Botnet her yıl 500 milyon bilgisayarı etkiliyor!

0

Botnet son dönemde görülen WannaCry ve Petya olayları nedeniyle biraz arka planda kaldı. Ancak ESET Güvenlik Uzmanlarına göre, botnet fidye yazılımlarından çok daha tehlikeli.

Fidye yazılımı WannaCry, son verilere göre yaklaşık 350 bin bilgisayarı etkilemişti, botnetler ise ABD polisine göre her yıl yaklaşık 500 milyon bilgisayar etkiliyor.

Botnet nedir?

Botnet, uzaktan yönetilen ve kötü amaçlı yazılım bulaşmış çok sayıda bilgisayarın oluşturduğu ağı tanımlar. Sahibinin bilgisi olmadan uzaktan yönetilebilen bu bilgisayarlara bilişim çevrelerinde zombi makineler de denir.

Botnetlerin internette fidye yazılımlarından daha büyük bir tehdit oluşturmasının nedeni, siber suçluların bunlar aracılığı ile neredeyse her görevi %100’lük başarı oranı ile yürütebilmesidir.

Botnet

Botnetler neler yapabiliyor?

Küresel bilgi güvenliği şirketi ESET’in güvenlik uzmanlarına göre botnetler sadece etkiledikleri bilgisayarların sahibine zarar vermezler, istenmeyen e-posta (spam), dolandırıcılık mesajları ve hatta fidye yazılımları gönderebilirler, DDoS saldırıları düzenleyebilir ve reklam ağlarını aldatabilirler. Bunların hepsi tüm e-posta trafiğinin %50-70 arasında spam olarak gerçekleşmesine neden olur. Bunun yanında e-posta eklentilerinin neredeyse %85’i fidye yazılımı içerir.

Botnetler ayrıca banka hesaplarına sızabilir, sosyal medya, e-posta gibi hesaplara ait kullanıcı adı ve parolaları çalabilir veya en azından sistem kaynaklarını bitcoin madenciliğinde kullanabilirler. Bunun yanında botnetlerin en önemsenmeyen ve fakat en son görevi ise etkiledikleri bilgisayarları şifreleyebilmeleridir.

Ne yapmalı?

Hem bireysel hem de kurumsal kullanıcılar, botnet zararlılarına karşı dikkatli olmak durumunda.Elbette öncelikli hedef, herhangi bir zararlı yazılımın sınırı geçmesini ve kötü niyetli görevlerini yerine getirmesini engellemek olmalıdır. Bu amaca ulaşmak için – duruma göre – güvenlik eğitiminden tutun da uç birim ve ağ güvenlik çözümlerinin uygulanması, yedekleme ve kurtarma çözümlerinin kullanılmasına kadar birçok çeşitli güvenlik önlemi bir arada kullanılmalıdır.

Ayrıca botnetlerden korunma ve bu tür saldırılara kurban gitmeyi önleme konusunda özel bir koruma katmanı konuşlandırılmalıdır. ESET gibi önde gelen üreticiler, ek güvenlik katmanı olarak Botnet Koruması sunuyor.

Botnet Koruması özelliği, ESET’in 8’inci sürümden bu yana bireysel ve kurmsal ürünlerinin temel parçalarından biri. Ağ katmanında çalışır ve ana işlevi, botnetler tarafından kullanılan kötü amaçlı veya şüpheli iletileri tespit etmektir. Böyle iletişim bloke edilir ve kullanıcıya bildirilir.

Twitter 22 milyon dolar verip muhasebe müdürü transfer etti

0

Twitter, mevcut CFO’sunu (Chief Financial Officer) yeni bir isimle değiştirdiğini duyurdu. Şirket içinde iki görevi yürüten ve aynı zamanda COO olarak görev yapan Anthony Noto, CFO görevini yeni transfer edilen Ned Segal’a bıraktı.

Yazılım geliştiricisi Intuit’in yöneticisi olan ve buraya da yatırım bankası Goldman Sachs’tan transfer olan Ned Segal’ın Twitter’a geçmek için 22 milyon dolar değerinde hisse senedi ve performans bonusu almak üzere anlaştığı da açıklandı.

Segal yıllık 500 bin dolarlık maaşının yanında, 5 yıllık çalışmasının sonunda 22 milyon dolarlık bonusunu da alacak. Segal ayrıca, Ağustos ayında işe girişi sırasında, gerekli taşınma ve transfer işlemleri için de 300 bin dolarlık ayrı bir bonus alacak. 

Bu transferin duyurulmasının ardından Twitter’ın hisselerinde %3 artış olması da yatırımcıların yeni ismin şirketin gelirlerine yapacağına katkıya inandığının işareti olarak kabul edildi.

Google, yapay zeka Startup’larını satın alacak

0

Google, büyük bir rekabetin söz konusu olduğu yapay zeka alanında, neredeyse kurulan her startup’ı satın almak üzere özel bir fon ayırdığını duyurdu.

Buna göre dev şirket, yapay zeka alanında ürün geliştirmek üzere kurulan, çalışmaları meyve vermeye uygun görülen, henüz erken aşamada bulunan startup’ları daha büyümeden, yani fiyatları artmadan satın alarak bünyesine katacak. Şirket böylece piyasada değerleri hızla artan yapay zeka uzmanlarını da kendi renklerine bağlamış olacak.

