VeduBox uzaktan eğitim, web/video toplantı sistemi

0
50X70-Poster-Etgi
VeduBox e-eğitim konusunda ihtiyaçları karşılarken, aynı zamanda farklı noktalarda personelin internet üzerinden canlı toplantı ve eğitim yapmasını sağlayarak verimli ve ekonomik bir iletişim sağlıyor.
Üniversiteler, kolejler ve kurslar tarafındandan da kullanılan VeduBox,  dijital eğitimin gereksinimlerini %100 Bulut Teknolojine sahip, yatırım gerektirmeyen çok yüksek teknolojileri içeren bir alt yapı servisi sunuyor. VeduBox her bir kuruma kendi logosu ve adıyla hizmet veriyor.
ETGi Grup Genel Müdürü Bilgin Yazar, geliştirmiş oldukları VeduBox sistemi ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Türkiye Petrolleri Petrol Dağıtım Anonim Şirketi, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim Fakültesi gibi bir çok kuruma hizmet vermekte olduklarını ifade etti. Ayrıca Amerika’da Silikon Vadisinde bir şube açarak Vedubox sistemi ile tüm dünyaya hizmet vermeyi amaçladıklarını da ilave etti.

Eski Çalışanı Yandex’i 40 Bin Dolara Satıyor

0
yandex Rusya’nın internet devi Yandex, ilginç bir olay ile karşı karşıya kaldı. Eski Yandex çalışanlarından Dmitry Korobov, arama motorunun kaynak kodlarını ve algoritmalarını içeren Arcadia kod adlı yazılımı sunuculardan habersizce indirdi. Milyonlarca dolar değerinde kodlar! Asıl ilginç olan ise kendi girişimi için paraya ihtiyacı olduğunu belirten Korobov’un, milyonlarca dolar değerindeki Yandex kaynak kodlarını 40 bin dolara satışa sunması oldu. Darknet üzerinden yazılımı satışa sunan Korobov, bir elektronik mağazasında çalışan arkadaşına yazılımı satarken yakalandı. Rus mahkemesi tarafından iki yıllık ertelenmiş hapis cezasına çarptırılan Korobov, halen kaynak kodlara ve algoritmaya sahip. Mahkemede açıklama yapan Yandex temsilcisi, yazılımın Yandex arama motoru ile doğrudan ilişkili olduğunu ve yönetimin bu konuyu oldukça ciddiye aldığını belirtti. Ayrıca Yandex’in yüzde 57.2 pazar payı ile Google’ı geride bırakarak Rusya’nın en popüler arama motoru olduğu ve Türkiye pazarı için yoğun çalışmalar yürütüldüğü açıklandı.   Kaynak: ShiftDelete.Net

Yeni Google Glass Ortaya Çıktı

0
google-glass-enterprise-edition Google’ın artırılmış gerçeklik gözlüğü Glass, ilk kez halk ile buluştuğunda tepkiler çok iyi değildi. Cihaz teknolojik anlamda beğenilse de, sosyal anlamda büyük tepki çeken cihazı sosyal alanlarda kullanmaya ısrar eden bazı kullanıcılar, mahremiyetlerinin ihlal edildiğini düşünenler tarafından ağır tepkilerle karşılaştılar, hatta bazı kullanıcılar fiziksel saldırılara uğradılar. Google Glass’ın çoğu bar, spor salonu, kafe, restoran, AVM gibi alanlarda yasaklanması da Google için büyük bir sürpriz oldu. Sonunda Google, Glass’ı sosyal alanlardan çekerek profesyonel kullanım alanında pazarlayacağını duyurarak revizyona soktu. İşte o revizyon sonunda, profesyonel kullanıcılar için tasarlanan Google Glass ilk defa yüzünü gösterdi. Hastaneler, depolar, şantiyeler, lojistik sektörü gibi alanlar için tasarlanan yeni Google Glass, firmanın FCC’ye yaptığı başvurusunda kullandığı görsellerde ortaya çıktı. Google’ın FCC’ye verdiği bilgilere göre, eskisine oranla daha ince, daha sağlam olan ve katlanabilir özelliği bulunan yeni Google Glass’ın katlandığında 7×3 inç boyutlarına ulaştığı görülüyor. Ayrıca, cihazın prizma ekranının da büyütüldüğü dikkat çekiyor. Böylece kullanıcının ekranda daha fazla bilgiye ulaşabileceği düşünülüyor. Google henüz yeni Glass hakkında bir açıklamada bulunmadı.  

Otomobilleri Parmak Şıklatarak Kullanacağız

0
BMW_CES_2016_AirTouch Otomobil firmalarının yeni teknolojilerini görücüye çıkaracağı CES fuarı yaklaşıyor. CES’te bu yıl ortaya çıkacak yeni teknolojilerden biri de BMW’nun AirTouch isimli yeni kokpit içi sürücü arayüzü olacak. AirTouch ile BMW sürücüleri, otomobildeki dokunmatik ekrana dokunmak zorunda kalmadan sayısız veriye ulaşabilecek veya otomobilin fonksiyonlarını çalıştırabilecek. BMW bunu sağlamak için aracın içini çok sayıda sensörle donatacak. Böylece sürücünün el hareketlerini takip etmek ve analiz etmek mümkün olacak. Araç bilgisayarı, kullanıcının parmak hareketlerini anlayabildiğinde, dokunmatik ekrana dokunmaya gerek kalmadan, sayısız işlevi kontrol etmek mümkün olacak, üstelik bu sırada şoförün dikkatini yoldan ayırması da gerekmeyecek. Yeni teknoloji sayesinde sürüş güvenliği de artmış olacak. BMW kullanıcıları bu sayede navigasyon haritalarına, multimedya uygulamalarına, telefon görüşmelerine, klima fonksiyonlarına, ayna kontrollerine ve benzeri başka kokpit yeteneklerine sadece parmaklarını havada hareket ettirerek ulaşabilecekler. BMW, yeni teknolojinin ilk demosunu önümüzdeki hafta CES fuarında sergileyecek.  

Google, 600 Milyon Dolarlık Veri Merkezi Kuruyor

0
visite-google-datacenter-092 Google, dünyanın günlük internet trafiğinin büyük bölümünü karşılıyor ve her gün milyarlarca kullanıcının ziyaretiyle oluşan dev bir veri yığını ile uğraşmak zorunda kalıyor. Dev internet şirketi bu büyük veriyi işleyebilmek için bugüne kadar 14 veri merkezi kurmuştu. Ancak artan ihtiyaçlara cevap verebilmek için Google şimdi 15. veri merkezini de ABD Tennessee’de kuruyor. Google’dan yapılan açıklamaya göre bu yatırımın toplam bedeli 600 milyon dolar. Google ayrıca Tennessee’de temiz ve yenilebilir enerji kaynaklarının kullanımı için projeler geliştirecek ve bölgenin kamu idaresi ile ortak yatırımlar gerçekleştirecekler.

