Snapchat artık Twitter’dan daha büyük
Kısa sürede hızla büyüyen Snapchat artık Twitter’dan daha çok kullanıcıya sahip. Son altı ayda 40 milyon günlük aktif yeni kullanıcı kazanan Snapchat böylece 150 milyon kişilik günlük aktif kullanıcısıyla 140 milyon günlük aktif kullanıcıya sahip Twitter’ı geçmiş oldu.
Snapchat aslında hızlıca silinen fotoğraf konseptiyle gençlerin büyük ilgisini çekerek hayatına başladı ancak kullanıcıların günlük hayatlarını fotoğraflar vasıtasıyla öyküleştirebildikleri yeni formatıyla büyümesi ivme kazandı. Facebook’un 2013 yılı sonunda verdiği 3 milyar dolarlık satın alma teklifini reddeden uygulamanın kurucusu Evan Spiegel’in doğru kararı vermiş olduğu da hızla yükselen kullanıcı sayısıyla anlaşılıyor.
Fotoğraf odaklı sosyal medya uygulamasının bu hızlı yükselişi reklam verenlerin de dikkatini çekiyor. Günde üç milyara yakın videonun seyredildiği uygulamadaki 150 milyon aktif kullanıcı aynı zamanda reklam verenlerin de hedefinde bulunuyor. Kullanıcı yaş ortalaması 13-15 arasında yoğunlaşan uygulama gençleri hedefleyen markaların ve reklam kampanyalarının odağı olmuş durumda. Bu ilgiden en çok rahatsız olan kişi ise, bir zamanlar gençlerin elinden düşürmediği Twitter’a bugün reklam bulmakta zorlanan Jack Dorsey olmalı.
Uber Çin’de sınırlarını zorluyor
Araç paylaşım uygulaması Uber, Çin’de büyümek için sınırlarını zorluyor. Uber’in Çin ofisine göre, popüler araç paylaşım servisi bir sene içinde Çin’deki tüm rakiplerini geçip birinci konuma yükselecek.
Çin’de araç paylaşım servisi konusunda liderlik Çinli uygulama Didi Chuxing’in elinde. Didi Chuxing aynı zamanda geçen ay Apple’dan 2 milyar dolar yatırım alarak Apple ile ortak olmuştu. Didi’nin Çin’deki en büyük rakibi Uber ise Toyota ile anlaşarak Toyota ile ortaklık kuracağını açıklamıştı.
Uber’in Çin’deki yöneticisi Zhen Liu Uber’in pazar payında hızlı bir artış yaşandığını ve önümüzdeki 12 ay içinde Didi Chuxing’in pazar payını geçeceklerini açıkladı. Geçen yıl sadece sekiz şehirde faaliyetleri olduğunu ve pazar paylarının %1 olduğunun altını çizen Liu, bu yıl ise Çin pazarının %33’ünü temsil ettiklerini hatırlatıyor. Bu hızlı büyüme rakamıyla, bir sene sonra ise Didi Chuxing’i geçeceklerini iddia ediyor.
Çinli Didi Chuxing servisi ise dört yaşında ve pazara iki yıl sonra giren ABD’li araç paylaşım servisinin yöneticisi Liu, Didi ile rekabet edebilmek için Çin’de milyarlarca dolarlık yatırım yaptıklarını hatırlatıyor.
Didi Chuxing ile Uber’i karşılaştırmak için Çin’den sağlıklı veri toplamak biraz zor çünkü iki şirket de Çin’deki 400 şehirde faaliyet gösteriyor çok hızlı büyüyen şirketler henüz düzgün ve sağlıklı raporlama yapabilecek verilere sahip değiller. Yine de piyasada gözle görülen ve halkın daha çok tercih ettiği marka Didi Chuxing olarak öne çıkıyor.
Çin pazarı otomobil paylaşım servisleri için çok önemli çünkü halkın büyük bölümü otomobile sahip değil ve toplu taşımacılık çok zor şartlarla işlediği için Çin vatandaşları için taksi servisleri hayati önem taşıyor. Didi Chuxing de bu boşluğu doldurmak üzere ortaya çıkan bir girişim olarak büyük başarı kazandı.
Walmart depolarında drone kullanacak
Dünya çapında şubeleri olan ABD’li dev perakende mağaza zinciri Walmart, çok uzun zaman ve iş gücü alan depo sayım işlemi için drone’ları görevlendirmek üzere plan yapıyor.
2007 yılında dünyanın en çok ciro yapan şirketi olan, sürekli ve çok hızlı şekilde satış yaptığı için envanter kayıtları çok hızlı değişen ve envanterini çok sıklıkla yenilemek, sürekli sayım yapmak zorunda olan Walmart bu işlem için önemli bir iş gücü ve zaman harcıyor.
Çalışanların dev depolarda kilometrelerce yürümesi, malların üzerindeki kodları lazer okuyucuya okutabilmek için yavaş çalışan forkliftlerle metrelerce yüksekteki üst raflara ulaşmaya çalışmaları önemli bir zaman kaybı olduğu için iş sürecini fazlasıyla uzatıyor. Sayımların tamamlanabilmesi için depolarda fazla mesai yapmak da normal bir durum.
