran halkının, İran’daki sosyal medya yasaklarına karşı farklı yollarla sosyal medyaya eriştiği de biliniyor.

ICO’lar iyi bir yatırım aracı mı yoksa dolandırıcılık mı?

1

Geçtiğimiz haftanın en dikkat çekici haberlerinden biri, Wikipedia Vakfı‘nın kurucusu Jimmy Wales‘tan geldi: “ICO’lar mutlak dolandırcılık aracı olabilir” (Kaynak: Coindesk). Bu açıklamanın arkasında yatan nedenleri daha detaylı incelemek ve ICO’ların (Initial Coin Offerings) ne olduğunu daha iyi anlamak gerekli. Çünkü, şu anda bir kesimin “mutlak övdüğü” ve bir kesimin “mutlak dolandırıcılık” olarak gördüğü ICO kavramı önümüzdeki senelerde “mutlak ihtiyaç” olacak.

ICO Nedir?

Öncelikle ICO’ların ne olduğunu tekrar hatırlayalım. ‘Initial Coin Offering’ girişimin kullanıcılara arz ettiği başlangıç değeri olarak görülebilir. Bir şirket yasal hisse senetlerini, ana nedeni olarak sermaye girişi yapmak için halka arz eder, buna halka arz ya da IPO (Initial Public Offering) deniyor. Son dönemde girişimler sıklıkla bir para birimi veya sanal değer oluşturarak, girişimlerinin kurulması veya büyümesi için bunları kullanıcılara satıyor ve sermaye oluşturuyor, buna ICO (Initial Coin Offering) deniyor.

Nasıl hazırlanıyor?

170’den fazla ICO kampanyasında 1.5 milyar dolar’ın üzerinde para toplandı ve geçtiğimiz ay girişimler tarafındna, 10’dan fazla ICO yapıldı. Bu ICO’ların popüler olmasının nedeni şüphesiz Ethereum üzerinde geliştirilen Smart Contract’lardır. Çünkü bu kontratlar, Ethereum Blockchain ağında işlemlerin otomatik yapılmasını sağlıyor. Örneğin yazılmış ve daha sonra değiştirilmesi mümkün olmayan bir Smart Contract’a maddi değer (Ether) yolluyorsunuz ve bu Smart Contract sizin cüzdanınıza, kampanya için daha sonra kullanılmak üzere üretilen dijital değerlerden otomatik olarak yolluyor. Ve birçok girişim eğer hedeflenen tutar yakalanamazsa yolladığınız maddi değeri sizin cüzdanınıza otomatik olarak geri gönderen kodları kontratlarına ekliyorlar.

White Paper

Başarılı bir Initial Coin Offering yapabilmek için gerekli olan adımların başında girişimin ne yaptığını, neyi hedeflediğini, ne kadar para toplanmasının hedeflendiğini ve bu toplanan paraların nerelere harcanacağını detaylı bir şekilde anlatan White Paper hazırlanması geliyor. Bu White Paper’ın, girişiminizin, toplanan paranın nasıl harcanacağının detaylı, ikna edebilen ve güvenilir bir şekilde hedeflenen kullanıcılara anlatabilmesi gerekiyor.

Ekip

Bunun yanında Initial Coin Offering yapacak ekibin, açık şekilde adları, yaptıkları işler, önceki girişimleri ve yeteneklerini gösteren içerikler hazırlanması gerekiyor. Buna girişim ekibinin güvenilirliğini sağlamak adına ihtiyaç var. Örneğin, ilk defa girişim kuracak ya da daha önce kurduğu girişimlerde belirgin hatalar yapmış ya da gerekli teknik bilgiye sahip olmayan ekiplere yatırım yapmadan önce tekrar düşünülmesi gerekebilir.