Motiwe, Yazılım Geliştirici Yılın İş Ortağı Oldu

0
MsOrt212
Murat Kansu, Mete Bayrak ve Cavit Yantaç
Microsoft Türkiye binasında 23 Aralık tarihinde gerçekleştirilen ödül töreninde Microsoft Türkiye başarılı iş ortaklarını ödüllendirdi. Motiwe adına ödülü, Motiwe Kurucu Ortağı Mete Bayrak, Microsoft Türkiye Genel Müdürü Murat Kansu ve Microsoft Türkiye Yazılım Geliştirme Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Cavit Yantaç’ın elinden aldı. Motiwe Kurucu Ortağı Mete Bayrak ‘Microsoft İş Ortakları arasında Yazılım Geliştirici Yılın İş Ortağı ödülünü almak bizi çok sevindirdi. 2008 yılında kurulan firmamız o günden bu yana istikrarlı bir büyüme ortaya koydu. Son 5 yılımızda da Microsoft ile yakın çalışmalar yaparak Microsoft Teknolojileri ve Motiwe ekibinin tecrübesini bir araya getirerek başarılı projelere imza attık. 2016 yılında Microsoft’un da desteğiyle sadece Türkiye’ye değil dünyaya da açılmak en büyük hedefimiz.’ dedi. Motiwe, çevirim içi video teknolojileri konusunda uzmanlaşmış bir firmadır. Mobil ve Internet üzerinden yayın yapmaya yönelik anahtar teslim hizmetler sunmaktadır.

Apple, Samsung’tan 180 Milyon Dolar Daha İstiyor

0
apple-samsung-patent-ihlal-dava Apple ile Samsung arasındaki bitmek bilmez patent savaşlarının sonuncunda, Samsung Apple’a 548 milyon dolar tazminat ödemeye mahkum edilmişti. Apple’ın teknolojilerini izinsiz kullanarak firmaya zarar verdiği gerekçesiyle ABD mahkemesi tarafından 548 milyon dolar ceza ödemeye mahkum edilen Samsung, bu cezayı ödese de peşindeki Apple’dan kurtulamayacak gibi görünüyor. Apple şimdi, söz konusu kararın yetersiz olduğunu, kendi hesaplarına göre Samsung’un sattığı çok sayıda cihazdan kaynaklanan 180 milyon dolarlık bir tazminat daha ödemesi gerektiğini iddia ederek mahkemeye başvurdu. Samsung ise 548 milyon dolarlık cezanın iptali için telif hakları yasasının yeniden gözden geçirilmesi amacıyla ABD mahkemelerinin en üst makamı olan Yüce Divan’a başvurmaya karar verdi. Bu, ABD tarihinde Yüce Divan’ın 100 yıldır ilk defa toplanması anlamına gelecek.

Türk Bilim İnsanlarından Yapay Dokunma Duyusu

0
yapay dokunmaDünyada bu konuda yapılan birkaç araştırmadan biri olan çalışma TÜBİTAK 1001 projesi olarak destekleniyor. Proje sonuçları Boğaziçi Üniversitesi’nde iki günlük uluslararası bir çalıştayda bilim insanları ile paylaşılacak. Yurtdışında nörobilim alanında doktorası bulunan Doç. Dr. Burak Güçlü, 2004 yılından beri Boğaziçi Üniversite’sinde öğretim üyesi olarak görev yapıyor. Bu araştırmaya ilişkin yaptığı açıklamada, çeşitli hastalıklar ve yaralanmalar sonucu hareket işlevini kaybetmiş kişiler için tasarlanan ve kendi sinir sistemleriyle haberleşen nöroprotezlerlerin son yıllarda nörobilimin önemli uygulama alanlarından biri olduğunu belirtti. Güçlü, çalışmaları hakkında şu bilgileri de verdi: “Nöroprotezlerin genel çalışma prensibi, kas hareketlerini oluşturan biyolojik işaretlerin gerçek zamanlı olarak işlenerek robot eklemlerin sürülmesidir. Güncel araştırmalarda bu amaçla çevresel sinirlere veya beyine yerleştirilen elektrotlar kullanılmaktadır. Temel nörobilim araştırmaları sayesinde nöronlardan hücresel düzeyde kayıt almak ve bunları yorumlamak rutin bir laboratuvar faaliyeti haline gelmiştir. ABD’de özellikle felçli hastalara yönelik geliştirilen BrainGate sistemi bu bilgi birikiminden yola çıkarak insanlar için en ileri nöroprotezi sunmaktadır. Kişilerin beyinlerine yerleştirilen bir implant yardımıyla nöronlarda oluşan hareket komutları algılanmakta ve bir robot kol hareket ettirilerek cisimlere erişmek, onları kavrayarak kullanmak mümkün olabilmektedir. Boğaziçi Üniversitesi’nde yürüttüğümüz ve TÜBİTAK tarafından desteklenen projemizde ise bu tür nöroprotezlere duyu özelliği kazandırmak üzere çalışmalar yapmaktayız.” Nöroprotezler his kazanacak ve hareket performansları artacak Güçlü, hareket işlevi sağlamayı amaçlayan nöroprotezlerin halen en büyük eksikliklerinden birinin hareketten kaynaklanan duyunun ve cisimlere temasla oluşan dokunma hissinin (mekanik, sıcaklık, acı) oluşturduğu bedensel geri beslemenin bulunmaması olduğunu da vurgulayarak, “Bu yüzden hastalar robot el veya kollarını hareket ettirirken sürekli onları izlemeleri gerekmektedir. Ayrıca nöroprotezi kendi uzuvları gibi kabul etmekte zorlanmaktadırlar. Nöroprotezlere duyu özelliği kazandırıldığında hem hareket performansının artması hem de hastaların daha iyi uyum sağlaması beklenmektedir. Şu ana kadar yaptığımız deneylerde ‘’rat’’ bedenduyusu korteksinde bulunan nöronlardan kayıtlar almakta ve nöronlar elektriksel olarak uyarılırken psikofiziksel yanıtı ölçmekteyiz. Elektriksel uyaranla oluşan yapay duyu kullanılarak verilen psikofiziksel yanıtlar, doğal mekanik uyaranlar kullanılarak elde edilen performans ile karşılaştırılmakta ve hesaplamalı modeller kurulmaktadır’’ dedi. Doğal davranış sırasında kullanılabilecek prototip cihaz donanımının geliştirilmesi içinBoğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’ndeki BUMEMS laboratuvarı (Doç. Dr. Şenol Mutlu) ve Teknopark’ta bulunan Boğaziçi ARGE Ltd. Şti. (Prof. Dr. Mehmed Özkan) ile işbirliği yapılmakta olduğunu belirten Güçlü, projenin son aşamasında ‘’rat’’ların bu cihazı arka ayaklarına giyeceklerini ve böylelikle kendi ayak yüzeyleriyle değil, cihazdaki duyargalar yardımıyla hissedeceklerini belirtti. Güçlü sözlerini şöyle sürdürdü: ‘’Cihaz yüzeyindeki duyargalardan gelen işaretler, Dokunma Duyusu Araştırma Laboratuvarı’ndaki ana bilgisayarda çalışan hesaplamalı modellere göre gerçek zamanlı olarak işlenecek ve nöronları uyarmak için gereken elektriksel akım darbeleri oluşturulacaktır. Böylelikle ‘’rat’’ların davranışsal testleri yapay dokunma duyusu yardımıyla tamamlaması sağlanacaktır.”

Siber Savaş Hayatı Tehdit Ediyor!