Akıllı drone’lar devrede
Walmartın planına göre, yüksek çözünürlüklü ve çok hızlı çekim yapabilen kameralarla donatılmış akıllı drone’lar bu işi insanlardan katbekat daha hızlı yapabilecek. Bu sayede dev depolarda sayımlar birkaç saat içinde bitmiş olacak ve şirket depolardaki durumu, mal stoklarını çok daha sık güncelleyerek üretim planlarını daha sağlıklı oluşturabilecek. Şirket bu yeni programı 6-9 ay arasında bir depoda deneyecek. Eğer drone’lar sorunsuz çalışma konusunda başarılı olursa program tüm depolarda uygulamaya girecek ve dev perakende zinciri bu operasyonla her yıl on milyonlarca dolar tasarruf edebilecek.Web sitelerini test etmek için Google aracı
Google, web tasarımcıları ve geliştiricileri için, web sitelerini test edebilecekleri yeni bir aracı duyurdu. testmysite.thinkwithgoogle.com adresinde yayına giren araç çok basit şekilde, bir web sitesinin mobil cihazlarda nasıl performans sergilediğini test ediyor. Site yöneticileri bu sayede yönettikleri web sitesinin mobil platformlarda düzgün çalışıp çalışmadığını ve arama sonuçlarında doğru sonuç verip vermediğini kontrol edebiliyor.
Aracı kullanmak için uzman olmak da gerekmiyor. Web sayfasındaki adres formuna, test edilmesini istediğiniz web sitesinin adresini yazmanız yeterli oluyor. Ardından test aracı siteyi belirli kriterlere göre puanlıyor. Ayrıca sitenin puanını arttırmak için yapılması gerekenlerin yer aldığı bir rapor da hazırlıyor.
Google bu yeni test aracının dışında ayrıca web sitelerinin farklı değerlerini ölçmek için hazırldığı başka test araçlarını da duyurdu. Bunlar, PageSpeed Tools, PageSpeed Insights ve Mobile-Friendly Test isimli araçlar.
Arama motoru devi, yapısını mobil platformlara daha fazla uyarlama planları yapıyor ve yeni yayınlanan test araçları da, web sitelerinin mobil platformlarda belli standartları yakalamasına yardımcı olacak. Elbette Google, daha düzgün çalışan mobil siteler sayesinde, pazarladığı mobil reklamlardan daha fazla para kazanabilecek.
Nokia dijital sağlık planlarını önümüzdeki hafta açıklayacak
Finlandiyalı iletişim devi Nokia, akıllı telefon sektöründe iyi gitmeyen bahtını şimdi sağlık odaklı küçük cihazlarla değiştirmek istiyor. Şirket, geçen ay satın aldığını duyurduğu Fransız elektronik üreticisi Withings’in yıl sonunda sonuçlanması beklenen satın alma sürecinin, erken tamamlandığını duyurdu. Withings artık resmen Finlandiyalı telekomünikasyon devinin alt şirketi olarak konumlanmış bulunuyor. Nokia ise önümüzdeki hafta bu satın alma ile beraber yeni geliştireceği dijital sağlık hizmetlerine dair bir açıklama yapacak.
Fransız şirketi Withings nabız ölçüm bantları, adım sayma saatleri gibi sağlığa odaklı elektronik cihazlar geliştiriyordu. Finlandiyalı ana firma bünyesi içinde yine eski Fransız CEO’su Cédric Hutchings tarafından yönetilecek olan şirket telefon sektörüne geri dönme hazırlıkları yapan Nokia’nın, yeni telefonlarını pazarlamak amacıyla kullanacağı sağlık argümanları için kullanılacak dijital sağlık ürünlerini geliştirecek.
Finlandiya, Çin ve ABD üçgeninde karmakarışık ilişkiler ağı
Finlandiyalı eski kurt, Microsoft ile olan anlaşması nedeniyle 10 yıl boyunca telefon üretmesini engelleyen bir sözleşmeye imza atmıştı ancak Microsoft’un verdiği sözleri tutmaması, Finlandiya içinde bir fabrika kurmaması, binlerce Finlandiyalı çalışanı işten çıkarması nedeniyle Nokia’nın yöneticileri artık etik olarak bu sözleşmeye uymanın anlamı olmadığını düşünüyorlar, üstelik Finlandiya hükumeti Microsoft’a ateş püskürüyor ve ülkenin eşiğine geldiği ağır ekonomik krizden Microsoft’u sorumlu tutuyor. Finlandiyalı Nokia şu anda resmi olarak telefon üretmeyecek olsa da, onun patentlerini kullanarak telefon üretecek Finlandiyalı HMD şirketine destek verecek. HMD, Nokia’nın eski yöneticilerinden biri tarafından yönetiliyor ve şirket Nokia markasını satın alan Foxconn ile ortak. Yani pratik olarak, Finlandiyalı Nokia, Nokia telefon markasını elinde bulunduran Çin’li Foxconn ile ortak olarak yeniden Nokia telefonlar üretecek ancak bu sefer telefonlar Android işletim sistemine sahip olacak ve Finlandiyalı şirket, Whitings üzerinden, önleyici sağlık hizmetleri verecek akıllı küçük cihazlar pazarlayarak telefonlarının cazibesini arttıracak.Samsung’tan beş yeni start-up çıktı
Microsoft başlangıç aşamasındaki start-up’ları satın alarak kendi bünyesinde büyütmek amacıyla Microsoft Ventures şirketini kurduğunu henüz açıklamışken, aynı misyonla hareket eden Samsung Creative Lab, beş yeni start-up’ın kendi yollarına devam edeceğini açıkladı.