Silikon Vadisi’nde yapay zeka uzmanları şu anda altından daha değerli görülüyor ve deneyimli bir yapay zeka uzmanını işe almak için bizzat şirketin CEO’su veya kurucusu, uzmanın evine kadar gidip kendi şirketinde işe girmesi için dil dökerek ikna etmek durumunda kalıyor.

Google’ın Gradient Ventures adını verdiği yeni şirket içi fonu, şirketin yapay zeka konusundaki deneyimli mühendisi Anna Patterson tarafından yönetilecek. Google fonun büyüklüğü konusunda bilgi vermedi ancak söz konusu yapay zeka olunca dev teknoloji şirketlerinin milyar dolarları harcamaktan çekinmedikleri biliniyor.

Facebook, Messenger’da reklam göstermeye başlıyor

0

Facebook, ana platformundan sonra en fazla kullanıcıya sahip olduğu ikinci platformunu da reklama açıyor. Facebook’un mesajlaşma uygulaması Messenger, bugünden başlayarak 1.2 milyar kullanıcısına reklam göstermeye başlıyor.

Reklamlar, kullanıcıların sohbet penceresinde görünmeyecek ancak sohbet penceresini kapatıp ana ekrana ulaşan kullanıcılar reklamları görecekler.

ABD’den başlayıp dünyaya yayılacak

Facebook’un açıklamasına göre reklamlar bir anda tüm dünyaya yayılmayacak. İlk aşamada ABD’deki küçük bir kullanıcı grubuna yönelik reklam çalışması yapılacak ancak yavaş yavaş tüm dünyadaki kullanıcılar reklam görmeye başlayacak.

Reklam verenler, Facebook’un reklam yönetimi platformundan Messenger reklamları ile beraber Facebook ve Instagram reklamları da satın alabilecekler. Böylece Facebook’un tüm platformlarında aynı anda reklamları göstermek mümkün olacak.

Microsoft’un popüler fontu Pakistan liderini yaktı

0

Pakistan’ın başbakanı Navaz Şerif, politik liderlerin usulsüzlük ve rüşvet gibi kaynaklarla elde ettikleri paraları gösteren Panama Belgeleri skandalında en ağır darbeyi alan devlet liderlerinden biriydi. Navaz Şerif hakkında Panama Belgeleri’nde yer alan bilgiler nedeniyle ülkede açılan soruşturma ise tüm Şerif ailesinin savunma yapmak amacıyla seferber olmasına neden olmuştu.

Ailenin hazırladığı ve kamuoyuna sunduğu, Navaz Şerif’in masum olduğunu gösteren “kanıtları” içeren belge ise şimdi başbakanın başını yaktı.

Kanıtlar arasında Navaz Şerif’in 2004 yılında yaptığı yazışmaları gösteren kağıtların fotoğrafları da yer alırken, bu yazışmaların Microsoft’un standart fontlarından Calibri ile yapılmış olması dikkatlerden kaçmadı. Ancak ne var ki Calibri fontu 2006 yılında tasarlanmış ve ilk defa 2007 yılında kullanıma girmişti. Böylece Şerif ailesinin sahte belge oluşturduğu ortaya çıkarken, bu tartışma şimdi Pakistan kadar dünyanın da gündemine taşınmak üzere. Öyle görünüyor ki, teknoloji çağında suçların izini silmek artık eskisi kadar kolay değil.

 

Yaşlı bireyler için yardımcı robotlar geliyor

Batı dünyasında yükselen yaş ortalaması ve yalnız ya da çocuksuz yaşlı bireylerin bakımı yaklaşan bir problem olarak görülürken İsrailli bir robot şirketi, yaşlılara eşli edecek bir robot geliştirmek üzere harekete geçtiğini duyurdu.

Toyota’nın başını çektiği bir grup yatırımcıdan ilk aşama olarak 14 milyon dolar yatırım alan şirketin ilk hedefi, yaşlı bireylerin sosyal iletişim ihtiyacını karşılayacak akıllı bir robot yaratmak.

Daha önce de benzer bir ürün geliştirmiş olan Intuition Robotics’in ilk robotu, masa üstüne yerleştirilen ve salonda, oturma odasında, ekran yardımıyla karşısındaki yaşlı bireyle sohbet eden Elliq isimli bir chat bilgisayarından oluşuyordu.

Hayat arkadaşı olarak bir robot

Firmanın, Elliq markası ile yeni robotlar geliştirmeye devam etmesi ve fiziksel olarak da yaşlı bireylere yardımcı olacak robotlar üretmesi bekleniyor. Ancak bu yeteneklere sahip bir robotun, önümüzdeki on yıldan önce piyasaya çıkmasının kolay olmadığı da biliniyor. Yine de, yaşlılara hitap eden yardımcı robotlar alanında en bilinen ve en gelişmiş ürünleri sunan Intuition Robotics’in bu alanda devrimsel bir ürün ortaya çıkartmaya en yakın firma olduğu düşünülüyor.

Japonya’da da bazı şirketler robot hasta bakıcılar üzerinde çalışıyor ancak bu robotlar, bir hemşire kontrolünde, hastaları yataklarından kaldırıp taşıyan dijital bir hasta bakıcı olarak kullanılıyor.  Yapay zekaya sahip olmadığı için insan müdahalesine muhtaç bu robotlar yalnız yaşayan yaşlı bireyler için anlam taşımıyor. Robot mekaniği alanında yaşanacak gelişmelere paralel olarak teknoloji firmalarının hali hazırda onlarca milyar dolar yatırım yaptıkları yapay zeka alanındaki gelişmelerin birleşimiyle, önümüzdeki on yıl içinde, evlerde fiziksel bakım işlerini başarıyla yapacak, yemek hazırlayacak, temizlik yapacak, yaşlılara hizmet edecek bakıcı robotların ortaya çıkması bekleniyor.