Pazarlama

Bu hazırlanan içeriklerin ve girişimin insanlara anlatılabilmesi, geniş bir kitleye yayılabilmesi için gerçekten kaliteli bir pazarlama yapılması gerekiyor. Hedeflenen kitle, Ethereum ya da Bitcoin sahibi olunca, yapılacak olan reklamlar daha çok bu kullanıcıların takip ettiği, haber siteleri, analiz siteleri ve sosyal medya hesapları oluyor. Toplanan paralar genellikle milyon dolar olduğu için, bu işler için pazarlama bütçelerinin epey yüksek olduğunu belirtelim.

Kodlama

Ardından asıl en önemli olan kısma, karar yapısının, mimarisinin, hedeflerin ve sürelerin belirlendiği ve asla değiştirilemediği Smart Contract’ın yazılması kısmı geliyor. Burada Ethereum Blockchain veritabanı üzerinde çalışan, bir kere yayınlandıktan sonra değiştirilemeyen bir koddan söz ediyorum. Bu kod kontratın içerisinde genellikle hedeflenen tutar, başlangıç ve bitiş tarihleri, hedeflenen tutar belirlenen tarihte yakalanamaz ise paraların göndericilere otomatik olarak geri aktarılacağı ve ilk satın alımlar için %10-%20 v.s. gibi promosyonların sağlandığı bilgileri kodlanıyor. Tekrar ediyorum, bu bilgiler bir kere Ethereum Blockchain veritabanında paylaşıldıktan sonra değiştirilmesi mümkün değil.

Neden çok kıymetli ve neden dolandırıcılık?

Tabii ki ekibin, işleri anlatan White Paper’ın, pazarlama çalışmalarının güvenilirliği ve önemi atlanamaz. Fakat ICO kampanyalarının temelinde Smart Contract’lar yatıyor. Eğer bu Smart Contract kodlarını okuyamıyorsanız (ki bunun için yazılım geliştiricisi olmanız gerekebilir) yapacağınız şey, ekibe, White Paper’a, pazarlamaya ya da herhangi başka birşeye güvenmek. Fakat Smart Contract’ların sizi aldatma ihtimali yok ve yazıldığı gibi çalışıyorlar. ICO’lara yatırım yapan çoğu kişi Smart Contract’ların içeriğini okuyamadığı için bu tarz dolandırıcılıkların önünün açık olduğu konusunda Jimmy Wales haklı olabilir. Çünkü başarılı olan örneklerin yanında, bir çok kişi hızlı para kazanma yöntemi olarak dolandırıcılık amaçlı hazırlanabilir.

Bununla beraber, geçtiğimiz aylarda yaşanan initial coin offering patlamasının, Ocak ayında 10$ seviyesinde olan Ethereum’un Mayıs sonunda yaklaşık 40 kat artarak 400$ seviyesine çıkmasında etkili olduğunu düşünüyorum. Yani 10 dolar’ken aldığınız 1 Ether, 390 dolar arttığında bunun bir kısmı ile daha büyük kar elde edebilmek için kolayca risk alabilir ve ICO’lara katılabilirsiniz. Ethereum fiyatlarının çok fazla artmayıp daha stabil olmaya başlaması ile ICO sayılarında düşüşler de görülebilir.

Kitlesel fonlamayı çok kolaylaştırması, takibinin kolay ve kurallarının sabit olması sebebiyle ICO’lar çok değerli ve önümüzdeki yılların en önemli Fintech olayları arasında görülebilir. Fakat bu yatırımları düzenleyen ve yöneten güvenilir (belki devlet) kuruluşların olması, hem yatırımcıların güveni açısından hem de toplanan paraların girişim içerisinde kullanımının denetlenebilmesi açısından, yatırımları daha cazip ve mantıklı hale getirebilir.

CastBox uygulaması, Podcast aramalarınızı kolaylaştırıyor

Kaliforniya merkezli bir startup olan CastBox, poadcast kullanıcıları için belirli bir konuyu daha kolay aramalarını sağlayan benzersiz bir algoritma geliştirdi. CastBox, aradığınız konu hakkında onlarca ilgisiz podcast’i izlemenize gerek kalmadan, istediğiniz aramayı yapabiliyor.