Samsung Electronics’te çalışan 18 kişinin geliştirdiği beş ürün, ayrı şirketler olarak Samsung’tan ayrıldılar. Ürünleri geliştiren çalışanlar da bu yeni şirketlerde görev alacaklar. Creative Lab oluşumundan geçen yıl da 9 yeni ürün çıkmıştı.
Ürünlerden biri Samsung’un fuarlarda büyük ilgi gören akıllı pantolon kemeri. Diğeri ise cebe sığacak boyutlarda bir yazıcı olan Idea Printer. Ayrıca enerji tasarrufu konusunda işlev gören bir yazılım da yeni şirketlerin arasında yer alıyor.
Artık bu ürünlerin geliştirilmesi sorumluluğu tamamen bu yeni şirketlerde olacak. Samsung ürünlerin pazarlanması konusunda yeni şirketlere yardımcı olacak. Samsung’un şirketlere verdiği hedef ise, yeni ürünlerin senenin ikinci yarısında pazara çıkması. Bakalım bu genç start-up’lar görevlerini başararak büyük birer şirkete dönüşebilecekler mi?
DeepText Facebook’ta yazılan her şeyi anlıyor
Facebook, DeepText isminde çok etkileyici bir yapay zeka yazılımını duyurdu. Yeni yapay zeka yazılımı Facebook’u tarıyor, 20 farklı dilde yazılmış paylaşımları, yorumları, açıklamaları okuyor ve gerektiğinde tepki veriyor ya da uygunsuz içerikleri Facebook’a rapor ediyor.
Facebook mühendislerinin bir blog makalesi ile tanıttıkları DeepText sayesinde artık Facebook’un işlevleri daha sağlıklı çalışacak. Örneğin bir insana arkadaş tavsiyesinde bulunan Facebook, DeepText sayesinde kullanıcının paylaşımlarını, yorumlarını okuyarak kullanıcının profiline, yorumlarına, paylaşımlarına, düşüncelerine uygun arkadaşlar önerecek. Ayrıca bu yeni yapay zeka, spam veya uygunsuz ya da saldırgan içerik ve yorumları da tespit edecek, üstelik eğer Facebook isterse, yazlım bunları anında erişime kapatabilecek. Yani Facebook yazılıma yetki verdiğinde, bir kullanıcının paylaşımının altına saldırgan, rencide edici veya farklı kriterlere göre uygunsuz bir yorum yazıldığında, bu yorum daha yayına girmeden engellenecek. Tüm bunlar, okuduğunu anlayan ve diğer içeriklerle karşılaştırıp analiz edebilen yapay zeka yazılımı DeepText ile mümkün ancak Facebook şimdilik yapay zekanın sitede bu kadar “yetkili” olmasını istemiyor. Dolayısıyla yazılımın görevi şimdilik sadece metinleri analiz etmekle sınırlı.
Yapay zeka yazılımının bir diğer kullanım alanı ise Facebook Messenger. Örneğin bir kullanıcı, taksiye ihtiyaç duyduğunu yazdığında, yapay zeka yazılımı ona hemen yakındaki bir taksi durağından taksi çağıracak.
DeepText aslında Facebook’un kendi büyük veri analiz aracı olarak geliştirilmiş bir yazılım. 1,5 milyardan fazla insanın günlük yazışmalarına, yorumlarına, web gezintilerine hakim olduğu için yapay zeka yazılımının çok hızlı gelişeceği ve kullanıcılar hakkında çok isabetli analizler yaparak, insana yakın tepkiler verebileceği düşünülüyor.
Salesforce Demandware’i satın alıyor
Bulut tabanlı CRM uygulamaları geliştiren Salesforce, e-ticaret şirketi Demandware’i 2.8 milyar dolar karşılığında satın alacağını duyurdu.
Salesforce, bulut tabanlı CRM yazılımlarıyla, şirketlerin satış/pazarlama departmanlarında yoğun kullanılıyor. Firma şimdi, küçük ve orta ölçekli e-ticaret şirketleri için bulut tabanlı alt yapı sağlayan Demandware’i satın aldı. Demandware’in borsadaki değeri 1,87 milyar dolarken, CRM geliştircisi şirketin Demandware’e 2.8 milyar dolar ödemesi pazarlığın çok sıkı geçtiğinin bir işareti olarak kabul ediliyor.
CRM yazılımları geliştiricisi, satın aldığı yeni şirketle beraber artık geniş müşteri tabanına, CRM hizmetlerinin yanında e-ticaret alt yapısı da sunabilecek. Böylece e-dönüşüm gerçekleştirmek isteyen şirketler için Salesforce tam kapsamlı bir sistem entegratörü olarak hizmet verebilecek. Ayrıca şirket, Amazon, e-bay ve Magneto gibi dev e-ticaret şirketleriyle de rekabet edebilecek. Bu isimler aslında CRM entegratörü ile aynı sektörde hizmet vermiyor olsalar da, kendi yapıları içinde e-ticaret yapan küçük şirketlere CRM servisi de sağlıyorlardı.
Gartner’in raporlarına göre, şirketlerine e-ticaret altyapıları için harcayacağı paranın, her yıl +14 artarak 2020 yılında 8,5 milyar dolara çıkması bekleniyor.