0
anonymous_by_spatchdesigns-d4nv080 İnternet trafiğimizi ve .tr alan adlarını hedef alan siber saldırılar, ilk günlerde ODTÜ merkezli NIC.TR’ı hedef alırken bugün kamu kuruluşları ve bankaları hedefleyerek vatandaşın hayatını tehdit etmeye başladı. Türkiye tarihinin en büyük ve en kapsamlı siber saldırısı ile karşı karşıyayız! DDOS (distributed denial of service attack) saldırıları dağıtık bir şekilde, farklı lokasyon ve sahte IP adresleri kullanılarak yapılıyor. Bu saldırı türünün amacı, aynı anda binlerce isteğe cevap verebilecek kapasitede bir sunucuyu, kapasitesinden kat ve kat fazla istek göndererek etkisiz ve erişilemez bir hale getirmektir. Bu sayede sunucu, gelen istekleri karşılayamaz ve hizmet dışı kalır. DDOS saldırılarının en tehlikelisi olarak görülen Amplification (yükseltme) tekniği ile saldırı etkisi katlanarak artırılabiliyor. Bu saldırı türünü “doğada bir kayanın karşısına geçip bağırdığımızda sesin yankılanarak kulağımıza gelmesi” şeklinde tarif edebiliriz. BGA Bilgi Güvenliği A.Ş kurucu ortağı Huzeyfe Önal, Amplification tekniği kullanılarak yapılan bu saldırıyı şöyle tanımıyor: “Saldırgan bir tane istek gönderiyor, karşı taraf buna cevap verirken isteği 10 – 20 veya 50 kata kadar arttırabiliyor. Bu da saldırıların, saldırganlara maliyetini düşürerek hedefe olan yükü artırıyor”. Huzeyfe Önal, gözden kaçan diğer bir noktaya değinerek “saldırı alan kurum ve kuruluşların da aynı zamanda bu tekniğin bir sonucu olarak saldırgan gibi davrandığını”ve bu saldırı tekniğinde kaynağını bulmanın pratikte imkansız olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürüyor: “Dağıtık saldırıların çözümü yük dağıtmadır, saldırgan dağıtık geliyorsa siz de merkezi olarak korunmak yerine saldırıları karşılayacak dağıtık bir sistem kurmalısınız. Bir hafta önce Root DNS sunucularına gelen saldırılar kapasite olarak en büyük saldırı olarak görülebilir ancak hemen hemen hiç etkilenmediler.Türkiye tarihinde bir ilk olan siber saldırının gerçek hayatı etkilediğini görüyoruz. Yapılan saldırı sonucunda dün bazı bankaların web sayfalarına erişim durdu. POS cihazlarının etkilenmesi ile gerçek hayatta bazı ödeme noktalarında vatandaşın sıkıntılar yaşadığına şahit olduk. Bir hafta öncesine kadar yapılan saldırılar ülkemizdeki TR alan adlarının ROOT DNS sunucularına gelen saldırılardı. Zira, neredeyse benzer bir saldırıyı 2005 yılında görmüştük, Root DNS’ler bu saldırıdan zarar görmediler. Bu noktada kurumların derslerine sıkı çalıştığını söyleyebiliriz. Ancak yapılan tatbikatlar bu derecede yüksek saldırılar düşünülerek yapılmadı ve bu tür bir saldırı ön görülemedi. Saldırılar hacklemeyi değil, sunucuların hizmet vermesini engellemeyi hedefliyor Saldırı ilk olarak ODTÜ bünyesinde yer alan Nic.TR’a yapılarak başlamıştı. Hizmet kesintilerine uğrayan Nic.TR’dan sonra bankalar ve kurumların da hizmet verememe durumları ile karşı karşıya kalındı. Uzmanlar yapılan saldırı sonucunda asıl önemli sorunu Türkiye dışından erişimin kesilmesi olarak görüyor. Saldırılarla ilk baş etme yöntemi olarak Türkiye dışından gelen erişimin kapatılması görülüyor. Ardından da .TR uzantılı internet sayfalarına dışarıdan erişim duruyor. Global çapta hizmet veren firmalar da bu sebeple ziyaretçi kaybetmeye başladılar. DDOS saldırılarının dağınık yapısı ve saldırıda sahte IP adresleri kullanılması sebebiyle gelen talebin “gerçek bir talep mi” yoksa “sahte bir istek mi” olduğu bilinemiyor. Saldırganlar kimliklerini gizledikleri ve hizmet veren sunuculara çok yüksek bir talep geldiği için saldırıyı karşılamakta kimi zaman zorlanılabiliyor. Çözüm: Gelen talebin dağıtılması. Türkiye’nin .tr uzantılı adresleri ODTÜ bünyesinde ve tek merkezde bulunuyordu. Ancak yapılan saldırılardan sonra bu yapı geliştirilerek farklı merkezlere dağıtıldı. Bu sayede gelen saldırı talepleri tek bir merkezde toplanmak yerine farklı lokasyonlara çekilerek gelen talebin yükü dağıtması ve sistemin işlemeye devam etmesi sağlandı. Saldırıların Kaynağı Rusya mı? Yapılan saldırıların kaynağını Rusya olarak işaret edenler olsa da, dünyaca ünlü hacker grubu Anonymous bir tweet paylaşarak saldırıyı üstlendi. Şüpheler düşürülen Rus uçağı ardından Rusya üzerine yoğunlaşmıştı. Ancak Anonymous’un açıklamasında saldırının Rusya kaynaklı olmadığı belirtiliyor. Geçmişe baktığımızda 2007 Estonya ve 2014 Ukrayna siber saldırılarını dikkate almamız gerekiyor. Yapılan bu siber saldırılarda Estonya ve Ukrayna büyük zarar görmüş, vatandaşa bu saldırılar yansıyarak milyonlarca dolar hasara yol açmış ve hayatı olumsuz bir şekilde etkilemişti.