2016’da kurulan CastBox, yazılım mühendislerinden oluşan küçük bir startup ekibi olarak başladı. Sadece 10 ay içinde 3 milyondan fazla kullanıcı tarafından ücretsiz olarak indirilen uygulamayı, günlük 500.000’den fazla kullanıcı kullanıyor.

CastBox, dünya çapında 50 milyondan fazla içerik bölümü barındırıyor ve belirli bir konuyu aramayı daha da kolaylaştırmayı amaçlıyor. Oldukça basit ve sade bir arayüze sahip olan uygulama, girişimcilerin ana hedefi olan “niş” iş yapmaya yoğunlaşıyor.

CastBox, kullanıcılar için en uygun podcast’leri bulmak amacıyla ses dosyalarının içinde arama yapabiliyor. Doğal dil işleme yoluyla sesi hızlı bir şeklide kopyalayan algoritma, arama yapan kullanıcının girdiği anahtar kelimeye en uygun sonuçları listeliyor.

İsveç tamamen dijital ödeme sistemine geçecek

Yıllar geçtikçe kartlarınızı veya mobil ödeme uygulamalarınızı nakitten çok daha sık kullanmaya başladığınızı fark ettiniz mi? Örneğin, Çin’de mobil ödemeler geçen yılın iki katına çıktı. İsveç’te ise elden yapılan nakit ödemeler neredeyse durma noktasına geldi.

Sadece birkaç yıl içinde İsveç, tamamen dijital ödeme sistemin geçebilir. İsveç’te KTH araştırmacıları tarafından hazırlanan rapora göre 2023 yılına kadar İsveç perakendecileri artık nakit ödeme yapmayacak.

Rapordaki ödeme verilerinde en ilginç nokta ise mobil ödemelerin yüzde 0.4 gibi çok düşük bir oranda kalması. Tüketicilerin önemli bir kısmı bankamatik kartları ile ödemelerini gerçekleştiriyor. Kart ile ödemelerinin hızlı bir şekilde yapılabilmesi ve güvenli olması tüketicilerin hızlı bir şekilde kart ödemelerine geçmesine neden oluyor.

Dijital dönüşüm yaşadığımız bu çağda, ödeme sistemlerindeki güvenlik geliştirme çalışmalarıyla dijital ödemeler tüketiciler tarafında daha yaygın bir şekilde kullanılabilir ve kağıt-demir paralara ihtiyaç kalmayabilir.

Karbon yakalama zorunluluk haline gelebilir

Bilim insanları, iklim değişikliğini önlemek için atmosferde karbon yakalama teknolojilerine büyük ölçekte ihtiyaç duyacağımızı belirtti.

Karbon yakalama teknolojileri küresel ısınmayı 1.5 C seviyesinde tutmak, küçük ada ülkelerini artan deniz seviyesinden korumak, gıda üretimini artırmak ve şiddetli hava değişimlerini önlemek için kilit önem taşıyor.

Bilim ve politika enstitüsü Climate Analytics’ten Bill Hare yaptığı açıklamada “Eğer mercan resifleri, biyo çeşitlilik ve yoksul bölgelerdeki gıda üretimi hakkında gerçekten endişeleriniz varsa, büyük ölçekte karbon yakalama teknolojisi kurmak zorunda kalacağız” dedi.

Şu anda birçok ülke karbon yakalama makineleri üzerine çalışmalarını sürdürüyor. Hatta İsviçre’de dev bir makine mevcut. Havadan doğrudan karbondioksiti yakalayan Climeworks AG tesisi, 200 araçtan çıkan emisyonlara eşdeğer olarak yılda yaklaşık 900 ton karbondioksiti yakalayabiliyor.

DigitalOcean bulut bilişimde büyümeye devam ediyor

DigitalOcean, küçük geliştiricilere ve yeni başlayanlara odaklanarak Amazon Web Services ve Microsoft Azure ile rekabet eden, New York’ta bulunan bir bulut bilişim startup’ı. İki dev şirket ile rekabete giren DigitalOcean, hızlı bir şekilde büyümeye devam ediyor.