Uber Suudiler’den 3,5 milyar dolar yatırım aldı
Araç paylaşım/taksi servisi Uber, Suudi Arabistanlı yatırımcıdan 3,5 milyar dolarlık yatırım aldı. Bu rakam aynı zamanda özel bir şirkete tek seferde yapılan en büyük yatırım olma özelliği taşıyor.
Suudi Arabistan’ın devlet fonlarından karşılanan yatırım ile şirketin kasasındaki nakit miktarı 11 milyar dolara çıkarken, şirketin toplam değeri de 62,5 milyar dolara yükseldi.
2014 yılından beri Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren mobil araç paylaşım uygulaması, ülkenin yöneticileri tarafından da kabul görüyor. Ülkenin yatırım fonunu yöneten Yasir Al Rumayyan’a göre Uber gibi şirketler Suudi Arabistan’ın geleceğinde önemli bir rol oynayacak. Ülke, 2030’a kadar petrol endüstrisine olan bağımlılığını azaltarak yeni sektörlerde kendine gelir yaratmak istiyor.
3,5 milyar dolarlık yatırımdan sonra Rumayyan da şirketin yönetim kuruluna girecek. Suudi Arabistan’da kadınların otomobil kullanması yasak olduğu için Rumayyan’ın, önemli ortağı olduğu şirketin diğer ülkelerdeki kadın sürücülerini de engellemek isteyip istemeyeceği şimdiden merak konusu oldu.
Piyasa araştırmaları iPhone 7 satışlarında patlama bekliyor
Apple’ın ilk defa 2015’te düşen iPhone satışlarından sonra işler tersine dönebilir. Çoğu yorumcu, yeni iPhone’ların eski modellere benzemesi nedeniyle satış başarısı yaşamasının zor olduğunu dile getirse de piyasa araştırmaları 2016’da piyasaya çıkacak iPhone 7’nin, tarihte en çok satılan iPhone olacağına işaret ediyor.
iPhone satışları tarihsel olarak incelendiğinde, iPhone kullanıcılarının yeni telefon almak için iki yıl beklediği anlaşılıyor. Yani 2013 yılında iPhone satın alan kullanıcıların çoğunluğu, telefonlarını değiştirmek için 2014’ü değil, 2015’i tercih etmiş. Aynı şekilde 2014’de iPhone satın alanların çoğunun 2016’da yeni bir iPhone satın alması bekleniyor. Bu sırada, iPhone 7’nin piyasaya çıkacağı 2016’da piyasadaki mevcut iPhone’ların %25’inin iki yaş ve daha üstünde olduğu da biliniyor. Bu da iPhone 7’nin mevcut iPhone kullanıcılarının %25’inden fazlasına satılma ihtimalini doğuruyor ki, bu rakam yaklaşık 120 milyon iPhone 7 satılması anlamına geliyor.
Satış grafikleri incelediğinde de her yıl yeni iPhone çıktığında, Apple’ın satış grafiklerinin yukarı yönlü hızlı ivme kazandığı da biliniyor. Yeni iPhone çıktığında mağazaların önünde kuyruğa girenlerin çoğunu ise iki yaş ve üstü eski iPhone’a sahip olan Apple Fanları oluşturuyor. Dolayısıyla, piyasa araştırmacıları, yedinci nesil iPhone’un bugüne kadar ki iPhone satış rekorlarını kırmasını bekliyorlar.
Ayrıca Apple’dan sızan raporlar da şirketin üretim ve dağıtım kanallarına 2016’daki iPhone 7 satışları için 72-78 milyon adete hazırlıklı olmaları uyarısını yaptığını ortaya koyuyor. Bu bile son iki yıldaki en yüksek iPhone satışı anlamına gelecek.
Microsoft Hololens diğer şirketlere açılıyor
Microsoft, geçen yıl tanıttığı ve büyük ilgi toplayan artırılmış gerçeklik gözlüğü Hololens’i diğer şirketlerin de üretim ve geliştirmesine açıyor. Böylece aynı Android ekosisteminde olduğu gibi, farklı firmalar kendi Hololens gözlüklerini üretebilecek.
Computex’te açıklanan gelişme sayesinde Windows’un holografik sistemi sadece artırılmış gerçeklik gözlüklerinde değil, sanal gerçeklik gözlüklerinde de kullanılabilecek. Microsoft AR ve VR’in birleşiminden olan bu yeni sanal deneyime, Mixed Reality (Karışık Gerçeklik) ismini veriyor.
Yine Computex’te yapılan bir demoda iki kullanıcıdan biri Microsoft Hololens gözlüğünü kullanırken diğer kullanıcı HTC Vive gözlüğünü kullanarak birbirleri ile iletişim kurdular ve üzerinde çalıştıkları 3D tasarım hakkında tartışma imkanı yarattılar.
Yazılım devi, Vive’in üreticisi HTC ile uzun süredir birlikte çalıştıklarını ve iki aygıtın uyumlu olduğunun altını çizdi ancak daha fazla bilgi verdi. Şirketin Windows Holographic platformu için Intel, AMD, Qualcomm, Acer, ASUS, Dell, Falcon Northwest, HP, Lenovo ve MSI ile birlikte çalıştığı da biliniyor.
Xiaomi ve Microsoft anlaştı
Çinli elektronik üreticisi Xiaomi, akıllı telefonlarını ABD’de piyasaya sürmeye bir adım daha yaklaştı. Çinli firma yaptığı açıklamada Microsoft ile iş birliği anlaşması imzaladıklarını ve bundan sonra telefonlarında Skype ve Microsoft Ofis uygulamalarının ön yüklü olarak geleceğini belirtti.