2015 Yılı Nasıl geçti?

0
2016 İki yıl önce, 2014 yılı için “Türk tarihinin en uzun yılına hazır olun” demiştim. Etkilerini onlarca yıl hissedeceğimiz bir yıl olarak tarihe geçti. Ardından yeniden yapılanma yılı 2015 başladı ve onun da sonuna geldik. 2016 yılı için böyle kesin hükümler vermeyeceğim ama ferahfeza işler ve kararlar alınıp daha umutlu bir dönem geçireceğimize dair hisler taşıyorum. Sakın ha, hayatınızı başkalarının hisleriyle yönlendirmeyin… Herkes tedbirini almalıdır. Eğer şahsım adına konuşacak olursam; bereketli bir yıl geçirdiğimi söyleyebilirim. Bir yazar olarak yoğun bir yıl geçti. Hayatımın en fazla yazı ürettiğim bir dönem oldu. İnşallah bu verimlilik önümüzdeki yıllar için de bir temel oluşturur. Geçmiş yıllarda periyodik olmayan şekilde yazdığım bilişim yazıları 2015 yılı itibariyle düzene girdi. Teknoloji çepeçevre etrafınızı sarmaya yoğunlaşmışsa, sizin de onu anlamaya çalışmanız gerekir. Teknoloji okur yazarlığı konusunda bir katkımız olursa ne mutlu bana… Sadece bu sayfalarda değil, gıda sektöründe daha yoğun bir çalışmam var. Sadece teknoloji karın doyurmuyor, olarak da yorumlayabiliriz… Hele dünyada hala 2 milyar insan yoksulluk sınırlarındaysa, gıda ve beslenme konusu da ilgi alanımda olması gerekiyor… Unutmayalım ki gıda sektörü önümüzdeki beş yıl içinde, Türkiye’nin bir numaralı sektörü olacak!.. Bu yazı konularında zıtlıklar olduğunun farkındayım… Aynı ikilem yılın kelimesinde de yok mu? Oxford, 2015 yılının kelimesi olarak bir “emoji”yi seçti. Yani kelimeler kullanmadan duygumuzu ifade eden bir şekil seçildi. Aslında bu bir ilkti. Yılın kelimesi, eski ve karmaşık sözcüklerden değil, dijital dünyadan seçti. Daha da ilginci bir bir duyguyu ifade eden bir şekli seçti. Sonuç olarak gülmekten ağlayan emoji, yılın kelimesi oldu. İncelenmeye değer bir durumdur… Oxford ekibi, emojilerin başlarda gençlerin kullandığı fakat geçtiğimiz yıl içerisinde global bir patlama yaşadığını tespit etti. Emojinin, görsel olarak kalıcı, duygusal anlamda etkileyici ve sürekliliğini koruyan dijital dünyadaki yaşamın temel yapı taşı haline geldiğini de ayrıca belirtti. Oxford Sözlükleri’nin başkanı Caspar Grathwohl, “Emojiler gittikçe zenginleşen bir iletişim şekli. Linguistik sınırlarını aşan bir olgu.” diye gerekçesini açıkladı. Her ne kadar emoji Oxford sözlüklerinde 2013 yılında girmiş olsa da, emojileri ilk ortaya koyan Shigeta Kurita, bu akımı 1999 yılında Messenger ile popülerleştirmişti. Kelimenin kökü de Japonca’dan geliyor. “E” resim anlamına gelirken, “Moji” de karakter anlamına geliyor. Yılın kelimeleri, toplumun nasıl dönüştüğünü ve etkilendiğini de gösteriyor. Bunun için yılın kelimesine diğer adaylara ve önceki yılın kelimelerine bakalım. Blocker, Dark, Mülteci, Lumberseksüel Oxford’un diğer aday kelimeleriydi… Eğer seçenek bu kelimeler ise, benim de tercihim emoji olurdu… Eğer Türkiye sınırlarında bir seçim yapsaydık, yılın kelimesi ne olurdu? Aslında yılın kelimesi ilk olarak 2013 yılında “Selfie” ile başladı. Daha önce de yılın kelimeleri seçiliyordu ama bu kadar etkili ve konuştuğumuz bir konu değildi. Sonuçta bizim yıl içindeki tercihlerimiz, o yılın kelimelerine karar verilmesinde etkili oluyor. İyi niyetlerimiz, sağduyulu seçimlerimiz ve olumlu adımlarımız olumlu sonuçlar ve olumlu kelimelerin hayatımızda artmasına neden olacak. Sağlıklı, bereketli yeni nice yılları beraber geçirmek dileklerimle…

Anonymous Türkiye’ye Ne Kadar Zarar Verdi?

0
anonimRusya ile yaşanan savaş uçağı krizi sonunda fiili çatışmaya dönüştü. Ancak bu çatışma gerçek dünyada değil, sanal dünyada devam ediyor ve son derece ciddi sonuçları var. Putin’in IŞİD konusunda Türkiye’yi suçlamasından sonra Türkiye’ye saldırmaya karar veren hacker grubu Anonymous, 14 Aralık’ta 5 sunucusu ODTÜ’de bulunan Nic.tr alan adı servisine saldırmaya başladı. 40 Gbps hızındaki saldırı ise ODTÜ’nün açıklamasına göre, dünyada yaşanmış en yoğun DDoS saldırısı… Anonymous bu ilk saldırı ile .tr alan adlı Türk sitelerine yurt dışından erişimi zorlaştırmayı başardı. Böylece özellikle e-ticaret siteleri, yurt dışındakü müşterilerinden sipariş alamamaya başladı. Bu aynı zamanda online servisler aracılığı ile yurt dışına yapılan ihracata sekte vurmak anlamına geliyor. Ancak şimdilik zararın boyutu net değil. 7 günlük zararın, on milyonlarca doları bulabileceği de tahmin ediliyor. Fakat sorun burada bitmedi. Anonymous ilk saldırının ardından yeni saldırların devam edeceğini duyurmuştu ve dün akşam üzeri saatlerinde, bankacılık servislerine benzer bir DDoS saldırısı düzenlendi. Hazırlıksız yakalanan bankaların online servisleri beklenmedik şekilde çöktü, ulaşılamaz hale geldi. Böylece, online olarak para transferi yapmak isteyenler banka sitelerine ulaşamadılar. Bankada sakladığı altınını, dolarını, hisse senedini, fonunu, tahvilini satarak kazanç sağlamak isteyenler yine online servislere ulaşamadılar ve alım satım yapamadılar. Yüzlerce milyon dolar zarar Sadece dün İstanbul Borsası’ndaki işlem hacmi son bir ayın en düşük seviyesinin de altına indi. Son bir haftadır BİST 100 endeksindeki yüksek hacimli şirketlerin işlem hacmi günlük 600-900 milyon adet arasındayken, sadece akşam kapanışa yaklaşmışken başlayan saldırı sonrasında BİST 100 endeksinin işlem hacmi 423 milyon adet olarak gerçekleşti. Bugün ise daha da büyük düşüş bekliyoruz zira günün yarısına ulaşmamıza rağmen BİST 100 endeksi sadece 62 milyon adet seviyesinde. Sadece bir günde yüzlerce milyon TL’lik menkul kıymet ticareti hacmine balta vurulduğu görülüyor. Sadece borsa aracı kurumlarının bir günlük komisyon zararı 3-4 milyon TL’ye ulaşmış durumda. Kısaca söylemek gerekirse insanlar borsada işlem yapamakta zorlanıyor. Bu banka sistemlerine erişemedikleri için mi yoksa saldırı altında olan bir online finans sisteminde işlem yapmak istemediklerinden mi, şu anda biliemiyoruz ama şurası açık ki Ruslar Türkiye’nin menkul kıymetler piyasalarına ağır hasar verdirmeyi başardılar. Bu da, Türk şirketlerini vurmayı başardıkları anlamına geliyor. Eğer bu saldırılar sürecek ve engellenemeyecek olursa, zararın boyutlarının daha da büyüyeceğini tahmin edebiliriz. Peki Türkiye’nin sanal dünyadaki varlığını koruyan ve bu saldırılarla  saldırganları bertaraf edebilecek bir sanal güvenlik operasyonu ekibimiz yok mu? Onu da başka bir analizde inceleyeceğiz.

Tweet Atarak Drone Kullanılabilecek!

0
En popüler sosyal medya kanalları arasında yer alan Twitter, kısa bir süre önce duyurduğu ve açıklama yapmayarak birçok soru işareti bıraktığı “Messaging-Enabled Unmanned Aerial Vehicle (UAV).” servisi ile ilgili aldığı patentle gündeme geldi. Twitter’ın üstlendiği söz konusu bu sistem ve sistemin patenti, Twitter üzerinden gönderilecek tweetler veya farklı direk mesajlar ile Drone kullanımına imkan sağlayacağını ortaya çıkardı. drone patenti Twitter’ın, Dronelar ile ilgili her geçen gün kontrol altına alınmasına yönelik gelen eleştirilerin üstüne bu denli karışıklığa yol açabilecek bir sistemin patentini alması, dikkatleri de üzerine çekmesine vesile oldu. Şu an için Twitter, söz konusu bu sistemi ve kullanım detayları ile ilgili net bilgileri paylaşmış değil. Öyle görünüyor ki Twitter, tweetler ile kullanılabilecek bir Drone sistemi ile de çalışmalar yapıyor olabilir. Öte yandan, hükümetler bazında bu sistem ile ilgili ne derece açıklamalar geleceği de daha şimdiden büyük merak konusu halini almış durumda. Zira her geçen gün yasalar ile Drone kullanımının sınırlandırılmasına yönelik çalışmalar gündeme gelmeye devam ediyor.