Şirket, sadece 2017 yılı için yıllık 175 milyon dolarlık işletme fiyatına (ARR) sahip olduğunu açıkladı. Bu, DigitalOcean’ın 2015 yılında oluşturduğu 77 milyon dolarlık geliri yüzde 48 oranında artırdığı anlamına geliyor.

DigitalOcean CEO’su ve kurucusu Ben Uretsky, bulut pazarına farklı açıdan yaklaştıklarını, kimsenin küçük pazarı dikkate almadığını ve bunu fırsata çevirdiklerini belirtti.

DigitalOcean, 2015’ten bu yana EBITDA’da (faiz, vergi, amortisman ve amortisman öncesi kazançlar) karlı olduğunu açıkladı. Uretsky, gelir arttıkça harcamaların ve masrafların düz kaldığını ve neredeyse yüzde 20’den fazla genişleme yapan marjlara yol açtığını söyledi. 2015 yılında 209 çalışanı bulunan DigitalOcean, bu yıl 409’a çalışana ulaşmış durumda.

Sophia robot, BM’de yapay zekayı savundu

Bir robot size yapay zekanın dünyayı kurtarmaya yardım edeceğini söylediğinde ne hissederdiniz? Birleşmiş Milletler’de “Her Şeyin Geleceği: hızlı teknolojik değişim çağındaki sürdürülebilir kalkınma” konulu çalışmaya Sophia isimli robot damga vurdu.

BM Genel Sekreter Yardımcısı Amina J. Mohammed Sophia’ya dünyanın birçok yerinde teknolojiye erişim eksikliği hakkında bir robotun neler yapılabileceğini sordu. Hanson Robotics tarafından geliştirilen Sophia, William Gibson’ın ünlü bir satırını aktarmaya ve yapay zekanın kaynakları daha geniş bir şekilde dağıtmanın yollarını bularak, erişim farklılıklarını iyileştirmeye yardımcı olabileceğini söyledi.

Sosyal robotların sınırlarını zorlamak için tasarlanan Sophia, insan makine etkileşimine yönelik en belirgin örneklerden biri olarak karşımıza çıkıyor.

Açılış konuşmasında Mohammed, teknolojik ilerlemenin iyi yönetilmemesi durumunda mevcut eşitsizliklerin artmasına neden olacağı konusunda uyarıda bulundu. Mohammed: “Teknoloji toplumlarımız üzerindeki etkisi, makineler tarafından değil, insanların eylemleri ile belirlenmelidir” dedi.

[youtube https://www.youtube.com/watch?v=qNoTjrgMUcs]

Ethereum madenciliği yapan ısıtıcı

0

Ethereum madenciliği, kripto madencilikte son dönemin en popüler konu başlıklarından biri. Rusya’da yer alan bir kripto para girişimi Comino da, bir taşla iki kuş vuran yüksek teknolojili bir çözüm geliştirdi: Kripto para madenciliği yapabilen bir ısıtıcı.

Ethereum madencisi: Comino N1 ve Comino N4

Metal gövdesinin içerisinde sekiz adet üst seviye grafik işlemcisi ASUS P106-100 6G bulunduran cihaz, iki farklı varyasyonla birlikte geliyor. Comino N1 modeli, Ethereum için optimize edilmişken, Comino N4 modeli Zcash için daha uygun bir yapıda.

Şirketin ortak kurucuları Evgeny Vlasov ve Alexey Chistov‘un açıklamalarına göre şu andaki kripto para değerine göre bu cihaz aylık 300 dolar kazanç elde ediyor. Tabii ki elde ettiğiniz kazanç lokal enerji tüketim oranınızla direkt olarak bağlantılı.

Tabii ki kripto para madenciliği dışında bu ürünün bir de ısıtma işlevi var. Açıklamaya göre Comino cihazı, 25-30 metre karelik bir odayı sıcak tutabiliyor. Son olarak bu cihazın 5,000 dolar fiyat etiketine sahip olduğunu da belirtelim.