Amazon Prime’ın önlemeyen yükselişi

Amazon’un müşterilerine özel indirimler, müzik ve TV yayınları, hava kargosu gibi imkanlar sunduğu Prime servisindeki hızlı büyüme, rakiplerini kıskandırırken Amazon’u da ABD’nin ve dünyanın en büyük şirketi olma yolunda hızla ilerletiyor.

Araştırma şirketi Morningstar’ın çalışmasına göre, 2016 sonunda ABD’de 66 milyon haneye ulaşan Amazon Prime üyeliği, bugün 79 milyon haneye ulaşmış durumda. Bu rakam, ABD’de çok popüler olan kablo TV servislerinin yakında tahtını Amazon Prime’a bırakacağını da işaret ediyor.

ABD’de 95 milyon hane kablo TV aboneliği üzerinden TV izlerken, TV yayınlarının yanında alışveriş indirimleri, müzik yayını ve çeşitli öncelikler sunan Amazon Prime kablo TV’yi geçmeye çok yakın görünüyor.

Prime abonelerinin avantajları neler?

Prime aboneleri kablo TV’ye alternatif olarak sadece TV hizmeti almak istediklerinde aylık 8.99 dolar ücret ödüyor. Bu ücret karşılığında istedikleri yer yerde HD TV yayınları, diziler ve filmler izleme imkanına kavuşuyorlar. Kablo TV aboneleri ise sadece evlerinde TV izleyebiliyorlar. Öte yandan Prime aboneleri 1 dolar daha fazla ödediklerinde, alışveriş indirimleri, hava kargo ile teslimat, çekilişler, müzik servisi, farklı kuruluşlarda öncelikler gibi imkanlara da kavuşuyorlar. Böylece Amazon, ABD halkının yumuşak karnı olan TV izleme alışkanlığı üzerinden insanları Amazon’un e-ticaret servislerini de kullanmaya da yönlendiriyor ve kasasında biriken dolarları katlayarak büyütüyor.

Amazon tekel mi olacak?

Öte yandan kablo TV üzerindeki yasal limitler henüz online servislere uygulanmıyor. ABD’de bir kablo şirketinin, kablo TV pazarının %30’undan fazlasına sahip olması yasak. Bu sayede uzun yıllar boyunca tekelleşmenin önüne geçmiş olan ABD yönetiminin, hızla yaygınlaşan online alışveriş, online servisler gibi konularda da anti tekel uygulamalarını hayata geçirmesi uzak görünmüyor.

Ancak teknoloji henüz çok yeniyken ve Amazon Prime’ın alternatifi yokken, bu alanda bir pazar sınırlaması getirmek mümkün olmuyor. ABD yönetimi yine de Amazon’un Prime servisini, hakim konumunu kullanarak, fahiş ücretlendirmesi veya farklı markaları kayırması gibi konularda denetleyebilir. 79 milyon haneye ulaşan Amazon Prime’ın yakında anti tekel uygulamalarıyla karşılaşacağına herkes kesin gözüyle bakıyor.

Kablo yayıncılığında sonun başlangıcı resmen ilan edildi

ABD’nin kablo yayın endüstrisi ise şu sıralarda sadece Amazon’la değil Netflix ve Hulu gibi online yayıncılık servisleriyle de boğuşuyor. Küçük yerel kablo TV şirketleri hesaba katılmadığında, büyük şirketlerin toplam 50 milyonu geçmeyen Kablo TV aboneliklerine rağmen Netflix’in sadece ABD’de 50 milyon üzerinde abonesi bulunuyor. Bir zamanlar Kablo TV seyreden bu 50+ milyon kişinin/hanenin artık dizilerini ve filmlerini Netflix’ten takip ediyor olması, kablo TV endüstrisinin ölmek üzere olduğunun işareti olarak kabul ediliyor.

Hololens içerik üreticileri için Mixed Reality Partner Programı

0

Microsoft, sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik arasında yeni bir format olarak tanımladığı ve Hololens gözlüklerini konu alan Mixed Reality konusunda yeni bir ortaklık programı duyurdu.

Daha önce var olan Hololens Ajans Sertifikasyonu programını genişleten Mixed Reality Partner Program’ına üye olan şirketler artık Hololens konusunda sistem entegratörü olarak da çalışabilecekler. Böylece, başka kuruluşların ihtiyaçlarına uygun çözüm sunarken gerekli donanımları ve yazılımları sağlayabilme yetisine de kavuşacaklar.

Hololens kullanan şirketlerin sayısı artacak

HoloLens Agency Readiness Partner programı ise kuruluşların veya bireylerin, sadece Hololens benzeri sistemlerde uygulama geliştirme konusundaki uzmanlıklarını belgeliyordu. HoloLens Agency Readiness Partner programına üye olan toplam 30 ajans, şimdi ayrıca kısa bir eğitimin ardından Mixed Reality Partner Programı’na da üye olacak.

Tüm bu sertifikasyonlar sonrasında, farklı endüstrilerdeki kurumlar artırılmış gerçeklik uygulamalarını kendi iş süreçlerine entegre etmek istediklerinde, sertifika sahibi ajanslardan kolaylıkla hizmet alabilecekler.