Güvenli Online Yılbaşı Alışverişi İçin 10 İpucu

0
online alisveris ESET’in Kıdemli Güvenlik Araştırmacılarından Stephen Cobb, PC’ler ve akıllı telefonlarla güvenli online yılbaşı alışverişi için 10 ipucu paylaştı.
  • Önce bakım, sonra alışveriş yapın. İnternet tarayıcınızı, işletim sisteminizi ve güvenlik yazılımınızı güncelleyin. Bu güncellemeler zararlı yazılımlara ve dolandırıcılıklara karşı sizi koruyacaktır. Fırsat bulmuşken bilgisayarınızdaki gereksiz dosyaları silin, temizlik yapın ve sisteminizi rahatlatın. Online parasal aktivitelere başlamadan sisteminizi ücretsiz olarak zararlı yazılımlara karşı tarayabilirsiniz: www.eset.com/tr/online-scanner. Aynı şekilde cep telefonlarınızın da sistemlerini güncel tutun.
  • Verilerinizi, fotoğraflarınızı kaybolmadan yedekleyin. Bilgisayarınızın virüs saldırısı sonucu çökmesi ya da verilerinizin kötü amaçlı olarak şifrelenmesi gibi tehlikelere karşı bilgilerinizi ve dijital fotoğraflarınızı düzenli olarak yedekleyin!
  • Güvenli parasal transferler yapın. Online sipariş verirken, internet sayfasının SSL kullandığına emin olun. Genel olarak tarayıcınızda küçük bir kilit sembolü olarak gözükür. Eğer bu sembolü göremiyorsanız, URL (adres çubuğunu) kontrol edin. İnternet sitenizin önünde http yerine https ya da shttp görmeniz gereklidir. Öte yandan bazı internet güvenlik yazılımları da parasal tranferlerde ekstra koruma sunuyor. ESET Smart Security, ‘Bankacılık ve Ödeme Sistemleri Koruması‘ ile finansal işlemlerde sahte siteler ve klavye okuyuculara karşı güvenlik sağlıyor:https://www.youtube.com/watch?v=HSDiOVZ5aEk
  • Bildik yerden alışveriş yapın. Doyurucu bilgi sağlayan, teslimatta sorun yaşatmayan ve kendini kanıtlamış internet sitelerinden alışveriş yapın.
  • İnanılmaz tekliflere inanmayın. Eğer teklif gerçek olamayacak kadar güzelse büyük ihtimalle gerçek değildir.Örneğin revaçta olan 2 bin liralık bir telefon 200 liraya satılıyorsa, bu tekliften uzak durmanızda fayda var. Her indirim sahtedir demiyoruz, ama kendinize ‘bu kadar da olur mu?‘ diye sorun. Özellikle sosyal medya araçlarından gelen şüpheli tekliflerde ESET Sosyal Medya Tarayıcısı, hızlı ve ücretsiz olarak bu linkleri kontrol etmenizi sağlar:www.eset.com/tr/social-media-scanner/
  • Halka açık Wi-Fi noktalarında alışveriş yapmayın. Eğer alışveriş yapacaksanız Wi-Fi bağlantısının güvenli olduğundan emin olun. Bağlantı ikonundaki kilit sembolünü arayın. Halka açık ücretsiz bağlantılar üzerinden kredi kartı bilgileriniz çok kolay görüntülenir ve bu da başınıza gelmesini hiç istemeyeceğiniz bir hırsızlığa yol açabilir.
  • Çok fazla soru soranlara dikkat edin. Bazı zararlı yazılımlar çevrimiçi dolduracağınız formlara otomatik olarak satır ekleyebilir. Bir site size haddinden fazla soru soruyorsa, örneğin annenizin kızlık soyadı gibi, alışverişi hemen bırakın.
  • Koruma yazılımı kullanın. Dijital dünyaya her gün 300 bin zararlı yazılım dahil oluyor. Lisanslı ve proaktif internet güvenliği yazılımları, PC‘lerinizi, tabletlerinizi ve telefonlarınızı bu zararlı yazılımlardan korur. ESET NOD32 veya ESET Smart Securty sizi siber suçlulara karşı güvende tutar.
  • Telefonuma bir şey olmaz demeyin. Mobil telefonlara yönelik siber saldırılarda 2014 ve 2015’te adeta patlama yaşandı. ESET araştırmalarına göre, global ölçekte her üç akıllı telefondan biri güvenlik ihlaline uğradı. Ayrıca telefonlar çok fazla unutuluyor, kayboluyor ya da çalınıyor. Mobil güvenlik yazılımlarıyla telefonunuzu siber saldırılara karşı koruyabilir, kaybolması durumunda kilitleyebilir, hatta kötü ellere geçmesin diye verilerinizi uzaktan silebilirsiniz. ESET Mobile Security, bu imkanları sunuyor.
  • Alışveriş sonrası kredi kartı ekstrelerinizi / hareketlerinizi kontrol edin.Dolandırıldıysanız ilk olarak ekstreden fark edebilirsiniz. Size yabancı gelen harcamalara dikkat edin. Örneğin İtalya’da tatil yapmadıysanız fakat Roma’da harcama yaptığınız görünüyor ise bankanızla hemen irtibata geçmekte fayda var.

Hacker’ların Hedefi Yılbaşı Alışverişleri

0
christmas_shoppingSahtekarların amacı açık. Saf kullanıcıları kandırıp onların kötü amaçlı bir programı indirmelerini veya bir bilgi çalma sitesinde gizli bilgilerini girmelerini sağlamak. Kaspersky Lab’in belirlediği bir örnekte bir e-posta, müşterinin kolisinin bir DHL ofisinde olduğunu, ancak alıcının 48 saat içinde bir bağlantıya tıklayıp takip sayfasına bilgi girmesi gerektiğini, aksi halde kolinin göndericiye iade edileceğini söylüyordu. Ancak bağlantı, bir DHL sitesi yerine kullanıcıyı DHL gibi duracak şekilde hazırlanmış, kullanıcıdan kişisel bilgilerinin girmesinin istendiği bir bilgi çalma sitesine yönlendiriyordu. Bu sahtekarlığın daha ikna edici durmasını ve kullanıcıya daha meşru görünmesini sağlayan, kullanıcının, kişisel bilgileri alındıktan sonra yeniden resmi DHL web sitesine yönlendirilmesi. FedEx adına da benzer mesajlar gönderildi: kullanıcı, hesap kimlik bilgilerini girmesi için bir bilgi çalma sitesine yönlendiriliyor. Kaspersky Lab Kıdemli Web İçeriği Analisti Andrey Kostin şunları söyled: “Bu tür sahtekarlıklarda yeni bir şey olmasa da bunlar, saf kullanıcıları kandırma çabaları daha ikna edici hale geldikçe siber suçluların kullanıcı hesaplarına erişmesi için başarılı bir yöntem sunmaya devam ediyor. Noel döneminin keşmekeşi ve alış veriş çılgınlığı sürerken Internet’ten alış veriş yapanlar yaptıkları satın alımlar hakkında perakendecilerden çok sayıda e-posta alıyor. Bu, kuşkulu e-postaları farketme veya bunları yakın incelemeye alma olasılığını düşürerek kişisel ve hesap erişim bilgilerini yanlışlıkla ifşa etme ve bunun sonucunda da para kaybetme riskini veya daha büyük riskleri arttırıyor”. Kaspersky Lab, bilgi çalma mesajlarına kanmamaları için Internet kullanıcılarının, özellikle de risklerin arttığı Noel döneminde dikkatli ve tetikte olmalarını öneriyor;
  • E-posta mesajlarındaki bağlantılara asla doğrudan tıklamayın; isteğin gerçek olduğundan emin olmak için bunları el ile yazıp URL’yi öyle ziyaret edin.
  • Bir sayfa sizden gizli verilerinizi girmenizi istiyorsa, önce mutlaka adres çubuğunda URL’yi kontrol edin ve herhangi bir şey kuşku verici duruyorsa, bilgilerinizi girmeden önce iki kez düşünün.
  • Güvenliğinizi ve gönül rahatlığınızı biraz daha arttırmak istiyorsanız, kişisel bilgilerinizi ve paranızı güvende tutmak ve mutlu bir tatil geçirmek için güvenlik yazılımınızın güncel olduğundan ve çok cihazlı Kaspersky Internet Security yazılımında olduğu gibi bilgi çalmayı önleme araçları içerdiğinden emin olun.