NBA VR yayınlara ağırlık verilecek

0

Dünyanın en büyük basketbol organizasyonu NBA, sanal gerçeklik deneyimine daha fazla ilgi göstermeye başlayacak. NBA VR yayınlarının yeni sezonda daha fazla olacağı açıklandı.

nba vr

NBA VR yayınları daha sık olacak

NBA ve NextVR yeni sezondaki maçları sanal gerçeklik deneyimi ile yayınlayacak. Yeni sezonda NextVR uygulaması üzerinden 27 tane maç VR deneyimi ile canlı olarak yayınlanacak.  Geçtiğimiz yıl bu sayı 21 maçta kalmıştı. NBA liginin değeri ve sanal gerçeklik ile çekilen ilgi sayesinde VR teknolojisinin önemi de artmış durumda. 

Bitcoin ile çalışan mağaza (Vlog)

NextVR abonesi olup NBA League Pass üyeliğini tekil veya paket halinde alıp heyecan dolu basketbol maçlarını keyifli bir şekilde izleyebilirsiniz.  Basketbol tutkunları tüm sezonu 200 dolar fiyatını ödeyerek veya maç başına 7 dolar ödeyerek VR deneyimi ile izleyebilecek. 

NextVR uygulaması, Samsung Gear VR ve Google Daydream ile uyumlu olarak çalışıyor. Maçlar 17 Ekim tarihinden itibaren Microsoft’un Windows Mixed Reality Viewer ile de izlenebilecek. VR olarak yayınlanacak ilk maç ise 21 Ekim tarihinde Houston Rockets ile Dallas Mavericks arasında gerçekleşecek. NBA VR yayınlarına ilginiz var ise bu link üzerinden VR olarak yayınlanacak tüm maçları görebilirsiniz.

Huawei’den akıllı değil zeki telefon

0

Yapay zekanın teknoloji sektöründe birçok alanda hayatımıza girmesiyle birlikte, akıllı cihaz pazarında yaşanan rekabet de farklı bir boyuta taşındı. Teknolojinin gelişimi ve tüketici beklentisine paralel olarak dijital dönüşümü destekleyen Huawei, yeni nesil cihazlarda yakaladığı başarısını zeki telefonlar ile artıracak.

Zeki telefon tanımıyla akıllı telefon segmentinin ötesine geçmeyi planlayan Huawei, yeni nesil cihazlarına kattığı inovatif özellikleri sayesinde yapay zeka alanındaki başarısına da somut örnekler kazandıracak.

Günümüzde teknolojinin yaşamın her alanını etkiliyor. Bunun en yaygın örneği ise cep telefonları. İletişim ve teknoloji alanındaki küresel gelişmeler, tüm cihazların daha iyisini, daha kapasitelisini, daha hızlısını, daha güvenlisini ve daha hesaplısını pazara sunmayı teşvik ediyor.

Huawei yapay zekaya yatırım yapıyor

Dijital bilgi çağında, her an yanımızda olan akıllı telefonlar geleneksel bir bilgisayarın neredeyse tüm işlevlerini yerine getirebilir hale geldi. Zeka ve etkileşimdeki gelişmeler, akıllı telefon endüstrisindeki dönüşümü yönlendiren iki merkezi güç haline geleceği öngörülüyor.

Etkileşim araçları, yapay zeka teknolojisini doğrudan gerçek hayat senaryolarında “kullanılabilir” hale getirmenin merkezinde yer alıyor. Yapay zeka destekli cihazların derin anlama, proaktif hizmet kapasitesi ve hayat boyu öğrenme özellikleri bu konuda ön plana çıkıyor.

Günümüzde kullanıcılar, birden fazla akıllı cihaz kullanıyor. Sayısal asistanların kullanıcıların gereksinimlerini ve tercihlerini anlaması, cihazlar arasındaki etkileşimleri kontrol etmeye ve yönetmeye yardımcı olabilmesi oldukça önemli bir hale geldi. Bununla beraber yapay zeka kullanıcıları derinlemesine anlayabilme özelliği oldukça ön plana çıktı.