Bu sürece örnek çalışmalardan birini kısa süre önce Toyota gerçekleştirmiş, Japon otomotiv devi Türkiye’de de hizmete sunduğu yeni uygulamasıyla, Hololens kullanan Toyota uzmanları sayesinde, internet üzerinden showroom’a bağlanan müşterilerine galerileri ve araçları sanal olarak gezdirip inceleme imkanı sunmaya başlamışlardı.

Microsoft, Azure Stack’e uygun donanımları duyurdu

Bulut servislerinde Google ve Amazon ile rekabet halinde olan Azure, 2015 yılında fark yaratacak önemli bir özelliğini duyurmuştu. Microsoft’un bulut servisi, Azure Stack isminde yeni bir yetenekle, şirketlerin kendi veri merkezlerine Azure sistemi içinde çalışacak özel donanımlar eklemesini mümkün kılıyordu.

“Şirket içinde Azure”  olarak tanımlanan Azure Stack için Microsoft şimdi uyumlu ağ donanımlarını duyurdu. Dell EMC, Lenovo ve HP Enterprise tarafından üretilecek bu yeni sistemleri satın alan şirketler, sadece kendilerine özel işlemci gücüne sahip olurken, işlemlerini hala Azure bulut servisi içinde gerçekleştirebilecekler. Donanımlar ise Eylül ayında piyasada olacak. Kısa bir süre sonraysa Cisco ve Huawei de kendi Azure Stack sistemlerini piyasaya sürecek.

Microsoft’un gizli silahı: Kurumsal müşteriler

Microsoft’un bu adımıyla beraber, çok güçlü olduğu kurumsal alanda, sistem kurulumu yapan donanım partnerlerinin de desteğiyle, Azure Stack’ı kullanarka sayısız şirketi Azure müşterisi yapması bekleniyor.  Bu gelişmenin yanı sıra, şirket hesapları Microsoft bulut servisi içinde bulunan çalışanların da özel hayatlarıyla iş hayatlarını daha rahat koordine edebilmeleri için, kişisel bulut hesaplarını Microsoft’a taşıyacakları düşünülüyor.

Azure Stack ayrıca, kendi veri merkezlerini bulut servislerine taşımaya hazır olmayan dev şirketlerin bulut servisi kullanmalarını da mümkün kılıyor. Bu sayede şirketler kendi veri merkezlerini bozmadan ve verilerini kendi sunucularından çıkarmadan Microsoft’un bulut servisinin nimetlerinden faydalanabilecekler.

Otomobildeki elektriği satmak mümkün mü?

0

Elektrikli otomobiller büyük bir hızla hayatımıza girerken, İngilizler yeni bir konseptin üzerinde çalışmaya başladılar. Ülkedeki elektrik ihtiyacının çok yüksek olduğu anlarda, elektrikli otomobil sahipleri araçlarının pillerinde depolanmış elektrik enerjisini ülkenin alt yapısına vererek, bunun karşılığında gelir elde edebilir mi?

İngiliz hükumetinin planına göre, bu yönemle ülkede yaşanabilecek elektrik krizinin önüne geçmek mümkün olacakken, araç sahipleri de elektriğin ucuz olduğu günlerde veya saatlerde depoladıkları elektriği fiyatın yükseldiği saatlerde elektrik alt yapısına göndererek bir anlamda elektrik ticareti yapmış olacaklar ve bundan kazanç sağlayacaklar.

Ucuzken al, pahalıyken sat

Elektriğin ucuz olduğu saatlerde araçların elektrik depolaması, enerji alt yapısını rahatlatan bir süreç olduğu için, yöneticiler de bu girişimi destekliyor ve hükumet bu teknolojinin araştırılması için şimdiden 20 milyon Pound fon ayırmış durumda.

Bu tür bir uygulamanın devreye girmesiyle daha çok insanın elektrikli araç satın almaya yönelecek olması da ayrıca bir avantaj olarak görülüyor. Bu yöntem aynı zamanda, hükumetlerin artık yollarda daha az görmek istediği, çevreyi kirleten benzinli veya dizel otomobillerin sayısında da hızlı bir düşüşe yol açacağı için İngiliz hükumeti elektriği geri satabilen elektrikli araç fikrine büyük önem veriyor.

Vehicle-to-grid ismi verilen bu teknolojinin uygulamaya geçmesi halinde, elektrikli otomobil sahipleri minik birer elektrik santrali sahibi gibi, araçlarındaki kullanmadıkları enerjiyi ülkeye geri satarak önemli bir gelir kaynağı elde edebilecek. Elbette, araç sahipleri, elektriği satmak için araçlarını şehir içindeki şarj istasyonlarına ücretsiz bırakabilecekler. Bu da İngiltere’de büyük bir problem olan otopark sorununa rağmen, elektrikli otomobil sahiplerinin gün içinde araçları için ücretsiz otopark yeri bulması anlamına gelecek.

Deutsche Bank çalışanlarının yarısı robot olacak

0

Robotların iş dünyasına girmesiyle işini kaybetme riski bulunan meslekler arasında bankacılar da yer alıyor. Dünyanın en büyük bankalarından Deutsche Bank’ın CEO’su de bu konuda ipuçlarını vermeye başları.

Yapay zeka herkesin kabusu

Almanya’nın dev bankasının CEO John Cryan’a göre, bankada bir süre sonra büyük miktarda bir işten çıkarma yaşanacak ve çalışanların yarısını robotlarla/yapay zeka ile değiştirecekler.