2016’da Türkiye’de İnternet Ucuzlayacak mı?

1
Telkoder Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Ata Arıak
TELKODER Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Ata Arıak
Türkiye’deki internet kullanıcıları artık internetle sosyalleşiyor, daha fazla video izliyor, müzik dinliyor, oyun oynuyor ve indiriyor. İş hayatı da büyük ölçüde internete bağımlı hale geldi. Bu durum internetin elektrik ve su gibi; lüks olmayan günlük bir hizmete dönüşmesi anlamına geliyor. Vatandaşların daha hızlı sabit internete daha makul fiyatlara erişebilmeleri için; BTK başta olmak üzere hem karar vericilere hem de interneti toptan olarak sunan Türk Telekom’un üzerine önemli sorumluluklar yüklüyor. Zira Türk Telekom tarafından belirlenen ve BTK tarafından onaylanan toptan internet fiyatları, TTnet ve diğer internet servis sağlayıcılarının internet paket fiyatlarını etkiliyor.TELKODER tarafından yapılan açıklamaya göre, 2016 yılında internetin ülkemizde ucuzlayıp ucuzlamayacağını bugünlerde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) sabit internet fiyatları hakkında vermesi beklenen kritik kararı belirleyecek. Türkiye’de ADSL ve Fiber internet gibi ev ve işyerlerinde kullanılan sabit internet fiyatları büyük ölçüde Türk Telekom tarafından sağlanan toptan internet fiyatlarına bağlı olarak belirleniyor. TTNet ve alternatif işletmecilerin Türk Telekom’dan aldıkları bu hizmeti indirimli biçimde alabilmeleri ve ardından vatandaşlara ulaştırmaları, Türkiye’deki internet fiyatlarının ucuzlaması anlamına geliyor. BTK en son 2014 yılı başında aldığı bir kararla toptan internet fiyatlarını belirlemişti. İnternet kullanıcılarının video izleme, sosyal medya, iş ve eğlence gibi internet kullanımlarının artması nedeniyle 2015 yılında bu fiyatların indirilmesi bekleniyordu. Hatta dönemin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sayın Lütfi Elvan 2015 başlarında basına verdiği demeçlerinde şöyle diyordu: “Türk Telekom toptan olarak paket halinde internet servis sağlayıcılara bu hizmeti veriyor belirli bir ücret mukabili. İnternet servis sağlayıcıları ise kendi fiyatlarını belirliyorlar. Yani bu konuda herhangi bir yaptırımımız söz konusu değil, serbestler. Ancak Türk Telekom’un özellikle toptan satışta fiyat belirleme konusunda BTK’nın, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Kurumumuzun yetkisi var. Dolayısıyla özellikle fiyat belirleme konusunda Bilgi ve İletişim Teknolojileri Kurumumuzun belirlediği fiyat ölçüsünde Türk Telekom hareket etmek zorunda. Buna yönelik bir çalışmamız devam ediyor. Arkadaşlarımız gerekli altyapıyı oluşturdular. Süreç içerisinde internetin ucuzladığını hep birlikte göreceğiz.” Ancak en üst düzeyde verilen bu demeçlere rağmen beklenen ucuzluk sağlanmadı, BTK “bekleyip gözlemleyeceğiz” diye bir karar aldı. İki yıldır değişmeyen bu fiyatların artık ucuzlaması gerekiyor. BTK’nın bu konuda olumlu bir karar alması ve tüm Türkiye’deki internet kullanıcılarının ve internet kullanmak isteyenlerin yüzünü güldürmesi bekleniyor. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sayın Binali Yıldırım’ın da yeni bakanlık döneminin ilk icraatlarından birisi olarak daha ucuz internet sağlanması yönünde destek vermesi bekleniyor. Konuya ilişkin kısa bir açıklama yapan TELKODER Başkanı Yusuf Ata Arıak, “Türkiye’de 22 milyondan fazla ev ve işyeri var, bunların sadece dokuz milyonu sabit internet kullanıyor. Geriye kalan on üç milyon ev ve iş yerinde sabit internet yok. Ülke olarak hedefimiz tüm ev ve işyerlerinde sabit internetin kullanılması olmalı, bunun gerçekleşmesi için de öncelikle iki yıldır değişmeyen toptan internet fiyatları düşürülmeli, internet servis sağlayıcı işletmeciler de bu indirimleri vatandaşa yansıtmalıdırlar. Bu noktada BTK’nın olumlu yaklaşım göstereceğini düşünüyor ve Türk halkının daha ucuz interneti hak ettiğine inanıyoruz” dedi.