Yapay zeka ile birlikte cihazlar reaktif olmaktan proaktif olmaya geçiyor. Böylelikle yapay zeka entegrasyonu bulunan cihazlar proaktif olarak kullanıcıların neye ihtiyaç duyduğunu keşfedebilirken, istediklerini proaktif hizmet konumu olarak bilinen sadece tek bir adımda yapmalarını sağlayabiliyor.

Son olarak, yapay zeka destekli cihazlar , tek aşamalı öğrenme yerine sürekli bir öğrenme sürecinde olarak kullanıcı senaryolarındaki değişikliklere uyum sağlayarak görevleri tamamlamak için en uygun yaklaşımı bulabiliyor.

Richard Branson, Hyperloop One’a ortak oldu

Dünyanın ilk özel uzay gemisini üreten Virgin Galactic’in sahibi, ünlü iş adamı Richard Branson Virgin holding ile Hyperloop One şirketine yatırım yaptıklarını ve ortak olduklarını açıkladı.

Ortaklık gereğince, Hyperloop One şirketinin ismi, diğer tüm Virgin şirketlerinde olduğu gibi, başına Virgin kelimesi eklenerek değişecek. Yani şirketin ismi Virgin Hyperloop One olacak.

Branson’ın Hyperloop’a yatırım yapması aslında çok önemli bir gelişme çünkü Virgin Havayolları’nın, Virgin Music’in ve daha bir çok şirketin kurucusu olan “yaşlı kurt” Richard Branson’ın dünyanın pek çok ülkesinde işadamları ve politikacılarla güçlü bağlantılara sahip olduğu biliniyor. 

Elon Musk’ın ise Hyperloop’u dünya çapında yaygınlaştırmak için politikacılarla bitmek bilmeyen müzakereler yapması gerekiyor ancak henüz ABD hükumetine bile Hyperloop’u kabul ettirebilmiş değil. Kısa süre önce Musk’ın büyük bir heyecanla Twitter’dan “Washington’a Hyperloop kuruyoruz,” açıklamasının ardından vali ve ulaştırma bakanlığından yetkililer açıklama yapıp bunun doğru olmadığını vurgulamış, ardından Musk yeniden tweet atarak, “görüşmelerimiz sürüyor, sonuca ulaşacağımıza eminim” mesajını vermek zorunda kalmıştı.

Dolayısıyla politikacılar ve bürokratlar üzerinde çok daha etkili olduğu bilinen Branson’ın Hyperloop’a el atmasıyla, kamu kurumlarının yeni nesil treni kabul etmesinin daha kolay olacağı düşünülüyor. Teknoloji dünyasının genç dehası Musk’ın da “yaşlı kurt” Branson’dan önemli dersler alması kaçınılmaz görünüyor.

Samsung’un CEO’su istifa etti

0

Samsung’un CEO’su Kwon Oh-hyun, yaşanan olağanüstü kriz durumunu gerekçe göstererek görevlerinden istifa ettiğini duyurdu. 

Şirket çalışanlarına gönderdiği mektupta, “Bu kararı almam kolay olmadı ancak şirket içinde üzerimize yöneltilen suçlamalar ve kriz durumu nedeniyle artık şirketin yeni bir ruh ile tazelenmeye ihtiyacı olduğunu düşünüyorum,” ifadelerini kullanan Kwon Oh-hyun, Mart 2018’e kadar CEO olarak görev yapmaya devam edecek ve bu sırada yeni CEO’nun belirlenmesine yardımcı olacak.

Kwon Oh-hyun mektubunda şirket içindeki krizi isimlendirmedi ancak şirketin kurucusunun oğlu ve Lee Jae-yong’un Güney Kore yöneticilerine rüşvet vermesi nedeniyle ceza evinde bulunmasını kastettiği biliniyor.