Eylül ayından itibaren uygulamaya girecek anlaşma ile birlikte şirketin üst segmente hitap eden akıllı telefonları Mi 5, Mi Max ve Mi 4 artık Microsoft’un Word, Excel, PowerPoint, Outlook ve Skype uygulamaları ile gelecek. Ayrıca daha ucuz modeller olan Redmi Note 3 ve Redmi 3 akıllı telefonları da aynı uygulamalara sahip olacak.
Bu anlaşma Çinli üretici ile Microsoft arasındaki ilk yakın temas değil. Daha önce de Çinli şirketin bulut servisi için Microsoft’un Azure alt yapısının kullanılması konusunda anlaşmaya varılmıştı.
Microsoft patentleri Xiaomi’nin emrinde
Çinli telefon üreticisi geçen yıl 70 milyon telefon satarak hızla büyüyen bir marka haline gelmişti. Xiaomi anlaşmanın diğer maddeleriyle Microsoft’un elinde bulunan 1500’den fazla telefon patentini de kullanma imkanına kavuşacak. Bu da firmanın çok daha güçlü ve yetenekli telefonlar üretebilmesinin önünü açacak. Elbette Microsoft da geniş satış hacmine sahip Xiaomi sayesinde Çin pazarındaki yerini sağlamlaştırmış olacak ve patentleriyle uygulamalarını kullanan telefonların satışlarından pay alarak önemli bir gelir elde edecek. Xiaomi ise ABD’li şirketlerle iş birliğini güçlendirerek ADB pazarına girip telefon satmak için gerekli altyapıyı hazırlıyor.Avrupa Birliği Uber ve Airbnb hakkında karar verdi
Avrupa Birliği, üye ülkelerin Uber ve Airbnb gibi paylaşım ekonomisini kullanan organizasyonlar karşısında nasıl bir tutum takınması gerektiğini belirledi.
Birliğin yaptığı çalışma sonrasında yayınlanacak raporun medyaya sızan taslaklarına göre, Avrupa Birliği üye ülkelere, paylaşım ekonomisine engel olmamaları tavsiyesinde bulunacak. Böylece Uber ve Airbnb gibi şirketler birlik ülkeleri içinde çok daha rahat hareket edecekler.
Rapor taslağına göre, paylaşım ekonomisini kullanan bu şirketleri yasaklamanın son tercih olması tavsiye ediliyor ve bu yeni online servisleri düzenleyecek yasaların üzerinde çalışılması gerektiği vurgulanıyor.
Rapora göre, bir ülke Airbnb gibi bir şirketin yerel işletmelere zarar verdiğini düşünüyorsa ilk yapması gereken servisi yasaklamak değil, kullanımını kısıtlandırmak olmalı. Örneğin, Airbnb ile kiralanacak evde kalış süresi maksimum 2 günle sınırlanabilir. Geçtiğimiz yıl Fransa, Uber’in Fransa’daki yöneticilerini yasa dışı iş yaptıkları gerekçesiyle tutuklamıştı.
Avrupa’da çok sayıda şehirde taksiciler veya otel işletmecileri, Uber ve Airbnb’nin işlerine darbe vurduğunu ve haksız rekabet yarattığını dile getiriyorlardı. Ancak öyle görünüyor ki bu paylaşım şirketleri artık Avrupa’nın ayrılmaz bir parçası olacak. Öte yandan, sadece Uber değil, dev otomobil şirketleri de kendi otomobil paylaşım servislerini kurarak yakın gelecekte otomobillerini paylaşım servisleri üzerinden pazarlamak üzerine hazırlık yapıyorlar. Dolayısıyla Avrupa Birliği, geleceğin hayat biçiminde kaçınılmaz şekilde var olacak paylaşım ekonomisini dışlamanın hata olacağını fark etmiş gibi görünüyor. Rapor perşembe günü yayınlanacak.
Atari markası IoT ile dönüyor
80’lerin video oyun dünyasındaki dev marka Atari, akıllı küçük nesneler üretmeye başlayacağını duyurdu. Firma henüz hangi ürünleri geliştireceğine dair detaylı bilgi vermedi ancak basit ürünler kadar son derece sofistike dijital cihazlara kadar geniş bir yelpazede ürün gamına sahip olacağının altını çizdi. Geliştireceği ürünler, akıllı evler, evcil hayvanlar, lifestyle ve güvenlik konularında kullanılacak.
Firma yeni ürünlerini geliştirmek için, IoT ve akıllı evler konusunda deneyimli olan Sigfox ile ortaklık yapacak. Sigfox, Antarktika’daki araştırmacılar için akıllı bir üs kurmasıyla tanınıyor.
Atari’nin açıklamasına göre ürünler GPS takibi, durum ve ısı takibi, panik düğmesi, aileyle haberleşme fonksiyonu gibi işlevlere sahip olacak. Dolayısıyla, ürünlerin hedef kitlesi, çocuklar, evcil hayvanlar, spor ve seyahat sevenler olacak.