John Cryan, beş yıl sürecek yeniden yapılanma planı çerçevesinde şimdiden binlerce kişiyi işten çıkarmış bulunuyor. 97 bin çalışanı olan bankanın yapay zeka devrimi ile beraber, toplamda 45-50 bin kişiyi işten çıkarması bekleniyor.

[bk< 

Piyasa araştırmalarına göre büyük finansal kurumların %75’i 2018 yılını yapay zeka fırsatlarını değerlendirme zamanı olarak görüyor. Dolayısıyla, yapay zekaya yapılacak yatırımlarla beraber 2018 yılından itibaren bankacılık ve finans sektöründe önemli boyutlarda işten çıkarmaların görülebileceği de vurgulanıyor.

Ransomware tehditlerinden nasıl korunabiliriz?

0

Ransomware saldırıları bu yılın en etkili siber saldırılarından biri olacak. Mayıs ayında ortaya çıkan ve yüzbinlerce bilgisayarı etkileyen WannaCry virüsünden sonra, geçtiğimiz ay sonu gerçekleşen Petya ve onun güncellenmiş sürümü NotPetya şimdiden “rekor kıran saldırılar” hanesine adını yazdırdı bile.

İlk olarak Ransomware‘in ne olduğunu hatırlatacak olursak, bilgisayarınızdaki dosyaları şifreleyen ve açılması için de sizden para talep eden bu zararlı yazılım türü, özellikle verileri önemli olan herkes için büyük bir tehdit.

Peki Ransomware tehditlerinden nasıl korunuruz?

Güncellemeleri zamanında yapın

Hem WannaCry hem de NotPetya saldırıları, Windows işletim sisteminde yer alan bir açık üzerinden kullanıcıları hedef aldı. Microsoft her ne kadar bu açıkları saldırıdan önce kapatmış olsa da, güncellemeyi yüklemeyen yüzbinlerce bilgisayar hedef oldu ve dosyalarını kaptırdı.

Ransomware nedir

O nedenle kullandığınız işletim sisteminin güncellemelerini zamanında yüklemek, bu tarz açıklara karşı önlem almak adına bir hayli önemli.

Gereksiz özellikleri ve yazılımları kapatın

Her işletim sisteminde ve yazılımlarda internet bağlantısıyla birlikte ağ portlarını açan birçok farklı özellik bulunur. Bazı durumlarda, bu özellikler saldırılar için bir kanal görevi görebiliyor.

WannaCry ve NotPetya olaylarında, Windows dosya ve yazıcı paylaşım özelliğini kapatan kullanıcılar,  bu saldırı dalgalarından bir şekilde etkilenmeden çıkabildi. Yani sonuç olarak eğer kullanmadığınız bir işletim sistemi özelliği varsa, onu kapatın.

Öbür taraftan hiçbir şekilde işletim sisteminin güvenlik duvarı ve antivirüs özelliklerini kapatmayın.

İlginizi çekebilir: Büyük Bitcoin vurgunu

Ransomware oyununa gelmeyin!

Ransomware saldırıları, özellikle geçtiğimiz yıl kullanıcılara gönderilen ve masum görünen mailler üzerinden yapıldı. Örneğin kullandığınız operatörün aylık faturası gibi görünen bir e-mail, aslında sahte olabilir ve içerisindeki dosyayı bilgisayarınıza indirdiğinizde tüm dosyalarınızı kitleyebilirsiniz.

O nedenle gelen maillerin içerisindeki ekleri indirmeden önce mutlaka gönderen adresini ve diğer detayları iyice kontrol edin.

Ne olur ne olmaz: Yedek alın

Alınabilecek tüm önlemleri almanıza rağmen bir Ransomware olayı ile karşı karşıya kalabilirsiniz. O nedenle dosyalarınızı kaybetmeden bir başka yerde yedek tutmak her ihtimale karşı güvende olmanızı sağlayacaktır. Bu yedekleme için hem bulut depolama çözümlerini hem de ana PC’den bağımsız bir şekilde fiziksel yedekleme çözümünü kullanabilirsiniz.

Vestel, yeni fabrikanın temellerini attı

Vestel, Avrupa’nın en büyük fabrikaları arasında yer alan Vestel City içerisinde yeni bir fabrika yatırımı yapıyor. 2018 yılının ortalarında tamamlanması planlanan fabrika, yaklaşık 70 milyon Euro’luk bir yatırım ile üretime geçecek.

63 bin metrekare kapalı alana sahip fabrikanın tamamlandığında 1100 kişiye istihdam sağlaması planlanıyor. Modern üretim ve Endüstri 4.0 uygulamalarına sahip olacak fabrikada yılda 1,5 milyon adet çamaşır ve kurutma makinası üretilmesi planlanıyor.

Yeni fabrika, endüstri 4.0 dönüşümüne uygun

Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu törende yaptığı konuşmada “2016 yılının tüm sıcak gündemine rağmen hem Zorlu Holding hem de Vestel olarak faaliyet ve yatırımlarımıza ara vermeden devam ettik.

155 ülkeye yaptığımız ihracat ile 2016 yılında da, elektronik sektöründe Türkiye’nin ihracat şampiyonu olmayı başardık.Bu yolda gereken bir adımı daha bugün yeni fabrikamızın temelleri ile attık. Yeni fabrikamız ülkemize ve grubumuza hayırlı olsun ”dedi.