Samsung’a 1985 yılında katılan Kwon Oh-hyun, 2012 yılından beri şirketin CEO’su olarak görev yapıyordu.

Google ve Target, anti-Amazon ittifakına başladı

Amazon’un dünyada satılan her şeyin Amazon servisleri üzerinden geçmesi hedefi birgün gerçek olur mu bilinmez ancak Google ve süper market zinciri Target, Amazon’un bu hedefine ulaşamaması için iş birliği yapacaklarını açıkladılar.

Amazon’un yapay zeka servisi Alexa ve akıllı ev asistanı Echo sayesinde kullanıcıların Amazon üzerinden alışveriş yapmaya başlaması şirketi süper market zincirlerinin en büyük rakibi haline dönüştürdü. 

Target şimdi internet devi Google ile ortak çalışarak, Amazon’un Alexa servisine karşı Google’un Assistant kullanıcılarına akıllı ev cihazları üzerinden sipariş gönderecek. İki şirket aslında bu servisi birkaç ABD şehrinde pilot olarak işletiyordu ancak Çarşamba günü yaptıkları duyuru ile artık hizmeti çok daha fazla sayıda şehire ulaştıracaklarını açıkladılar.

İki ay kadar önceyse, Amazon’un WholeFoods market zincirini satın almasının ardından, dev süpermarket zinciri Walmart Google ile benzer bir anlaşma yaptığını duyurmuştu. Bir diğer mağazalar zinciri Home Depot da Google ile işbirliği için görüşmeleri sürdürdüğünü açıklamıştı. Diğer bir deyişle, Google, Amazon’a karşı dev süpermarket ve mağaza zincirlerini kendi safına toplamaya başlamış gibi görünüyor.

Sosyal medya dolandırıcılığı 2 kat arttı

Sosyal medyalar, keyifli vakit geçirme aracı olarak kullanılıyor olsa da bilinçsiz kullanımlarda oldukça tehlikeli hale gelebiliyor. Her şeyin dijitalleşmeye devam ettiği bilgi çağında kişisel verilerin bilinçsiz şekilde başka kullanıcılar ile paylaşımında artış yaşanıyor. Kullanımında günden güne artış yaşanan sosyal medyalar, dolandırıcılar ve siber saldırganların önemli araçlarından biri haline geldi.

Geçtiğimiz sene sosyal medyada aracılığıyla yapılan dolandırıcılık rakamları iki katına çıktı. Dolandırıcılıktaki bu artışın arkasında siber saldırgan havuzu var gibi gözüküyor.

ZeroFOX araştırmacılarına göre, 2016’da Twitter ve Facebook gibi sosyal medya platformlarında yaklaşık 250.000 finans ve bankacılık dolandırıcısı bulunuyordu. Ancak bu sayı şu anda toplam 437.165 sahte kampanyaya ulaşarak iki katına çıktı.

ZeroFOX, dolandırıcıların sempatik reklamları kullanarak kullanıcıları etkilediğini belirtiyor. Özellikle bilinçsiz sosyal medya kullanıcıları bu reklamlara kanarak, hesap bilgileri gibi kişisel verilerini paylaşabiliyor.

UpGuard güvenlik platformu oluşturuyor

0

Silikon Vadisi siber güvenlik şirketi UpGuard, üçüncü taraf tedarikçi ilişkilerindeki gözetim ve hesap verebilirlik eksikliğini gidermeyi hedefleyen yeni bir risk hafifletme platformu sunuyor.

UpGuard CyberRisk, kullanıcılara portföyündeki her satıcıyla ilişkili siber riski gerçek zamanlı olarak görüntüleyerek risk yönetimi sürecini düzene sokuyor.

Riskler, Cybersecurity Threat Assessment Rating’e göre değerlendiriliyor ve güvenlik puanı veriliyor. Güvenlik ekipleri, üçüncü taraf satıcıların kurumsal verilere erişmesine izin verip vermeyeceğini belirlerken bu puanı dikkate alıyoe. CyberRisk ayrıca kullanıcıların güvenlik uyumluluğunu izlemelerini ve satıcı risk değerlendirmelerini otomatikleştirmelerini sağlar.