45 yaşındaki firma daha önce de piyasaya geri dönüş denemeleri yapmış ancak bu denemeler video oyun sektörü ile sınırlı kalmıştı. Şirket 80’lerden sonra çökmüş olmasına rağmen, çok geniş video oyun kütüphanesi sayesinde, oyunların yeni yapımlarından kazandığı teliflerle gelir elde etmeyi ve ayakta kalmayı başardı. Şimdi ise Atari markası evlerdeki küçük akıllı cihazların üzerine yerleşecek ancak şirket üretime ne zaman geçeceği konusunda henüz bilgi vermiş değil.
smartcon2016 liderlere ev sahipliği yapıyor
Dünyada üçüncüsü, Türkiye’de ikincisi düzenlenen smartcon2016 İstanbul Zirvesi’nde büyük veri teknolojileri ile entegre edilmiş inovatif iş modelleri üzerinden değerlendirmeler ve geleceğe yönelik tahminler sunuluyor.
Global trendler ve iş modellerinin Türkiye ve farklı sektör şartlarına göre değerlendirildiği organizasyonda, 1000’in üzerinde katılımcı Büyük Veri, Nesnelerin İnterneti (IoT) ve Start-up ekosistemini derinlemesine inceleme fırsatı yakalıyor.
Smartcon2016 İstanbul Zirvesi’nin ilk Günü 31 Mayıs Salı dünyanın önde gelen düşünce liderleri ve trend analistlerinden Barclays CDO’su Usama Fayyad, The Economist’in Data Editörü Kenneth Cukier, Vicomte LLCKurucusu ve NYU Stern Business School-Capstone Direktörü Chris Burggraeve, MIT Internet Trust Consortium MIT Connection Science Teknik Direktörü Thomas Hardjono, dünyanın ilk robotik stand-up komedyeni Marilyn Monrobot ve kurucusu Heather Knight ile Industrial Internet Consortium CEO’su ve Object Management Group Başkanı Richard Soley, Teradata International Big Data Centre of Excellence Direktörü Martin Willcox, Experian Analitik Danışmanı Leandro Guerra gibi isimlerin yanı sıra alanında uzman Oracle – EMEA İş Analitikeri Başkan Yardımcısı Cenk Kıral, Vodafone Türkiye Kurumsal İş Çözümleri Kıdemli Müdürü Halil Tekşal, HPE Satış Yöneticisi Özgür Dumlu gibi isimler katılımcılarla bir araya geldi. Ayrıca, Hürriyet CEO’su Çağlar Göğüş’ün moderatörlük yaptığı “Fiziksel ile Dijitalin Etkileşimi” adlı panelde Pegasus CEO’su Mehmet Nane, Vodafone Türkiye Kurumsal Pazarlama Başkanı Ebru Özgüç, Alterna Team CEO’su Gürol Kurt ve Hopi CEO’su Onur Erbay konuşmacı olarak yer aldı.
Sensörler bizi daha mutlu kılabilir mi?
Sunumların yanında, gün boyunca düzenlenen 5 farklı panelde “Büyük Veri ve Teknoloji”, “Büyük Veri & Çığır Açan Teknolojiler”, “IoT ile Gerçekleştirilen Başarı Hikâyeleri” ve “Sensörler Bizi Daha Mutlu, Sağlıklı, Akıllı Yapabilir mi?” gibi konu başlıkları alanında uzman panelistler tarafından değerlendirildi.
Açılış konuşmasında Hamit Hamutçu, “Büyük Veri ve Ana Global Trendler konusunda smartcon ve Analytics Center’ın Misyonu’na dikkat çekerek, Türkiye ve bölgenin yaşanan rekabetçi ortamda ön plana çıkabilmesi için bu tür konferansların düzenlenmesi gerektiğini belirtti. Büyük Veri’nin fırsatların yanında tehditleri de beraberinde getirdiğine dikkat çeken Hamutçu, “Biz, bir cisim yaklaşıyor modundan çıkıp, bu cismi alıp tehditleri ve fırsatları ile birlikte değerlendirmek için bir araya geldik.” dedi. Bu yıl Türkiye’de ikincisini gerçekleştirdikleri iki günlük etkinlikte Big Data-Connected World, IoT Day ve Start-up Day olmak üzere üç farklı Zirve düzenlediklerini belirten Hamutçu, konuşmasında Yapay Zekâ bazlı müşteri hizmetleri sunan banka ve finans kuruluşları ile iş yapış şekillerini değiştiren Yapay Zeka temelli e-posta iletişimi ile ilgili örnekleri sundu.
Etkinliğin açılış konuşmacıları arasında yer alan Barclays CDO’su Usama Fayyad ise dünyada veri ile uğraşanların yüzde doksanının veriyi temizlemekle vakitlerini geçirdiklerinin altını çizerek, “Şirketler veriyi toplayıp veri göllerine atıyorlar. Bu da ipin ucunu kaçırmalarına yol açıyor ve bunun sonucunda işlerine yarayacak veri çıkarmak mümkün olamıyor. Dolayısıyla, veri çıkarmaya çalışmak bit pazarında gezinmeye benzer.” dedi. Fayyad, esas olanın yapılandırılmış veri olduğuna değinerek, “İhtiyaç duyduğunuz veriyi toplayabiliyor musunuz? 5-10 dakika önce elde edilen veriyi anında kullanabiliyor musunuz? Asıl sorulması gereken sorular bunlar. Biz buna: Klasik veriyi büyük veriye dönüştürebilmek.” diyoruz dedi.