Vestel Şirketler Grubu İcra Kurulu Başkanı Turan Erdoğan ise yaptığı açıklamada şunları söyledi: “ Vestel olarak krizleri fırsata çevirmeyi başardık ve 2016 yılını büyüme ile kapattık. Bu büyümeye oranla artan talebi karşılamak için yeni fabrika yatırımını yapmaya karar verdik.

Yeni fabrikamız da iddialı olduğumuz Endüstri 4.0 dönüşümüne uygun olarak inşa edilecek. Gerek ülkemizin beyaz eşya sektöründeki ihracatını artırarak gerekse sağlayacağımız ek istihdam ile Gururla Yerli Vestel olarak ülke ekonomisine katkı sağlayacağımıza inanıyorum ” dedi.

Ofiste kablo karmaşasına son

0

Legrand, kaidesiz ve kaideli montaj seçenekleri sunan yeni nesil kablo kanalları DLP serisiyle, tüm çalışma alanları için çözümler sunuyor.

Her çeşit mobilyaya uyum sağlayarak ofis tasarımıyla bütünlük sağlayan Legrand entegre çalışma ortam çözümleri, modern ve işlevsel tasarımlarıyla toplantı odaları, özel çalışma alanları ve açık ofislerde kullanılabiliyor.

Entegre çalışma ortamı çözümleriyle Legrand, kaidesiz ve kaideli montaj seçenekleri sunan yeni nesil kablo kanalları ile çalışma alanlarını dağınık bir görüntünden kurtarmayı amaçlıyor

Ofislere estetik çözüm

Legrand, eksiksiz ürün yelpazesi RoHS direktifi uygunluğuna sahip DLP serisiyle, kullanıcısının hem zamandan tasarruf etmesini hem de modern bir çalışma ortamına ulaşmasına yardımcı oluyor. Legrand DLP serisi, kabloların karışmasına ve estetik görüntünün bozulmasına engel oluyor.

Hem mobil hem de masa başı çalışan kullanıcılar için kişiselleştirilebilen çözümler, kullanıcı ihtiyaçlarına bağlı kanal üzerine anahtar priz mekanizmalarını montajlama imkanı da sunuyor. Legrand ürünleri, ofis mobilyası ya da döşemelerine estetik olarak destek vererek işlevselliğiyle göz dolduruyor.

Samsung, ARTIK ioT modülünü duyurdu

0

Teknoloji dünyasının devlerinden Samsung, yeni nesil IoT modüllerini duyurdu. Samsung ARTIK 053 ve ARTIK 1020 olarak isimlendirilen modüller farklı özelliklere sahip.

samsung ARTIK

Samsung, ARTIK ioT modülünü duyurdu

Samsung’un IoT World 2017 etkinliğinde duyurduğu ARTIK 053 modülü ARTIK 0 serisine dahil edildi. WiFi temelli IoT modülü, giyilebilir cihazlar, ışıklar ve akıllı televizyonlar gibi tek tip cihazlara dahili donanımsal güvenlik sunuyor. 

Bu haber de ilginizi çekebilir!

Google Home eve polis çağırdı!

Daha önceden bu seriye dahil edilen ARTIK 020 ve 030 modülleri, WiFi bağlantı desteği sunmuyorlardı. 020 modeli sadece bluetooth desteği sunarken, 030 modeli ise ZigBee ve Thread yolu ile bağlantı kurabiliyor. 

Şubat ayında üretimi sonlandırılan ARTIK 1020 modeli, dünyanın en yüksek performanslı modülü olarak 149 dolar fiyat ile satılmıştı. Samsung’un bunun yerine önerdiği model ise ARTIK 710 oldu. 

https://youtu.be/9gxSEL8L9J4

ARTIK 053 modülü, düşük güç tüketimli işlemciler ile öncelikli olarak güç tüketimine odaklanmış durumda. Tizen RT üzerinden çalışan sistem, IoT cihazlar için Linux tabanlı yapısı ile dikkat çekiyor. Tizen Developer Conference 2017 fuarında duyurulan bu modüller güvenlik için önemli görevler üstlenecek. 

Dijital pazarlama ve VR içerik ilişkisi

0

Dijital pazarlama konusundaki çalışmalar, gelişen video teknolojileri ile birlikte farklı bir noktaya doğru ilerleyecek gibi görünüyor. Özellikle, 360 derece ve VR teknolojileri bu ilerleyişte önemli bir role sahip olabilir. 

Dijital pazarlama nereye gidiyor?

Büyük marka ve şirketlerin pazarlama stratejilerini 360 derece ve VR içerikleri kaydırması, pazarlamanın bu yöne kayması noktasında oldukça önemli. Bu konudaki en yakın örneklerden biri Hong Kong Havayolları’nın hazırladığı 360 derece reklamlarının geleneksel 2D reklama göre 35 kat daha etkili olduğu ifade ediliyor. 

https://youtu.be/8LWbpHq6Y04

Google, Facebook ve YouTube gibi büyük isimler de kendi geliştirdikleri 360 derece ve VR içeriklerle dijital pazarlama sektörünü domine etmeye devam ediyor. Google temsilcisi Aaron Luber, 2016 yılında yaptığı bir açıklamada YouTube’un 360 derece video konusunda büyük bir atılımda olduğunu belirtti. 360 derece video ile izleyecilerin gözlük olmadan da ekranda görünenden fazlasını izleyebileceğini ifade etti. YouTube’a yüklenen 360 derece videoların sayısı ise son 3 aya kıyasla 2 kat artmış durumda.