Red Hat üçüncü çeyrek sonuçlarını açıkladı

0
red_hat_logoAçık kaynak çözümleri sağlayıcısı Red Hat, Inc. (NYSE: RHT) 30 Kasım 2015’te sona eren 2016 mali yıl üçüncü çeyreğinin finansal sonuçlarını duyurdu.  Red Hat Başkan ve Yönetim Kurulu Üyesi Jim Whitehurst, “Müşteriler açık kaynak teknolojilerini ve bulut teknolojisini benimseyip BT altyapılarını dönüştürdükçe, teknoloji ve ortaklık yatırımlarımız sağlam sonuçlar üretmeye devam ediyor.  Üçüncü çeyrekte, yeni teknolojilerle ve Microsoft ve Microsoft’un Azure Cloud’u ile stratejik ortaklık başlatarak açık hibrit buluttaki lider konumumuzu güçlendirdik. Girişimlerimizin odağında, müşterilerimizin farklı ortam ve altyapılarda  uygulamalarını kurmalarını ve yönetmelerini sağlamak yer alıyor” diyor. Red Hat Başkan Yardımcısı, Faaliyetler ve Mali İşler Müdürü Frank Calderoni ise, “Bu alanda önderliğin de ötesine geçerek güçlü bir çeyrek dönem yaşadık. Bugün, arka arkaya dört çeyrek boyunca, toplam gelir büyümesini bir önceki yıla kıyasla  sabit para birimiyle yüzde 20 ve daha fazla artırmış bulunuyoruz. İşimize yatırım yapmaya devam etmemiz sayesinde 2016 mali yılının başından bugüne dek güçlü bir gelir büyümesi elde ederek, Genel Kabul Gören Muhasebe İlkeleri-GAAP-dışı faaliyet gelirlerinde yüzde 18, faaliyetlerdeki nakit akış büyümesinde yüzde 16 artışa ulaşmış bulunuyoruz” diyerek görüş bildiriyor. Gelir: Çeyrek dönemde toplam gelir önceki yılın aynı dönemine oranla, ABD doları olarak yüzde 15, sabit para birimiyle ise yüzde 21 artarak 524 milyon dolara ulaştı. Çeyrek dönemde abonelik gelirleri önceki yılın aynı dönemine kıyasla ABD doları olarak yüzde 16, sabit para biriminde ise yüzde 22 arttı. Abonelik gelirleri toplam gelirlerin yüzde 87’sini oluşturuyor. Abonelik Gelirlerinde Patlama: Altyapıya yönelik hizmet ve ürünlerden gelen abonelik gelirleri bu çeyrek 373 milyon dolara ulaşarak, önceki yılın aynı dönemine oranla ABD doları olarak yüzde 12, sabit para birimi olarak yüzde 18 artış kaydetti. Uygulama Geliştirmeye ve gelişmekte olan diğer teknolojilere yönelik abonelik geliri ise bu çeyrekte 84 milyon dolara ulaşarak, ABD doları olarak yüzde 37, sabit para birimiyle ise yüzde 45 arttı. Faaliyet Geliri: Bu çeyrekte GAAP -Genel Kabul Gören Muhasebe İlkeleri-dışı faaliyet geliri, önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 3 artarak, 69 milyon dolar oldu. Nakit olmayan, hisse bazlı tazminat masrafları, gayri maddi aktiflerin amortizasyonu ve kurumsal kombinasyonlardan kaynaklanan işlem maliyetleriyle ilgili düzeltmelerden sonra, üçüncü çeyrek GAAP -Genel Kabul Gören Muhasebe İlkeleri-dışı gelir, önceki yılın aynı dönemine oranla yüzde 13 artarak 123 milyon dolar oldu. Üçüncü çeyrekte, GAAP faaliyet marjı yüzde 13, GAAP-dışı faaliyet marjı ise  yüzde 23,5 olarak gerçekleşti. Net Gelir: Son çeyrek için GAAP-Genel Kabul Gören Muhasebe İlkeleri uyarınca net gelir 47 milyon dolar veya seyreltilmiş hisse başına 0,25 dolar oldu, geçtiğimiz yılın aynı çeyreğinde bu rakam 48 milyon dolar veya seyreltilmiş hisse başına 0,26 dolar olmuştu. Nakdi olmayan hisse bazlı tazminat masrafları, gayri maddi aktiflerin amortizasyonu, kurumsal kombinasyonlardan kaynaklanan işlem maliyetleri ve borç indiriminden çıkan nakdi olmayan faiz masrafları hesaplandığında son çeyrekte GAAP-dışı net gelir 89 milyon dolar veya seyreltilmiş hisse başına 0,48 dolar oldu; geçtiğimiz yıl aynı dönemde bu rakam, 79 milyon dolar ve seyreltilmiş hisse başına 0,42 dolardı.  Nakit: Üçüncü çeyrekte işletme faaliyetlerinden gelen nakit akışı bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 5, yılbaşından bugüne kadar ise yüzde 16 artışla  140 milyon dolar oldu. Üçüncü çeyrekte adi hisse senedi piyasasından yapılan yaklaşık 78 milyon dolarlık 987 bin civarındaki hisse geri alımı sonrası 30 Kasım 2015 itibariyle toplam nakit, nakit benzerleri ve yatırımlar 1,87 milyar dolar oldu. Yine 30 Kasım 2015 itibariyle mevcut hisse alımı izinlerinden geri kalan bakiye yaklaşık 352 milyon dolar olmuştur. Ertelenmiş Gelir: Çeyrek dönem sonunda şirketin toplam ertelenmiş gelir dengesi geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 14’lük artışla 1,49 milyar dolar oldu. Toplam ertelenmiş gelirlere döviz kurlarından kaynaklanan negatif etki geçen yılın aynı dönemine kıyasla 78 milyon dolar oldu. Sabit kur bazında toplam ertelenmiş gelir yüzde 20 artış kaydetmiş olacak. Görünüm: Red Hat’in görünümünde 17 Aralık 2015’teki ticari şartlar ve döviz kurlarındaki durum dikkate alınmıştır. Bütün yıl için: ·         Gelir görünümünün 2,044 milyar dolardan 2,048 milyar dolara artması bekleniyor. ·         Tüm yıl için GAAP faaliyet karının yaklaşık yüzde 14,1, GAAP-dışı faaliyet karının ise yaklaşık yüzde 23,5 artması bekleniyor. ·         Tüm yıl için hisse başına (EPS) tamamen seyreltilmiş GAAP kazançlarının hisse başına yaklaşık 1,05 dolar olması beklenmektedir. Tüm yıl için hisse başına tamamen seyreltilmiş GAAP harici kazançların ise hisse başına 1,86 dolar olması bekleniyor. Hem GAAP hem de hisse başına düşen GAAP-dışı; çeyrek dönem başına 1 milyon dolarlık diğer gelirlere, yıllık yüzde 29 fiili vergi oranına ve 186 milyon dolarlık tamamen seyreltilmiş hisse ödenmemişlerine işaret etmektedir. ·         İşletme faaliyetlerinden gelen nakit akışı aralığında beklenti 695 milyon dolardan 705 milyon dolara yükselmiştir.  Dördüncü çeyrek için: ·         Gelir görünümünün 535 milyon dolardan 539 milyon dolara artması bekleniyor. ·         GAAP faaliyet karının yaklaşık yüzde 13,3, GAAP-dışı faaliyet karının ise yaklaşık yüzde 22,5 artması bekleniyor. ·         Tamamen seyreltilmiş GAAP EPS kazançlarının hisse başına yaklaşık 0,26 dolar olması beklenmektedir. Tamamen seyreltilmiş GAAP-dışı EPS kazançlarının ise yaklaşık 0,47 dolar olması bekleniyor. 16 Ekim 2015’teki basın bülteninde de belirtildiği gibi EPS beklentisi içerisinde; 4 milyon dolarlık faaliyet giderleri veya Ansible, Inc.in satın alınmasından kaynaklanan hisse başına 0,02 dolarlık etki de bulunmaktadır.   GAAP’tan GAAP-dışına denkleştirme: Tüm yıl GAAP-dışı faaliyet karı beklentisi; yaklaşık 163 milyon dolarlık nakdi olmayan hisseye dayalı ödeme giderlerinin yıl sonuna tahmini etkisinin, yaklaşık 26 milyon dolarlık maddi olmayan aktiflerin amortismanının ve ticari birleşmelerden kaynaklanan yaklaşık 4 milyon dolarlık işlem maliyetlerinin çıkartılması sonrası oluşturulmuştur. Tüm yıl için tamamen seyreltilmiş GAAP-dışı EPS beklentisi ise önceki cümlede belirtilen giderlerin ve borç iskontosunun artışından kaynaklanan yaklaşık 19 milyon dolarlık nakdi olmayan faiz giderlerinin çıkarılması sonrası oluşturulmuştur.  Dördüncü çeyrek dönem için GAAP-dışı faaliyet karı beklentisi; yaklaşık 42 milyon dolarlık nakdi olmayan hisseye dayalı ödeme giderlerinin tahmini etkisinin, yaklaşık 7 milyon dolarlık maddi olmayan aktiflerin amortismanının çıkartılması sonrası oluşturulmuştur. Dördüncü dönem için tamamen seyreltilmiş GAAP-dışı EPS beklentisi ise önceki cümlede belirtilen giderlerin ve borç iskontosunun artışından kaynaklanan yaklaşık 5 milyon dolarlık nakdi olmayan faiz giderlerinin çıkarılması sonrası oluşturulmuştur. Bu açıklamalar ileriye dönük beklentiler olup gerçek sonuçlar farklılık gösterebilir.