Bilgi ekonomisi ve inovasyona yatırım şart
Açılış konuşmasının ardından söz alan Boyner Grup CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Cem Boyner, Grup olarak Türkiye’de birçok yenilikçi teknolojinin iş modellerine dâhil edilmesine öncülük ettiklerini belirterek, “Türkiye’de inovasyonun sıçrayarak gelişmesi gerekiyor. Biz de Hopi ile Türkiye’nin bu alanda fark yaratmasını sağlamayı hedefliyoruz. Hopi’ye yeni uygulamalar eklerken ve geliştirmeler yaparken pek çok teknolojiyi nereden alırız diye dünyaca ünlü şirketlerle görüştük. Silikon Vadisi’nde aradığımızı aslında en yakınımızda bulduk: Maslak’ta İTÜ’de pırıl pırıl 3 genç aslında aradığımız her şeyi yapmış. Hem de daha iyisini yapmış. Aslında aradığımız çözümlerin çoğu etrafımızda mevcut. Tüm şirketlerin de başarılı olmak için sırtını bilgi ekonomisine ve inovasyona yaslaması, bilgiye yatırım yapması gerekiyor. İnovasyonun gücüyle Türkiye’nin dünyayla arasındaki farkı kapatacak sıçramayı yapması mümkün.” dedi.
Türkiye’nin yeni gelişen yıkıcı inovasyon ekonomisindeki yeri gibi küresel ve bölgesel konuların tartışıldığı organizasyonun birinci gününde, “Hızla Gelişen Büyük Veri Dalgasının Geleneksel İş Modellerine Etkisi”, “Dijital Pazarlamanın yarattığı fırsat ve tehditler”, “Dijital yıkım ekonomisi çağında iş analitiği ve Büyük Veri” gibi konuların yer aldığı panellerin yanı sıra, sergiler ve Nesnelerin İnterneti konusunda bireysel deneyimlerin paylaşıldığı oturumlar büyük ilgi gördü.
Zirve’nin ikinci gününde, devam eden Big Data-Connected World oturumlarının yanında, Start-up Day yarışması finalistlerinin de sahne alacağı Start-up Day’de Türkiye’de girişimcilik alanının gelişmesi ve ilerlemesi için atılması gereken adımlar tartışılırken; büyük veri, ileri analitik, yapay zekâ ve IoT gibi yıkıcı teknolojilere odaklanan 14 Start-up sunumu gerçekleştirilecek. Start-up Day yarışmasında birinci olan finalist, smartcon2016 Dubai Zirvesi’nde girişimini anlatma fırsatı yakalayacak.
EVAM ve Gram Games’ten global atak
Girişimcilere maddi ve manevi sermayeyi bir arada sunmayı hedefleyerek Etkin Girişimcileri destekleyen Endeavor, 64. Uluslararası Seçim Paneli’ni Madrid’de düzenledi. Organizasyona panelist olarak Endeavor Türkiye Mentoru Ünlü & Co PE Kerem Göktan ve uluslararası iş dünyasına yön veren önemli fikir liderleri katıldı.
25-27 Mayıs 2016 tarihleri arasında düzenenen Uluslararası Seçim Paneli için 21 ülkeden 36 girişimci şirket ve 36 panelist yerlerini aldı. Etkinlikte Türkiye’den EVAM ve Gram Games şirketlerine, Endeavor Girişimci Şirketi ünvanı verildi. Bu iki girişim, bugüne kadar Endeavor Derneği ağına dahil olan 54 şirket arasına katılarak global rekabette güç kazanmış oldu.
Seçilen iki girişimden biri olan EVAM, profesyonel iş dünyasında önemi giderek artan gerçek zamanlı, büyük ve hızlı veri analitiği alanında şirketlerin ihtiyaç duyduğu desteği sunuyor. Can Alhas tarafından 2010 yılında kurulan EVAM, başta finans olmak üzere telekomünikasyon, e-ticaret ve perakende sektörlerine yönelik olmak üzere, firmaların müşteri davranışlarını hızlı bir şekilde aksiyona dönüştürebilecekleri bir pltform sunuyor.
Seçilen ikinci şirket olan Gram Games global oyun sektöründe adını her geçen gün daha fazla duyuruyor. 2012 yılında beş arkadaş tarafından kurulan şirketin kullanıcı sayısı 50 milyonu geçmiş durumda. Oyunlarının dünya üzerindeki her telefonda yüklü olması hedefiyle çalışmalarını sürdüren Gram Games’in halihazırda 35 kişilik bir ekibi bulunuyor.
Microsoft kendi yatırım şirketini kurdu
Teknoloji dünyasındaki küçük şirketlerin, yeni oluşumların ne zaman dev şirketlere dönüşeceği belli olmuyor. Gençlerin birbiriyle tanışıp flört etmesi için kurulan bir çöpçatan sitesi kısa süre sonra dev bir sosyal ağa evrilip Facebook olabiliyor, basit bir anlık mesajlaşma yazılımı on milyarlarca dolarlık bir şirkete dönüşebiliyor. Microsoft şimdi bu gelişmelerden uzak kalmamak ve umut vadeden bu şirket ve ürünlerin ortağı olabilmek için kendi yatırım şirketini kuruyor.
Microsfot Ventures ismini alan şirket Microsoft içinde bir bölüm olarak çalışacak ve henüz erken aşamada bulunan startup’lara finansman sağlayacak.
Aslında Microsoft’un halihazırda Microsoft Ventures isminde bir departmanı bulunuyordu ancak bu oluşum startup şirketleri için bir “kuluçka” hizmeti veriyordu. O oluşum şimdi Microsoft Accelerator ismini alacak, Microsoft Ventures ise doğrudan şirketleri satın almak veya ortak olmakla uğraşacak.