Bu haber de ilginizi çekebilir!

İşte Facebook kasabası!

Business Insider’ın raporu ise VR, AR ve 360 derece videoların gelecekteki içerikleri nasıl etkileyeceğini anlatıyor. Ortaya çıkan rakamlar ise şaşırtıcı. Global Market Insights ise kürsel VR pazarının 2016 ve 2024 yılları arasında yaklaşık %81 oranında büyümesi bekleniyor.  Bu tahmin pazarlamacıların hem fikir olduğu görüşlerden biri.

Dijital pazarlama

Marketing Tech, 360 derece video reklamların gelecekte çok daha önemli olacağını ve hatta cihazın içinde bulunan reklamlarla, izleyicilerin etkileşimde olacağını ifade ediyor. 

Mobil cihazlardaki 360 derece içerik üretimi, aksiyon kameralarıyla da uyumlu hale getirildi. Bu tip cihazların akıllı telefon üzerinden yönetilebilmesi de içeriklerin üretilme sürecini kolaylaştırdı.

İçerik ve ileyici etkileşimi artıyor!

VR ve 360 derece gibi yenilikçi içerik tipleri, geleneksel 2D içeriklere oranla daha yüksek ve daha uzun bir etkileşim süresine sahip. Uzun zamandır sinema sektörünün en önemli parçalarından biri olan IMAX, bu kavram için önemli bir örnek. Kendi VR merkezlerinde çok ciddi katılımlar elde eden IMAX’in sadece Los Angeles’taki VR merkezinde haftalık 25000 katılım ve 15000$ gelir ediyor. Toplamda 100 farklı yerde olan bu merkezlerin yıllık 25 milyon dolar gelir elde edebileceği tahmin ediliyor.

Sonuç olarak, insanların içerikle etkileşimin, video ve dijital pazarlama ile doğru orantılı olduğunu söylemek mümkün. Geleneksel videolara kıyasla daha fazla etkileşim sunan bu tip içeriklerin dijital pazarlamanın geleceğini şekillendirmesi hiç de zor olmayacaktır.

 

Avustralya bankaları blockchain kullanmaya başladı

0

Avustralya’nın iki önemli bankası ANZ ve Westpac, Bitcoin benzeri dijital para birimlerinin alt yapısını oluşturan blockchain teknolojisini, ödeme garantisi sözleşmelerinde kullanmaya başladı. Yapılan ilk testlerden başarılı sonuçlar alan bankalar, yakında bu teknolojiyi genel kullanıma açacaklar.

İlk aşamada yapılan testlerde, iş yerlerinin kirasını ödemek için bankaya ve mal sahibine ödeme garantisi veren iş yerlerinin kira sözleşmeleri blockchain teknolojisine aktarıldı. Bu sayede bankalar, sözleşmeleri takip etmek için kağıt yükünden kurtulurken, mal sahipleri ve iş yeri sahipleri de kira ödeme sürecinde önemli bir zaman kazanımı yaşamış oldular.

Güvenilirlik mektubunun güvenilirliğini kontrol etme çilesi

Avustralya’da ticari mekanların şirketlere kiralanması durumunda doldurulması gerekli bürokratik kağıtlar ve bankaların da bu sözleşmelere garantör olarak aracılık etme zorunluluğu, iş kurma, iş yeri kiralama gibi süreçleri son derece uzatan ve zaman alan işlemlere dönüştürüyor. Bankalar şimdi blockchain teknolojisiyle tüm süreci basit bir kodlamayla takip edebilecek ve garanti işlemleri hızla sonuçlandırılabilecek. İş yeri kiralanması süreci ise bu teknolojinin denenmesi amacıyla seçilen en basit uygulamalardan birini oluşturuyor.

Blockchain teknolojisinin çok daha detaylı iş süreçlerinin yer aldığı diğer endüstrilerde de devreye alınması ve banka garantilerini takip etmek, kağıt işlemlerini azaltarak iş süreçlerini hızlandırmak için kullanılması düşünülüyor. Üstelik bu teknoloji sayesinde, sahte garanti mektupları üretmek veya garanti mektuplarının geçerliliğini kontrol etmek amacıyla önemli bir iş gücü ve zaman kaybı yaşanması da son bulacak. Böylece, bir üretici, distrübütörüne mal teslimatı yaparken, alacağına dair bankadan sağlanmış garanti mektubunun geçerliliğini kontrol etmek için bankayla iletişim kurmak zorunda kalmayacak.

Ayrıca, bankadaki uzmanın bu kağıtların durumunu kontrol edip geri cevap vermesi için harcadığı emek ve zamandan da tasarruf sağlanmış olacak. Bu tür garanti işlemlerinde, işletmeler, banka hesapları üzerinde otomatik olarak hızlıca garanti mektubu oluşturabilecek. Mal sahipleri veya üreticiler için de blokchain’de şifrelenmiş garanti mektubunun adresini larak bir mobil cihazdan ilgili adresin kontrolünü yapmak yeterli olacak. Böylece çoğu zaman günler sürebilen garanti mektubu uygulamasının tüm süreci, blockchain ile birkaç dakikaya indirilmiş olacak. 

Akıllı şehir güvenliği gerçekten önemseniyor mu?