UpGuard’ın amiral gemisi ürünü, siber güvenlik için kredi tarzı bir skor sistemi oluşturuyor. Bu skoru şirketin siber risk faktörlerini, iç ağını ve sistemlerini tarayarak tarayarak belirliyor. UpGuard’ın ayrıca, herkesin güvenlik durumunu ölçmek için herhangi bir şirketin harici ağında (bir web sitesi gibi) tarama yapmasına izin veren ücretsiz web tabanlı bir araç bulunmaktadır.

Şirket, geçen yıl siber güvenlik derecelendirme sistemine 17 milyon dolarlık finansman sağlamıştı.

Bulut bilişim harcamaları artıyor

Bulut bilişim hizmetlerine yapılan harcamalar, daha önce beklenenden daha hızlı bir şekilde artıyor. Hizmet yazılımı (SaaS) ve hizmet altyapısı (IaaS) ile bulut bilişim hızlı bir şekilde büyüyor.

Gartner’a göre, geçen yıl 219.6 milyar dolar olan bulut hizmetleri gelirlerinin, dünya çapında genel yüzde 18.5 oranında artarak 260 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Dünya çapında toplam 3.5 trilyon doları bulan IT harcamalarının halen küçük bir parçası olsa da bu rakam, kurumsal yazılım harcamaları ile karşılaştırıldığında oldukça önemli.

Bununla birlikte en yüksek gelir artışı, 2017 yılında yüzde 36.6 büyüyerek 34.7 milyar dolara ulaşması beklenen IaaS’den gelecek.

Analistler, 2018 yılından itibaren büyümenin istikrara kavuşacağını ve bulut bilgi işleminin genel IT harcamalarının karışımı haline geleceğini belirtti. Gartner’ın araştırma direktörü Sid Nag, özellikle yazılımın bir hizmet olarak kullanılmasının, önceden tahmin edildiğinden daha hızlı bir şekilde arttığını söyledi.

Bitcoin ile çalışan mağaza (vLog)

0

Blockchain ve kripto paraların günlük hayatımıza girmesi, giderek hız kazanıyor.

Ödeme yöntemlerinin teknolojilerle buluşması, her alanda yaşanan dijital dönüşümü, finans alanına da taşıyor. 

Huawei Mate 10 için düzenlenen özel bir toplantıyı, yerinde takip etmek için gittiğim Viyana’da, Bitcoin Store‘a denk geldim. 

Mağazadan içeriye girdiğinizde, Bitcoin ile alışveriş yapabildiğiniz gibi, Bitcoin‘i nakit paraya veya nakit para ile Bitcoin almaya kadar varan seçenekleri de beraberinde görme imkanım oldu. 

Bazı devletler ve sektörleri domine eden markalar, bu değişime öncülük ederken, oyuncuların bir kısmı da ayak diremeye devam ediyor

Sanatın ön plana çıktığı harika şehirlerden Viyana’da bu mağaza yoğun ilgi görüyorsa, finans teknolojilerinde yaşanan bu değişimin artık kaçınılmaz olduğuna da inanmak gerekir. 

Unutmadan, bazı linkleri sizlerle paylaşayım!

Kripto paraların değerleri hakkında bilgiyi, sürekli güncellenen bu sayfadan öğrenebilirsiniz. Bitcoin ne oldu, Etherium kaça düştü, vs tüm sorularınıza yanıt alabilirsiniz. 

Bitcoin nedir, diyenler varsa buraya tıklayabilirler

Bu alanda harika yazılar paylaşan Mehmet Davut’un yazıları için buraya tıklayabilirsiniz

Son bir sorum var!

Sizce ülkemizde bu mağaza ne zaman açılır? Aşağıdaki alana yorumlarınızı yazabilirsiniz.