Qualcomm’dan transfer
Microsoft Ventures’ın başkan yardımcısı Nagraj Kashyap, aynı zamanda Qualcomm’un benzer amaçla kurduğu Qualcomm’un Ventures’in başkan yardımcısıyken sene başında Microsoft’a transfer olmuştu. Nagraj Kashyap, Microsoft’un daha önce de startup’lara yatırım yaptığını ancak bu yatırımların büyük oranda ticarileşmiş ve değer kazanmış ürünlere yapıldığının altını çiziyor. Yeni Microsoft Ventures ise henüz çok erken aşamada olan ve risk taşıyan startup’lara odaklanacak, böylece büyük potansiyel taşıyan önemli ürünleri, değerleri milyar dolarlara ulaşmadan Microsoft’un bayrağı altına almak mümkün olacak, Microsoft bu yatırımlarda riski göğüsleyecek ve ürünün başarıyla pazara çıkmasını ve değerlenmesini sağlayacak. Microsoft 2007 yılında Facebook’a 250 milyon dolar yatırım yapmıştı ancak bu yatırım Facebook’un 15 milyar dolar toplam değere ulaştığı sırada gerçekleşmişti. Yeni kurulan şirket ise Facebook örneğinde olduğu gibi geleceği parlak startup’ları araştıracak ve henüz değerleri milyar dolarlara ulaşmadan keşfedip yatırım yapmayı amaçlayacak.Intel yeni nesil işlemcileri bu yıl piyasaya sürecek
Intel, Tayvan’da düzenlenen Computex fuarında, yeni nesil işlemcileri hakkında bilgi verdi. 10 çekirdekli Core i7 Extreme Edition işlemcisini tanıtan Intel, ilk 10 çekirdeğe sahip bu işlemcinin fiyatının 1723 dolar olacağını açıkladı.
Ayrıca yedinci nesil Core işlemcileri hakkında da ipuçları veren işlemci üreticisi, yeni nesil işlemcilerin teknik detayları hakkında fazla bilgi açıklamasa da kullanıcıların onlara 2016’nın sonuna doğru erişebileceğini belirtti.
Yedinci nesil işlemcilerle birlikte Apollo Lake çipleri de satışa çıkacak. Apollo Lake işlemcileri, altıncı nesil Skylake işlemcilerinin ucuz versiyonları olacak ve bu işlemciler sayesinde ucuz, küçük bataryalı laptop/tablet cihazlarda 4K video oynatma yeteneği ve USB-C arayüzü mümkün olacak.
Ayrıca kullanıcılar, yedinci nesil işlemcilerde Thunderbolt 3 ve IR kamera desteğinin de bulunmasını bekliyor.
Bitcoin’in değeri dört günde fırladı!
Uyuşturucu ticareti ve yasa dışı işlemlerde kullanıldığına dair yoğun haberlerden sonra Bitcoin’in popülaritesini kaybettiği düşünülürken, dijital para birimi son dört günde %21 değer kazandı. En büyük dijital para borsalarından biri olan Bitfinex’te değeri 547 dolara yükselen dijital para biriminin değeri, son 21 ayın en yüksek seviyesine çıktı.
Bu hızlı artışın nedeni tam olarak çözülebilmiş değil ancak Çin’de faaliyet gösteren iki Bitcoin servisi Huobi ve OKCoin’de son günlerde görülen yeni katılımlar ve satın alma talepleri ile Çin’de dijital paraya olan talebin arttığı gözleniyor.
Para biriminin değer dalgalanmaları ile Çin’deki makroekonomik değerler arasında önemli bir korelasyon bulunduğu da göze çarpıyor. Çin’de deflasyon endişesinin artmasıyla Bit paralara olan talebin de arttığı gözleniyor. Ülkede satışların azalması ve gelirlerin düşmesi riski nedeniyle, Çinlilerin elindeki parayı, değer kaybedecek borsa hisselerinden ve diğer yatırım araçlarından çekip değer kazanmasını bekledikleri dijital para birimine yönlendirmeleri bu artışın sebebi olabilir.
Ayrıca para biriminin blockchain altyapısının önümüzdeki dönemde güçlendirilmesine dair çalışmalar da bu para biriminde yaşanan sorunların, hesaplama ve transfer konusundaki yavaşlığın ortadan kalkacağını düşündürtüyor. Bitcoin Core adı verilen proje ile dijital para biriminin geleceğinin garanti altına alınması bekleniyor. Öte yandan, para transferini saniyeler bazına indiren Lightning ağının duyurulması da Bitcoin’e olan ilginin yeniden artacağını işaret ediyor, bu da yatırımcıların Bitcoin’e yönelmesinin önemli bir nedeni kabul edilebilir.
Avustralya’da da bir operasyon sırasında polisin ele geçirdiği Bitcoin cüzdanındaki 10 milyon dolarlık dijital para biriminin satılacağının açıklanması da dijital para birimine olan ilgiyi yeniden arttıran bir diğer etmen. Devletin, dijital para birimi satışı yapacak olması, bir anlamda bu para biriminin resmi kabul gördüğünü ve yatırım için resmi bir sakınca taşımadığı şeklinde yorumlanıyor, yani bu para birimine olan güven son bir haftada gözle görülür şekilde artmış durumda.