Akıllı şehir güvenliği elbette önemli bir konu. Yaşam alanlarını korumak isteyen insanlar güvenlik noktasında da akıllı çözümlere başvurabiliyorlar. Ya da bir biz bunu böyle biliyoruz. İnsanlar gerçekten akıllı şehir güvenliğini umursuyorlar mı?

Bugün iş dünyasına ve teknolojiye baktığımızda en çok konuşulan şeylerin başında IoT geliyor. Nesnelerin İnterneti yaşamın her alanını yavaş yavaş kontrol etmeye hazırlanıyor. Makine öğrenmesini oturma odalarımıza soktuktan sonra bile güvenlik için onlara güvenecek miyiz? İşte bu önemli bir mesele

Akıllı şehir güvenliği insanların ilgilisini çekmiyor

İnsanlar siber güvenlik denildiği zaman bunun hangi açılardan yararlı olabileceğinden çok, zararlarını düşünmeye başlıyorlar. Makine öğrenmesinin hayatı kolaylaştırdığı çok açık ama suçla savaşmayı bir makine sistemine bağlı olarak görmek birçok kişi için her açıdan tehlikeli görünüyor.

Siber güvenlik konusunda son yıllarda hayli aktif olan Amerika’nın Teksas eyaleti çok iyi bir gözlem noktası olabilir. ABD’nin 2. en büyük ve en kabalık eyaleti olan Teksas, güvenlik alanındaki değişimden hayli rahatsız. Evet, şehir güvenliğini bir makine öğrenmesine bağlamak pek çok açıdan hızlı ve kolay sonuçlar alınmasına neden olacaktır. Diğer bir taraftansa, teknoloji ve güvenlik profesyonelleri sistemlerin her zaman hacklenmeye açık olacağından bahsediyorlar.

Elbette bir gün herkes akıllı şehir güvenliğine alışacaktır ama bu konuda böylesine hızlı adımlar atmak gerçekten gerekli mi? Yapay zekayı tam olarak tanımlamadan bu hamle başarısızlığa mahkum sayılabilir mi?

IoT cihazlarını hedef alan zararlı sayısı 7000’e çıktı

0

Akıllı saatler, akıllı TV’ler, yönlendiriciler (router) ve kameralar gibi, birbirleriyle veya dış çevreyle etkileşime girmelerini sağlayan gömülü teknolojilerle donatılmış akıllı cihazlar, birbirlerine bağlanarak git gide büyüyen Nesnelerin İnterneti’ni (IoT) oluşturuyorlar. Çok sayıda ve çeşitli cihazın varlığı sebebiyle IoT, siber suçlular için cazip bir hedef haline geldi. Suçlular, IoT cihazlarını hackleyerek insanları gizlice dinleyebiliyor, onlara şantaj yapabiliyor ve hatta haberleri olmadan onları birer suç ortağına dönüştürebiliyor. Daha da kötüsü, Mirai ve Hajime gibi botnet’ler bunun yükselen bir tehdit olduğunu gösteriyor.

Kaspersky Lab uzmanları, söz konusu riskin ne kadar ciddi olduğunu incelemek için IoT zararlı yazılımları üzerine bir araştırma yaptı. Çeşitli IoT cihazlarının ağlarını taklit eden sanal ağlar oluşturan uzmanlar, zararlı yazılımların sanal cihazlarına saldırmasını bekledi. Uzun süre geçmeden, bilinen ve daha önce görülmemiş zararlı yazılım örnekleri düzeneğe saldırmaya başladı.

Şirketin uzmanları tarafından kaydedilen saldırıların çoğu (%63) dijital video kaydedicileri veya IP kameraları, %20’si ise yönlendiriciler ve DSL modemler gibi ağ cihazlarını hedef aldı. Hedeflerin yaklaşık %1’i yazıcılar ve akıllı ev aletleri gibi insanların en yaygın kullandıkları cihazları içeriyordu.

Çin (%17), Vietnam (%15) ve Rusya (%8), yüksek sayıda enfekte olmuş cihazlarıyla en çok saldırıya uğramış IoT cihazlarının bulunduğu 3 ülke olarak ortaya çıktı. Brezilya,Türkiye ve Tayvan ise %7 ile bu 3 ülkeyi takip ediyor.

Yedi binden fazla kötü amaçlı yazılım

Araştırmacılar halen devam eden deney sırasında bugüne kadar, internete bağlı cihazları ele geçirmek için özel olarak tasarlanmış 7 binden fazla kötü amaçlı yazılım örneği hakkında bilgi toplayabildi.

Uzmanlara göre bu yükselişin arkasındaki neden basit: IoT, siber suçluların karşısında kırılgan ve savunmasız kalmış durumda. Akıllı cihazların büyük çoğunluğu Linux temelli işletim sistemlerini kullanıyor ve bu durum onlara saldırıyı daha da kolaylaştırıyor. Çünkü suçlular çok sayıda aygıtı aynı anda hedef alan genel zararlı kodlar yazabiliyorlar.

Sorunu tehlikeli yapan şey ulaşabileceği potansiyel erişim miktarı. Sektör uzmanlarına göre dünya genelinde 6 milyardan fazla akıllı cihaz bulunuyor. Çoğu bir güvenlik çözümüne sahip değil ve üreticileri genellikle herhangi bir güvenlik güncellemesi veya yeni bir donanım yazılımı üretmiyor. Bu da potansiyel olarak savunmasız, hatta belki de çoktan ele geçirilmiş milyonlarca cihaz anlamına geliyor.