Google, Yapay Zekalı Mesajlaşma Servisi Hazırlıyor

4
telegramFacebook’un satın aldığı WhatsApp ve yine Facebook’un dahili mesajlaşma uygulaması Messenger, dünyanın en popüler anından mesajlaşmaları uygulamaları olmayı sürdürüyor. Bir zamanlar Microsoft’un MSN Messenger’ı veya Google’ın Hangout servisleri kendi ekosistemlerinden yararlanarak yüksek popüleriteye ulaşmış olsa da artık Facebook’un üstünlüğünü aşabilmek kolay değil. Ancak Google yarışı bırakmış değil. İnternet devi şimdi yapay zeka ile güçlendirilmiş yeni bir mesajlaşma servisi üzerinde çalışıyor. Wall Street Journal’ın haberine göre, Google’ın geliştirdiği yapay zeka kullanıcıların sohbet uygulamasına sorular sorup cevap almasını sağlayacak. Bir anlamda, Apple’ın Siri’sine de benzeyecek olan uygulama sayesinde kullanıcılar Google arama uygulamasını kullanmak zorunda kalmadan mesajlaşma uygulaması içinden arama yapabilecekler. Peki yapay zeka, mesajlaşma uygulamasında pratik olarak ne anlam ifade edecek? Kullanıcılar, mesajlaşma uygulamasına basitçe, “bugünkü hava durumu nasıl olacak?” diye sorduklarında, bölgelerindeki hava durumu hakkında bilgi alabilecekler. Ancak bu özellik zaten Google’ın arama motorunda bulunuyor ve OK Google fonksiyonu ile bunu gerçekleştirmek çok kolay. Yine de mesajlaşma uygulaması içindeki yapay zeka, sadece internet üzerindeki verilere değil, kontaklarla ilgili detaylara da hakim olacak. “Bugün kimlerle randevum var?” sorusuna, mesajlaşma uygulamanız, “Saat 14’te Necati Bey’le, saat 16’da ise X şirketinin yöneticileriyle görüşmenüz var,” cevabı gelebilecek. Ya da, ” X projesi hakkında kimlerle konuşmuştum?” sorusuna karşılık, mesaj kayıtlarında bu konu hakkında konuştuğunuz tüm insanların listesi karşınıza gelecek. Elbette bu işlemleri Google arama motoru ile gerçekleştirmek mümkün değil. Google’ın yeni uygulamayı ne zaman kullanıcı karşısına çıkaracağı veya finale ulaştırıp ulaştırmayacağı da belli değil ancak bu amaçla Google’ın Telegram isminde bir Start-Up’ı satın aldığını ve yeni uzmanları bünyesine kattığını biliyoruz.  Bakalım, arkasından nasıl bir uygulama çıkacak. Takipteyiz.

Yeni Nesil Haritada Yapay Zeka Dönemi!

0
toyota1 Otonom sürüş sistemlerini desteklemek amacıyla geliştirilen yeni harita sistemi sayesinde, GPS’ten gelen verilerle aracın ön kısmına yerleştirilen kamera bilgilerini harmanlayan yapay zeka teknolojisini araçlarda kullanmaya hazırlanan Toyota, bu sayede sistemi çok daha basite indirgemeyi amaçlıyor. Toplanan verileri, data merkezine gönderip burada otomatik olarak birleştirilmesini ve doğrulanmasını sağlayarak yüksek hassasiyete sahip bir dünya haritasının oluşturulmasını hedefleyen Toyota, bu konuda önemli bir adım attı. Lazere İhtiyaç Duymuyor Bu sistem sayesinde, halihazırda otonom sürüş sistemleri üzerinde Ar-Ge çalışmalarını sürdüren şirketlerin geliştirdikleri prototiplerde yer verdikleri 3 boyutlu lazer tarayıcıları ortadan kaldırmayı hedefleyen Toyota, yeni nesil harita okuma sisteminin her araca uygulanabilir olmasını amaçlıyor. Otonom sürüş sistemleri konusunda atılmış önemli adımlardan biri olarak görülen bu sistem, lazer tabanlı sistemlerindeki anlık görüntü tarama, işleme, doğrulama gibi yüksek enerji ve zaman kaybına neden olan süreçleri de ortadan kaldırıyor. 2020’de Yollarda Olacak Her ne kadar Toyota’nın geliştirmiş olduğu bu sistem şimdilik yüksek yanılma olasılığına sahipmiş gibi görünse de, aynı sistemi kullanan araçların topladıkları verilerin artması ile bu konuda kusursuza yakın netlikte veriye erişmenin mümkün olabileceği iddia ediliyor. Ayrıca sistemin düz yoldaki en yüksek hata payının şu anda yaklaşık 5 santimetre olduğu belirtiliyor. Toyota 2020 yılından itibaren seri üretim modellerine bu sistemi entegre etmeyi hedefliyor.
  Kaynak: ShiftDelete.Net

Performansınızı Artıracak En İyi 5 Ürün!

0
Yaratıcılık ve verimlilik söz konusu olduğunda, hiç şüphesiz doğru ofis ürünlerini tercih etmek ve kullanmak büyük önem taşıyor. Hız, kullanılabilirlik ve işlevsellik üçlüsünü bir arada sunan ürünler, ofis çalışmalarını bir üst noktaya çıkarabilmek için en iyi maddelerden… Bu bağlamda, işte yaratıcılığınızı ve verimliliğinizi artırmaya yönelik hazırlanan en iyi 5 ofis ürünü! MacBook veya Dell XPS Günümüzde artık söz konusu sektör ne olursa olsun, mutlak suretle bir bilgisayar kullanmak gerekiyor. Tüm iş akışının ve projelerin bilgisayar üzerinden aktığı söz önünde bulundurulursa, yarı yolda bırakmayacak bir ürün edinmek, altın adımlardan. macbook Bu noktada, hem işlevsellik hem de taşınabilirliği ile, iki önemli aday bulunuyor. İşletim sistemi baz alınarak düşünüldüğünde, bir Mac OS veya Windows sistemini en iyi sunan MacBook ve Dell XPS 13; taşınabilirliği, performansı ve güncel yenilikleri bir araya getirebiliyor. OLYMPUS DIGITAL CAMERA Özellikle fansız yapısı ve yüksek çözünürlüğü ile MacBook, taşınabilirlik odaklı arayışlara en iyi cevap veren ürünlerden… Keza Dell XPS 13 ise, Windows kanadının aynı temellerini üstlenen tepe ürünleri arasında yer alıyor.